<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Engin Kahveci &#187; ev</title>
	<atom:link href="http://www.enginkahveci.com/tag/ev/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.enginkahveci.com</link>
	<description>Trafik ve Direksiyon Eğitimi Merkezi (TRDEM)</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 09:49:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Trafik Cezası (gerçek hikaye) Hikayesi</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/trafik-cezasi-gercek-hikaye-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/trafik-cezasi-gercek-hikaye-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2008 10:41:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı hız]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1901</guid>
		<description><![CDATA[Deniz yavaşlamadan önceTakometreye baktı: Hız limitinin 90km olduğu yerde 110km ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa Polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi? Deniz Arabasını sağa çekti.&#8221;İnşAllah şu anda yanımızdan daha hızlı bir Araba &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/trafik-cezasi-gercek-hikaye-hikayesi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deniz yavaşlamadan önceTakometreye baktı: Hız limitinin<br />
90km olduğu yerde 110km ile gidiyordu ve son dört ay<br />
içerisinde dördüncü defa Polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi? Deniz Arabasını sağa çekti.&#8221;İnşAllah şu anda<br />
yanımızdan daha hızlı bir Araba geçer&#8221; diye düşünüyordu. Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi. Ali? Bu Polis camiden tanıdığı Ali değil mi? Deniz iyice<br />
arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. camiden tanıdığı bir Polis, hemde hızlı gidip,<span id="more-1901"></span><br />
trafik kurallarını ihlal ettiği için.iyi Günler Ali Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç&#8221;<br />
&#8220;iyigünler Deniz&#8221; Ali gülümsemiyordu.<br />
&#8220;Beni; Eşimi ve çocuklarımı görmen için eve giderken yakaladın&#8221;<br />
&#8220;Evet öyle&#8221;<br />
Ali umursamaz görünüyordu.<br />
&#8220;Son günler eve hep çok geç geldim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca zeliha bana bu akşam mantı içli köfte ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyormusun?&#8221;<br />
&#8220;Evet ne demek istediğini anlıyorum.Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum.&#8221;<br />
diye cevapladı Ali.<br />
&#8220;Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli&#8221;diye düşündü Deniz<br />
&#8220;Beni kaç ile giderken yakaladın?&#8221;<br />
&#8220;110. Lütfen arabana girer misin?&#8221; dedi ALİ.<br />
&#8220;Ah Ali, bekle bir Dakika lütfen. Seni gördüğüm anda,Takometreye baktım.Sadece 85 km ile gidiyordum.&#8221;<br />
&#8220;Lütfen Deniz, arabana gir&#8221; diye üsteledi Ali,Deniz, canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı.Ali, not defterine bir şeyler yazıyordu.<br />
&#8220;Ali niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatımı istemiyor ki&#8221; diye düşündü Deniz, Ne olursa olsun, bundan sonra camide de bu adamın yanına oturmaktansa, birkaç Gün Deniz camiye gitmeyecekti.<br />
Ali kapıyı tıklatıyordu. Deniz arabasının penceresini 5 cm kadar açtı. Ali Deniz&#8217;e bir Kağıt verdi ve gitti.&#8221;Ceza değil bu&#8221; diye kendi kendine söylendi Deniz. Bir anda sevinmişti. Bu bir yazıydı ve kağıtta şunlar yazıyordu:<br />
&#8220;Sevgili Deniz, benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok<br />
hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu<br />
kazadan dolayı, adam cezalandırıldı. 3 yıl hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar koklayabildi. ama ben öpebilmek için, cennete gidinceye<br />
kadar beklemem gerekiyor. Bin defa adamı affetmeye çalıştım Bin kerede başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır,ama hala kızımı düşünüyorum.Lütfen benim için dua et ve dikkat et Deniz, tek bir oğlum kaldı..<br />
&#8220;Deniz 15 dakika kadar bir süre yerinden kıpırdayamadı.Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti.Evine varınca, çocuklarına ve eşine sıkıca sarıldı.Hayat çok değerli, sürekli dikkat et.Dikkatli araba kullan ve başkalarının hakkına saygı göster. Hiçbir zaman unutma,istediğin kadar araba satın<br />
alabilirsin, AMA İNSAN HAYATINI ASLA&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/trafik-cezasi-gercek-hikaye-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLERİNİZİ 15 DAKİKA HAVALANDIRIN</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/evlerinizi-15-dakika-havalandirin/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/evlerinizi-15-dakika-havalandirin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Sep 2008 16:48:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[PRATİK SAĞLIK BİLGİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[AHŞAP]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞAL RADYOAKTİVİTE]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[Granit]]></category>
		<category><![CDATA[PVC kaplamalar]]></category>
		<category><![CDATA[RADON GAZI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1640</guid>
		<description><![CDATA[EVLERİNİZİ 15 DAKİKA HAVALANDIRIN              EVLERİNİZİ 15 DAKİKA HAVALANDIRIN Evlerin her gün 15 dakika havalandırılmaması halinde akciğer kanserine sebep olan radon gazı solunumu artıyor. Uzmanlara göre, PVC kaplamalar radyasyonun dışarı sızmasını engellerken, granit döşemelerde yüksek radyasyon bulunuyor.            ANKARA &#8211; &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/evlerinizi-15-dakika-havalandirin/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>EVLERİNİZİ 15 DAKİKA HAVALANDIRIN<br />
 </p>
<p>           EVLERİNİZİ 15 DAKİKA HAVALANDIRIN Evlerin her gün 15 dakika havalandırılmaması halinde akciğer kanserine sebep olan radon gazı solunumu artıyor. Uzmanlara göre, PVC kaplamalar radyasyonun dışarı sızmasını engellerken,<span id="more-1640"></span> granit döşemelerde yüksek radyasyon bulunuyor.</p>
<p>           ANKARA &#8211; Türk Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Dairesi Başkanı Dr. İsmail Arıkan, TBMM Çevre Sorunlarının Araştırılarak Sürdürülebilir Çevre Politikası İçin Alınması Gereken Önlenmelerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’na, radyoaktivite konusunda bilgi verdi ve “Eğer evlerimizi günde en az 15 dakika havalandırmazsak akciğer kanserine neden olan radon gazını solumuş oluruz” dedi.</p>
<p>           TAEK Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanı Arıkan: “Eğer evlerimizi günde en az 15 dakika havalandırmazsak akciğer kanserine neden olan radon gazını solumuş oluruz” “pvc kaplama, radon gazının dışarı sızmasını önler” TAEK fizik mühendisi Doç. Dr. Turhan: “granit döşeme; ıslak zeminli yerler ile mutfaklarda tercih edilmemelidir”  TAEK Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanı Dr. İsmail Arıkan, bina yapı malzemelerinde radon gazı bulunduğunu, bu gazın zamanla açığa çıktığını söyledi.</p>
<p>SİGARA RADON GAZININ YANINDA HİÇ KALIYOR</p>
<p>           Radon gazının sağlığa zararına dikkati çeken Arıkan, “Eğer evlerimizi günde en az 15 dakika havalandırmazsak akciğer kanserine neden olan radon gazını solumuş oluruz. Sigara, radon gazının yanında hiç kalıyor” dedi. Özellikle evi bodrum katında veya alt katlarda olanların günde en az 15 dakika evlerini havalandırmaları gerektiğini söyleyen Arıkan, şöyle devam etti:</p>
<p>BODRUM KATLARDA OTURANLAR RİSK ALTINDA</p>
<p>           “Beton yapı malzemelerinde bulunan radyoaktif maddeler zamanla bozulup, radon gazının oluşmasına neden oluyor. Özellikle bodrum katında veya kapalı yerde oturanlar, bu gaza maruz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Akciğer kanserine yol açan bu gazı solumamak için mutlaka kapalı alanlar havalandırılmalıdır. Eğer havalandırma yapılmazsa içeride oluşan radon gazını solumuş oluruz ve bu da akciğer kanserine neden olur. Bunun için beton yerine ahşap evler tercih edilmeli. En sağlıklısı ağaç&#8230; O da kozmik radyasyon yayıyor.”</p>
<p>PVC KAPLAMA YERİNE AHŞAP TERCİH EDİLMELİ</p>
<p>           Binaların ısı ve ses yalıtımı için dış cephe kaplaması ile pencere ve kapıların PVC’den yaptırıldığına dikkati çeken Arıkan, “PVC kaplama veya çerçeve, radon gazının dışarı sızmasını önler. İçeride biriken gazın solunması da sağlık yönünden iyi olmaz. Bunun için pencere ve kapı çerçevelerinde ahşap tercih edilmelidir” dedi.</p>
<p>ELEKTRİKLİ ALETLERDEKİ RADYASYON</p>
<p>           Dr. Arıkan, cep telefonlarının yaydığı iddia edilen radyasyona ilişkin bir soru üzerine, “Cep telefonuna gitmeye gerek yok. Elektrikli tıraş makinesi, saç kurutma makinesinin kullanımı, beyne yakınlığından daha riskli. Çünkü bu elektrikli aletlerin kullanım alanı beyne çok yakın yerler. Sık kullanımları halinde vücudun elektrik dengesini bozabilir. Yine de iyonlaştırıcı radyasyon üzerinde çalışılmalı. Cep telefonu konusu Türkiye’de boşluk kalan bir alandır. Bunun üzerinde çalışılmalıdır” diye konuştu. Radyasyonun en küçük dozunun dahi etkisinin bulunduğunu belirten Arıkan, “Güneşten gelen bir radyasyon dalga, DNA veya vücudun suyu ile etkileşime girer, serbest molekül oluşturabilir” dedi.</p>
<p>KURUYEMİŞLERDE DOĞAL RADYOAKTİVİTE</p>
<p>           Arıkan, tüm gıdalarda olduğunu gibi kuruyemişlerde de doğal radyoaktivite bulunduğunu bildirerek, “Özellikle kabak çekirdeğinde yüksek olmak üzere tüm kuru yemişlerde radyoaktivite vardır. Bunlar, doğal radyoaktivitelerdir. Dünya radyoaktivite sınırlarının altındadır” diye konuştu.</p>
<p>‘MUTFAKLARDA GRANİT KULLANILMAMALI’</p>
<p>           Türk Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Dairesi Başkanlığı Fizik Mühendisi Doç. Dr. Şeref Turhan, dünya genelindeki radyasyon kaynaklarının yüzde 85’inin doğal, yüzde 15’inin ise yapay olduğunu bildirdi. Doğal radyasyonun; gama ışınları, kozmik, vücut içi ışınlanma ve radondan oluştuğunu belirten Turhan, tüm gıdalar ve yapı malzemelerinde de bulunan radyasyonun, dünya ortalaması sınırının altında olduğunu kaydetti.</p>
<p>           Granitteki yoğun radyasyona dikkati çeken Turhan, “Mermer varken mutfaklarda bile granit kullanılıyor. Mermerdeki radyasyon, granite göre yok denecek kadar az. Granit, dış yapılarda kullanılıyor ancak, son zamanlarda evlerin içinde de kullanılmaya başlanmış. Çin’den ithal edilen granitte de Türkiye’de üretilen granitte de radyasyon var. Granit döşeme, ıslak zeminli yerler ile mutfaklarda tercih edilmemelidir” diye konuştu. Turhan, Komisyon Başkanı Nuri Uslu’nun “Mutfaklarda, granit kullanmak sakıncalı mı?” sorusu üzerine, “Sakıncalı&#8230; Şöyle ki; mermer gibi bir malzeme varken neden granit kullanılsın?” karşılığını verdi. Turhan, mutfakta kullanılan granitin yayacağı radyasyonun insan sağlığına etkisinin tespitinin çok zor olduğunu belirterek, ev gibi kapalı alanlarda daha az radyasyon içeren yapı malzemelerinin tercih edilmesi gerektiğine dikkati çekti.<br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/evlerinizi-15-dakika-havalandirin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kara Fatmanın Günlüğü</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/bir-kara-fatmanin-gunlugu/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/bir-kara-fatmanin-gunlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 00:49:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[gülmekte lazım]]></category>
		<category><![CDATA[Bir Kara]]></category>
		<category><![CDATA[börek]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[pasta]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1593</guid>
		<description><![CDATA[Bir Kara Fatmanın Günlüğü Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. Kendime bir zarar geleceginden degil ama karim Cemile ne yapar sonra. Biz aksam yemegimizi genelde Saat 11-12 gibi yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geç vakitlere kadar oturup yatmadilar. &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/bir-kara-fatmanin-gunlugu/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir Kara Fatmanın Günlüğü</strong><br />
Dün gece yine ölümle burun buruna geldim. Kendime bir<br />
zarar geleceginden degil ama karim Cemile ne yapar<br />
sonra. Biz aksam yemegimizi genelde Saat 11-12 gibi<br />
yerdik, ama ev sahiplerimizin misafiri geldiginden geç<br />
vakitlere kadar oturup yatmadilar. Neyse ki konuklarin<br />
gitmesiyle birlikte uykuya daldilar. Bir süre<br />
ortaligin sakinlesmesini bekleyip, yiyecek<br />
toplamaya basladim. Bugün misafirler geldigi için<br />
menü çok zengindi. Pasta ve börek kirintilarina<br />
bayiliriz. Her neyse ben nevaleyi toplarken<br />
birden mutfagin isigi yandi ve &#8220;Aaaaaa! Karafatma&#8221;<br />
diye bir ses duydum.<br />
Salak adam, ben bir erkegim Fatma da nereden çikti.<br />
Benim adim Ismail. Böyle seyler delikanliyi bozar.<br />
Hadi beni karimla karistirdin diyelim. Sen ne kadar<br />
korkak bir adamsin. Benim kaç katim büyüklügünde<br />
olmana ragmen bu bagiris da ne böyle? O korkunç sesin<br />
kesilmesiyle birlikte,sanki ben ona bir şey yapmisim<br />
gibi beni kovalamaya basladi. Inanin o kadar da<br />
dikkat ediyorum, tabak, çanak bardak üzerinde<br />
dolasmamaya çünkü bu dingilin karisi çok titiz. Bazen<br />
diyorum ki bu giciklarin misafiri Geldiginde git<br />
ortalarda dolas böylelikle utanilacak duruma<br />
düssünler..Ama yapamiyorum iste. Ne olursa olsun,<br />
ekmek yedigin tekneye kötü gözle bakmamak<br />
gerekir.<br />
Ben eve geldigim ilk yillari hatirliyorum da ne<br />
güzeldi o günler. Rahmetli kayinbabam ve kayinvalidem<br />
beni evlerine kabul etmislerdi. O zamanlar rahattik,<br />
çünkü ev sahibimiz Riza amca kördü. Bu sebeple<br />
evin her yerinde serbestçe dolasabiliyorduk. Hatta<br />
Riza amcayla ayni sofrada yemek yedigimiz günlerde<br />
oldu. Gerçi bizleri görebilseydi nasil davranirdi<br />
bilmem ama o hep yüregimizde yasayacak. Riza amcanin<br />
durumu pek iyi sayilmazdi, memur emeklisiydi. Bu evde<br />
rahmetli karisininmis,bu yüzden yiyecek konusunda bu<br />
kadar fazla seçenegimiz yoktu. Ama daha mutlu ve<br />
huzurluyduk.<br />
Riza amca bir Gün görünmez kazaya kurban<br />
gitti.Gerçi onun için bütün kazalar görünmezdi. Riza<br />
amcanin topraga verildigi gün biz de oradaydik.<br />
Karsi komsusu Osman Zeki bey bize geldiginde ceketini<br />
asmisti. Biz de bunu firsat bilip ceketin cebine<br />
girdik. Ardindan Osman Zeki beyle birlikte mezarliga<br />
dogru yola koyulduk. Riza amcanin üç tane oglu vardi<br />
ama bugüne kadar sadece nüfusta gözüküyorlardi.<br />
Hayirsizlar daha ilk Günden evi satisa çikardilar.</p>
<p>Evi Su anda oturan adam ve karisi satin aldi. Eve<br />
ayak basmalariyla kayinbabam ve kayinvalidemi<br />
öldürmeleri bir oldu. Adam sonra igrenerek cansiz<br />
bedenleri kagida sararak çöpe atti. Sanki kendisi<br />
çok temizmis gibi. Halbuki tuvaletten çiktiktan sonra<br />
ellerini yikamadigina defalarca sahit oldum.<br />
Simdilerde kendine üzerinde rahmetli kayinvalidemin<br />
resmi olan bir ilaç almis, durmadan üzerimize sıkıp<br />
duruyor Kayinvalidem Sultan hanim gençliginde<br />
fotomodel oldugu için bu tür ilaçlarin üzerinde<br />
resmi bulunuyor. Hatta bir iki Reklam filminde de<br />
oynamisti. Ama evlenince mecburen birakti. Çünkü<br />
kayinbabam tam bir Osmanli erkegiydi. Bugüne kadar<br />
rahmetli Riza amcanin anisina bu evde oturduk,<br />
artik daha fazla dayanacak halimiz kalmadi. Ese dosta<br />
haber saldik. Kendimize göre bir ev bulur bulmaz<br />
tasinacagiz buradan. Belki de sizin evinize yerlesiriz<br />
hayat bu belli mi olur?<br />
 <br />
 <br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/bir-kara-fatmanin-gunlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KADIN HAKLARI ve SOSYAL HİZMET</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/kadin-haklari-ve-sosyal-hizmet/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/kadin-haklari-ve-sosyal-hizmet/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jun 2008 14:45:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınhakları]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=790</guid>
		<description><![CDATA[KADIN HAKLARI ve SOSYAL HİZMET Kadınların ilerlemesini engelleyen etmenler politik,ekonomik, sosyal, kültürel, hukuki, eğitsel ve dini koşullarla yakından ilişkilidir. Bu unsurlar ailede,toplumda, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde kadınlara yönelik eşitsizlik, haksızlık ve sömürücü koşulların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Kadın On &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/kadin-haklari-ve-sosyal-hizmet/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KADIN HAKLARI ve SOSYAL HİZMET</strong></p>
<p>Kadınların ilerlemesini engelleyen etmenler politik,ekonomik, sosyal, kültürel, hukuki, eğitsel ve dini koşullarla yakından ilişkilidir. Bu unsurlar ailede,toplumda, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde kadınlara yönelik eşitsizlik, haksızlık ve sömürücü koşulların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Kadın On Yılı’nda “eşitsizlik, kalkınma ve barış” hedeflerinin saptanması, kadınların ulusal düzeyde statülerinin geliştirilmesi,<span id="more-790"></span> kadınların ayrıma tabi tutulmasının önlenmesi, kalkınmanın nimetlerinden ve her türlü kaynaklardan eşit şekilde yararlanması için çalışmalar yapılmıştır. On yıllık dönemin ilk yarısındaki gelişmeleri gözden geçirmek için 1980 yılında Kopenhag’da II. Dünya Kadın Konferansı düzenlenmiştir. Konferansın ardından “Kadınlara karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi” 1 Mart 1980 tarihinde üye ülkelerin imzasına açılmıştır. Türkiye sözleşmeyi 1985 yılında imzalamıştır.</p>
<p>1995 yılında Pekin’de toplanan IV. Dünya Kadın Konferansı sonunda oluşturulan Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı, kadın-erkek eşitliğini gerçekleştirmeye yönelik somut politikalar ortaya koymuştur. Kadın sorunları konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasını sağlayan konferansta Türk delegasyonunca üç konuda taahhütlerde bulunulmuştur. Bu taahhütlere göre 2000 yılına kadar:</p>
<p>1- Kadın okur yazarlık oranı % 100’e çıkarılacak, 8 yıllık zorunlu kesintisiz eğitime geçilecektir.</p>
<p>2- Anne ve çocuk ölüm oranı % 50 oranında azaltılacaktır.</p>
<p>3- Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine konulan çekinceler kaldırılacaktır.</p>
<p>EĞİTİM</p>
<p>Kadınlara eğitim düzeyi erkelerle karşılaştırıldığı zaman kadınlar aleyhine bir durum görülmektedir. Ülkemizde bu eşitsizliği ortadan kaldırmak amacıyla büyük çabalar harcanmaktadır. Örneğin zorunlu temel eğitimin 8 yıla çıkarılması ve Genç Kız ve Kadınların Eğitiminin Geliştirilmesi Projesi gibi.  Sonuçları daha belirgin şekilde göstermek amacıyla okur yazar olmayan ve yüksekokul mezunu olan kadın ve erkekler karşılaştırılmıştır. Buna göre 1985 yılında okur yazar olmayan kadınların oranı % 34.8 (yani her üç kadından biri okur yazar değil), 1990 yılında % 30.7 ve 1998 yılında Nisan ayı itibarıyla okur yazar olmayan kadın oranı % 22.4 (yani her beş kadından biri okur yazar)’tür.</p>
<p>Okur yazar olmayan erkeklerin oranına bakıldığında,1985 yılında % 12.4 (8/1), 1990 yılında % 10.1 (her 10 erkekten biri okur yazar değil) ve 1998 yılı Nisan ayı itibarıyla %5.9 (her 20 erkekten biri okur yazar değil)’dur.</p>
<p>Bu durum, okur yazar olmayan kadınların oranının erkeklere göre oldukça yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı şekilde 1998 yılı Nisan ayı itibarıyla yüksekokula devam eden erkeklerin oranı % 5.4 iken, kadınların oranı % 2.8’dir. Son 10 yılda kız öğrenci sayısındaki en fazla artış kadınların zaten yoğun olduğu beşeri bilimler, güzel sanatlar ve eğitim gibi alanlarda olmuş ancak geleneksel olmayan ticaret ve iş yönetimi alanlarındaki kadınların oranı da  önemli bir sıçrama göstermiştir.</p>
<p>Kadınların okula gitmeme nedenleri ise:</p>
<p>- Okul masraflarının yüksek olması.</p>
<p>- Küçük kardeşe bakmak zorunda olmak.</p>
<p>- Ev işlerinde ailesine yardım etmek.</p>
<p>- Ailenin izin vermemesi.</p>
<p>- Ekonomik katkı sağlamak zorunda olmaktır.</p>
<p>Düşük eğitim düzeyi, kadının toplumsal statüsünün de düşük olmasına, erken yaşta yapılan evliliklere ve dolayısıyla yüksek doğurganlık oranlarına yol açmaktadır. Eğitimde kadının durumunu bu şekilde özetledikten sonra kadın ve sağlığa ilişkin verilere bakabiliriz.</p>
<p>SAĞLIK</p>
<p>Kadın ve sağlık denildiğinde üreme sağlığı akla gelmektedir. Bazı istatistiklere göre ortalama doğurganlık oranı % 2.7’dir. Bu oran Doğu Anadolu’da % 4.4, Batı Anadolu’da ise % 2’dir. En hızlı doğurganlık, 20-24 yaşları arasında görülmektedir. Hiçbir doğum kontrol yöntemi kullanmayanların oranı % 20’dir. Toplam düşük hızı % 29.4’tür. Bir kez ve isteyerek düşük yapanların oranı %28’dir. İsteyerek düşük hızı % 17.9’dur. Kendiliğinden düşük hızı % 11.5’tir. 15 yaşındakilerin % 1’i, 16 yaşındakilerin % 3.4’ü, 17 yaşındakilerin % 8.1’i, 18 yaşındakilerin % 15’i anne olmuştur ya da gebedir. Anne ölüm hızı yüz bin canlı doğumda 54.2’dir. Anne ölüm hızının kadın ölümlerindeki payı % 5.2’dir. Doğumların % 40’ı evde gerçekleşmektedir. Kadın ve çocuk hastanesi sayısı toplam 45’tir. HIV/AIDS hastalarının % 25’i ise kadındır. Doğurganlık oranının yüksek oluşu birçok değişken ile yakından ilişkilidir. İlk evlenme yaşının düşük olması, eğitim düzeyi (eğitimli olmayan kadınların ilkokul mezunu olan kadınlara göre bir fazla doğum yaptıkları saptanmıştır) ile doğurganlık oldukça yakından ilişkilidir. Doğurganlık oranında belirgin bölgesel farklılıklar göze çarpmıştır. Bunun temel nedeninin yine düşük eğitim düzeyi ve kadın statüsü olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p>SİYASET</p>
<p>Kadınların siyasal yaşama katılımı Cumhuriyet Türkiyesi’nde 1923 yılında Kadınlar Halk Fırkası’nın kurulması ile başlamıştır. 1924 yılında aynı amaçla Türk Kadınlar Birliği Derneği kuruldu. 1930 yılında kadınlara Belediye seçimlerinde, 1933 yılında muhtar ve ihtiyar heyeti ve nihayet 1934 yılında milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir ve 1935 yılında kadınlar ilk kez bu haklarını kullandılar ve parlamentoya Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranlı (%4.8) katılımı sağlanmıştır. Türkiye’de 1946 yılında çok partili sisteme geçilmesiyle birlikte yapılan toplam 13 genel seçimde 1983 yılı ve 1999 yılı seçimleri hariç TBMM’ne giren kadın milletvekili oranı %22yi geçmemiştir. Son seçimlerde TBMM’ne giren kadın milletvekili sayısı toplam 550 içinden 24’tür. Bu da %4.3’e karşılık gelmektedir.</p>
<p>İSTİHDAM ve SOSYAL GÜVENLİK</p>
<p>1997 yılı verilerine göre 12+ yaştaki kadınların %25.22’si erkeklerin %69.9’u iş gücüne katılmaktadır. Bu durum kadınlar lehineymiş gözükse de gerçekte durum böyle değildir. Çünkü kadınların %56.2’si ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır (erkeklerin %99’u). Kamu kesiminde üst düzey yönetici olarak çalışan kadınların oranı düşüktür. 1995 verilerine göre müsteşar düzeyinde olan kadınların oranı %2.1, genel müdür yok, genel müdür yardımcısı oranı %10.3’tür.Her üç öğretim elemanından 1’i (%33.1) ve her 5 profesörden 1’i (%21.2) kadındır. Bu durum bir çok Avrupa ülkesinden daha yüksektir. Kadınların iş gücüne katılma oranının düşmesinin önemli bir nedeni göçtür. Bu anlamda göç, kadınların statüsünün düşmesine neden olmakta ve giderek yoksulluk oluşmaktadır. Her alanda olduğu gibi eğitim düzeyi kadının aile içi rolü ve güç ilişkileri ile karar alma mekanizmalarındaki konumu kentsel işgücüne katılımı belirleyen önemli etkenlerdir. Kent kadın istihdamı açısından olumsuz bir yapı yansıtmaktadır. Göçle gelen kadın ya ev kadını konumuna girmekte ya da marjinal işlerde yasal korumadan uzak sosyal güvenceden yoksun olarak çalışmaktadır. Ayrıca işe girerken ve çalışırken cinsiyete dayalı ayrım da söz konusu. Kadınların %79.6’sı herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı değil. %1.8’i Bağ-Kur, %10.7’si SSK, %7.8’i Emekli Sandığı sosyal güvence kapsamındadır.</p>
<p>AİLE İÇİ STATÜ ve SORUMLULUK PAYLAŞIMI</p>
<p>Ev işlerinde sorumluluk paylaşımına bakıldığında yemek pişirmek, temizlik yapmak, bulaşık yıkamak, ütü yapmak, çocuk bakımını üstlenmek gibi ev içinde gerçekleştirilen sorumluluklar kadın tarafından üstlenilirken alış-veriş yapmak, resmi kuruluşlarda iş izlemek gibi ev dışında gerçekleştirilen sorumluluklar erkek tarafından üstlenilmektedir.Aile bütçesinin düzenlenmesi erkek tarafından gerçekleştirilmektedir. Ev dışı işleri ve bütçenin</p>
<p>düzenlenmesini eşleriyle birlikte yapanların oranı %20’yi geçmemektedir. Geleneksel olarak erkek ve kadına biçilen roller ve bu rollerin tekrar tekrar üretimi söz konusudur. Bu durum erkeğin kadına karşı olumsuz tutumunu pekiştirmekte ve aile içi şiddeti olağanlaştırmaktadır.</p>
<p>SOSYAL HİZMET MESLEĞİ ve KADIN GRUBU</p>
<p>Kadın grubu ile çalışan sosyal hizmet uzmanının rollerini aşağıda belirtildiği gibi özetlemek mümkün.</p>
<p>1.VAKA BULUCU: Bu rolde sosyal hizmet uzmanı kadın hakları konusunda ihlale uğrayan ya da risk altında bulunan kadınları veya kadın gruplarını belirlemeye çalışır.</p>
<p>2.KIRICI (ARABULUCU): Bu rolde sosyal hizmet uzmanı kadın hakları konusunda ihlale uğrayan ya da risk altında olan kadınların toplumda var olan hizmetlerden (kadın misafirhaneleri, sığınma evleri gibi) yararlanmalarına yardımcı olur.</p>
<p>3.SAVUNUCU: Savunucu rolünde sosyal hizmet uzmanı kadınlara yönelik uygulamaların düzenlemelerin kadınların bunlardan yararlanmalarını, kaynakları kullanmasını ve yardım almasını engelleyebilecek durumları ortadan kaldırmak, tek bir kadın adına mücadele etmek şeklinde de olabileceği gibi kadınların tümü için yasalarda, politikalarda değişiklik yapmak savunuculuk rolü içindedir.</p>
<p>4.DEĞERLENDİRİCİ: Bu rolde sosyal hizmet uzmanı kadın hakları ve ihlalleri konusunda bireysel ya da toplumsal sorunları konusunda bilgi toplamak, bunları değerlendirmek, alternatif ve öncelikleri ortaya koymak ve eylem için karar vermeye çalışır.</p>
<p>5.HAREKET GEÇİRİCİ:Harekete geçirici rolünde sosyal hizmet uzmanı var olan grupları, kaynakları,örgütleri, yapıları birleştirmek onlara enerji vermek ya da yeni gruplar, organizasyonlar ve kaynaklar oluşturmaktır.</p>
<p>6.ÖĞRETİCİ: Kadın hakları konusunda ihlale uğrayan ya da risk altında olan kadınlara yeni beceriler kazandırmak şeklinde sosyal hizmet uzmanının işlevi  söz konusudur. Öğretici rol kapsamında kadın hakları ihlalinin ne olduğunun öğretilmesi ver kadınların toplumsal yaşama işlevsel olarak katılmasını sağlamakta vardır.</p>
<p>7.DAVRANIŞ DEĞİŞTİRİCİ: Sosyal hizmet uzmanı bu rol kapsamında, kadın ya da kadın gruplarının davranış kalıplarında, alışkanlıklarında ve algılamalarında değişiklik yapmayı hedefler.</p>
<p>8.DANIŞMAN: Danışman (konsültasyon anlamında kullanılmaktadır) rolünde sosyal hizmet uzmanı kadın hakları konusunda çalışan diğer uzmanlarla ya da kurumlarla işbirliğine girmek ve onların becerilerini artırmak ve kadın müracaatçıların sorunlarının çözümünde yardımcı olmaktadır.</p>
<p>9.PLANLAYICI: Bu rol kapsamında sosyal hizmet uzmanı kadınların sosyal hizmet gereksinimlerini karşılamakta, toplumun bu konuya duyarlı olmasını sağlamak amacıyla diğer gruplar ve kurumlarla işbirliğine girmek ve yeni yapıların planlamasını sağlamaktır.</p>
<p>10.ARAŞTIRMACI: Sosyal hizmet uzmanı, kadın hakları konusunda veri toplamak, sınıflamak ve analiz etmek ve elde ettiği sonuçları yayınlamaktadır.</p>
<p>11.YÖNETİCİ:Yönetici rolünde sosyal hizmet uzmanı,kadın konusunda yapılan bir çalışmanın, programın hizmet ünitesinin ve organizasyonun yönetilmesi işlevini yerine getirmektedir.</p>
<p>12.KLİNİK HİZMET VERİCİ: Bu rolünde sosyal hizmet uzmanı kadın hakları konusunda ihlale uğrayan ve risk altındaki kadınlara destek sağlama yönünde çalışmalar yapmaktadır.</p>
<p>YARARLANILAN KAYNAKLAR</p>
<p>T.C. BAŞBAKANLIK KADININ STATÜSÜ ve SORUNLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Eylem Platformu ve Platformu ve Pekin Deklarasyonu. Dördüncü Dünya Kadın Konferansı Pekin,Çin 4-15 Eylül 1995.</p>
<p>T.C. BAŞBAKANLIK KADININ STATÜSÜ ve SORUNLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Kadının Statüsünün Araştırılarak Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesinin Yaşama Geçirilmesi İçin Alınması Gereken Tedbirleri Tespit Etmek Amacıyla Kurulan TBMM Kadının Statüsünü Araştırma Komisyonu Raporu. Kasım 1998. Ankara.</p>
<p>T.C. BAŞBAKANLIK KADININ STATÜSÜ ve SORUNLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Türkiye’de Kadın-Women in Turkey, Şubat 1999</p>
<p>T.C. BAŞBAKANLIK KADININ STATÜSÜ ve SORUNLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Cumhuriyetin 75. Yılında Türkiye’de Kadının Durumu. Ankara, Kasım 1998.</p>
<p>T.C. DEVLET BAKANLIĞI AİLE ARAŞTIRMA KURUMU BAŞKANLIĞI III. AİLE ŞURASI TEBLİĞLERİ, Ankara 1999.</p>
<p>T.C. DEVLET BAKANLIĞI AİLE ARAŞTIRMA KURUMU</p>
<p>BAŞKANLIĞI AİLEYE YÖNELİK MEVZUAT, Ankara 1998.</p>
<p>T.C. BAŞBAKANLIK KADININ STATÜSÜ ve SORUNLARI GENEL</p>
<p>MÜDÜRLÜĞÜ. 1994 ULUSLARARASI AİLE YILI ÖZEL İHTİSAS</p>
<p>KOMİSYON RAPORLARI, Ankara 1994.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/kadin-haklari-ve-sosyal-hizmet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ACININ İLACI</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/acinin-ilaci/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/acinin-ilaci/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 May 2008 11:02:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[komşu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=504</guid>
		<description><![CDATA[ACININ İLACI Tek oğlunu kaybeden üzüntü içindeki çin’li kadın bir din adamına gider ve, “hangi duaları etsem, hangi büyüleri, sihirleri yapsam oğlumu bana geri getirir?” diye sorar. Ona birkaç teselli sözü söyleyip, geri yollamak yerine; din adamı, “bana asla acıyı &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/acinin-ilaci/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ACININ İLACI</strong><br />
Tek oğlunu kaybeden üzüntü içindeki çin’li kadın bir din adamına gider ve, “hangi duaları etsem, hangi büyüleri, sihirleri yapsam oğlumu bana geri getirir?” diye sorar.</p>
<p>Ona birkaç teselli sözü söyleyip, geri yollamak yerine; din adamı, “bana asla acıyı tatmamış bir evden, bir hardal tohumu getir. Onu, senin yaşamından acıyı yok etmek için kullanacağız” der.<span id="more-504"></span><br />
Kadın hemen bu büyülü tohumu aramaya başlar. Çok güzel, kocaman bir evin önüne gelir ve kapıyı çalar. “Asla acıyı yaşamamış bir ev arıyorum. Burası öyle bir yer mi? Bu benim için çok önemli” diye sorar.<br />
Onu içeriye alırlar ve “sen yanlış yerdesin” diye söze başlarlar. Daha sonra son günlerde başlarından geçen tüm trajik olayları anlatmaya koyulurlar.<br />
Kadın kendi kendine düşünür. “Bunlar benden daha acılı, bunlara birinin yardımcı olması gerekir.” Ve orada kalıp onlara yardımcı olmaya karar verir.<br />
Daha sonra başka evler aramayı sürdürür, acısı olmayan. Ama nereye gitse herbirinden acı dolu binbir hikaye duyar. Ancak insanların acılarını azaltabilme işine öylesine kendini kaptırır ki neredeyse oğlunun acısını ve onu unutturacak olan hardal tohumunu aramayı unutur. Böylece yavaş yavaş acı onun yaşamından çıkar gider..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/acinin-ilaci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ilginç olaylar 4</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/ilginc-olaylar-4/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/ilginc-olaylar-4/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Apr 2008 22:33:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[babam]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[susmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/index.php/ilginc-olaylar-4/</guid>
		<description><![CDATA[BABAM VE BEN Bir gün susmayı öğrendim. öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi. ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini iple çekerdim. Daha o &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/ilginc-olaylar-4/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BABAM VE BEN</strong><br />
Bir gün susmayı öğrendim. öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar</p>
<p>susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum</p>
<p>iletişim tarzıydı.</p>
<p>Babam akşamları eve yorgun dönerdi. ben bütün gün evde sıkılır onun</p>
<p>gelişini iple çekerdim. Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır</p>
<p>onunla oynamak isterdim. babam sarılır, öper sonra da,<span id="more-306"></span> hadi odana</p>
<p>git, derdi. Yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya</p>
<p>gelirdik babamla. onlar annemle konuşurken ben araya girer, sesimi</p>
<p>duyuramayınca da bağırırdım.</p>
<p>Babam sinirlenir, &#8216;bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım,</p>
<p>birde sen kafam ı ütüleme!&#8217; derdi.</p>
<p>Annem de &#8216;bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift laf da mı</p>
<p>konuşturtmayacaksın babanla?&#8217; diye çıkışır, beni odama gönderirdi.</p>
<p>Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol</p>
<p>alırdım. Babam arkamdan, &#8216;bizim bir odamız bile yoktu, her şeye</p>
<p>sahip, hâlâ ne istiyor anlamadım.&#8217; diye bağırmaya devam ederdi.</p>
<p>&#8216;keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı</p>
<p>olsaydı da hep birlikte otursaydık&#8217; derdim içimden; ama yüksek sesle</p>
<p>söylemeye cesaret edemezdim.</p>
<p>Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır,</p>
<p>televizyon seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği</p>
<p>önemli birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket</p>
<p>edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden baslardı. Bir gün anladım</p>
<p>ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim</p>
<p>oyunlar geliştirmeye başladım.</p>
<p>Önce resim yaparak başladım ise. babam çizdiğim resimleri çok</p>
<p>beğeniyor;</p>
<p>&#8216;bak, böyle uslu uslu oyna iste.&#8217; diyordu. babam bazen göz ucuyla</p>
<p>bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana</p>
<p>kızarak beni artik odama göndermiyordu.</p>
<p>&#8216;son günlerde ne de akıllandı benim oğlum.&#8217; diye komsulara</p>
<p>anlatıyordu annem halimi.</p>
<p>resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem &#8216;odanı</p>
<p>topla!&#8217;diye odama kapattığında ise nereden başlayacağımı bilemiyordum.</p>
<p>ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı</p>
<p>beceremiyordum. Annem odama gelip &#8216;bak sana resim yapmayı</p>
<p>yasaklayacağım.&#8217; dedi bir gün. susuyor olmamı usluluk olarak</p>
<p>değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne</p>
<p>yapacaktım?</p>
<p>Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun</p>
<p>zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. babam</p>
<p>oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. hım, dedi &#8216;çok güzel</p>
<p>olmuş. bu adam benim herhalde.&#8217; dedi.</p>
<p>Ben &#8216;hayır o adam değil, bu çocuk sensin.&#8217;dedim. o &#8216;hayır, bu adam</p>
<p>benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.&#8217;dedi.</p>
<p>Ben yine &#8216;hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük</p>
<p>kız da annem.&#8217; dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: &#8216;peki neden</p>
<p>bizi küçük çizdin?&#8217; dedi. heyecanla başladım anlatmaya. ben büyüyüp adam</p>
<p>olacağım. iş bulup çalışacağım. siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz</p>
<p>bükülecek, komsumuz ahmet amca ile ayşe teyze gibi küçücük</p>
<p>kalacaksınız.</p>
<p>Ben isten geldiğimde yorgun olacağım. siz benimle konuşmaya</p>
<p>çalıştığınızda işyerinde kafam sismiş olacağından sizi duymayacağım</p>
<p>bile. siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde &#8216;hadi odanıza</p>
<p>çekilin de kafa dinleyeyim.&#8217; diyeceğim. ve bir de bağıracağım &#8216;her</p>
<p>şeylerini alıyorum. sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar&#8217;</p>
<p>diye.</p>
<p>Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. duyduklarına</p>
<p>inanamıyorlardı. bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı</p>
<p>ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi farkında&#8217;</p>
<p>olmalı insan&#8230; kendisinin, hayatin olayların, gidişatın farkında</p>
<p>olmalı</p>
<p>Ömür dediğin üç gündür,</p>
<p>Dün geldi geçti</p>
<p>Yarın meçhuldür,</p>
<p>O halde ömür dediğin bir gündür,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/ilginc-olaylar-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mutlu eşler birbirlerine nasıl davranır</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/249/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/249/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2008 14:13:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[benci]]></category>
		<category><![CDATA[eş]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[pozitif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/index.php/249/</guid>
		<description><![CDATA[Mutlu eşler birbirine nasıl davranır? Evliliklerinde mutlu olan eşler mutluluklarını pekiştirmek için bazı davranışlara özen gösterirler. Siz de eşinizle mutlu olmak ve bu mutluluğu sürdürmek istiyorsanız şu uyarılarımıza kulak verin: Her şeyden evvel evlilikteki mutluluğun sevgi, saygı ve güvenden geçtiğini bildikleri &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/249/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mutlu eşler birbirine nasıl davranır?<br />
Evliliklerinde mutlu olan eşler mutluluklarını pekiştirmek için<span id="more-249"></span> bazı davranışlara özen gösterirler. Siz de eşinizle mutlu olmak ve bu mutluluğu sürdürmek istiyorsanız şu uyarılarımıza kulak verin:</p>
<p>Her şeyden evvel evlilikteki mutluluğun sevgi, saygı ve güvenden geçtiğini bildikleri için o noktalara çok dikkat ederler.</p>
<p>Hayatlarının birinci planına kendilerini mutlu etmeyi değil eşleriyle birlikte mutlu olmayı koyarlar.</p>
<p>Beraber oldukları zamanları güzel geçirmeye özen gösterirler.</p>
<p>Pozitif düşünürler.</p>
<p>Bencil değillerdir.</p>
<p>Güzel ve yumuşak huylu, hoşgörülü ve affedicidirler. Kin tutmaz, intikam peşinde koşmazlar.</p>
<p>Eşlerinin yerine karar vermez; kararları birlikte alırlar.</p>
<p>Eşlerinin küçük hatalarına takılmazlar. Ufak tefek problemlere takılmazlar.</p>
<p>Eşlerinin nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını bilir, ona göre davranırlar.</p>
<p>Evlilikteki mutluluk yolunun fedakârlık ve özveriden geçtiğini bilirler.</p>
<p>Ailelerine zaman ayırır, hafta sonları birlikte olmaya özen gösterirler.</p>
<p>Eve geldiklerinde işyerinin sıkıntılarını kapının önünde bırakıp içeriye tebessümle girerler.</p>
<p>Eşlerinde hata aramazlar.</p>
<p>Kendi sorumluluklarının idraki içindedirler. &#8220;Aman canım ben yapmasam evde yapan biri var.&#8221; diyerek eşlerinin fedakârlıklarını istismar etmezler.</p>
<p>Evlilik hayatlarını monotonluktan kurtarmak için çaba sarf ederler.</p>
<p>Beden dillerini kullanmasını bilirler. Eşlerinin sevgi dillerini iyi anlarlar.</p>
<p>Eşlerini eleştirmezler. Eleştirmek zorunda kalırlarsa dikkatli olurlar. Evdeki çatlayan duvarı düzelteceğim diye evin temel kolonlarını yıkmaz, çatlağı kibarca onarırlar.</p>
<p>Eşlerinin her dediğine itiraz etmezler.</p>
<p>Eşlerinin mutluluğu için bazı zevklerinden feragat ederler.</p>
<p>Peki böyle bir eş var mı derseniz?</p>
<p>Neden ilk siz olmayasınız?..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/249/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
