<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Engin Kahveci &#187; öğrenme</title>
	<atom:link href="http://www.enginkahveci.com/tag/ogrenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.enginkahveci.com</link>
	<description>Trafik ve Direksiyon Eğitimi Merkezi (TRDEM)</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Jan 2012 11:00:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Öğretimde Görsellik</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/ogretimde-gorsellik/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/ogretimde-gorsellik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 00:58:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[atlas]]></category>
		<category><![CDATA[gereç]]></category>
		<category><![CDATA[Görsel Araç]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretimde Görsellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1596</guid>
		<description><![CDATA[Öğretimde Görsellik ve Görsel Araçlarda Bulunması Gereken Özellikler Öğretim, öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen davranışların gelişmesi için uygulanan süreçlerin tümüdür.Yani öğrenciye belli bir şeyi öğretme, bilgi verme veya bilgi ile donatma işidir. Öğrencide istendik davranışların geliştirilmesi için görsel ve işitsel &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/ogretimde-gorsellik/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öğretimde Görsellik ve Görsel Araçlarda Bulunması Gereken Özellikler<br />
</strong>Öğretim, öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen davranışların gelişmesi için uygulanan süreçlerin tümüdür.Yani öğrenciye belli bir şeyi öğretme, bilgi verme veya bilgi ile donatma işidir. <span id="more-1596"></span></p>
<p>Öğrencide istendik davranışların geliştirilmesi için görsel ve işitsel yöntemlerin birlikte kullanılması gerekir. Bu faaliyete aynı zamanda gösteri yöntemi de denir.Herhangi bir konun gösteriminin materyali olduğu ve bunun nasıl yapılacağı öğrencilerin önünde gösterilmek suretiyle öğretilmesi esasına dayanır.Fizikî, beşerî ve ekonomik coğrafya olayları ile ilgili kavramları öğretme bu yöntem sayesinde gerçekleşir. Bu faaliyet ise araç ve gereç yardımıyla sağlanır.Konulardaki haritalar, şekiller, fotoğraflar, tablolar öğretimde öğrenmeyi araç ve gereç yardımıyla anlaşılır hâle sokar.</p>
<p>Herhangi bir fikrinin veya düşüncenin açıklanması, somut hâle getirilmesi ve ispatlanması için ihtiyaç duyulan eşyalara ve aygıtlara araç denir.Bir iş veya eylemi yapmak için gerekli olan malzemeye de gereç denir.</p>
<p>Görsellik ancak gösteri yöntemi ile gerçekleşir.Gösteri yöntemi herhangi bir konun araç ve gereç yardımıyla öğretilmesidir.Bu araç ve gereçler; görsel, işitsel ve hem de görsel-işitsel’dir.Bu yöntem daha çok duyu organını uyardığı, öğrencinin ilgi ve dikkatini çektiği için öğrenmeyi kolaylaştırır.Ünlü bir Çin atasözünün“işitirim ve unuturum, görürüm ve hatırlarım, yaparım ve anlarım” ne kadar anlamlı olduğunu görürüz.Zaman sabit tutulmak üzere insanlar okuduklarının% 10’unu, işittiklerinin % 20’sini, hem görüp hem de işittiklerinin% 50’sini, söylediklerinin % 70’ini ve yapıp söyledikleri bir şeyin ise % 90’ını hatırlar. Öğretimde görsel ve işitsel araçlar kullanıldığında öğrenme hem daha çabuk ve hem de daha kalıcı olur. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşıldığı gibi bir öğretim etkinliği ne kadar çok duyu organına hitap ederse öğrenme o kadar iyi gerçekleşir.</p>
<p>Araç ve gereçlerin öğretimdeki rolleri şunlardır:</p>
<p>– Öğrencinin dikkatini çekerek onları güdüler.</p>
<p>– Öğrencinin dikkatini canlı tutar.</p>
<p>– Öğrencinin duygusal tepki vermesini sağlar.</p>
<p>– Kavramları somutlaştırır.</p>
<p>– Anlaşılması zor olan kavramları basitleştirir.</p>
<p>– Şekiller yoluyla bilginin düzenlenmesini ve alınmasını kolaylaştırır.</p>
<p>Öğrenme olayının gerçekleştirmede araç ve gereçlerde birtakım özellikler aranır;</p>
<p>1-Konun Amacına Uygunluk</p>
<p>Amaca hizmet eden araç ve gereç konun anlaşılmasını ve öğretilmesini kolaylaştırır.Konu ile ilgili haritalar, şekiller, tablolar, kesitler, profiller, blokdiyagramlar vb.’leri.</p>
<p>2- Araç ve GereçlerinDoğruluğu</p>
<p>Araç ve gerecin amaca uygun olarak kullanılabilmeleri doğru olmalarına bağlıdır. Doğruluğu tartışılan araç ve gereçler öğretimde birlik ilkesini zedeler. Haritaların adları ve bu haritalardaki yer adları, yükseklik değerleri, derinlik değerleri vb.’leri</p>
<p>3-Araç ve Gerecin Öğrenciye Uygunluğu</p>
<p>Araç ve gereç öğretimin(ilk, orta, lise, üniversite) her basamağında müfredat programlarına göre hazırlanmalıdır.Öğretimin seviyesine hitap etmeyen araç ve gereçler öğrenmeyi gerçekleştiremez. Çünkü öğrenme ile verilmek istenen bilgiler öğretim kademelerine göre farklılık gösterir.Örneğin lise seviyesinde bir öğrencinin ilk ve orta atlas kullanması, lise öğrencisinin lise müfredatına uymayan bilgileri taşıyan yüksek düzeye hitap eden atlaslardan yararlanmaları, 12 yaşından küçük çocuklar görsel ögeleri bir bütün yerine bölüm bölüm yorumlama eğilimindedirler. Spesifik birtakım ögeleri göremezler.Daha büyük çocuklar resmi bir bütün olarak algılamakta ve resmin verdiği mesaj ile bir sonuca ulaşmaktadırlar.</p>
<p>4-Araç ve GereçlerinÇekiciliği</p>
<p>Konun izahında gerekli harita, şekil, tabloların renk, çizim ve yazı tarzı yönünden estetik olması gerekir.Kullanılacak fotoğraf ve slaytlarda da estetiğe dikkat edilmelidir.Estetik olma öğrencinin ilgi ve dikkatini çekerek öğrenmeyi kolaylaştırır.</p>
<p>5-Araç ve Gerecin Kullanışlı ve Dayanıklı Olması</p>
<p>Araç ve gereçlerin kolay kullanımının yanında sağlam ve dayanıklı da olması gerekir.Sağlam ve dayanıklı olmayan araç ve gereçler çabucak yırtılmakta, bozulmakta dolayısıyla kullanılmaz hâle gelmektedir.</p>
<p>6-Araç ve Gerecin Sadeliği</p>
<p>Müfredat uygun bilgileri içeren araç ve gereç sadedir.Çünkü burada amaca uygunluk söz konusudur.Fazla bilgi yığını öğrenmeyi zorlaştırır.</p>
<p>I-GÖRSEL ARAÇLAR</p>
<p>I.1.Kitaplar</p>
<p>Ders Kitabı: Öğretimde en çok kullanılan görsel araçtır.Ders kitabı ve içindeki resimler öğretmede en çok yararlanılan hazır araçlardandır.</p>
<p>Öğretmen Kitabı: Öğretmene dersi nasıl işleyeceği konusunda hazır bilgiler veren bir başvuru kitabıdır.</p>
<p>Alıştırma Kitabı: Öğrencilerin hem sınıfta, hem de evde kullanabilecekleri kaynak kitaptır.</p>
<p>I.2. Haritalar</p>
<p>– Yeryüzü şekilleri konusu öğretilirken, jeomorfoloji ve morfografya haritaları</p>
<p>– İklim konusunu öğretirken, iklim ve iklim elemanları haritası</p>
<p>– Doğal bitki örtüsü konusu öğretilirken, doğal bitki örtüsü haritası</p>
<p>– Hidrografya konusunu öğretilirken, hidrografya haritası</p>
<p>– Toprak konusu öğretilirken, toprak haritası</p>
<p>– Orman haritası</p>
<p>– Arazi kullanım haritası</p>
<p>– Tarım ürünleri haritası</p>
<p>– Madenlerin haritası</p>
<p>– Sanayi tesislerinin haritası</p>
<p>– Ulaşım haritası vb. haritalar coğrafya öğretiminde önemli görsel araçlardır.</p>
<p>I.3.Yazı ve GösterimTahtaları</p>
<p>Kara Tahta:Öğretmenin verdiği sözel mesajların görsel hâle gelmesini sağlayan br araçtır. Renkli tebeşirler ile çizilen şekiller, resimler ve diyagramlar öğrenmeyi somut hâlde görselleştirir.</p>
<p>Çok Amaçlı Tahtalar (BeyazTahta): Silinebilen boyalı kalemlerin kullanıldığı tahtalardır.</p>
<p>BültenTahtası: Duyurular için kullanılan bir araçtır.</p>
<p>ManyetikTahtalar: Mıknatıslı nesneleri tutma özelliği olan tahtalardır.</p>
<p>I.4.Resimler</p>
<p>Her türlü olayı görüntülümeye yarar.</p>
<p>I.5. Gerçek Eşyalar ve Modeller</p>
<p>Genelde ilköğretim düzeyinde gerçek eşyalar getirilerek görsellik sağlanır.</p>
<p>I.6. Projektörler(Yansıtıcılar)</p>
<p>Görsel araçların en etkili olanlarındandır.</p>
<p>Bunlar;</p>
<p>Tepegöz:Saydam bir madde (asetat, tranpareney) üzerindeki yazı, resim vb. şeyleri büyüterek bir ekrana yansıtan araçtır.</p>
<p>Slaytlar ve Slayt Projektörü:Slayt, küçük ve saydam bir fotoğraf olup, bunlar tek tek slayt projektörüne konularak bir ekrana yansıtılırlar.</p>
<p>Film Şeridi Projektörü:Tümü bir anda gösterilmek üzere arka arkaya sıralanmış bir dizi hareketsiz resimlerden oluşan rulo filmi (35 mm) ekrana yansıtır.</p>
<p>Opak Projektörü: Fotoğraf, resim, kitap sayfası gibi şeffaf olmayan materyalleri ekrana yansıtmaya yarayan araca denir.</p>
<p>Video Projektörü: Bu projektörler bilgisayara bağlanarak, bilgisayar ekranındaki görüntüleri projektör aracılıyla ekrana yansıtır.İş ve eğitim alanında kullanımı hızla artmaktadır.</p>
<p>Data Show (LCDplate=Liquid-Crystal Display): Video projektörlerin pahalı olmasından dolayı, onların işlevini yerine getiren ve tepegözle birlikte çalışan bir araçtır.Video projektörleri kadar iyi değildir.</p>
<p>Konferans Projektörleri: Pek yaygın olmayan projektördür. Çok yeni bir araçtır.Pahalıdır. Bu araç iki farklı yerde kablolarla birbirine bağlanarak çalışmaktadır.Aynı anda iki farklı yere sunumlar yapmak amacıyla kullanılır.</p>
<p>II-İŞİTSEL ARAÇLAR</p>
<p>II.1.Radyo:Kulağa hitap eden ve büyük insan kitlelerini etkileyen bir iletişim aracıdır.</p>
<p>II.2. Pikaplar ve Plâklar:Son zamanlarda önemini kaybeden işitsel araçlardır.</p>
<p>II.3. Teyp, Ses Bantları ve CD’ler:Öğrencilerin kendi konuşmalarını kendileri dinleyip, değerlendirmesini sağlar.Genel olayları, radyo ve televizyon programlarına kaydetme ve sonra sınıfta öğrencilere dinletme imkânını sağlar. Üzerinde düzeltme imkânı bulunur.</p>
<p>CD’ler son yıllarda ses bantlarının yerini almaya başlamıştır.Bu kasette çok fazla bilginin depolanması, kullanışlı ve ses kalitesinin iyi olması nedeniyle tercih edilmektedir.</p>
<p>III-GÖRSEL VE İŞİTSEL ARAÇLAR</p>
<p>Hem göze hem de kulağa hitap eden araçlardır.</p>
<p>III.1. Film Makinası ve Hareketli Filmler: Hareketli ve sesli görüntü yansıtıcı makinaya film makinası denir.Öğrencilerin güdülenmelerini ve dinlediğini anlama becerilerini geliştirir.</p>
<p>III.2. Kapalı Devre Televizyon: Kablo ya da mikro dalga bağlantısı yoluyla bir video ya da bir stüdyodan doğrudan doğruya sınıftaki izleyiciye gönderilen yayın anlamında kullanılır.</p>
<p>III.3. Teleteks: Tek yönlü metin ve grafiklerin televizyon ekranında gösterilmesidir.Metin ve grafik sayfaları uzaktaki bir veri tabanında depolanmıştır.Veri tabanında sayfalar numaralandırılarak dizin hâline getirilmişlerdir. Bu sayfalar televizyon ekranında özel bir şifre çözücü (decoder) aracılıyla sunulur ve kullanıcı sayfa numarasına girerek istediği bilgiye ulaşır.</p>
<p>III.4. Video:Ses ve görüntüyü manyetik bir bant üzerine kayıt etmeye yarayan, siyah-beyaz veya renkli olarak gösterebilme imkânı sağlayan bir araçtır.</p>
<p>III.5. Videoteks: Bilgisayarları, tabloyu, tv.’yi, mikrodalgayı ve uydu yayını bünyesinde toplayan bir karama iletişim sistemidir. Sayısal olarak kodlanmış metinsel ve grafiksel bilgileri tamamıyla elektronik yollarla, kullanılması çok basit ve en ucuz bilgisayar terminalleri aracılıyla abonelere dağıtmadır.Öğrenci merkezi bilgisayar ile 24 saat istenildiği zaman bağlantı kurabilir.</p>
<p>III.6. Etkileşimli (Interactive)Video: Video ve bilgisayarın bir araya getirilmiş ve en gelişmiş olanıdır.Görüntü ve sesi içeren video diskleri ile bilgisayar tarafından üretilen metin ve grafiğin denetimi ile aynı anda kullanılabilmesini sağlayan bilgisayarlı bir video sistemidir.</p>
<p>III.7. İletişim Uyduları:Uydu aracılığı ile ses-görüntü ve veri iletişimi aynı anda gerçekleşmektedir.</p>
<p>KAYNAKÇA</p>
<p>DOĞANAY,Hayati,(2002). Coğrafya ÖğretimYöntemleri. İstanbul:Aktif Yayın Evi.</p>
<p>GÜNGÖRDÜ, Ersin, (2002). Coğrafyada ÖğretimYöntemleri İlkeler ve Uygulamalar. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım.</p>
<p>HESAPÇIOĞLU,Muhsin,(1994). Öğretim İlke ve Yöntemleri. İstanbul: Beta Basın Yayın Dağıtım A.Ş.</p>
<p>KÜÇÜKAHMET, Leyla, (2002). Öğretimde Plânlama ve Değerlendirme.Ankara:Nobel Yayın Dağıtım.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/ogretimde-gorsellik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Verimli Ders Çalışmak  1</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/verimli-ders-calismak-1/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/verimli-ders-calismak-1/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 11:36:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma hayatı ip uçları]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Amaç]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş çevresi]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[fen]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[metod]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=575</guid>
		<description><![CDATA[Verimli Ders Çalışmak   Başarı;mutluluğumuz söz konusu olduğu zaman akla gelen kavramlardan biridir. Bedensel gereksinimlerimizi giderme, sağlıklı bir toplumsal-ruhsal gelişim gösterme, kendimizi gerçekleştirme, bize başarıyı çağrıştırır. Başarıda okulu ve tüm boyutlarıyla yaşamı çağrıştırır. Mutlu bir hayata hazırlanmada baş etkenlerden biride akıl &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/verimli-ders-calismak-1/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Verimli Ders Çalışmak   </strong></p>
<p>Başarı;mutluluğumuz söz konusu olduğu zaman akla gelen kavramlardan biridir. Bedensel gereksinimlerimizi giderme, sağlıklı bir toplumsal-ruhsal gelişim gösterme, kendimizi gerçekleştirme, bize başarıyı çağrıştırır. Başarıda okulu ve tüm boyutlarıyla yaşamı çağrıştırır. Mutlu bir hayata hazırlanmada baş etkenlerden biride akıl olduğuna göre bizi okulda başarıya ötüren koşulları yaratmanın yollarını başarıdan uzaklaştıran nedenleri iyi bilmek zorundayız.</p>
<p>Okulda Başarılı Olmanın Yolları : Başarı karmaşık ve çok yönlü etkenlerin ürünüdür. Okulda başarıyı destekleyen ya da engelleyen etkenler: arkadaş çevresinde, okuldan ve öğrencinin kendisinden kaynaklanabilmektedir.<span id="more-575"></span></p>
<p><strong>Arkadaş Çevresinin Etkisi</strong>: İyi bir arkadaş genellikle arkadaşlarını olumlu tutum ve davranışlar, olumlu alışkanlıklar edinme, çalışma yönünde onları güdüleyecek onları düzensiz yaşamdan uzak tutacaktır. Arkadaşını geliştirici, saygınlığını yükseltici, üretici etkinliklere yöneltecektir. Böyle bir etki okul başarısını da yükseltecektir.</p>
<p><strong>Okulun Etkisi</strong>: Öğrencinin başarısı büyük ölçüde öğretmenin gücüne ve çabasına bağlıdır. Belli bir derste başarılı olma yollarını en iyi o dersin öğretmeni öğretebilir. Öğretmenin ders anlatışı, ders anlatırken yaptığı mimikler, jestleri, konuşmasındaki vurgular, anlattığı konunun önemli yerlerini anlamamıza yardımcı olur. Öğretmen konuya hakimdir, öğrenmenin en iyi yolu, dersi derste dinlemektir. Anlaşılmayan konular anında öğretmene sorulursa, ders dinlenirse konunun büyük çoğunluğu öğrenilmiş demektir.</p>
<p><strong>Öğrencinin Kendisinin Etkisi</strong>:Okul başarısını etkileyen etkenlerden bir bölümü de öğrencinin kendisinden kaynaklanır. Öğrencinin öğrenme gücü sınırlı, zeka düzeyi düşük olabilmekte bedensel ya da ruhsal rahatsızlığı bulunabilmektedir. Böyle öğrenciler en iyi aile ve okul ortamlarında bile oldukça sınırlı bir fayda görebilmektedir.</p>
<p>Birde, zeki, ilgili, çalışkan olmalarına olumlu bir destek sağlayan aile ortamlarına ve arkadaş çevresine sahip olmalarına rağmen istenen düzeyde bir başarı elde edemeyen öğrenciler olmaktadır. Bunların başarısızlıklarına neden; bu öğrencilerin verimli çalışma ve tam öğrenme yollarını bilmemeleridir. Öğrenmek; başarılı olmak için gösterilen çaba ölçüsünde verimli bir sonuca ulaşabilmektir. Verimli çalışma teknikleri kullanılarak çalışıldığında başarı düzeyi belirgin bir biçimde yükselecektir.</p>
<p><strong>Verimli çalışmak ve başarılı olmak için şunları gerçekleştirmelisiniz:</strong></p>
<p><strong>1-Niçin Öğreneceğinizi Belirleyiniz</strong> : Siz nereye varacağını bilmeden yola çıkan bir kişi gördünüz mü hiç? Görmediniz. Öyleyse ilk işiniz hangi amaçla çalışacağınız ve öğreneceğinizi bilmek olmalıdır. Yaşamdan ne istediğinizi belirlemeniz, size ulaşmak için hedefler, öncelikler ve idealler kazandırır. Bu belirlemeyi yaparken şöyle düşünününüz; kendinizi 6-7 yıl sonrasına götürün o yıllar da hangi mesleği yapıyor olmak istersiniz? Nasıl bir yaşam biçimi size uygundur? Nerede ne yapıyor olmak sizi mutlu eder? Bu sorulara vereceğiniz yanıt sizin şu an birinci amacınızdır ve artık çalışmalarınızı bu amaca yöneltmelisiniz. Önemli olan sizin, kendinizi yeteneklerinizi ve becerilerinizi tanıyıp ne istediğinizi bilmenizdir. İnsanın bilinçli bir varlık olarak neyi niçin ve nasıl yapacağını bilmek hem hakkı hem de insan olma sorumluluğunun bir gereğidir.Belirlemiş olduğunuz hedeflere ulaşmak için neler yapmalısınız? Hedefleriniz, yapmanız gereken çalışmaların belirlenmesi ve planlanmasında size yol gösteren kılavuzunuzdur. Belirlediğiniz hedeflere bilinçli ve disiplinli bir çabayla ulaşabilirsiniz. Hedeflerinize ulaşmak için bazı işlemlerin sırasıyla gerçekleştirilmesi gerekir. Bu işlemler:</p>
<p>Hedefi gerçekçi bir biçimde tanımlamış olma.</p>
<p>Hedefe ulaşabilmek için gereken gelişme miktarını saptamak.</p>
<p>Çalışmalarda verimliliği engelleyen nedenleri belirlemek..</p>
<p>Çalışma programı hazırlayarak zamanı etkin biçimde değerlendirmek..</p>
<p>Çalışmaya ayrılan sürelerde verimliliği arttırıcı doğru öğrenme stratejilerini belirlemek.</p>
<p>Sınavlarda zamanı doğru değerlendirmeyi sağlayan sınav tekniklerini geliştirmektir.</p>
<p><strong>2-Planlı Çalışma</strong> :</p>
<p>Aşağıda birçok öğrenci tarafından sıkça dile getirilen bazı sorunlar sıralanmıştır:</p>
<p>“Ders çalışmak için yeterli zaman bulamıyorum.”</p>
<p>“Ders çalışmaktan diğer sosyal etkinliklere zaman ayıramıyorum.”</p>
<p>“Ders çalışmak için oturuyorum, ancak kafamda sürekli başka düşünceler oluyor ve bu nedenle dersimi bitiremiyorum.”</p>
<p>“Sınav zamanı kendimi çok sıkışmış hissediyorum.”</p>
<p>“Tüm zamanımı sınava harcamam gerektiğini düşünüyorum”</p>
<p>“Sınavlarda başarılı olmak bana zor geliyor, o kadar dersin</p>
<p>altından nasıl kalkacağımı bilemiyorum.”</p>
<p>Yukarıdaki sorunlarda ortak nokta, zamanın kötüye kullanılması ve bunun sonucunda ortaya çıkan ders gerilimi ve başarısızlık durumudur. Her öğrencinin kısa ya da uzun süreli bu tür deneyimleri olabilir. Bu durumdaki bir öğrenci, derse zamanında çalışmak yerine ertelemeyi yeğler. Zamanının çok olduğunu düşünerek önceliği ders dışı etkinliklere ayırır. Böylece dersine, günü gününe yeterli zaman ayırmadığı için dersle ilgili çalışmaları birikir. Bu ertelemeler biriktikçe öğrenciyi daha çok rahatsız eder. Sınav zamanı yaklaştıkça, kısıtlı bir sürede, biriken çalışmaların nasıl bitirileceği düşüncesi ders çalışmayı bir süre engeller. Öğrenci kendini derse verememekte ve dersle uğraşıyormuş gibi görünse de yaptığı çalışma yeterince verimli olamamaktadır. Zaman azlığı ve yapılacak çalışmaların çokluğu nedeniyle öğrenci öyle bir noktaya gelir ki, ders çalışmasına panik hakim olur ve bu panik içerisinde derslerini bitirmeye çalışır. Böyle bir durumda yapılan çalışma etkili olamayacağı için öğrenci başarısız olur. Zamanın etkili kullanılmaması, hem sınavlardaki ve okuldaki başarıda, hem de ruh sağlığı yönünden öğrencide olumsuz sonuçlara yol açabilir. Zaman değerli ve sınırlıdır. Bu süreçte zamanın çok olduğunu düşünerek ders dışı etkinliklere gereğinden çok aman ayırmak bir çok öğrencinin yaptığı önemli yanılgılardan biridir. Zaman, gerçekte hiçbir zaman bol değildir; bu nedenle etkili biçimde kullanılmalıdır.</p>
<p>Başarılı olmak istiyorsanız,planlı çalışmak zorundasınız. Planlı çalışmak, bir yılda yapılması gereken işleri aylara, ayları haftalara; haftalık uğraşları da günlere, günün saatlerine bölüştürmek, sonra da her saatin payına düşen işleri gerçekleştirmek demektir.</p>
<p>Her zaman yıllık ve aylık planlara gerek duyulmasa da haftalık ve günlük plan mutlaka yapılmalıdır. Çünkü plan, bireyi belli zamanlarda belirli işleri bitirmeye yöneltebileceği gibi, zamanın nasıl kullanıldığını görmeyi de sağlayacaktır.</p>
<p>Zamanın etkili kullanımı, kişiden kişiye değişir. Herkes için geçerli olabilecek bir plan yada çalışma takvimi önermek oldukça zordur. Her öğrenci kendi koşulları çerçevesinde kendi ilgi ve gereksinimlerini göz önüne alarak zamanı nasıl kullanacağı konusunda bir plan oluşturmalıdır. Zamanı belli bir plan içinde kullanmayı alışkanlık haline getiren öğrenciler hem daha başarılı olurlar hem de okul dışı ilgi ve gereksinimlerini karşılayabilmek için yeterli zamanı bulurlar.</p>
<p>Planlı çalışmak, kolay bir iş değildir. Özellikle başlangıçta kendinizi bu konuda zorlamanız gerekebilir. Başlangıçta katlanacağınız kısa süreli sıkıntıların, ileride sizi bekleyen mutlu, başarılı ve doyurucu uzun yıllar için bir yatırım olacağı bilincine varırsanız, bu geçici sıkıntıya daha kolay katlanabilirsiniz. Alışkanlık olduktan sonra ise,belli saatlerde belli işleri yapmadığınız zaman, sıkıntı duymaya başlayacaksınız</p>
<p>Çalışma planları, kapsadığı zamana göre üç grupta incelenir; Haftalık, aylık ve dönemlik. Haftalık plan; haftanın her gününü belirli zaman dilimleri çerçevesinde düzenlemeye yardımcı olduğundan öğrencilerce mutlaka yapılması gereken bir plandır. Aylık ve dönemlik planlar ise, uzun dönemli çalışmaları düzenleme yönünden öğrenciye yardımcı olur.</p>
<p><strong>A-Haftalık Ders Çalışma Planı Nasıl Hazırlanır:<br />
</strong> </p>
<p>Haftalık çalışma planlarının en önemli işlevi zamanın en etkili bir biçimde kullanılmasına yardımcı olmasıdır. Haftalık planların, amaca uygun bir biçimde hazırlanabilmesi için şu aşamaların göz önünde bulundurulması gerekir;<br />
 </p>
<p><strong>a-Ders Çalışma Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin</strong></p>
<p>Ne zamanlar çalışmayı yeğlersiniz? Gündüzleri mi yoksa akşamları mı? Hafta içi mi yoksa hafta sonu mu? Hangi ortamlarda çalışmayı seçersiniz? Ders çalışırken gürültü sizi ne derecede rahatsız eder? Yalnız mı yoksa arkadaşlarınızla mı çalışmayı seçersiniz? Nerede çalışmayı seçersiniz?</p>
<p>Böyle bir liste öğrencilerin gerçekçi ve uygulanabilir bir çalışma planı hazırlamasında oldukça önemlidir. Çalışma alışkanlıkları dikkate alınmadan yapılan bir plan büyük bir olasılıkla kağıt üzerinde kalır. Çalışma alışkanlıkları düşünülerek yapılan bir çalışma planı, öğrencinin çalışma planına uygun olacağından daha gerçekçi olur ve bu planın uygulanma şansı daha yüksektir.</p>
<p><strong>b-Dersle İlgili Yapılacak İşlerin Listesinin Yapılması</strong></p>
<p>Böyle bir listede yer alacak konulardan bazıları şunlar olabilir:</p>
<p>Derslerin ön hazırlıklar (Okuma, yazma, soru çözme vb.)</p>
<p>Bir önceki hafta işlenen derslerin gözden geçirilmesi.</p>
<p>Dersten sonra yapılacak çalışmalar.</p>
<p>Sınava hazırlık vb.</p>
<p>Böyle bir listeyi oluştururken, yapılacak çalışmanın hangi derse ilişkin olduğunu, ne zaman bitirilmesi gerektiğini, bu çalışmayı bitirmek için ne kadar zamana ihtiyaç olduğunun belirlenmesi gerekir. Bu listenin eksiksiz olması önemlidir.</p>
<p>Dersle ilgili çalışmalar plana yerleştirildikten sonra, ders dışı etkinlikler dengeli bir biçimde planlanmalıdır. Derslerle ilgili etkinliklerin bir listesi oluşturulduktan sonra bu etkinlikler, ilk aşamada listeye alınan çalışma alışkanlıkları dikkate alınarak haftalık plana yerleştirilir. Planda haftanın tüm günleri belirli saat aralıklarıyla sıralanır. Böylece haftanın her gününde uyku saatleri dışında kalan zaman, kağıt üzerinde bloklar halinde görülebilir.</p>
<p>İkinci aşamada da hazırlanan listeye göre derslerle ilgili etkinlikler bu bloklara yerleştirilir. Ders çalışma saatlerini yerleştirirken sosyal etkinlikleri de göz ardı etmemeli ve dengeli bir biçimde plana yerleştirilmelidir. Bu tabloda günlük ders saatleri ve okula gidiş-geliş için harcanan zamanda yer almalıdır. Haftalık plan hazırlanırken bir önceki haftanın planı gözden geçirilmeli, derslerle ilgili aksayan çalışmalar yeni plana yerleştirilmeli ve varsa eksikliler tamamlanmalıdır. Ancak bu tür aksamaların çok olmaması,hazırlanan planın başarıya ulaşması için önemlidir.</p>
<p><strong>B-Uzun Dönemli Ders Çalışma Planı Nasıl Hazırlanır?<br />
</strong>Haftalık çalışma planı yanında uzun vadeli planların hazırlanması da öğrenci başarısında önemli bir yer oynar. Uzun vadeli planlar aylık veya dönemlik olabilir. Uzun dönemli planların önemli bir avantajı, bir aylık süre içerisinde ve dönem boyunca çalışmaların bir plana bağlanması ve buna yönelik olarak haftalık planlarda gerekli ayarlamaların yapılabilmesidir.</p>
<p><strong>Çalışma Planı Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar<br />
</strong>Hem çalışma planının hazırlanmasında hem de bu planın etkili bir biçimde uygulanmasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunlar;</p>
<p>İlgiler, yetenekler ve gereksinimler göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p>Derslerle sosyal etkinlikler arasında mantıklı bir denge oluşturulmalı.</p>
<p>Geniş aşamalı çalışmalar küçük aşamalar halinde planlanmalı.</p>
<p>Olabildiğince günün aynı saatlerinde ders çalışılmalı.</p>
<p>Uyku ihtiyacı yeterince karşılanmalı.</p>
<p>Gerekirse dersler hakkında yardım istenmeli.</p>
<p>Beslenmeye dikkat edilmeli.</p>
<p>Plana uyma konusunda kendinizi disipline etmelisiniz.</p>
<p><strong>3-Ders Çalışmaya Başlamak, Çalışma Yeri :</strong></p>
<p>Çalışmak için oturan bir insanın dikkatini dağıtan etmenler ya çevreden gelir ya da kişinin kendisinden kaynaklanır. Bu nedenle çalışma ortamının belirli özelliklere sahip olması öğrenmeyi kolaylaştırır ve çalışmak için hazırlanan zamandan en üst düzeyde yarar sağlanmasına olanak verir.</p>
<p>Her ne kadar herkese tam anlamıyla uyan bir çalışma ortamı modeli ortaya konamazsa da,çalışma odasının döşenmesi biçiminin ve içindeki eşyaların ilgi ve dikkati etkiler. Aynı şekilde ses, başka insanların varlığı, radyo, TV ve el altında gazetelerin, dergilerin bulunması da çalışmayı engeller.</p>
<p><strong>Çalışma Odası ve Masası<br />
</strong>Eğer varsa çalışma odası özel olarak hazırlanmalıdır. Çalışma masası camın hemen yanında olmamalı, böylece çalışan kişinin yazın sıcaktan, kışın soğuktan etkilenmesi önlenmelidir. Çalışma odası iyi havalandırılmalıdır. Çünkü havadaki oksijenin azalması, gerginliğe yol açar ve baş ağrısı gibi öğrenmeyi güçleştiren bir çok etkenin doğmasına neden olur.</p>
<p> </p>
<p><strong>Sandalye</strong></p>
<p>Bazı insanların çalışmaktan özellikle hoşlandıkları bir masaları ve sandalyeleri veya koltukları vardır. Sandalye veya koltuğun yatılacak biçimde olmaması gerekir. Sandalye çalışma odası için koltuktan daha uygundur. Çünkü koltuk çok gevşemeye yol açarak uyku getirir ve öğrenmeyi güçleştirir. Sandalye ne çok yüksek ne de alçak olmalıdır.</p>
<p><strong>Sessizlik<br />
</strong>Çalışma odası sessiz olmalıdır. Gençler arasında yaygın tutum,</p>
<p>”ders çalışırken müzik dinlemek” tir. Gençler müzik dinlemenin çalışmaya engel olmadığını, müzik dinleyerek daha kolay öğrendiklerini iddia etmektedirler. Ancak öğrenmek için gerekli olan düzeyde dikkat ancak bir tek noktada toplanabilir. Bu nedenle insanın hem müzik dinleyip hem de ders çalışması mümkün değildir.</p>
<p><strong>Posterler<br />
</strong>Duvarlara asılı poster, afiş, resim gibi gencin zevkini, özlemlerini ve iç dünyasını yansıtan öğeler öğrenci kafasını kaldırdığı anda onu alıp hayal dünyasına götürür, dersten kopmasına ve zamanının boşa gitmesine neden olur. Bu nedenle ders çalışılan ortamın, gence olabildiğince az çağrışım yaptıracak biçimde düzenlenmesi gerekir. Bunun içinde gencin bu düzenlemeyi gönüllü olarak yapması, yoğun çalışma dönemi geride kaldıktan sonra poster, afiş, resimleri istediği gibi asması yararlıdır.</p>
<p><strong>Çalışma Köşesi<br />
</strong>Her gencin çalışma odası olmayabilir. O zaman da bir çalışma köşesi düzenlenebilir. Bir çalışma köşesi üzerinde ders çalışılabilecek bir masanın ve çalışma sırasında kullanılacak kitap, defter, kalem vb. malzemenin konulabileceği ek alandan oluşur. Burada önemli nokta çalışma masası ayrı işlerde de kullanılıyorsa, çalışmaya başlarken mutlaka temel bir değişiklik yapılmalıdır. Örneğin çalışma masası, yemek masası olarak kullanılıyorsa, örtüsü değiştirilmeli, olabilirse masanın yeri değiştirilerek masanın artık farklı bir amaçla kullanılacağı konusunda “uyarıcı rolü” belirginleştirilmelidir.</p>
<p><strong>Işık<br />
</strong>Çalışma yerinin, materyalin rahatça okunmasına, görülmesine imkan verecek derecede aydınlık olması gerekir. Ders çalışmada yumuşak ışık yanında aydınlatma derecesi de önemlidir. Genellikle ders çalışmada eldeki materyalin ayrıntı derecesine göre, ışığın 60-100 mum arasında olması gerekir. Fazla ışık da az ışık da gözü yorar.</p>
<p><strong>Materyalin Hazırlanması<br />
</strong>Çalışmaya başlamadan önce, çalışmak için gerekli olan kitaplar, notlar, kalemler ve cetveller, müspette kağıtları, gerektiğinde hemen bakmak için bir de sözlük masaya konmalıdır. Bunlar çalışırken çalışanın eli atında olmazsa kişi çalışmayı bölüp onları almaya üşenir. Sonraya bırakır, ama sonrada unutur. Çalışırken bilinmeyen yada anlamından emin olunmayan bir kelimeye anında sözlükten bakılmalıdır.</p>
<p><strong>Diğer İhtiyaçlar<br />
</strong>Çalışmaya oturacak öğrenci kendini bedenen ve ruhen çalışma işine hazırlamalıdır. Çalışmaya başlamadan önce beslenme, su, tuvalet, giyim gibi ihtiyaçlar varsa bunlar karşılanmalıdır. Aksi halde, çalışma işinden sıkıldıkça bu ihtiyaçları karşılama eğilimi artar. Öğrenci çalışmaya belli işleri tamamlamak azmiyle oturmalıdır. Kafasından başka düşünceleri atmalı, kendisini yapacağı işe vermelidir.</p>
<p> </p>
<p><strong>4-Çalışma Zamanı :</strong></p>
<p>Yarım saatten az bir süre çalışmak için elverişli değildir. Yarım saatten daha kısa süreler bir kitabı karıştırmak, liste oluşturmak, kısa bir konuyu yinelemek, yabancı dilde bir sözcük listesini ezberlemek için kullanılabilir. Verimli çalışmada en yararlı zaman dilimleri, birer saatlik sürelerdir. Okumak ,alıştırma yapmak, not çıkarmak vb. çalışmalar için birer saatlik süreler, oldukça faydalıdır. Ancak, bir yazı yazma, ödev hazırlama gibi çalışmalar için 2-3 saat ayrılabilir. Aralıksız en uzun verimli çalışma süresi 3 saattir. Bir günde ise, çalışmaya genellikle 8 saatlik bir süre ayrılmalıdır. Bu süre en çok 10 saate çıkarılabilir. Okula gidilen günlerde bu süre azaltılabilir. Buna göre haftalık çalışma süresi, toplam 35-40 saat olabilmektedir.Çalışma süreleri olanak ölçüsünde, haftanın günlerine eşit biçimde bölünür. Bu yolla hem düzenli çalışmaya alışılarak öğrenme kolaylaşır, hem de eskiden öğrenilen bilgiler güçlendirilir.</p>
<p>Çalışmalar en kolay öğrenilen, dikkatin en fazla toplandığı saatlerde gerçekleştirilmelidir. En verimli saatler bir çokları için sabah saatleridir. Bununla birlikte,</p>
<p>zorunlu durumlarda günün diğer saatlerinde de ders çalışılabilir. Birey hangi saatlerde daha iyi çalışıyor ve öğreniyorsa, zor konular üzerindeki çalışmalar o saatlerde yapılmalıdır.</p>
<p>Dinlenmek için günde toplam 2 saat uygundur. Dinlenme saatleri, toplumsal uğraşlar, söyleşi, dinlendirici okuma ve gezintilerden, resim, müzik, spor ve koleksiyon çalışmalarından biri ya da birkaçıyla doldurulabilir.</p>
<p>40-60 dakikalık bir çalışmadan sonra 5-15 dakika kadar dinlenmek gerekir. Ancak, ara dinlenmelerinde yeniden çalışmaya dönüşü güçleştirecek, çalışmadan soğutacak konuşma, dinleme, okuma vb. uğraşlardan sakınılmalıdır.</p>
<p><strong>4-Dikkatin Çalışma Konusu Üzerinde Toplanması :</strong></p>
<p>Dikkati çalışma konusu üzerinde toplamak, istenmeyen uyarıcıların etkisine kapılmamak demektir. Bunun yollarından biri, çalışmak için iyi bir yer ve zaman seçmektir. Bir başka yol ise, aklı çelen, dikkati dağıtan şeylerden gözü, kulağı ve beyni uzak tutmak, gündüz düşlerine kapıları kapamaktır. Dikkati konu üzerine toplamanın bir başka etkili yolu, not almaktır. Öğrenilen konular, öğrencinin kendi anlatımıyla yazılır. Bu yazılanlar öğrenciyi hem uyanık tutar, hem de ileride öğrenilenleri gözden geçirme ihtiyacı duyulduğunda işe yarar. Güçlü amaçlar seçmek, dikkatin çalışılan konu üzerinde yoğunlaştırılmasını sağlayacak olan bir başka etkendir. Daha yeterli olmak, toplumda kendine bir yer edinmek, saygınlık kazanmak, gelecekte iyi bir iş ve mesleğe sahip olmak gibi. Ele alınan konuya kolaylıkla yönelebilmek için, konunun günlük yaşamla ilgisi, günlük yaşamdaki önemi öğrenmede olumlu bir etken olmaktadır. Konuyla ilgili problemleri araştırmak ve bunların çözümü üzerinde düşünmekte dikkati konu üzerinde yoğunlaştırır.</p>
<p><strong>5-Kaygı ve Öğrenme</strong></p>
<p>Öğrenebilmek için biraz kaygı yararlıdır. Ancak ileri derecede kaygı durumu öğrenmeyi olumsuz etkiler. Sınıfta kalmamak, üstünlüğü elden kaçırmamak, başkalarına küçük düşmemek için yada akılcı olmayan ölçüsüz bir yarışma duygusu altında aşırı çalışma durumlarına rastlanır. Aşırı kaygı kurbanı olan kişilerde, sınavlarda soruları kavrayamama, anlayamama okuduklarını istediği anda anımsayamama , düşünememe gibi durumlar görülebilir. İleri kaygı durumlarında kişi, soyut düşünebilme yeteneğini, zihin esnekliğini ve akıcılığını yitirir.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/verimli-ders-calismak-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FARKLI DERSLERE ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/farkli-derslere-calisma-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/farkli-derslere-calisma-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 11:21:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma hayatı ip uçları]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Amaç]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[fen]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[metod]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal haklarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=571</guid>
		<description><![CDATA[        Çok sayıda öğrenci ders çalışma ile ilgili yakınmalarını ve sorunlarını sık sık dile getirir. Bunlardan bir kısmı ders çalışmaya başlamakta güçlük çektiğinden, bir kısmı çalışmayı sürdüremediğinden, bir kısmı da çalıştığı halde başarılı olamadığından şikayetçidir. Öğrencilerin ders çalışma konusundaki sorunları &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/farkli-derslere-calisma-yontemleri/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>        Çok sayıda öğrenci ders çalışma ile ilgili yakınmalarını ve sorunlarını sık sık dile getirir. Bunlardan bir kısmı ders çalışmaya başlamakta güçlük çektiğinden, bir kısmı çalışmayı sürdüremediğinden, bir kısmı da çalıştığı halde başarılı olamadığından şikayetçidir.<br />
Öğrencilerin ders çalışma konusundaki sorunları başlıca şu nedenlerden kaynaklanmaktadır:<br />
• Öğrencilerin, küçük yaştan itibaren çalışma alışkanlığını edinmemiş olması,<br />
• Yanlış çalışma alışkanlığı,<br />
• Temel bilgi eksikliğinden dolayı dersleri anlayamama<br />
• Ailevi sorunlar,<span id="more-571"></span></p>
<p>Öğrenciler arasında en yaygın olan neden “Yanlış Çalışma Alışkanlıkları”dır.<br />
Yanlış Çalışma Alışkanlıkları genellikle şunlardır:<br />
• Amaçsız çalışma,<br />
• Plansız ve programsız çalışma,<br />
• Evin değişik yerlerinde çalışma,<br />
• Yatarak, uzanarak çalışma,<br />
• Kaynaklardan yararlanmama,<br />
• Derslerden korkma, anlayamadığı dersi bırakma,<br />
• Dersle ilgili ön yargılar.</p>
<p>Sevgili öğrenciler, ders çalışma konusunda sorunlarınız varsa öncelikle yukarıda sıraladığımız yanlış çalışma alışkanlıklarını inceleyip, hangisinin ya da hangilerinin sizde olup olmadığını düşünün. Eğer yanlış çalışma alışkanlıklarına sahipseniz, ders çalışma konusundaki sorunlarınız büyük ölçüde bundan kaynaklanmaktadır.<br />
Unutmayın ki yanlış çalışma alışkanlıklarınızın farkında iseniz, sorunlarınızı %50 çözümlemişsiniz demektir.<br />
Bu durumda ilk yapacağınız şey aşağıda ele alacağımız doğru ve verimli ders çalışma konusundaki önerilerimizi dikkatle okumak ve eksiksiz uygulamaktır. Göreceksiniz ki önerilerimizi uygulamaya başladıktan sonra sorunlarınız azalmaya başlayacaktır.</p>
<p> </p>
<p><span style="color: #008000;">YAPABİLECEĞİNİZ ŞEYLERİ YAPMAYA BAŞLARSAK<br />
KENDİMİZİ HAYRETLER İÇİNDE BIRAKACAK SONUÇLAR ALIRIZ<br />
</span> </p>
<p><strong>VERİMLİ ÇALIŞMA NEDİR?</strong></p>
<p>Çalışmanın verimli olması sizin masa başında geçirdiğiniz sürenin uzunluğu değil o çalışmanın sizin için ne kadar etkili olduğuna bağlıdır. Verimli çalışma amaç doğrultusunda zamanı planlı ve programlı kullanmaktır. Bunun için de okul, dershane, arkadaşlık, spor, yemek, uyku vb. etkinliklerin dışında kalan zaman ders çalışmak için ayrılır ve belli bir plan ve programa bağlanır.<br />
Verimli ders çalışma sadece ders çalışmak için zaman ayırarak diğer etkinlikleri göz ardı etmek değildir. Aksine belli bir plan ve program dahilinde çalışmanız, size hem ders çalışmanız hem de diğer etkinlikleriniz için zaman ayırdığından hayattan daha çok zevk almaya yardımcı olur.</p>
<p><strong>DOĞRU ÇALIŞMA ALIŞKANLIKLARI<br />
</strong>Amacınızı Belirleyin<br />
Amacı açık seçik belirlenmemiş bir kişi dümeni olmayan bir gemiye benzer. Gemi sürekli yol alır, içindekiler çalıştıklarını zanneder, ancak geminin akıbeti şansa ve kadere kalmıştır. Böyle bir gemi kayalara çarparak parçalanacağı gibi hiç ilgisiz bir limana da gidebilir.</p>
<p>Önce Ne İstediğinizi Belirleyin<br />
Başarılı olmak, kendini tanımak, inanmak verimli çalışmak ile mümkündür. Hayattan ne istediğinizi hedefler, öncelikler ve idealler kazandırır.</p>
<p>Amacınızı Belirlemede Kendinize Şunları Sorun?<br />
Hangi mesleği yapıyor olmak istersiniz? Nasıl bir yaşam tarzı size uygundur? Nerede ve Ne Yapıyor olmak sizi mutlu eder?<br />
Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar sizin şu an birinci amacınızdır. Ve artık çalışmalarınızı bu amaca kanalize etmelisiniz. Amacınız ne olursa olsun bu önemli değildir. Önemli olan sizin kendinizi, yeteneklerinizi ve becerilerinizi tanıyıp ne istediğinizi bilmenizdir.<br />
Öğrenmek amacı ile yapılan her işin kendine özgü bir amacı vardır. Amaçsız çalışma olmaz. Bilinçli çalışma, çalışmanın ne amaçla yapıldığının öğrenci tarafından açık seçik bilinmesini gerektirir. Yaptığı işin amacını bilmek, öğrencinin bu işi benimseyip, ona sahip olmasına ve iş için kendini güdülemesine yardımcı olur.<br />
<span style="color: #0000ff;">GİDECEĞİ LİMANI BİLMEYENE,<br />
HİÇBİR RÜZGARDAN HAYIR GELMEZ</span></p>
<p> </p>
<p>Başarılı olmanın tek ve mutlak ölçüsü iyi bir üniversiteye girmek, herkesin gıpta ettiği bir mesleğe sahip olmak değildir. İnsan yetenekli olduğu çok değişik alanlarda severek yapabileceği çeşitli işlerde kendini ortaya koyabilmişse, yaşamdan zevk alabilir.<br />
Hayatta en büyük amaç mutlu olmaktır. Her şey bunun uğruna yapılmaktadır. Ama herkesin mutlu olması için kullandığı araçlar farklıdır. Sizler üniversite sınavlarına hazırlanırken sizi mutlu edecek severek yapabileceğiniz bir mesleği elde etmeye çalışıyorsunuz. Ancak sizi mutlu edecek mesleği ya da meslekleri önceden belirlemiş olmanız, çalışmanız için size çok önemli bir yol gösterici olacaktır.</p>
<p> </p>
<p><span style="color: #ff0000;">PROGRAMLI ÇALIŞMA SİZE BİR PUSULA GÖREVİ GÖRECEK VE HEDEFİNİZE ULAŞMADA SİZE YARDIMCI OLACAKTIR.</span><br />
<strong>GÜNLÜK ÇALIŞMA PROGRAMI</strong></p>
<p>O gün öğrenilen konuların tekrarı ve test çözümü<br />
Ödevlerin tamamlanması<br />
Bir gün sonra işlenecek konuların ön hazırlığını içermelidir.<br />
Öyleyse Program<br />
Zamanı etkin şekilde kullanmanızı,<br />
Neyi, nerede başlayacağınıza karar vermenizi,<br />
Bilgilerinizi ne kadar özümsediğinizi görmenizi,<br />
Ne zaman dinlenip ne zaman çalışacağınıza karar vermenizi,<br />
Geleceğinize bir adım daha yaklaşmanızı kolaylaştıran çok önemli bir araçtır.<br />
<strong>PLANLI ÇALIŞMA ALIŞKANLIĞI<br />
</strong>Her işe daha rahat zaman ayırmanızı ve yapmak istediğiniz şeyleri daha huzurlu yapmanızı sağlar.<br />
Hangi dersi çalışacağınıza karar vermemekten dolayı zaman kaybetmenizi bir dersi bırakıp diğerine geçmenizi önler.<br />
Her derse yeterince zaman ayırmanın ve çalışmanın verdiği bir güven sağlar.<br />
Günügününe çalışmak, sınav öncesi çalışma süresini kısaltır, sınav paniğini önler ve çalışma verimini yükseltir.<br />
Öğrenilecek konunun kısa bir zamana sıkıştırılması yerine, uzun zamana yayılarak daha kalıcı ve etkili olmasını sağlar.<br />
Anne-babanız ile aranızda ders çalışma konusunda çıkabilecek anlaşmazlıkları önler.<br />
Bilinçli bir plan yapmanız, derse kendinizi daha kolay vermenizi sağlar.</p>
<p>Plan Yaparken Nelere Dikkat Etmeniz Gerekir<br />
Derslerin planını dengeli olarak yapın. Belli derslere ağırlık vererek, çalışılması gereken diğer dersleri ihmal etmeyin.</p>
<p><strong>ÇALIŞMA ORTAMINIZ NASIL OLMALI?<br />
</strong>Çalışma ortamınızın sizin veriminizi yükseltecek bir biçimde düzenlenmiş olması o çalışmadan daha fazla doyum almanızı sağlayacaktır. Çalışmanızı mutlaka çalışma odanızda eğer çalışma odanız yoksa mutlaka sürekli çalıştığınız bir çalışma köşenizde yapmalısınız.<br />
Masanızın düzenli olmasına özen göstermelisiniz. Masanızın üzerinde sadece çalıştığınız dersle ilgili materyal bulunmalı, gereksiz şeyler kaldırılmalıdır. Odanız temiz havadar olmalı, sık sık havalandırılmalı ve düzenli olmalı. Dersler için aradığınız materyalleri kolaylıkla bulabileceğiniz bir şekilde düzenlenmeli. Çalışma odanızda ders çalışırken dikkatinizi dağıtabilecek sesler, müzik, resim vb. dikkat dağıtıcı işitsel ve görsel uyarıcılar bulunmamalı. Odanız mümkün olduğunca sade ve düzenli olmalı. Çalışma odanız yeterince sıcak ve soğuk olmalı, iyi aydınlatılmalı, ışık gözlerinizi yormamalı.<br />
Çalışmanızda yeterince verim alabilmek için dengeli ve düzenli beslenmeli, özellikle sabah kahvaltınızı düzenli ve yeterli kaloriyi alacak şekilde yapmalısınız. Sınavlara hazırlandığınız dönemlerde zayıflama rejimine girmeyi kesinlikle düşünmemelisiniz. Uykunuzun düzenine dikkat etmeli 7-8 saatlik uykunuzu almalısınız.</p>
<p><strong>Çalışma Odanız Yoksa?<br />
</strong>Çalışma ortamında aile bireyleri ile birlikte olma zorunluluğunuz varsa onlardan sessiz olmalarını istemelisiniz (televizyon, radyoyu açmamak, yüksek sesle konuşmamak gibi) ya da siz bu ortamda çalışmaya kendinizi alıştırmalısınız.</p>
<p> </p>
<p><strong>YANLIŞ ÇALIŞMA DAVRANIŞLARI<br />
</strong>Yatarak-Uzanarak Çalışma<br />
Çalışmadan verim alabilmek için motive olmak ve dikkati yoğunlaştırmak gereklidir. Çalışmaların çalışma masasında yapılması dikkatinizi toplamanıza yardımcı olur. Yatarak veya uzanarak bir materyali<br />
okumaya başladıktan bir süre sonra gevşemeye başlarsınız ve dikkatiniz dağılır. Bu şekilde gazete, roman, dergi okunabilir. Ancak öğrenme kompleks bir olaydır ve yalnızca okumak öğrenme için yeterli değildir.<br />
Bu nedenle çalışmalarınızı mutlaka çalışma masanızda ve sandalyenizde yapmalısınız.</p>
<p><strong>Gürültülü Ortamda Çalışma<br />
</strong>Müzik dinlenen, radyo veya televizyonun açık bulunduğu veya çevreden çok fazla gürültünün geldiği bir ortamda ders çalışmak çalışmadan alınacak verimi düşürür.<br />
Öğretmenin en önemli koşulu dikkattir. Bu tür ortamlarda ise dikkati derse yoğunlaştırmak çok güçtür. Ders çalışmak için gerekli olan dikkatin müzikle bölüşüldüğü durumlarda, ders çalışmak için ayrılan zamandan yeterince yararlanmak mümkün olmamaktadır.</p>
<p><strong>Dağınık Ortamda Çalışma<br />
</strong>Çalışma odanızın havadar, masanızın temiz ve düzenli olması çalışma veriminizi yükseltecektir.<br />
Çalışma masanızın üzerini çalışmaya başlamadan önce toparlar ve sadece çalışacağınız ders ile ilgili materyali bırakırsanız çalışma sırasında dikkatiniz dağılmaz. Yalnızca dersle ilgilenebilirsiniz.</p>
<p><strong>Zamanı Artırmanın Yolları<br />
</strong>Enerjisini harcamak, kişiliğini ve yeteneğini geliştirmek çabası içinde olan genç için bu dönemde en büyük engellerden biri pek çok isteğini gerçekleştirecek zamanı bulamamaktır. Oysa güne belirli bir programla başlarsanız ve kendi kendinizle bu programa uyacağınız konusunda anlaşırsanız günü verimli bir şekilde yaşar hayattan da daha çok zevk alırsınız.</p>
<p><strong>Televizyon-Radyo<br />
</strong>Televizyon ve radyo en çok zaman harcanan ve dikkati dağıtan faktörlerden biridir. Televizyon ve radyoda izlemenizin ve dinlemenizin yararlı olduğuna inandığınız programlar ile mutlaka izlemek istediğiniz programlara hazırladığınız programlarda mutlaka yer veriniz. Bunların yanı sıra hiçbir özelliği olmayan, sıradan olan ve benzerlerini yüzlerce kez izlediğiniz veya dinlediğiniz programlara yer vermeyiniz.<br />
Televizyon ve radyoyu sürekli açık tutmayınız. İzlemek istediğiniz programlardan sonra mutlaka kapatınız. Televizyon ve radyo başında geçirdiğiniz zamanın sizin için bu dönemde yararsız olduğunu unutmayınız.</p>
<p><strong>Telefon Konuşmaları<br />
</strong>Gündelik yaşantı içinde en çok zaman alan faktörlerden biri de telefon konuşmalarıdır. Telefonu amacı dışında kullanmaktan kaçının. Bütün gün birlikte olduğunuz arkadaşlarınızla geceleri uzun süre telefonla konuşmak gereksizdir ve sizin için bir zaman kaybıdır. Ve bu konuşmalarınızı şöyle yapın. Aramak istediğiniz tüm arkadaşlarınızı arka arkaya arayın ve öz olarak görüşmek istediklerinizi söyleyip konuşmayı bitirin. Daha sonra özellikle ders çalışırken telefon görüşmesi yapmak için derse ara vermeyin. Bu tüm dikkatinizi ve motivasyonunuzu bozacağı için zararlıdır. Arkadaşlarınıza da sizi aramalarını istediğiniz saatleri söyleyin. Ders çalıştığınız saatlerde yalnızca ders çalışın.</p>
<p> </p>
<p><strong>KENDİNE GÜVENME<br />
</strong>Kişinin yaptığı çalışmaya, kendini vermesi her şeyden önce o işin üstesinden geleceği konusunda “kendine güvenmesini” gerektirir.<br />
Yetersizlik duyguları içindeki bir öğrencinin bir gün başarı sağlamak için, dikkatli bir çalışma ortamı içinde bulunması güçtür. Bu yönü ile, verimli çalışmada öğrencinin kendine güvenmesinin önemi hiçbir koşulda yadsınamaz. Güven eksikliği olan bir öğrencinin, yapacağı işte kendine güven duymasının en iyi yolu, o işi başaracağına kendisini inandırmasıdır. Bunun için kişinin kendine güven sağlayabilecek küçük ancak etkili kimi çareler araştırıp bulması gerekir.<br />
Böylesi bir kişinin, örneğin aynı konuda daha önce sağladığı bir başarısını düşünmesi ya da yapabileceği çalışma ile elde edilecek sonucu bir an için düşünmesi vb. biçimdeki iç telkinler yararlı olabilir.<br />
Öğrenmenin temeli, dikkatin konu üstünde toplanmasına dayandığına göre, o konuya kendini vererek öğrenen kişi kendine karşı bir öz saygı duygusu da geliştirmiş olacaktır. Böylece, kendi kendine yeterli olduğu inancına da katkıda bulunacaktır.<br />
Kendine güven duygusu aynı zamanda, güçlü bir “irade” ve “kararlılığı” gerekli kılar. Kararlılık, çalışmaya ilişkin belirli bir konuda verilen kararın ortaya çıkan küçük engeller karşısında hemen değiştirilmemesi, tam tersine bu engellerin yenilerek verilmiş olan kararı gerçekleştirmektir.<br />
Çalışmada kararlılık ile ilgili bir başka noktada, dikkati gerektiği gibi yönlendirebilmek için planlandığı anda çalışmaya başlamaktır. Planladığınız saatte canınız çalışmak istemezse bile kendinizi çalışmaya zorlamalısınız.<br />
Olay, bir zamanların ünlü modacısı Elsa Schiaparelli’nin başından geçer.<br />
Tam bir defile arifesinde atelye çalışanları işi bırakırlar. Kala kala mankenler, baş makastar ve tayyörcüsü kalır. Elsa Schiaparelli için defileyi iptal etmekten başka çare kalmadığı düşünülürken, o odanın içinde dört dönüyor ve durmadan “mutlaka bir başka yolu olmalı” diye söyleniyormuş. Sonunda “buldum” diye haykırmış. “Bizde, giysileri olduğu gibi sunacağız. Kimi yarım, kimi kolları takılmamış, kimi yakasız&#8230; olsun!.. Biz defilemizi bu biçimde de olsa takdim edeceğiz.”<br />
Böylece duyurulduğu günde defile yapılmış. Ne başarı olmuş ne başarı!.. Bazı paltolar tek kollu bazı giysiler dikim aşamasındaymış. Ama yine de izleyenlere fikir verecek durumdaymış. Hem yürekliliği açısından alkış toplamış, hem de bol bol sipariş alarak işine sekte vurulmasını önlemiş. Uzun süre bu ilginç defileden söz edilmiş.<br />
Sizler de amacınıza ulaşmak için çalışırken, güçlüklerle karşılaşıp, yolunuzun tıkandığını görürseniz “mutlaka bir başka yolu olmalı&#8230;” deyin ve çareler arayın.<br />
ASLA VAZGEÇMEYİN, ASLA!</p>
<p>Çalışma zamanı geldiğinde örneğin, “<strong>On dakika daha dinleneyim</strong>.” “<strong>Biraz daha televizyon izleyeyim</strong>.” türündeki düşüncelerle kendinizi oyalamanız, çalışmayı ileriye bırakmak demektir. Bu gibi durumlarda dikkatinizi toplayabilmeniz de, hep ileriye bırakılmış olacaktır.<br />
Bundan sonraki çalışmalarınızda VERİMLİ ÇALIŞMA YÖNTEMLERİNİ UYGULAYARAK DAHA BAŞARILI OLABİLİRSİNİZ!..<br />
 <br />
<strong>FARKLI DERSLERE ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ</strong></p>
<p><strong>MATEMATİK DERSİNDE BAŞARILI OLMAK İÇİN<br />
</strong>? Matematik dersi dikkatle ve özümsenerek dinlenmeli, derse ilgi gösterilmeli,<br />
? Derse ilgi gösterildiği ve konular tekrar edildiği sürece zor olmayan bir ders olduğuna inanılmalı,<br />
? Derse aktif katılım sağlanmalı,<br />
? Konular sistemli olarak tekrar edilmeli,<br />
? Sınıfta çözülen örnekler evde bir kez daha çözülmeli sonra konu ile ilgili diğer sorulara geçilmeli,<br />
? Sorularla ilgili soru kökleri iyi anlaşılmalı, veriler iyi incelenmeli, çözümler kağıt üzerinde yapılmalı,<br />
? Konular bir bütün halinde öğrenilmeli,<br />
? Çözülemeyen veya çözümünde güçlük çekilen sorular öğretmene sorulmalı,<br />
? Konularla ilgili mümkün olduğunca çok soru çözülmeli,<br />
? Geçmiş yıllara ait sorular incelenmeli,<br />
? Dersle ilgili diğer problemler için Rehberlik Servisi’ne danışılmalı.</p>
<p><strong>FEN BİLGİSİ DERSİNDE BAŞARILI OLMAK İÇİN<br />
</strong>? Konu sınıfta dikkatle dinlenilmeli,<br />
? Anlaşılmayan temel kavram, tanım ve alt başlıklar için açıklayıcı notlar tutulmalı,<br />
? Örnekler dikkatle dinlenerek not edilmeli,<br />
? Ders notlarından sistemli olarak tekrar yapılmalı,<br />
? Konu ders notlarından tekrar edildikten sonra yapılmış örnekler ve sorularda tekrar edilmeli,<br />
? Konularda kullanılan formül, yasa veya denklemler ezberlenmemeli, öğrenilmeli,<br />
? Konularla ilgili bol soru çözülmeli. Çözümler kağıt üzerinde yapılmalı,<br />
? Çözümünde güçlük çekilen sorular belirlenerek öğretmene sorulmalı,<br />
? Geçmiş yıllara ait sorular incelenmeli,<br />
? Dersle ilgili diğer problemler için Rehberlik Servisi’ne başvurulmalı.<br />
TÜRKÇE DERSİNDE BAŞARILI OLMAK İÇİN<br />
? Derse ön hazırlık yaparak gelmeli, güçlük çekilen bölümler saptanmalı,<br />
? Derste anlaşılmayan yerler öğretmene sorulmalı,<br />
? Konu ile ilgili not tutmalı,<br />
? Okuyarak öğrenmeye ve okuma hızı artırılmaya çalışılmalı,<br />
? Konular ile ilgili çeşitli kaynaklara (yazım kılavuzlarına ve sözlüklere) başvurulmalı,<br />
? Konular sistemli olarak tekrar edilmeli, ilgili sorular çözülmeli. Çözülmesinde güçlük çekilen sorular saptanmalı,<br />
? Konular ile ilgili mümkün olduğu kadar çok soru çözülmeli,<br />
? Geçmiş yıllara ait sorular incelenmeli,<br />
? Dersle ilgili diğer problemler için Rehberlik Servisi’ne danışılmalı,</p>
<p><strong>SOSYAL BİLGİLER DERSİNDE BAŞARILI OLMAK İÇİN<br />
</strong>? Derse ön hazırlık yaparak gelmeli,<br />
? Derse hazırlanırken konuların birbirleriyle ilişki içinde olduğu düşünülerek konular arasında bağlantı sağlanmalı,<br />
? Olayların nedenleri ve sonuçları iyi incelenmeli, konular bütünlük içinde öğrenilmeli,<br />
? Konular çalışılırken gerekli araçlardan (atlas, şekil) yararlanmalı,<br />
? Konu içinde geçen kavram ve tanımlar iyi öğrenilmeli,<br />
? Sistemli tekrarlar yapılmalı,<br />
? Tekrarlardan sonra konular ile ilgili sorular çözülmeli,<br />
? Sorularda istenen bilgileri ezberlemek yerine açıklama ve sonuç çıkarmaya yönelinmeli,<br />
? Konu eksikleri giderilmeli,<br />
? Sorularda verilen her bir maddenin yeni bir soru kökü olabileceği düşünülerek sorular iyi incelenmeli, açıklamalar yapılmalı,<br />
? Geçmiş yıllara ait sorular incelenmeli,<br />
? Dersle ilgili diğer problemler için Rehberlik Servisi’ne danışılmalı.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/farkli-derslere-calisma-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ders çalışmayı bilmek gerek&#8230;</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/ders-calismayi-bilmek-gerek/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/ders-calismayi-bilmek-gerek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 00:49:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma hayatı ip uçları]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[ÇALIŞMA TEKNİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[dümen]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[gemi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[ÇALIŞMAYI BİLMEK Longfellow: “Çalışmayı ve beklemeyi öğrenin.” diyor. Evet, başarıya giden yolda çalışmak, bunu yaparken de sabırlı olmak gerekir. Vaktiyle adamın biri gemiyle yolculuk yapıyormuş. Kaptan ile arkadaş olmuş. Kaptan birkaç gece uykusuz kalmış. Adam kaptana uykusuz olduğunu hatırlatarak dümeni kendisine &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/ders-calismayi-bilmek-gerek/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote style="margin-right: 0px;" dir="ltr">
<p style="margin: 0px;"><span style="font-weight: 700; font-size: xx-large; color: #996633; font-family: Verdana;"><span style="font-size: small; color: #000000;">ÇALIŞMAYI BİLMEK</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Longfellow: “Çalışmayı ve beklemeyi öğrenin.” diyor. Evet, başarıya giden yolda çalışmak, bunu yaparken de sabırlı olmak gerekir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Vaktiyle adamın biri gemiyle yolculuk yapıyormuş. Kaptan ile arkadaş olmuş. Kaptan birkaç gece uykusuz kalmış. Adam kaptana uykusuz olduğunu hatırlatarak<span id="more-569"></span> dümeni kendisine teslim etmesini, onun da bir süre dinlenmesini söylemiş. Kaptan:</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">- Nasıl olur? Sen dümen kullanmasını biliyor musun? diye sormuş. </span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Adam, dümen kullanmayı bildiğini söylemiş.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">- Hiç merak etme, yat! demiş. </span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Kaptan dümeni adama teslim edip uyumuş. Adam, dümenin başına geçmiş; ama gemi nasıl olduysa karaya doğru yönelmeye başlamış. Sonunda karaya oturmuş. Meydana gelen gürültü üzerine kaptan uyanmış. Geminin karaya oturduğunu görünce:</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">- Aman arkadaş sen ne yaptın? demiş. </span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Bunun üzerine adam şu cevabı vermiş:</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">- Deniz tükendi, ben bir şey yapmadım. </span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Başarı sahiline ulaşmak için yapılması gereken çalışmalar bilinmezse gemi karaya oturacaktır. Öyleyse ne zaman nasıl bir çalışma yapılacağı çok iyi bilinmelidir. Verimli bir çalışmanın nasıl gerçekleştirilebileceğini ilerleyen sayfalarımızda ayrıntılı olarak bulacaksınız.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="left"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">ÇALIŞMA TEKNİKLERİ</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Başarılı olmak için kazanılması gereken üç davranış vardır:</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Düşünme alışkanlığını kazanmak</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Öğrenci, sorunlarının çözüm yollarını kendi düşünmelidir. Gerek sınavlara hazırlık sürecinde gerekse yaşamda kişiye büyük katkılar sağlayacaktır böyle bir davranış. Kişinin kendine güvenini geliştirecektir. İş yapabilme kabiliyetini olumlu yönde etkileyecektir. Büyükler sadece bir kılavuzdur.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Anne baba ve öğretmenler deniz feneri gibidir. Ancak denizde giden öğrencidir. Asıl işi o yapmalıdır. Tabii bunu yaparken uyarılara kulak vermeyi ihmal etmemelidir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Burada öğretmenlere düşen görevler de vardır. Öğrencinin düşünmesi için ona yol açmalıdır. Öğrencinin yerine düşünülürse öğrencinin düşünme yeteneği gelişmez.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Okuma alışkanlığını kazanmak</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Sözcük olmadan düşünmek imkansızdır. Sözcük bilgisi düşünce ve zekayı geliştirir. Bu yüzden bizler sözcük hazinemizi geliştirici çalışmalar yapmalı, bol bol kitap okumalıyız.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Yapılan bilimsel araştırmalar sözcük bilgisinin önemini bize kanıtlamaktadır. Stevens Teknoloji Enstitüsü profesörlerinden Dr. Johnson O’cannor , işletmecilik alanında idare amiri olmak üzere ders gören 100 gence “kişinin kelime hazinesini ölçen” bir test uyguluyor. Beş yıl sonra yapılan araştırmalarda , test ları ilk yüzde ona giren öğrencilerin tamamının idare amirliklerine yükseldiği ; ı aşağı yüzde yirmi beşe dahil geçlerin hiçbirinin idare amiri olamadıkları ortaya çıkmıştır.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Hayatta başarılı olmak istiyorsanız kelime bilgisini artırınız. Göreceksiniz ki zekanız daha iyi işleyecek , kişiliğiniz renklenecek, hayatta daha başarılı olacaksınız. Çünkü kelime bilgisi artıkça insanın düşünme yeteneği ve zekası da artmaktadır. Çok okuyan sınavlarda çıkabilecek soruları da daha kolay çözerler.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Kendi kendine iş yapabilme alışkanlığını kazanmak</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Bir öğrenci, gerek sınavlarda gerekse hayatta başarılı olmak istiyorsa kendi başına davranma yeteneğini edinmelidir. Ders çalışırken hep başkalarından yardım beklememelidir. Aksi taktirde öğrenmesi gerekenleri tam olarak öğrenemeyecektir. Aile ve öğretmenler, öğrenciye yol gösterici olmalıdır. Ne aile ve öğretmenler bu sınırdan taviz vermelidir ne de öğrenciler bundan daha fazlasını talep etmelidir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Bisiklet sürenleri kırk yıl izleseniz, kendiniz bizzat bisikletin üstüne binip onu sürmeyi öğrenmeye çalışmadıktan sonra kesinlikle bisiklet sürmeyi öğrenemezsiniz. Sınavlara hazırlanırken karşılaşılacak sorunların aşılmasında büyüklerden sadece yardım isteyiniz, ancak sorunlarınızı onların çözmesini istemeyiniz. Ödevlerini hep başkalarına yaptıran bir öğrenci sınavlarda ne kadar başarılı olabilir ki?</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Anne ayı, yavrusuna, balık tutmayı nasıl öğretir? </span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">5-6 aylık yavru ayı, anneyle birlikte suya girer, anne ayı balık yakalar, birlikte yerler. Birkaç hafta sonra, anne ayı yakaladığı balığı sıkarak öldürür ve ağzından düşürür! Yavru ayı bu balığı yakalar! Bu oyun haftalarca sürer. Anne ayının suya düşürdüğü balık, her defasında biraz daha canlıdır. 5-10 saniye zaman bulsa iyice canlanıp kaçabilir. Ama yavru ayı buna fırsat vermez. Aylar sonra, anne ayının elinden düşürdüğü balık tam canlıdır. Yine de kaçamaz&#8230; Çünkü yavru ayı da artık usta bir balıkçı olmuştur. Anne ayı bunu görür. Artık yavrusuna balık vermez. Aç bırakır. Hatta bitkisel besinler ya da başkalarının artıklarıyla beslenmesini engeller. Yavru aç kalır. Balık yakalar.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Bir Çin atasözü şöyle der: “Bana söylersen unuturum, gösterirsen yarısını unuturum, yaptırırsan hiç unutmam”.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Burada anne baba ve öğretmenlere da görev düşmektedir. Öğrencinin görevlerin yapmamalı ona sadece yol göstermelidirler. Örneğin bir kelimenin anlamını soran öğrenciye kelimenin anlamını söylemek yerine sözlük tavsiye edilmeli, bir problemi soran öğrenciye sorunun çözümünü yapmak yerine çözüm sadece yöntemini göstermeli, bir konuda bilgi almak isteyen öğrenciye bilgi vermek yerine bilgiyi nerede bulacağını göstermelidir. Kısacası öğrenmeyi öğretmeli ki öğrenci hayat boyu kendi kendine öğrenmeyi gerçekleştirebilsin.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Bu davranışları edindikten sonra takip edilecek yöntemler:</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Yaşayarak öğrenme</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Ezberleme ile öğrenme gerçekleşmez. Kalıcı öğrenme içim öğrenme sürecinin içinde olmak gerekir. Bir problemin çözümü ezberlenirse o problem çözülür belki ama benzeri farklı bir problem çözülemez hatta belli bir süre sonra çözümü ezberlene problem vb. çözülemez çünkü unutma olur. Öyleyse bizzat çözüm yolları üzerinde çalışılmalı, ezberden uzak durulmalı. Türkçe dersi için okuma çalışması yapılmalı, metinler üzerinde durulmalı, düşünülmeli, metinden sorular çıkarılmalı, bilinmeyen kelimelerin ve kelime gruplarının anlamları bulunmalı, yazının konusu ve yazılış amacı belirlenmelidir. Matematikten ise konuların temel özellikleri iyi anlaşılmalı, problemlerin çözümleri üzerinde durulmalı, bütün veriler kullanılmalıdır. Sosyal bilgilerde ise harita atlas vb materyaller kullanılmalı. Fen dersinde deneysel bir çalışma yöntemi benimsenmelidir . Bunlar mümkün olduğu nispette yapılabilir. Yaşayarak öğrenme bol bol alıştırma yapmayla gerçekleşir. Bir kişi kemen çalan birini kırk yıl seyretse keman çalmayı öğrenmez, yüzmek, araba kullanmak gibi dersi öğrenmek de bizzat işin içinde olmayla mümkündür.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Burada dikkat edilecek bir husus da sevilen ders ve konuların yanında sevilmeyen (sevilmeyen ders olmamalı aslında) ders ve konulara da çalışılmalıdır öğrencilerin bir çoğu hep sevdikleri derslere çalışarak kendilerini yanıltıyor ve böylece çalışma eylemini gerçekleştirdiğini zannederek rahatlamaya çalışıyor. Oysa sevilen ders ve konular genelde bilinen ders ve konulardır. Öğrenme bilinmeyenin hafızaya alınması ise sevilmeyen ders ve konuların üzerinde yoğunlaşmak başarı için şarttır.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Atalarımız, bir şey hiç uygulanmasını yapmadan, yalnızca nasıl yapıldığını görmeyle öğrenilmez anlamına gelen; “Bakmakla öğrenilseydi kediler kasap olurdu.” atasözünü sözlüklerimize kazandırarak buraya kadar anlattığımız konuları en güzel şekilde özetlemişlerdir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Alıştırma</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Başarılı olmak için çok alıştırma yapmak gerekir. Çok örnek çözmek gerekir. Alıştırma yapmak konunun bütün yönlerinin kavranılmasını da sağlar.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Yardım isteme</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Gerek çalışma esnasında gerekse alıştırma yaparken anlaşılmayan yerler not alınmalı daha sonra da bu yerler bir bilene sorulmalı. Aileden biri, tanıdık biri, grup arkadaşlarından biri yardım almak için yeterli olabilir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Grup çalışması</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Öğrenci için ten başına ders çalışmak sıkıcı olabilir. Ayrıca öğrenci bilmediği sormak ihtiyacı duyduğu konuları öğrenmek için yanında her zaman bir öğretmen bulamayabilir. Bununla birlikte, bilinen bir şeyin başkasına anlatılması en etkili öğrenme yöntemlerindendir. Çünkü böyle bir çalışma yöntemi unutmayı engeller. Bütün bunları gerçekleştirmenin tek yolu grup çalışmasıdır. Dersleri iyi olan ve anlaşabileceğiniz 3-5 arkadaşla bir araya gelinerek böyle bir çalışma yapılabilir. Herkes birbirinden faydalanmış olur. herkes en iyi bildiğini bir diğerine anlatır.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Bir gün sormuşlar bilginlerden birine: “Ben kendime yeterim diyenlerle yardımlaşma başarıyı artırır diyenler arasında ne fark vardır?diye sormuşlar. Bakın göstereyim demiş, bilgin. Önce ben kendime yeterim diyenleri çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da bir metre boyunda kaşıklar. Bilgin bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz diye bir de şart koymuş. Peki demişler ve önlerindeki çorbaları içmeye teşebbüs etmişler Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan Bunun üzerine şimdi demiş bilgin, yardımlaşmanın gereğine inananları çağıralım yemeğe. “Buyrun” deyince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan. İşte demiş bilgin, kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafindan doyurulacaktır şüphesiz &#8230;</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Kendini düşünen, her şeyi ben kendim yapabilirim diyen, başkalarıyla bir şeyleri paylaşma ihtiyacı hissetmeyenlerin hayatta başarılı olma şansları yoktur, olsa bile mutlu olma şansları hiç yoktur. Paylaşan, birbirine yardımcı olan kişiler hem başarılı hem de mutlu olurlar .Grup çalışması paylaşmanın, yardımlaşmanın en güzel örneklerinden biridir. Grup çalışmasına katılan öğrencilerin başarılı olma şansları da diğerlerinden daha yüksektir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Deneme</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Öğrenci haftada bir deneme sınavı çözerek bilgilerini süreye bağlı olarak kullanmayı öğrenmelidir. Bu çalışmayla sınav sistemi için de tecrübe kazanılacaktır. Denemelerden sonra da mutlaka değerlendirme yapılmalı yanlış yapılan ve boş bırakılan sorular tespit edilmelidir. Yardım alınarak bu eksiklikler giderilmelidir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Tekrar</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Belli bir süre sonra, önceden öğrenilenler unutulur. Unutulmanın engellenmesi tekrarla mümkündür. Özellikle sözel derslerde unutma çabuk olur. Bunun için belirli aralıklarla tekrar bu derslerde çok gereklidir. Sınıfta öğrenilen ders eve gelindiğinde tekrar edilirse hafızaya alma daha da kolaylaşır, öğrenilenlerin unutulması zorlaşır. Sözel derslerde bu işe ek olarak bir de ön hazırlık faydalı olacaktır. Sınıfta görülecek ders önceden okunarak sınıfa gidilme şeklinde olur bu ön hazırlık. Bol bol test çözülerek de tekrar yapılabilir. Burada dikkat edilecek nokta, sorularla tekrar yapıldığından dolayı, eğer bilinemeyen, çözülemeyen soru olursa yardım alınarak bilgi eksikliğinin giderilmesi yoluna gitmeyi ihmal etmemektir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Değerlendirme</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Yapılan çalışmalar değerlendirilmelidir. Ne kadar çalışılmalıydı, ne kadar çalışıldı? Ne kadar yanlış var? Kaç boş var? Yetersizlik hissedilen konular neler? Eksikliklerin nasıl giderilmesi gerekir? Hatalara en aza indirmek için neler yapılmalı? Başarılı olmak için daha neler yapılabilir? Değerlendirme çalışmalarında bu soruların cevapları aranmalıdır. Bu değerlendirme, kişinin eksiklerini giderip tam öğrenmeyi gerçekleştirmek bakımından çok önemlidir.</span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-size: large; color: #000000; font-family: Verdana;">Ne yapıyorsanız başarıya ulaşma adına yapıyorsunuz. Yani kendiniz, kendi geleceğiniz için&#8230; Konuyu Sang H. Kim’in çok anlamlı ve ders alınması gereken güzel bir sözüyle tamamlayalım: </span></p>
<p style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" align="justify"><span style="font-weight: 700; font-size: large; color: #cc9933; font-family: Verdana;"><span style="color: #000000;">“Başarı size gelmez, siz ona gideceksiniz!”</span><br />
</span></p>
<p></span></p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/ders-calismayi-bilmek-gerek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rehberlik Nedir, Ne Değildir?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/rehberlik-nedir-ne-degildir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/rehberlik-nedir-ne-degildir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 May 2008 12:10:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi vermek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[istek]]></category>
		<category><![CDATA[isteklilik]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[önderlik]]></category>
		<category><![CDATA[ortam]]></category>
		<category><![CDATA[rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal haklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[tehdit etme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[Rehberlik Nedir, Ne Değildir? Rehberlik ne değildir? a)      Rehberlik çocuğun elinden tutup yürütmek, bütün ihtiyaçlarını karşılamak değildir. b)      Rehberlik öğrenciyi korumak, her sıkıntıdan kurtarmak, problemlerini çözmek için doğrudan yardım yapma değildir. c)       Rehberlik öğrenciye öğüt vermek, telkinde bulunmak, tavsiye yapmak &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/rehberlik-nedir-ne-degildir/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rehberlik Nedir, Ne Değildir?</strong></p>
<p>Rehberlik ne değildir?</p>
<p>a)      Rehberlik çocuğun elinden tutup yürütmek, bütün ihtiyaçlarını karşılamak değildir.</p>
<p>b)      Rehberlik öğrenciyi korumak, her sıkıntıdan kurtarmak, problemlerini çözmek için doğrudan yardım yapma değildir.</p>
<p>c)       Rehberlik öğrenciye öğüt vermek, telkinde bulunmak, tavsiye yapmak değildir.</p>
<p>d)      Rehberlik öğrencilere test uygulamak, anket yapmak, fiş doldurmak dosya tutmak gibi rutin işler değildir.</p>
<p>e)      Rehberlik okulda disiplini sağlama, öğrencileri tehdit etme,<span id="more-527"></span> kontrol altında bulundurma, onları yargılama işi değildir.</p>
<p>f)        Rehberlik idarenin istek ve arzularını öğrencilere empoze etmek, öğrenci ile okul idaresi arasında aracılık etmek işi değildir.</p>
<p>g)      Rehberlik öğrencilerin devamsızlıklarını incelemek, karne yazmak sekreterlik yapmak değildir.</p>
<p>h)      Rehberlik öğrenciyle ahbaplık etmek, sohbet yapmak, dertleşmek değildir.</p>
<p>i)        Rehberlik bilgi vermek, ikna etmek inandırarak ve önderlik ederek çocukların davranışlarını etkilemek değildir.</p>
<p>Rehberlik Nedir?</p>
<p>a)      Rehberlik öğrencinin kendisine yardım etmesi ağırlıklı çalışmalardır.</p>
<p>b)      Rehberlik öğrencinin kendisini tanıması ortaya koyması, kendi kararlarını kendisi vermesi, kendi hayatını kendisi yönlendirmesi ve sonuçlarında sorumlu olması işidir.</p>
<p>c)       Rehberlik isteklilik ve gönüllülüğe dayalı bir yardımdır.</p>
<p>d)      Rehberlikte öğrenci hakkında hazırlanan test, anket, bilgi toplama amaç değil, öğrencilere yardımcı olmak için kullanılan araçtır.</p>
<p>e)      Rehberlikte danışan öğrencilerin özellikleri ne olursa olsun, hasta olarak algılanmaz ve özelliklerine kişiliklerine saygı duyularak yürütülen çalışmalardır.</p>
<p>f)        Rehberlikte ilişkiler tek yönlü olmayıp, rehber ile öğrencinin karşılıklı saygı, hak, sorumluluk işbirliğine dayalı bir etkileşim ilişkisidir.</p>
<p>g)      Rehberlikte öğrenci hakkında edinilen bilgiler açık yakalama, tehdit etme baskı aracı olarak kullanılmayıp gizli ve özel her türlü bilgiler onun en verimli gelişimi için kullanılır ve gizli tutulur.</p>
<p>h)      Rehberlik öğrencinin karşılaştığı veya ileride karşılaşacağı problemler için öngörü kazandırmak, problemlere hazır hale getirmek, çözüm için beceri ve anlayış oluşturmaktır.</p>
<p>i)        Rehberlik bireyin benlik ve kişilik gelişimine yardımcı olmaktır.</p>
<p>j)        Rehberlik disiplin işi değildir. Yalnız öğrencilere her türlü uyumları için, program ve birlikte yaşama, bilmeden hatalara düşmemeye yönelik kurallar hakkında bilgi verilebilir.</p>
<p>k)      Rehberlik öğrencilerin her türlü eğitimi ve gelişimi için uygun ortam yaratmaktır.</p>
<p>l)        Rehberlik sadece sorunlu olan öğrencilerin problemlerinin çözümüne yardımcı olma, onlara bir takım hizmetler sunmayla sınırlı değildir. Önleyici, yönlendirici, uyum sağlayıcı, geliştirici, bütünleştirici,  aydınlatıcı fonksiyonlarıyla diğer öğrencilere de hitap etmektedir.</p>
<p>m)    Rehberlik sadece psikolojik danışma değildir, rehberlik aynı zamanda bir kişilik hizmetleri topluluğu olarak sağlık, sosyal kültürel v.b hizmetleri de içermektedir.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/rehberlik-nedir-ne-degildir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇOCUKLA İLETİŞİM İÇİN ÖNERİLER</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/cocukla-iletisim-icin-oneriler/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/cocukla-iletisim-icin-oneriler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 May 2008 15:03:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kural]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[sınıf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=387</guid>
		<description><![CDATA[ÇOCUKLA İLETİŞİM İÇİN ÖNERİLER AİLELERE YÖNLENDİRİCİ YARDIMCI KURALLAR En önemli sorunu dikkat dağınıklığı olacağı için eğitimde temelde dikkatini daha uzun verebileceği etkinlikleri seçin. Bu çocukların eğitiminde, en iyi performans ara verilerek yapılan ödevler, derslerde alınır. Bu nedenle uzun süreli ödevlere &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/cocukla-iletisim-icin-oneriler/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÇOCUKLA İLETİŞİM İÇİN ÖNERİLER</strong></p>
<p><strong>AİLELERE YÖNLENDİRİCİ YARDIMCI KURALLAR</strong></p>
<p>En önemli sorunu dikkat dağınıklığı olacağı için eğitimde temelde dikkatini daha uzun verebileceği etkinlikleri seçin.<br />
Bu çocukların eğitiminde, en iyi performans ara verilerek yapılan ödevler, derslerde alınır. Bu nedenle uzun süreli ödevlere sık sık ara vererek yaptırın. Bu nedenle çocuğun sıkıldığını hissettiğiniz an ara verin.<br />
Ev ortamının rahat ve kurallar açısından gevşek değil, katı sıkıcı özelliği olmayan ancak kesin sınırları çizilmiş kuralları olmalıdır.<br />
Uzun süreli olan ödevler küçük parçalara ayrılmalıdır. Basamaklar halinde neden sonuç ilişkisi kurularak verilmelidir.<br />
Çocuğun iyi niyetli olarak her çabayı, eğer olumlu sonuçları olmuşsa destekleyin<span id="more-387"></span>, olumsuz sonuçları olmuşsa görün ve iyi niyetiyle yaptığını söyleyin.<br />
Özellikle puanlamaya bağlı ödül sistemi motivasyonu arttırır. Bu nedenle başarıyla ilgili çalışmalarını yıldızlarla özgülerle ödüllendirin.<br />
Her türlü komutlarınızı yalın ve basit bir dille söyleyin.<br />
Sık sık geri bildirimde bulunun.<br />
Harekete geçmeden önce &#8221;dur-düşün-eylemi yap&#8221; komutunu takip etmesini isteyin.<br />
Sözlü anlatımlara daha çok yer verin. Zira sözlü sınavlarda daha başarılı oldukları unutulmamalıdır.<br />
Çocuğa karşı önlemler alınırken diğer kardeşler tarafından kıskanılacağı düşünülerek mümkün olduğunca diğer çocukların dikkatini çekecek aşırılıklardan kaçınılmalıdır.<br />
Sıklıkla sınıf değişikliği yapmak olumsuz etkilere neden olacaktır. Ancak ciddi sorunların yaşandığı sınıftan gerçek anlamda yararlanabileceği başka bir sınıfa geçmesi de olumlu sonuçlara neden olacaktır.<br />
Ona nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun.<br />
Öğrenmenin duygusal yönünü göz ardı etmeyin. Çocuk faaliyetlerin eğlendirici yönünü bulmak, başarısızlık ya da beceriksizlik yerine başarılı olmanın tadına varmak, korku ve sıkılmanın yerine heyecan duymak isterler. Bu nedenle duygularını gözlemleyin.<br />
Çocuklar düzenli ortamlara ihtiyaç duyarlar. Kendi başlarına iç dünyalarını düzenleyemedikleri için dış dünyanın başkaları tarafından düzenlenmesini isterler. Listeler yapın. Ne yapacaklarını bilmeyen ya da unutan çocuklar için bu listeler çok faydalı olacaktır. Onlar; hatırlamaya, prova yapmaya, tekrar etmeye, yönlendirmeye, sınırlar konmasına ve düzene ihtiyaçları vardır.<br />
Kuralları yazın. Her dakika göz önünde olabilecek yerlere asın. Çocuk kendinden ne beklendiğini bilirse kendini daha güvenli bir ortamda hissedecektir.<br />
Ondan istediklerini tekrarlayın, anlatın, yazın, söyleyin. Çocuklar kendilerinden istenileni birden fazla kez duymak isterler.<br />
Sürekli göz göze gelmeye çalışın.<br />
Sınırlar koyun. Sınırlar çocuklara ceza vermek için değil onları rahatlatıp kendilerine güvenine arttırmaya yardımcı olacaktır. Sınır koymayı sık sık sizden beklendiği gibi vaktinde ve yalın biçimde yapmaya çalışmalısınız.<br />
Önceden belirlenen programa dakik ve sadık kalmaya çalışın.<br />
Okul sonrası yapması gerekenleri, ödevlerini yazmasına yardımcı olun. Böylece çocuğun ne büyük özelliklerinden birinin önüne geçersiniz. ERTELEME!!<br />
Çocuğun öğrendiklerini sık sık tekrarlayın, kontrol edin. Bu tür kontroller çok faydalıdır, çocuğu çalışmaya sevk eder.<br />
Büyük projeleri küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün.<br />
Çocuğun başarılarını, yapabildiklerini yakalamak için tetikte olun. Çocuklar sürekli başarısızlık yaşadıkları için olumlu tepkilere çok fazla ihtiyaç duyarlar. Cesarete çok ama çok ihtiyaç duyarlar. Övgüyle büyür gelişirler, övgü almadıklarında siner içe kapanırlar.<br />
Öğretirken konu başlıklarını kullanın. Ana fikir çıkarmayı öğretin. Çocuklar bunu kolay öğrenemezler. Ancak bir kez öğrendiklerinde de onu şekillendirirler. Çocuğa öğrendiğinin gerekli olduğu bilincini öğretmek gereklidir<br />
Çocuklar daha çok görsellikle kazanırlar. Bu nedenle söylediklerinizde, yapmak istediklerinizi yazarsanız, resmini yaparsanız dikkatini daha çok çekecek ve öğrenecektir.<br />
Komutları basitleştirin, seçenekleri açıklayın, zamanı basitleştirin. Basit cümleler daha kolay kavranır.<br />
Ana renkli cümleler kelimeler kullanın. Renkli dil katılımını ve dikkati arttıracaktır.<br />
Çocuğun kendini değerlendirmesine yönelik yardımcı olun. Çoğu zaman nasıl davrandıklarının farkında değildirlerdir. Ona şu şekilde sorabilirsiniz. &#8221; Şimdi ne yaptığının farkında mısın?, Bunu başka şekilde nasıl söylersin?, Sen öyle dediğinde arkadaşların neden üzüldü biliyor musun?&#8221; Gibi cümleler kendi kendini tanımaya yöneltecektir.<br />
Ondan beklediklerinize açıklık getirin.<br />
Davranışları yönlendirmek için küçük çocuklarda yıldız, sakız gibi ödüller; büyük çocuklarda puan verme sistemini kullanabilirsiniz. Ödül almak saptanan hedefe ulaşmaları daha kolay olacaktır.<br />
Eğer çocuk sosyal işaretlerden vücut dili, ses tonu, zamanlama vb.. anlamıyorsa o zaman tedbirli şekilde onları öğretmeye çalışmalıdır. Örneğin, &#8221;Sen önce kendi hikayeni anlatmadan önce arkadaşını bir dinle bakalım.&#8221; &#8221;Karşındaki konuşurken onun gözlerine bakmaya çalış.&#8221; gibi.. Bu çocuklarda başkalarıyla düzenli iletişim kurma becerisini geliştirin.<br />
Sınavları tamamlamayı çevirin.<br />
Gruba bağlı kalmasına dikkat edin.<br />
İşleri oyun şekline çevirin.<br />
Nelere ihtiyacı olduğunu ona dikte etmek yerine, sizden yardım istemesini bekleyin.<br />
Planlarınızı etkinliklerinizi mutlaka daha önceden anlatın. Zira çocuklar güvenli ortamda kendilerini daha iyi hissederler. Bilmediklerini ne olacağını kestiremedikleri durumlarda şaşkınlaşırlar, paniklerler.<br />
Övün, sırt sıvazlayın, onaylayın, cesaret verin, umutlandırın.<br />
Daha büyük çocuklarda öğrendiklerini daha sonra hatırlayabilmeleri için ufak notlar yazdırın. Notlara sadece sizin söyledikleriniz değil kendi eklemelerini yazmalarını da isteyin.<br />
Ders başlamadan önce dikkatini toplamasını sağlayın. Bunun için sessizlik ya da el çırpma yöntemini kullanabilirsiniz. Odanın değişik bölümlerinden elinizle sinyaller vererek dikkatini toparlayabilirsiniz.<br />
Sportif faaliyetlere teşvik edin.<br />
Büyük çocuklarla o gün anlatılacak konuyu biraz tartışmak çocuğun konuyu bilerek derse katılımını, dolayısıyla stres faktörünü azaltacaktır.<br />
Her an yapabildiği güzel şeyleri yakalamaya ve övmeye çalışın.</p>
<p> <br />
<strong>ETKİLİ YÖNERGE VERME </strong></p>
<p>Biz birçok sorunlu çocukla ilgilenirken anne babanın yönerge verme biçimlerine dikkat ettiklerinde çocukların uyumunda çok belirgin düzelmeler elde ettiklerini gözlemliyoruz. Bu nedenle çocuğunuzdan bir şey istediğinizde bu kurallara uymanız yararlı olacağını düşünüyoruz. · Gerçekte yapılmasını ve bitirilmesini istediğiniz bir şey için istekte bulunun. · Cümleleriniz basit ve anlaşılır olmalı. Yalvarma veya kızma biçiminde olmamalı. · Yönergenin yerine getirilmesi için yeterli süre verilmeli. · Çocukla göz kontağı kurulmalı. · Çocuğun dikkatini dağıtabilecek etkenle kaldırılmalıdır. · Gerekirse ne istediğinizi tekrarlatarak çocuğunun sizi anladığından emin olun. · Gerekirse görev kartları yapılabilir.</p>
<p><strong>ÇOCUĞUNUZUN ÇEVRESİYLE SORUN ÇIKARMADAN KENDİ KENDİSİNİ OYALAMASININ SAĞLANAMASI </strong></p>
<p>Birçok anne baba çocuklarının kendilerini sık sık bölmeleri yüzünden işlerini bitirmemekten ve dinlenememekten yakınırlar. · Yemek yapmak gazete okumak ve telefonla konuşmak gibi bir işe başlamadan önce çocuğunuzda uyarıda bulunun. Bu uyarı iki mesaj içermelidir. &#8216;Ben meşgulken sen &#8230;.. yapabilirsin. Beni oyalama ve rahatsız etme&#8217; Çocuğun yapması önerilen şeyin onun sevdiği bir şey olmasına dikkat edin. · İşinizi başladıktan kısa bir süre sonra çocuğunuzun yanına giderek olumlu davrandığı için ona güzel söyleyin ve devam etmesini isteyin. Sonra işinize geri dönün. · Kısa bir süre sonra tekrar çocuğunuzun yanına giderek aynı işlemi tekrarlayın. · Aradaki süreyi arttırarak aynı işlemi tekrarlamaya devam edin. · Eğer çocuğunuzun uğraştığı şeyi bırakmak üzere olduğunu hissederseniz sizi rahatsız etmediği için övücü sözler söyleyip devam etmesini isteyin. · Her gün süreyi uzatarak bu işlemi uygulamaya devam edin. Bir süre sonra çocuğunuzun siz bir işle uğraştığınız sürece sizi kesmeden kendi başına bir aktivite yapmayı becerecek duruma gelecektir.</p>
<p><strong>ÖZEL ZAMAN UYGULAMASI<br />
</strong>Yaklaşık olarak 20-30 dakika süreli bir zaman içerisinde gerçekleştirin.<br />
İlk haftalarda dört- beş gün daha sonraları haftada bir iki gün uygulanmalıdır.<br />
Oyun veya aktivite seçimi çocuğa bırakılmalıdır.<br />
Her gün belirlenen zamanda yapılması ve bunun daha önceden çocukla anne baba arasında konuşulması uygulamanın ciddiyetini arttırabilir.<br />
Bire-bir uygulanmalıdır. Yani anne babadan birisiyle çocuğunuz, diğer kardeşler katılmamalıdır.<br />
Sadece bu zaman için ayrılmış stressiz bir zaman seçilmelidir.<br />
Önce çocuğun oyunu izlenmeli sonra ilgilenildiği gösterilmelidir.<br />
Anne baba çocuğu oyun içindeki davranışlarından dolayı eleştirmemeli emirler vermemeli ve oyunun inisiyatifini kendi üzerine almamalı, hatta çocuğun oyun sırasında hile yapmasına bile göz yummalıdır.<br />
Anne baba beraber yapılan aktiviteden veya oynanan oyundan hoşnut olduğunu söz ve jestlerle belli etmelidir.<br />
Oyun sırasında çocuğun olumsuz davranışları olabildiğince göz ardı edilmeli bu davranışlar sürerse nedeni belirtilerek aktivite sonlandırılmalıdır.<br />
<strong>ÇOCUĞUN UYUMUNU ARTTIRMA </strong></p>
<p>Bir şey istediğinizde bu çocuğunuz tarafından yerine getirilirse bunu ne kadar iyi yaptığını hemen söyleyin. Çocuğunuz bu davranışı sonlandırıncaya kadar onu bekleyin ve övün. · Bir şey istediğinizde ve çocuğunuz bunu yapmaya başladığında hemen ona bu davranışını takdir ettiğinizi belirtin. &#8216;Bir şey getirmeni söylediğimde yapman çok hoşuma gidiyor.&#8217; Özellikle yaptığı davranışa yönelik övgü olmalı. · Bir süre sonra çocuğunuzun davranışını izleyin ve devam ediyorsa tekrar olumlu sözler söyleyin. · Eğer sizin söylemenizi beklemeden olumlu bir iş veya görev yaparsa özellikle daha önceden yapmadığı bir görevi yaparsa daha kuvvetli övgü sözcükleriyle beğeninizi dile getirin. · Bu istekler ve verilen görevler yapılması kolay olduğu için davranış sorunları olsa bile çoğu çocuk tarafından uygulanabilir. Bu çocuğunuzu &#8216; iyi çocuk&#8217; olabilme şansını yakalama fırsatı sağlayacaktır.</p>
<p><strong>EV PUAN SİSTEMİNİN ÖZELLİKLERİ </strong></p>
<p>4-7 Yaş arası markaları kullanmanızı öneriyoruz. 8-11 Yaş arası puanlama sistemini kullanmanızı öneriyoruz. 1.Hafta sadece ödüllendirme için kullanılır. Amaçlar<br />
Çocuğun ödüllendirilmesinin sistemli bir şekle getirilmesi bu amaçla puanlama ve markaların kullanımı<br />
Çocuğun uyumuna ve sosyal davranışına anne babanın ilgisinin artırılması<br />
Puanlama sisteminin amaçları<br />
Etkili bir ödüllendirme yöntemi<br />
Esnek ve uygulanabilir sistem<br />
Etkinliği uzun süre devam eder. Çocuk ödülü alıp doyuma ulaştıktan sonra olumlu davranmayı sona erdirmez.<br />
Sistematik ve planlı bir yöntem<br />
Anne babaların çocuklarının olumlu davranışlarına ilgileri artar.<br />
Çocukta &#8221;iyi bir şey yaparsam iyi bir karşılık alırım.&#8221; Düşüncesinin yerleşmesini sağlar. Böylece çocuğun sosyal yaşama hazırlanmasında yararlı olur.<br />
EV PUAN SİSTEMİNİN UYGULANMASI</p>
<p>Bazı durumlarda çocuğun davranış sorunları ile başa çıkmada ve olumlu davranışları yöneltmede övgü yeterli olmayabilir. Bu durumda daha etkin yöntemlere gerek duyulabilir. Bu yöntemlerden birisi &#8221;ev puan sistemidir.&#8221;<br />
Puanlama sistemi için çocuğunuzun yaşına uygun düzeneği hazırlayın.<br />
Çocuğunuza bu yöntemi açıklayın. Onu yaptığı olumlu davranışlar için yeterince düzenli bir biçimde ödüllendirmediğinizi ve yeni bir sistemle bu sorunu çözebileceğinizi düşündüğünüzü anlatın.<br />
Puanlama veya marka sistemi için bir kumbara veya çizelge hazırlayın.<br />
Kazanılacak puanların karşılığı olan ödül ve izinlerin eş değerlerini gösteren bir liste hazırlayın. Bu listede en az 10-15 madde içermektedir.<br />
Çocuğun ev işlerine katkı ve diğer bazı görevleri yapması sonucu elde edeceği puanları listeleyin. Günlük haftalık aylık ödülleri belirleyin.<br />
Belirtilmeyen veya çok olumlu davranışlar için sürpriz puanlar verebileceğinizi belirtin.<br />
Puanların veya markaların ancak olumlu davranışların sonunda verilebileceğini belirtin.<br />
Başlangıçta küçük olumlu davranışları ödüllendirerek bu sisteme başlayın. Çocuğun sisteme ısınmasını sağlayın. İlk hafta ceza puanı uygulamayın.<br />
<strong>CEZA ZAMAN UYGULAMASI</strong></p>
<p>Bu programın uygulanmasında en hassas nokta bu bölümdür. Bu bölüme uymak istemediklerinde onları yönlendirmek çok fazla dikkat ve beceri gerektirir. Bir isteğiniz yerine getirilmezse neler olacağı konusunda tehditler savurmayın. İsteğinizi yerine getirmeye başlarsa daima övgü ve beğeninizi dile getirin. Verdiğiniz yönergeyi alabildiğince az sayıda tekrar edin.<br />
Çocuğunuza isteğinizi kararlı ancak hoş bir biçimde söyleyin.<br />
Söyledikten sonra beşe kadar sayın. (Sesli veya içinizden)<br />
Eğer çocuğunuz beş saniye içinde harekete geçmezse onunla göz kontağı kurarak &#8216;isteneni yapmazsan odana gideceksin&#8217; diye kararlı bir ses tonuyla konuşun.<br />
Tekrar beşe kadar sayın.<br />
Eğer çocuğunuz bu ikinci beş saniye içinde yine harekete geçmezse söyleneni yapmadığı için daha önceden belirlediğiniz sandalyeye veya odasına gönderin. Bunu hemen gerçekleştirin. Söz vermeleri veya özür dilemeleri dikkate almayın.<br />
Çocuğunuz siz söyleyene kadar orada kalacağını ve orada uygun davranmazsa sürenin uygun davranana kadar uzayacağını belirtin. Bunları tekrar etmeden bir kez ve anlaşılır biçimde söyleyin.<br />
&#8221;Ceza zamanı&#8221; süresince çocuğunuzla tartışmayın başkalarının da konuşmamasını sağlayın.<br />
Uygun bir sürenin sonunda &#8221;ceza zamanı&#8221; sonlandırın. Sürenin bitiminden sonra ceza hakkında konuşmaktan kaçının.<br />
Yaptığı ilk olumlu davranışta çocuğunuzu ödüllendirmekten kaçınmayın.<br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/cocukla-iletisim-icin-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇOKLU ZEKA VE ÖĞRENME</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/coklu-zeka-ve-ogrenme/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/coklu-zeka-ve-ogrenme/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2008 11:12:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[bedensel]]></category>
		<category><![CDATA[beyinsözel]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOKLU ZEKA]]></category>
		<category><![CDATA[içsel]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[ZEKA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/index.php/coklu-zeka-ve-ogrenme/</guid>
		<description><![CDATA[Çoklu Zeka ve Öğrenme Türleri        Zekanın çok çeşitli tanımları yapılmıştır. Genel olarak zeka, bireyin kavramlar ve algılar yardımı ile soyut ve somut nesneler arasında ilişki kurabilme, soyut düşünebilme, mantık yürütebilme, bu zihinsel olguları olumlu bir şekilde bir amaç doğrultusunda &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/coklu-zeka-ve-ogrenme/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çoklu Zeka ve Öğrenme Türleri</strong></p>
<p>       Zekanın çok çeşitli tanımları yapılmıştır. Genel olarak zeka, bireyin kavramlar ve algılar yardımı ile soyut ve somut nesneler arasında ilişki kurabilme, soyut düşünebilme, mantık yürütebilme, bu zihinsel olguları olumlu bir şekilde bir amaç doğrultusunda kullanabilme yetenekleri olarak tanımlanabilir. Kısaca bireyin yeni durumlara uyabilme yeteneğidir. Başka bir tanımda zeka, bireye kalıtımla gelen, merkezi sinir sisteminin görevlerini kapsayan, deneyimler, öğrenme ve çevrenin etkileri ile biçimlenen yetenekler bileşimidir. İnsan beyni devamlı olarak bir şeyler algılar ve bunları  gereksinim duyduğunda kullanmak üzere depolar. Biz buna “öğrenme” diyoruz.</p>
<p>            Öğrenme sürecinde insan<span id="more-330"></span> beyninin değişik alanları görev yapmaktadır<!--more-->. İnsan beyninin bu bölgelerinin çalışması beynin işleyiş biçimidir. İnsanlar birbirlerinden farklı özelliklerle doğarlar. Hiçbir insan (özdeş ikizler hariç) kardeşte olsa özellikleri bakımından birbirine benzemez. Her insan da kendi özellikleri bakımından (kendi içinde) farklılıklar gösterir. İnsanın zekası da tek boyutlu değildir; aksine insan farklı derecelerde ve çeşitli zekalara sahiptir. Yani insan beyninin değişik bölgeleri, değişik şekilde çalışmaktadır, bazı bölgeler daha hızlı, bazı bölgeler daha yavaştır. İnsan beyninin bu farklı çalışma biçimleri ise çoklu zekayı oluşturmaktadır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan çoklu zeka kavramı teorisini, 1983 yılında Psikolog Howard Gardner ortaya atarak eskiden beri gelen zeka ile ilgili kavramları yıkmıştır.</p>
<p>          Howard Gardner’e kadar, zekanın tek olduğu, ömür boyu değişmeyeceği veya zekanın doğuştan sabit olduğu ve çevrenin etkisiyle fazla değişiklik göstermesinin mümkün olmadığı düşünülüyordu. Gardner ise yedi tür zeka olduğunu ve bu yedi tür zekanın farklılıklar gösterdiğini ortaya atarak bu farklılıkların ve çeşitliliğin bireyin öğrenme biçimini, zayıf ve kuvvetli yönlerini, ilgi alanlarını belirlediğini öne sürmüştür. Bireysel ayrılıkların var olduğunun kabul edildiği eğitim sistemlerinde, her bireyin bireysel ayrılıkları göz önüne alınarak öğrencilerin ilgileri, yetenekleri, duyguları, sosyal yapıları, kuvvetli ve zayıf yönleri tanınır; bireyin kuvvetli olan yönlerinin daha da güçlendirilmesi ve her öğrencinin öğrenmesinin mümkün olduğu ortaya konmuştur. Gardner, ilk hedefte insanda yedi tür zeka olduğunu savunmuş, daha sonra sekizinci bir zekanın varlığını ortaya koymuştur. Yapılan çalışmalar insan zekasının daha çok çeşitlerinin ortaya çıkarılabileceğinin bir işaretidir.</p>
<p><strong>Çoklu Zeka Çeşitleri</strong></p>
<p><strong>1.Sözel/Dilsel zeka:</strong> Bireyin dili iyi kullanma, iletişim kurma becerisidir.</p>
<p><strong>2.Matematiksel/Mantıksal Zeka:</strong> Mantık ve sayılarla ilgili kavramları kavrayabilme, farklılıkları ayırt edebilme, araştırma ve karşılaştırma yapabilme, sebep sonuç ilişkilerinde akıl ve mantık yürütme yeteneğidir.</p>
<p><strong>3.Bedensel/Kinestetik Zeka:</strong> Bedenin tamamının veya çeşitli bölümlerinin problem çözmede, bir üretim veya gösteri sırasında kullanılması ile ilgili becerisidir. Dans etme, atletizm, aktörlük, operatörlük gibi beceriler buna örnek gösterilebilir</p>
<p><strong>4.İçsel zeka:</strong> Kişinin kendi güçlü ve zayıf yönlerini bilme ve içinde bulunduğu duygulara duyarlı olabilme yeteneğidir.</p>
<p><strong>5.Görsel Zeka:</strong> Zihinsel modelleri kavrayabilme, resim ve şekillere ve üç boyutlu nesneleri kavrayabilme ve en küçük ayrıntılara kadar çizebilme yeteneğidir.</p>
<p><strong>6.Müziksel/Ritmik Zeka:</strong> Sözsüz sesleri tanıyabilme ve kullanabilme yeteneği, beste yapma, ritim tutma yeteneğidir.</p>
<p><strong>7.Kişiler arası zeka:</strong> Empati kurabilme, başkalarının duygu ve düşüncelerini kolayca anlayabilme yeteneğidir.</p>
<p><strong>Çoklu Zeka Teorisinin Genel Prensipler</strong>i</p>
<p><strong>1.</strong>Zeka tekil değil, çoğuldur. Tüm insanlar çok farklı zeka türlerine sahiptir.</p>
<p><strong>2.</strong>Her birey aktif zekalara sahiptir, bu zekalar ona özeldir ve bireyin zekası aktif zekalarının karışımıdır.</p>
<p><strong>3.</strong>Zeka her bireyde ve bireyin kendisinde de farklılıklar gösterir.</p>
<p><strong>4.</strong>Tüm zeka çeşitleri dinamiktir.</p>
<p><strong>5.</strong>Çoklu zeka tanımlanabilir.</p>
<p><strong>6.</strong>Tüm zekalar geliştirilebilir. Her zekanın gelişimini kendi içinde değerlendirmek gerekir.</p>
<p><strong>7</strong>.Her birey kendi zekasını tanıma ve geliştirme hakkına sahiptir.</p>
<p><strong>8.</strong>Bir zekanın kullanılması sırasında diğer zekalardan faydalanılabilir.</p>
<p><strong>9</strong>.Bireyin gelişim özellikleri, içinde yaşadığı çevresi, kalıtım yolu ile kazandıkları zekalarının gelişmesini etkiler.</p>
<p><strong>10</strong>.Bireyde bulunan tüm zekalar bireyin kendisini geliştirmesi için birbirinden farklı ve bireye özeldir.</p>
<p>    Bireyin gelişimini inceleyen bilimsel teoriler, çoklu zeka teorisini desteklemektedir. Yeni araştırmalar bireyde bulunan çoklu zeka sayısının artabileceğini savunmaktadır.</p>
<p><strong>Çoklu zeka konusunda bilmemiz gereken önemli noktalar</strong>:</p>
<p>1. Zeka öğretilebilir.</p>
<p>2. Her bireyin zekası kendine özeldir.</p>
<p>3. Her bireyin güçlü ve zayıf zekaları vardır.</p>
<p>4. Bireyin zayıf zekaları güçlendirilebilir; güçlü zekaları daha da güçlü hale getirilebilir.</p>
<p>5. Birey, her yaptığı en basit iş ve davranışta çoklu zeka bölümlerini kullanır.</p>
<p>6. Bireyin hayatı sayısal ve sözel aktivitelerle sınırlandırılmayacak kadar çok renkli ve zengindir. Sadece bir zeka bölümü ile değerlendirilmemesi gerekir.</p>
<p>7. Tüm zekaların hayat boyu gelişmesi mümkündür.</p>
<p>Bireyler güçlü olan zeka bölümlerini daha yoğun kullanırlar, fakat diğer zekalarının gelişimi için de çaba harcadıklarında hayatlarını etkileyecek güzellikleri yakalayabilirler ve başarmanın mutluluğunu yaşama şansına sahip olabilirler.</p>
<p><strong>Çoklu Zeka ve Öğrenme</strong></p>
<p>    İnsanların zekalarında farklılıklar olması demek, onların öğrenme hızlarının ve öğrenme biçimlerinin de farklı olması demektir. Thomas Jefferson “Eşit olmayan insanlara eşit davranmaktan daha büyük eşitsizlik olmaz” diyerek bunu en güzel şekilde dile getirmiştir. İnsanların birbirleri ile ortak olan tek yönleri ise insan olmalarıdır. Ama her biri kendine özel ve tek olarak yaratılmıştır. İnsanlara eşit davranmanın yolu, onların eşit olmadıklarını kabul etmek ve onlara buna göre davranmak gerektiğini bilmekten geçmektedir. Öğrencilere eşit davranmak ise onların öğrenenler olarak birbirlerinden farklı ve her birinin özel olduklarının farkına varmaktır.</p>
<p><strong>Bu fark nasıl anlaşılır?</strong></p>
<p><strong>1.</strong>Sınıfta bulunan bu çocuklar kimdir?</p>
<p><strong>2</strong>.Gelişim özellikleri nasıldır?</p>
<p><strong>3</strong>.Yetenekleri ve ilgi alanları nelerdir?</p>
<p><strong>4</strong>.Öğrenme yönünden hangi alanları güçlü, hangi alanları daha zayıftır?</p>
<p><strong>5.</strong>Aile yapıları ve yaşadıkları çevre özellikleri nelerdir?</p>
<p><strong>6</strong>.Duygusal özellikleri nelerdir?</p>
<p><strong>7.</strong>Sağlık durumları ve fiziksel özellikleri nelerdir?</p>
<p><strong>8.</strong>Öğrenme sitilleri nasıldır?</p>
<p>         Bu özelliklerin bilinmesi, öğrencilerin birbirlerinden farklı olduklarının fark edilmesi demektir. Öğrenciler, aynı takvim yaşında olmalarına rağmen cinsiyet, renk, boy ve kilo, ilgi, yetenek, öğrenme sitili, duygu ve düşünme biçimi, yaşadıkları aile, çevre ve kültürel değerleri, gelişim evreleri, sağlık özellikleri, tercihleri, hatta her birinin yaşam öyküleri yönüyle farklılıklar ve değişiklikler arz ederler. Bunun yanında bilinmesi gereken en önemli husus ise her birinin kendine has bir öğrenme kapasitesinin ve kendi içinde de güçlü ve zayıf yönlerinin olduğudur. Ayrıca öğrenen olarak her bir öğrencinin kendisini sınıf içerisinde güvende hissetmeye, başarabildiği kadarı ile başarıyı tatmaya, her birinin sevilmeye, kendini değerli hissetmeye, fark edilmeye ve kabul görmeye ihtiyacı vardır ki, bunlar insanın en doğal ihtiyaçlarıdır. İnsanlar, bu ihtiyaçları doyurulduğu ölçüde mutluluğu yakalayabilirler.</p>
<p><strong>Öğrenme Türleri</strong></p>
<p>     Öğrenciler, her alanda olduğu gibi öğrenme türlerinde de birbirlerinden farklılık gösterir. Her öğrencinin kendine has bir öğrenme biçimi vardır ve dolayısıyla uygulanan her öğretim yöntemi tüm öğrenciler için etkili olmayabilir. Öğretmenler, her bir öğrencinin farklı öğrenme yaklaşımını kabullenip güçlü olduğu zeka türünü dikkate alarak çok daha kolay öğrenmesini sağlayabilirler.</p>
<p>    Öğrenme türlerinde ki farklılıkların kabul edilmesi ise, her öğrencinin güçlü olduğu öğrenme yöntemiyle becerilerini geliştirmesine yardım edecek bir öğretim yaklaşımını da kabul etmek demektir. Burada önemli olan öğrencilerin öğrenme türlerinde duyusal tercihlerinin neler olduğunun ve bu tercihlerin öğrenmelerini nasıl etkilediğinin bilinmesidir.</p>
<p><strong>Duyusal Tercihler Nedir?</strong></p>
<p><strong>1.Görsel</strong>: Bu tür bir zekaya sahip öğrencilerde en iyi öğrenme görerek öğrenmedir. Bu tür öğrenme yaklaşımına sahip olan öğrencilere anlatımdan çok göstererek öğretme etkili olur.</p>
<p><strong>2.İşitsel</strong>: Bu tür zekaya sahip olan öğrenciler görsel yolla öğrenen öğrencilerin aksine işittiklerini daha kolay öğrendikleri için anlatım yolu ile öğretilenleri daha etkin olarak öğrenirler.</p>
<p><strong>3.Devin-duyusal</strong>: Bu tür zekalara sahip olan öğrencilerde öğrenme dans ve vücut dilini kullanarak, oyun oynayarak, spor yaparak ya da yeni bir icat yaparak olmaktadır. Bunların daha etkin öğrenmelerini sağlamak için gösteri, rol oynama, mim, drama, gezi gözlemin kullanılması etkili olacaktır.</p>
<p><strong>4.Dokunma:</strong>Dokunarak algılama yeteneği gelişmiş olan öğrenciler materyallere elleri ile dokunarak daha etkin öğrenmektedirler.</p>
<p>        Araştırmacılar, duyusal tercihlerin öğrenmenin sadece bir boyutu olduğunu, bunun dışında,</p>
<p>1.Öğrenme ortamının ses düzeyi,</p>
<p>2.Işık alma durumu,</p>
<p>3.Ortamın ısısı,</p>
<p>4.Öğrencilerin oturma düzeni,</p>
<p>5.Öğrenme ortamında ki hareketlilik,</p>
<p>6.Oluşturulan grubun büyüklüğü ya da küçüklüğü,</p>
<p>7.Uygulanan öğrenme etkinliğinin türü,</p>
<p>8.Öğrenme esnasında öğrencilerin belirlenen zamana uyup uyamama, yeme içmeye ihtiyaç duyma, gezinme gibi kişisel tercihleri,</p>
<p>9.Öğrencilerin zaman tercihleri gibi pek çok başka etken de olduğunu ifade etmişlerdir.</p>
<p>           Öğrenme türlerini öğrencilerin beyinlerini kullanış şekilleri de etkiler.</p>
<p>          Bazı öğrencilerin; beyinlerinin sağ lopunu bazılarının da sol lopunu kullandıkları tespit edilmiştir. Bilim adamları beyinlerinin sağ lopunu kullanan kişilerin öğrenmeyi; bütünden parçaya doğru kavradıkları, tümdengelimci bir anlayışa sahip olduklarını ve bu yolla daha etkin bir öğrenme gerçekleştirdiklerini, beyinlerinin sol lopunu kullanan kişilerin ise parçadan bütüne ulaşarak daha kolay bir öğrenme gerçekleştirdiklerini tümevarımcı bir anlayışa sahip olduklarını ortaya koymuşlardır.</p>
<p>      Beyinlerinin sağ lopunu kullananların kurallardan ve kalıplardan hoşlanmadıkları, sol lopunu kullananların ise geleneksel düzendeki sınıfları, yapı ve kalıpları tercih ettikleri görülmektedir. Etkili bir öğrenmenin gerçekleşebilmesi için öğretmenlerin de öğrenme türlerinin bilinmesi gerekir.</p>
<p>         Öğretmenlerin kendi öğrenme türünde öğrenen öğrencilerle daha kolay iletişim kurduğu ve o öğrencilerle daha rahat çalıştığı da bir gerçektir. Arzulanan eğitimde, her öğrencinin öğrenme profilinin çıkarılması ve öğrencilere has öğrenme ortamlarının hazırlanması hedeflenmektedir.</p>
<p>         Öğrenme ortamları hazırlanırken öğretmenlerin; öğrenme türlerinden birinin diğerine göre üstünlüğünün olmadığını, sadece farklılığının olduğunu, her öğrenme türünün ilgili zeka sınırlarını ilgilendirdiğini, bazı öğrenme türlerinin zorlamalara karşı koyarak değişiklik istemediğini bilmesi ve uygun ortam ve çözüm üretebilmek için öğrencilerinin bireysel farklılıklarını kabul etmesi ve anlaması gerekir.</p>
<p>         Öğretmenler, sınıfta uygun öğrenme ortamlarını zenginleştirmek ve çeşitlendirmek için;</p>
<p>1.Farklı grup seçenekleri oluşturma,</p>
<p>2.Öğrencilerin hareket etmelerine imkan verme,</p>
<p>3.Öğrenme materyalleri ile etkileşim sağlama,</p>
<p>4.Sözlü açıklamalar,</p>
<p>5.Planlanmış ve planlanmamış etkinlikler,</p>
<p>6.Görsel kaynaklar,</p>
<p>7.Değişik oturma şekilleri,</p>
<p>8.Farklı ışıklandırma ve</p>
<p>9.Ses yöntemleri</p>
<p>kullanmak, suretiyle onların arzu ettikleri ve daha rahat bir şekilde öğrenmelerine imkan sağlayabilir.</p>
<p>        Öğretmenin öğrencilerine öğrenme türlerinin neler olduğunu anlatması gerekir. Öğrencilerin kendilerinin hangi öğrenme türüne sahip olduklarını bilmeleri ise kendi ilgi ve yeteneklerini, hangi alanda daha iyi olduklarını bilmeleri için önemlidir. Asıl önemli olan ise, onun birey olduğunun farkına varılarak duygusal ve sosyal gelişimini sağlıklı bir şekilde yapabilmesi için uygun öğrenme ortamları hazırlamak ve iyi bir vatandaş olarak yetişmelerini sağlamaktır.<br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/coklu-zeka-ve-ogrenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖĞRENME STİLİNİZİ BİLİN.</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/ogrenme-stilinizi-bilin/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/ogrenme-stilinizi-bilin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 12:57:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Birey]]></category>
		<category><![CDATA[Görsel]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenme Stili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/index.php/ogrenme-stilinizi-bilin/</guid>
		<description><![CDATA[Öğrenme Stili: İnsan olmanın en önemli çekirdeğini oluşturan öğrenme stili(tarzı); öğrenirken ve başkaları ile iletişimde bulunurken insanlar arasındaki benzerliklerin yanında, insanın kendine özgülüğünü de gösterir. Bu kendine özgülük, bireyin öğrenmeye hazırlanma, öğrenme ve hatırlama aşamalarında diğerlerinden farklı yollar kullanmasıdır. Öğrenme &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/ogrenme-stilinizi-bilin/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/02/1501-13g.jpg"><img style="width: 177px; height: 93px;" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/02/1501-13g.thumbnail.jpg" alt="" width="287" height="85" /></a>Öğrenme Stili:<br />
</strong>İnsan olmanın en önemli çekirdeğini oluşturan öğrenme stili(tarzı); öğrenirken ve başkaları ile iletişimde bulunurken insanlar arasındaki benzerliklerin yanında, insanın kendine özgülüğünü de gösterir. Bu kendine özgülük, bireyin öğrenmeye hazırlanma, öğrenme ve hatırlama aşamalarında diğerlerinden farklı yollar kullanmasıdır. Öğrenme stili; yürürken, oynarken, konuşurken, yazarken, otururken, yatarken yaşamın her anında ve her boyutunda bireyin davranışlarını etkiler. Düşünmeyi ve öğrenmeyi öğrenmenin temel basamaklarından biri olan öğrenme stillerini, öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler ve ana-babalar başta olmak üzere tüm ilgililerin bilmesin de yarar vardır. Çünkü, öğrenme stillerinin bilinmesi, yaramaz ve başarısız olarak görülen pek çok öğrencinin stilleri bilinmediği ve dikkate alınmadığı için istenmeyen davranışlar gösterdiğinin de anlaşılmasını sağlayabilir. Büyük ölçüde doğuştan gelen bu karakteristik özelliklerin; aile, uzman ve okul işbirliği ile küçük yaşlarda belirlenmesi gerekir. Bu işbirliği sayesinde çocuk, okulöncesi eğitim döneminden başlanarak daha rahat ve anlamlı bir yaşama hazırlanabilir.</p>
<p>Öğrenme sitilleri bakımından insanları görsel, işitsel, dokunsal olarak üç grupta toplayan çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmalardan birini yapan Grinder’e göre her 30 kişiden 22’si (%73) bu üç özelliğin ikisine, bazen de üçüne sahiptir(1). Görüldüğü gibi, her insan bunlardan biri ağırlıklı olmak üzere, ikisine, üçüne farklı derecelerde sahip olabilir. Bir insanın ağırlıklı olarak, işitsel( İ ) öğrenme stiline sahip olduğunu kabul edersek, aynı kişi farklı derecelerde de olsa görsel ( G ) ve dokunsal ( D ) olabilmektedir. Nitekim insanların çoğunluğunun birden fazla öğrenme stiline sahip olduğu söylenebilir. Öğrenme stillerinden yalnız birine( görsel, işitsel, dokunsal ) sahip olanların, genel nüfus içinde çok az olduğu varsayılmaktadır. Kuşkusuz, her sınıfta yalnız bir öğrenme stiline sahip bir ya da iki öğrenci olabilir. Bunlar içinde en fazla dokunsallar problem olarak görülmekte evde ailelerini, okulda öğretmenlerini üzmektedirler. Asıl sıkıntıyı ise bu çocuklar yaşamakta; aile ve öğretmenler tarafından hiperaktif oldukları sanılmakta ve uzmana başvurulmaktadır. Çok hareketli olduğu görülen her çocuk hiperaktif değildir. Çocuğa dokunsal etkinlikler uygulanmasına rağmen eğer öğrenemiyorsa, işte o zaman uzmandan yardım istemek gerekir.</p>
<p>Bireyin bebeklik, çocukluk, öğrencilik, yetişkinlik dönemlerindeki davranışlarının gözlenmesiyle, öğrenme stilinin göstergesi olabilecek ipuçları bulunabilir. Bireyin her gelişim döneminde öğrenme stili bakımından güçlü ve zayıf olduğu yönler görülmektedir. Burada fazla ayrıntıya girmeden öncelikle ana-babaları ve öğretmenleri genel olarak bilgilendirmek amaçlanmaktadır. Bu bağlamda öğrenme stilleri, aşağıda kısaca açıklanmıştır.</p>
<p><strong>Görseller:<br />
</strong>Özel yaşamlarında genellikle düzenli ve titizdirler. Karışıklık ve dağınıklıktan rahatsız olurlar. Önce çalışma ortamlarını kendilerine göre düzenlerler, sonra çalışmaya başlarlar. Çalışma masalarındaki araç ve gereçler için ( kalem, silgi, kalemtıraş, makas, zımba vb.) sabit yerler belirlerler ve onları hep aynı yerde tutarlar. Çalışma odaları, okuldaki dolapları, çantaları hep düzenlidir. Yazmayı pek sevmeseler de defterlerinin köşeleri kıvrılmasın diye gerekli önlemleri almışlardır. Bu nedenle ana-baba ve öğretmen tarafından taktir edilirler.</p>
<p>Görseller, öğretmenin ya da bir öğrencinin konuyu sunması/ anlatması olan düz anlatım yönteminin uygulanması durumunda, çabuk sıkılırlar ve dersten yeterince yararlanamazlar. Bunlar, derste işlenen konuyla ilgili öğrendiklerini gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya çalışırlar. O nedenle öğretmenler, her öğrencinin değişik oranlarda da olsa görsel öğrenme stiline sahip olduğunu düşünerek ve konuyla ilişkisini çok iyi kurarak harita, şema, grafik, resim, fotoğraf, katalog vb. görsel araçlar kullanmalıdır.</p>
<p><strong>İşitseller:<br />
</strong>Ses ve müziğe karşı daha duyarlıdırlar. Küçük yaşlarda kendi kendilerine konuşurlar; sohbet etmeyi, birileriyle beraber çalışmayı severler. Konuşma ve dinleme becerileri gelişmiştir. Çoğunlukla ahenkli ve güzel konuşurlar. Özellikle İlköğretimin ilk sınıflarında kendi kendilerine konuştukları için, öğretmeni pek dikkatle dinleyemezler. İşittiklerini daha iyi anlamalarına rağmen bu özellikleri nedeniyle öğrenme oranları azalır. Sessiz okuma çalışmalarından pek yararlanamazlar; o nedenle, kendilerinin duyabileceği bir sesle okumalarına izin verilmesi gerekir.</p>
<p>Konuşarak, tartışarak ve başkalarının sözlü sunularını dinleyerek daha iyi öğrenirler. Dinlemenin yanında konuşma fırsatı da verildiği için, derslerde grup çalışması gerektiren yöntem ve teknikler uygulandığında pek mutlu olurlar. Dil ve yabancı dil derslerinde daha başarılıdırlar.</p>
<p><strong>Dokunsallar:</strong><br />
Bunlar oldukça hareketli, adeta sınıftaki yerlerinde duramayan çocuklardır. Hareket etmek için, kapıyı kapama, pencereyi açma, tebeşir getirme, tahtayı temizleme gibi görevleri hep kendileri yapmak isterler. Uzun süre yerlerinde oturup dinlemeye/çalışmaya zorlanırlarsa hem dersten bir şey anlamazlar, hem de disiplin problemleri ortaya çıkabilir. Geleneksel öğretim anlayışı gereği Düz anlatım ve yazı tahtasının kullanımına dayalı geleneksel eğitim uygulamalarından en az yararlananlar onlardır. Bu nedenle, haylaz, tembel, geri zekalı, ve istenmeyen öğrenci/arkadaş olarak damgalanabilirler.</p>
<p>Derslerin düz anlatım yöntemiyle işlenmesi veya bununla birlikte göze hitap eden araç gereçlerin kullanılması dokunsal öğrencinin öğrenmesine yeterince katkı sağlamaz. Bir başka ifadeyle, anlatımla birlikte harita, şema, grafik, resim, fotoğraf, katalog gibi görsel araçlar kullanılarak derse renk ve canlılık katılması onların öğrenmesini beklenen ölçüde etkilemez. Kalıcı bir öğrenme için, ellerini kullanabilecekleri öğrenme ortamına ihtiyaçları vardır. Dokunsallar, derslik yerine laboratuar, okul bahçesi, uygulama alanı gibi ortamlarda yaparak yaşayarak daha iyi öğrenirler.</p>
<p><strong>Yapılması gerekenler:<br />
</strong>Öğrenme stillerinin bilinmesi, evde ve okulda çocuğa nasıl davranmamız gerektiğine ilişkin önemli ipuçları verir. Ana-babalar ve öğretmenler çocukları gözlemeli, hatta öğretmenler yalnız gözlem yapmakla yetinmemeli “ö<span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">ğ</span><span style="font-size: x-small;">renme stillerini belirleme listesi” kullanarak öğrencilerinin öğrenme stillerini daha nesnel olarak belirlemelidirler. Kuşkusuz, her insanın görsel, işitsel, dokunsal öğrenme stillerinden sadece birine sahip olması gerekmez. Çoğunlukla biri ağırlıklı olmak üzere, ikisine ya da üçüne sahip olunabilir. Yalnız görsel(YG), yalnız işitsel(Yİ), yalnız dokunsal(YD) öğrenme stiline sahip bir öğrenci ve ailesi geleneksel eğitim (ülkemizde olduğu gibi öğretmen merkezli ve ezber ağırlıklı öğretme/öğrenme) anlayışının hakim olduğu okullarda önemli sorunlarla karşılaşabilir. Çünkü geleneksel eğitimde öğretmen aktif, öğrenciler pasiftir. Böyle bir ortamda, YD öğrenciler hareketlilikleri nedeniyle arkadaşlarını rahatsız eder ve sınıfın düzenini bozarlar. Yİ öğrenciler sessiz okuma yaptırıldığında sıkıntıya düşebilirler. YG öğrenciler ise, diğer iki gruptakiler kadar sıkıntı çekmezler. Her öğrenme stilindeki öğrencilerin de dersten yararlanabilmesi için, okullarımızda öğrencinin aktif, öğretmenin rehber olduğu, öğrenci merkezli eğitim uygulamalarını yaygınlaştırmak gerekir. Öğrenci merkezli eğitim, oldukça fazla sayıda yöntem, teknik ve öğrenme/ öğretme uygulamasıyla gerçekleştirilebilir. Kubaşık(işbirlikli) öğrenme, proje temelli öğrenme ya da başka bir örnek olarak “Senaryo Temelli öğrenme” uygulaması verilebilir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/ogrenme-stilinizi-bilin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

