Verimli Ders Çalışmak
Başarı;mutluluğumuz söz konusu olduğu zaman akla gelen kavramlardan biridir. Bedensel gereksinimlerimizi giderme, sağlıklı bir toplumsal-ruhsal gelişim gösterme, kendimizi gerçekleştirme, bize başarıyı çağrıştırır. Başarıda okulu ve tüm boyutlarıyla yaşamı çağrıştırır. Mutlu bir hayata hazırlanmada baş etkenlerden biride akıl olduğuna göre bizi okulda başarıya ötüren koşulları yaratmanın yollarını başarıdan uzaklaştıran nedenleri iyi bilmek zorundayız.
Okulda Başarılı Olmanın Yolları : Başarı karmaşık ve çok yönlü etkenlerin ürünüdür. Okulda başarıyı destekleyen ya da engelleyen etkenler: arkadaş çevresinde, okuldan ve öğrencinin kendisinden kaynaklanabilmektedir.
Arkadaş Çevresinin Etkisi: İyi bir arkadaş genellikle arkadaşlarını olumlu tutum ve davranışlar, olumlu alışkanlıklar edinme, çalışma yönünde onları güdüleyecek onları düzensiz yaşamdan uzak tutacaktır. Arkadaşını geliştirici, saygınlığını yükseltici, üretici etkinliklere yöneltecektir. Böyle bir etki okul başarısını da yükseltecektir.
Okulun Etkisi: Öğrencinin başarısı büyük ölçüde öğretmenin gücüne ve çabasına bağlıdır. Belli bir derste başarılı olma yollarını en iyi o dersin öğretmeni öğretebilir. Öğretmenin ders anlatışı, ders anlatırken yaptığı mimikler, jestleri, konuşmasındaki vurgular, anlattığı konunun önemli yerlerini anlamamıza yardımcı olur. Öğretmen konuya hakimdir, öğrenmenin en iyi yolu, dersi derste dinlemektir. Anlaşılmayan konular anında öğretmene sorulursa, ders dinlenirse konunun büyük çoğunluğu öğrenilmiş demektir.
Öğrencinin Kendisinin Etkisi:Okul başarısını etkileyen etkenlerden bir bölümü de öğrencinin kendisinden kaynaklanır. Öğrencinin öğrenme gücü sınırlı, zeka düzeyi düşük olabilmekte bedensel ya da ruhsal rahatsızlığı bulunabilmektedir. Böyle öğrenciler en iyi aile ve okul ortamlarında bile oldukça sınırlı bir fayda görebilmektedir.
Birde, zeki, ilgili, çalışkan olmalarına olumlu bir destek sağlayan aile ortamlarına ve arkadaş çevresine sahip olmalarına rağmen istenen düzeyde bir başarı elde edemeyen öğrenciler olmaktadır. Bunların başarısızlıklarına neden; bu öğrencilerin verimli çalışma ve tam öğrenme yollarını bilmemeleridir. Öğrenmek; başarılı olmak için gösterilen çaba ölçüsünde verimli bir sonuca ulaşabilmektir. Verimli çalışma teknikleri kullanılarak çalışıldığında başarı düzeyi belirgin bir biçimde yükselecektir.
Verimli çalışmak ve başarılı olmak için şunları gerçekleştirmelisiniz:
1-Niçin Öğreneceğinizi Belirleyiniz : Siz nereye varacağını bilmeden yola çıkan bir kişi gördünüz mü hiç? Görmediniz. Öyleyse ilk işiniz hangi amaçla çalışacağınız ve öğreneceğinizi bilmek olmalıdır. Yaşamdan ne istediğinizi belirlemeniz, size ulaşmak için hedefler, öncelikler ve idealler kazandırır. Bu belirlemeyi yaparken şöyle düşünününüz; kendinizi 6-7 yıl sonrasına götürün o yıllar da hangi mesleği yapıyor olmak istersiniz? Nasıl bir yaşam biçimi size uygundur? Nerede ne yapıyor olmak sizi mutlu eder? Bu sorulara vereceğiniz yanıt sizin şu an birinci amacınızdır ve artık çalışmalarınızı bu amaca yöneltmelisiniz. Önemli olan sizin, kendinizi yeteneklerinizi ve becerilerinizi tanıyıp ne istediğinizi bilmenizdir. İnsanın bilinçli bir varlık olarak neyi niçin ve nasıl yapacağını bilmek hem hakkı hem de insan olma sorumluluğunun bir gereğidir.Belirlemiş olduğunuz hedeflere ulaşmak için neler yapmalısınız? Hedefleriniz, yapmanız gereken çalışmaların belirlenmesi ve planlanmasında size yol gösteren kılavuzunuzdur. Belirlediğiniz hedeflere bilinçli ve disiplinli bir çabayla ulaşabilirsiniz. Hedeflerinize ulaşmak için bazı işlemlerin sırasıyla gerçekleştirilmesi gerekir. Bu işlemler:
Hedefi gerçekçi bir biçimde tanımlamış olma.
Hedefe ulaşabilmek için gereken gelişme miktarını saptamak.
Çalışmalarda verimliliği engelleyen nedenleri belirlemek..
Çalışma programı hazırlayarak zamanı etkin biçimde değerlendirmek..
Çalışmaya ayrılan sürelerde verimliliği arttırıcı doğru öğrenme stratejilerini belirlemek.
Sınavlarda zamanı doğru değerlendirmeyi sağlayan sınav tekniklerini geliştirmektir.
2-Planlı Çalışma :
Aşağıda birçok öğrenci tarafından sıkça dile getirilen bazı sorunlar sıralanmıştır:
“Ders çalışmak için yeterli zaman bulamıyorum.”
“Ders çalışmaktan diğer sosyal etkinliklere zaman ayıramıyorum.”
“Ders çalışmak için oturuyorum, ancak kafamda sürekli başka düşünceler oluyor ve bu nedenle dersimi bitiremiyorum.”
“Sınav zamanı kendimi çok sıkışmış hissediyorum.”
“Tüm zamanımı sınava harcamam gerektiğini düşünüyorum”
“Sınavlarda başarılı olmak bana zor geliyor, o kadar dersin
altından nasıl kalkacağımı bilemiyorum.”
Yukarıdaki sorunlarda ortak nokta, zamanın kötüye kullanılması ve bunun sonucunda ortaya çıkan ders gerilimi ve başarısızlık durumudur. Her öğrencinin kısa ya da uzun süreli bu tür deneyimleri olabilir. Bu durumdaki bir öğrenci, derse zamanında çalışmak yerine ertelemeyi yeğler. Zamanının çok olduğunu düşünerek önceliği ders dışı etkinliklere ayırır. Böylece dersine, günü gününe yeterli zaman ayırmadığı için dersle ilgili çalışmaları birikir. Bu ertelemeler biriktikçe öğrenciyi daha çok rahatsız eder. Sınav zamanı yaklaştıkça, kısıtlı bir sürede, biriken çalışmaların nasıl bitirileceği düşüncesi ders çalışmayı bir süre engeller. Öğrenci kendini derse verememekte ve dersle uğraşıyormuş gibi görünse de yaptığı çalışma yeterince verimli olamamaktadır. Zaman azlığı ve yapılacak çalışmaların çokluğu nedeniyle öğrenci öyle bir noktaya gelir ki, ders çalışmasına panik hakim olur ve bu panik içerisinde derslerini bitirmeye çalışır. Böyle bir durumda yapılan çalışma etkili olamayacağı için öğrenci başarısız olur. Zamanın etkili kullanılmaması, hem sınavlardaki ve okuldaki başarıda, hem de ruh sağlığı yönünden öğrencide olumsuz sonuçlara yol açabilir. Zaman değerli ve sınırlıdır. Bu süreçte zamanın çok olduğunu düşünerek ders dışı etkinliklere gereğinden çok aman ayırmak bir çok öğrencinin yaptığı önemli yanılgılardan biridir. Zaman, gerçekte hiçbir zaman bol değildir; bu nedenle etkili biçimde kullanılmalıdır.
Başarılı olmak istiyorsanız,planlı çalışmak zorundasınız. Planlı çalışmak, bir yılda yapılması gereken işleri aylara, ayları haftalara; haftalık uğraşları da günlere, günün saatlerine bölüştürmek, sonra da her saatin payına düşen işleri gerçekleştirmek demektir.
Her zaman yıllık ve aylık planlara gerek duyulmasa da haftalık ve günlük plan mutlaka yapılmalıdır. Çünkü plan, bireyi belli zamanlarda belirli işleri bitirmeye yöneltebileceği gibi, zamanın nasıl kullanıldığını görmeyi de sağlayacaktır.
Zamanın etkili kullanımı, kişiden kişiye değişir. Herkes için geçerli olabilecek bir plan yada çalışma takvimi önermek oldukça zordur. Her öğrenci kendi koşulları çerçevesinde kendi ilgi ve gereksinimlerini göz önüne alarak zamanı nasıl kullanacağı konusunda bir plan oluşturmalıdır. Zamanı belli bir plan içinde kullanmayı alışkanlık haline getiren öğrenciler hem daha başarılı olurlar hem de okul dışı ilgi ve gereksinimlerini karşılayabilmek için yeterli zamanı bulurlar.
Planlı çalışmak, kolay bir iş değildir. Özellikle başlangıçta kendinizi bu konuda zorlamanız gerekebilir. Başlangıçta katlanacağınız kısa süreli sıkıntıların, ileride sizi bekleyen mutlu, başarılı ve doyurucu uzun yıllar için bir yatırım olacağı bilincine varırsanız, bu geçici sıkıntıya daha kolay katlanabilirsiniz. Alışkanlık olduktan sonra ise,belli saatlerde belli işleri yapmadığınız zaman, sıkıntı duymaya başlayacaksınız
Çalışma planları, kapsadığı zamana göre üç grupta incelenir; Haftalık, aylık ve dönemlik. Haftalık plan; haftanın her gününü belirli zaman dilimleri çerçevesinde düzenlemeye yardımcı olduğundan öğrencilerce mutlaka yapılması gereken bir plandır. Aylık ve dönemlik planlar ise, uzun dönemli çalışmaları düzenleme yönünden öğrenciye yardımcı olur.
A-Haftalık Ders Çalışma Planı Nasıl Hazırlanır:
Haftalık çalışma planlarının en önemli işlevi zamanın en etkili bir biçimde kullanılmasına yardımcı olmasıdır. Haftalık planların, amaca uygun bir biçimde hazırlanabilmesi için şu aşamaların göz önünde bulundurulması gerekir;
a-Ders Çalışma Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin
Ne zamanlar çalışmayı yeğlersiniz? Gündüzleri mi yoksa akşamları mı? Hafta içi mi yoksa hafta sonu mu? Hangi ortamlarda çalışmayı seçersiniz? Ders çalışırken gürültü sizi ne derecede rahatsız eder? Yalnız mı yoksa arkadaşlarınızla mı çalışmayı seçersiniz? Nerede çalışmayı seçersiniz?
Böyle bir liste öğrencilerin gerçekçi ve uygulanabilir bir çalışma planı hazırlamasında oldukça önemlidir. Çalışma alışkanlıkları dikkate alınmadan yapılan bir plan büyük bir olasılıkla kağıt üzerinde kalır. Çalışma alışkanlıkları düşünülerek yapılan bir çalışma planı, öğrencinin çalışma planına uygun olacağından daha gerçekçi olur ve bu planın uygulanma şansı daha yüksektir.
b-Dersle İlgili Yapılacak İşlerin Listesinin Yapılması
Böyle bir listede yer alacak konulardan bazıları şunlar olabilir:
Derslerin ön hazırlıklar (Okuma, yazma, soru çözme vb.)
Bir önceki hafta işlenen derslerin gözden geçirilmesi.
Dersten sonra yapılacak çalışmalar.
Sınava hazırlık vb.
Böyle bir listeyi oluştururken, yapılacak çalışmanın hangi derse ilişkin olduğunu, ne zaman bitirilmesi gerektiğini, bu çalışmayı bitirmek için ne kadar zamana ihtiyaç olduğunun belirlenmesi gerekir. Bu listenin eksiksiz olması önemlidir.
Dersle ilgili çalışmalar plana yerleştirildikten sonra, ders dışı etkinlikler dengeli bir biçimde planlanmalıdır. Derslerle ilgili etkinliklerin bir listesi oluşturulduktan sonra bu etkinlikler, ilk aşamada listeye alınan çalışma alışkanlıkları dikkate alınarak haftalık plana yerleştirilir. Planda haftanın tüm günleri belirli saat aralıklarıyla sıralanır. Böylece haftanın her gününde uyku saatleri dışında kalan zaman, kağıt üzerinde bloklar halinde görülebilir.
İkinci aşamada da hazırlanan listeye göre derslerle ilgili etkinlikler bu bloklara yerleştirilir. Ders çalışma saatlerini yerleştirirken sosyal etkinlikleri de göz ardı etmemeli ve dengeli bir biçimde plana yerleştirilmelidir. Bu tabloda günlük ders saatleri ve okula gidiş-geliş için harcanan zamanda yer almalıdır. Haftalık plan hazırlanırken bir önceki haftanın planı gözden geçirilmeli, derslerle ilgili aksayan çalışmalar yeni plana yerleştirilmeli ve varsa eksikliler tamamlanmalıdır. Ancak bu tür aksamaların çok olmaması,hazırlanan planın başarıya ulaşması için önemlidir.
B-Uzun Dönemli Ders Çalışma Planı Nasıl Hazırlanır?
Haftalık çalışma planı yanında uzun vadeli planların hazırlanması da öğrenci başarısında önemli bir yer oynar. Uzun vadeli planlar aylık veya dönemlik olabilir. Uzun dönemli planların önemli bir avantajı, bir aylık süre içerisinde ve dönem boyunca çalışmaların bir plana bağlanması ve buna yönelik olarak haftalık planlarda gerekli ayarlamaların yapılabilmesidir.
Çalışma Planı Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Hem çalışma planının hazırlanmasında hem de bu planın etkili bir biçimde uygulanmasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunlar;
İlgiler, yetenekler ve gereksinimler göz önünde bulundurulmalıdır.
Derslerle sosyal etkinlikler arasında mantıklı bir denge oluşturulmalı.
Geniş aşamalı çalışmalar küçük aşamalar halinde planlanmalı.
Olabildiğince günün aynı saatlerinde ders çalışılmalı.
Uyku ihtiyacı yeterince karşılanmalı.
Gerekirse dersler hakkında yardım istenmeli.
Beslenmeye dikkat edilmeli.
Plana uyma konusunda kendinizi disipline etmelisiniz.
3-Ders Çalışmaya Başlamak, Çalışma Yeri :
Çalışmak için oturan bir insanın dikkatini dağıtan etmenler ya çevreden gelir ya da kişinin kendisinden kaynaklanır. Bu nedenle çalışma ortamının belirli özelliklere sahip olması öğrenmeyi kolaylaştırır ve çalışmak için hazırlanan zamandan en üst düzeyde yarar sağlanmasına olanak verir.
Her ne kadar herkese tam anlamıyla uyan bir çalışma ortamı modeli ortaya konamazsa da,çalışma odasının döşenmesi biçiminin ve içindeki eşyaların ilgi ve dikkati etkiler. Aynı şekilde ses, başka insanların varlığı, radyo, TV ve el altında gazetelerin, dergilerin bulunması da çalışmayı engeller.
Çalışma Odası ve Masası
Eğer varsa çalışma odası özel olarak hazırlanmalıdır. Çalışma masası camın hemen yanında olmamalı, böylece çalışan kişinin yazın sıcaktan, kışın soğuktan etkilenmesi önlenmelidir. Çalışma odası iyi havalandırılmalıdır. Çünkü havadaki oksijenin azalması, gerginliğe yol açar ve baş ağrısı gibi öğrenmeyi güçleştiren bir çok etkenin doğmasına neden olur.
Sandalye
Bazı insanların çalışmaktan özellikle hoşlandıkları bir masaları ve sandalyeleri veya koltukları vardır. Sandalye veya koltuğun yatılacak biçimde olmaması gerekir. Sandalye çalışma odası için koltuktan daha uygundur. Çünkü koltuk çok gevşemeye yol açarak uyku getirir ve öğrenmeyi güçleştirir. Sandalye ne çok yüksek ne de alçak olmalıdır.
Sessizlik
Çalışma odası sessiz olmalıdır. Gençler arasında yaygın tutum,
”ders çalışırken müzik dinlemek” tir. Gençler müzik dinlemenin çalışmaya engel olmadığını, müzik dinleyerek daha kolay öğrendiklerini iddia etmektedirler. Ancak öğrenmek için gerekli olan düzeyde dikkat ancak bir tek noktada toplanabilir. Bu nedenle insanın hem müzik dinleyip hem de ders çalışması mümkün değildir.
Posterler
Duvarlara asılı poster, afiş, resim gibi gencin zevkini, özlemlerini ve iç dünyasını yansıtan öğeler öğrenci kafasını kaldırdığı anda onu alıp hayal dünyasına götürür, dersten kopmasına ve zamanının boşa gitmesine neden olur. Bu nedenle ders çalışılan ortamın, gence olabildiğince az çağrışım yaptıracak biçimde düzenlenmesi gerekir. Bunun içinde gencin bu düzenlemeyi gönüllü olarak yapması, yoğun çalışma dönemi geride kaldıktan sonra poster, afiş, resimleri istediği gibi asması yararlıdır.
Çalışma Köşesi
Her gencin çalışma odası olmayabilir. O zaman da bir çalışma köşesi düzenlenebilir. Bir çalışma köşesi üzerinde ders çalışılabilecek bir masanın ve çalışma sırasında kullanılacak kitap, defter, kalem vb. malzemenin konulabileceği ek alandan oluşur. Burada önemli nokta çalışma masası ayrı işlerde de kullanılıyorsa, çalışmaya başlarken mutlaka temel bir değişiklik yapılmalıdır. Örneğin çalışma masası, yemek masası olarak kullanılıyorsa, örtüsü değiştirilmeli, olabilirse masanın yeri değiştirilerek masanın artık farklı bir amaçla kullanılacağı konusunda “uyarıcı rolü” belirginleştirilmelidir.
Işık
Çalışma yerinin, materyalin rahatça okunmasına, görülmesine imkan verecek derecede aydınlık olması gerekir. Ders çalışmada yumuşak ışık yanında aydınlatma derecesi de önemlidir. Genellikle ders çalışmada eldeki materyalin ayrıntı derecesine göre, ışığın 60-100 mum arasında olması gerekir. Fazla ışık da az ışık da gözü yorar.
Materyalin Hazırlanması
Çalışmaya başlamadan önce, çalışmak için gerekli olan kitaplar, notlar, kalemler ve cetveller, müspette kağıtları, gerektiğinde hemen bakmak için bir de sözlük masaya konmalıdır. Bunlar çalışırken çalışanın eli atında olmazsa kişi çalışmayı bölüp onları almaya üşenir. Sonraya bırakır, ama sonrada unutur. Çalışırken bilinmeyen yada anlamından emin olunmayan bir kelimeye anında sözlükten bakılmalıdır.
Diğer İhtiyaçlar
Çalışmaya oturacak öğrenci kendini bedenen ve ruhen çalışma işine hazırlamalıdır. Çalışmaya başlamadan önce beslenme, su, tuvalet, giyim gibi ihtiyaçlar varsa bunlar karşılanmalıdır. Aksi halde, çalışma işinden sıkıldıkça bu ihtiyaçları karşılama eğilimi artar. Öğrenci çalışmaya belli işleri tamamlamak azmiyle oturmalıdır. Kafasından başka düşünceleri atmalı, kendisini yapacağı işe vermelidir.
4-Çalışma Zamanı :
Yarım saatten az bir süre çalışmak için elverişli değildir. Yarım saatten daha kısa süreler bir kitabı karıştırmak, liste oluşturmak, kısa bir konuyu yinelemek, yabancı dilde bir sözcük listesini ezberlemek için kullanılabilir. Verimli çalışmada en yararlı zaman dilimleri, birer saatlik sürelerdir. Okumak ,alıştırma yapmak, not çıkarmak vb. çalışmalar için birer saatlik süreler, oldukça faydalıdır. Ancak, bir yazı yazma, ödev hazırlama gibi çalışmalar için 2-3 saat ayrılabilir. Aralıksız en uzun verimli çalışma süresi 3 saattir. Bir günde ise, çalışmaya genellikle 8 saatlik bir süre ayrılmalıdır. Bu süre en çok 10 saate çıkarılabilir. Okula gidilen günlerde bu süre azaltılabilir. Buna göre haftalık çalışma süresi, toplam 35-40 saat olabilmektedir.Çalışma süreleri olanak ölçüsünde, haftanın günlerine eşit biçimde bölünür. Bu yolla hem düzenli çalışmaya alışılarak öğrenme kolaylaşır, hem de eskiden öğrenilen bilgiler güçlendirilir.
Çalışmalar en kolay öğrenilen, dikkatin en fazla toplandığı saatlerde gerçekleştirilmelidir. En verimli saatler bir çokları için sabah saatleridir. Bununla birlikte,
zorunlu durumlarda günün diğer saatlerinde de ders çalışılabilir. Birey hangi saatlerde daha iyi çalışıyor ve öğreniyorsa, zor konular üzerindeki çalışmalar o saatlerde yapılmalıdır.
Dinlenmek için günde toplam 2 saat uygundur. Dinlenme saatleri, toplumsal uğraşlar, söyleşi, dinlendirici okuma ve gezintilerden, resim, müzik, spor ve koleksiyon çalışmalarından biri ya da birkaçıyla doldurulabilir.
40-60 dakikalık bir çalışmadan sonra 5-15 dakika kadar dinlenmek gerekir. Ancak, ara dinlenmelerinde yeniden çalışmaya dönüşü güçleştirecek, çalışmadan soğutacak konuşma, dinleme, okuma vb. uğraşlardan sakınılmalıdır.
4-Dikkatin Çalışma Konusu Üzerinde Toplanması :
Dikkati çalışma konusu üzerinde toplamak, istenmeyen uyarıcıların etkisine kapılmamak demektir. Bunun yollarından biri, çalışmak için iyi bir yer ve zaman seçmektir. Bir başka yol ise, aklı çelen, dikkati dağıtan şeylerden gözü, kulağı ve beyni uzak tutmak, gündüz düşlerine kapıları kapamaktır. Dikkati konu üzerine toplamanın bir başka etkili yolu, not almaktır. Öğrenilen konular, öğrencinin kendi anlatımıyla yazılır. Bu yazılanlar öğrenciyi hem uyanık tutar, hem de ileride öğrenilenleri gözden geçirme ihtiyacı duyulduğunda işe yarar. Güçlü amaçlar seçmek, dikkatin çalışılan konu üzerinde yoğunlaştırılmasını sağlayacak olan bir başka etkendir. Daha yeterli olmak, toplumda kendine bir yer edinmek, saygınlık kazanmak, gelecekte iyi bir iş ve mesleğe sahip olmak gibi. Ele alınan konuya kolaylıkla yönelebilmek için, konunun günlük yaşamla ilgisi, günlük yaşamdaki önemi öğrenmede olumlu bir etken olmaktadır. Konuyla ilgili problemleri araştırmak ve bunların çözümü üzerinde düşünmekte dikkati konu üzerinde yoğunlaştırır.
5-Kaygı ve Öğrenme
Öğrenebilmek için biraz kaygı yararlıdır. Ancak ileri derecede kaygı durumu öğrenmeyi olumsuz etkiler. Sınıfta kalmamak, üstünlüğü elden kaçırmamak, başkalarına küçük düşmemek için yada akılcı olmayan ölçüsüz bir yarışma duygusu altında aşırı çalışma durumlarına rastlanır. Aşırı kaygı kurbanı olan kişilerde, sınavlarda soruları kavrayamama, anlayamama okuduklarını istediği anda anımsayamama , düşünememe gibi durumlar görülebilir. İleri kaygı durumlarında kişi, soyut düşünebilme yeteneğini, zihin esnekliğini ve akıcılığını yitirir.