<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Engin Kahveci &#187; duygu</title>
	<atom:link href="http://www.enginkahveci.com/tag/duygu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.enginkahveci.com</link>
	<description>Trafik ve Direksiyon Eğitimi Merkezi (TRDEM)</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Jan 2012 11:00:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>İletişim kuracağımız ilk kişi kendimiz&#8230;</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/iletisim-kuracagimiz-ilk-kisi-kendimiz/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/iletisim-kuracagimiz-ilk-kisi-kendimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 10:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal maskeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2064</guid>
		<description><![CDATA[İçeriği ne olursa olsun kişilerarası yaşantıları devam ettirmek ve sorunları çözmek için insanların düşünce alışverişinde bulunmaları yani iletişim kurmaları gerekmektedir. İletişim, kişiler arasında ortaya çıkan duygu ve düşünce alışverişini ifade eden bir süreçtir. İnsanlar birbirleri aralarına köprü kuracakları yerde kendilerine &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/iletisim-kuracagimiz-ilk-kisi-kendimiz/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçeriği ne olursa olsun kişilerarası yaşantıları devam ettirmek ve sorunları çözmek için insanların düşünce alışverişinde bulunmaları yani iletişim kurmaları gerekmektedir.<br />
İletişim, kişiler arasında ortaya çıkan duygu ve düşünce alışverişini ifade eden bir süreçtir.<br />
İnsanlar birbirleri aralarına köprü kuracakları yerde kendilerine duvarlar örerek aslında kendilerini yeni ilişkilere ve iletişimlere kapatıyorlar. Oysaki doğduğumuz andan itibaren</p>
<p><span id="more-2064"></span> yaşantılarımız ve çevremizdeki kişilerin oluşturduğu modeller bizim iletişim tarzımızı belirlemede çok etkin rol oynuyor. Eğer kendimizi iyi tanımıyorsak biz de bu süreçleri sorgulamadan yaşayıp gidiyoruz ve aynı iletişim hatalarını bilmeden tekrarlayıp duruyoruz.<br />
İLETİŞİM BİR DİL İŞLEMİNDEN DAHA ÖTE BİR İNSAN İŞLEMİDİR.<br />
İletişimde bir ilerleme kaydedilebilmesi için insanlar arasındaki ilişkilerde de bir gelişim ve bir ilerleme gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Kişiler arasındaki ilişkiler bozuk bir temele oturmuşsa, kullanılan dil ne kadar kaliteli olursa olsun iletişime pozitif bir yansıması görülmeyecektir. Kurduğumuz ilişkilerde “bizim getirdiklerimizin” ilişkiye olan etkisinin bilincinde olmak, başarılı bir sosyal yaşamın temelini oluşturur.<br />
Kişinin kendisi ve çevresi ile iletişim kurma becerilerini kaybetmeye başlaması psikolojik rahatsızlıkların da ortaya çıkması için önemli bir nedendir. Söylediğimiz sözler, yüz ifadelerimiz, jestlerimiz, sesimizin tonu gibi her türlü sözlü ya da sözsüz ifademiz gelişigüzel ortaya çıkmamaktadır. O anda bizim için mevcut diğer mesajlardan daha anlamlı olduğu için ifade edilmektedir. Birisinin iyi olduğundan bahsetmemiz, birine kızmamız ya da günaydın deyip demememiz, başka biri ile konuşurken ona dokunmamız hiç de gelişigüzel bir şekilde ortaya çıkmaz. Karşımızdaki ile iletişime geçmeden önce kendi kendimizle iletişime geçmemiz gerekiyor. Bunun için içimizdeki duyguların çözümü yapmayı öğrenmemiz gerekir.<br />
Bireyin kendini tanımaya başlaması sadece “Niçin bu sözü söyledim?” yönünün yanı sıra “Söylenen sözü niçin bu şekilde anladım?” yönünde de gelişmeye başlar. Geçmiş yaşantılarımızın etkisi altında bize iletilen bir mesajı olduğundan daha farklı algılıyorsak burada bir “Psikolojik Gürültü” den bahsederiz. Peki nedir psikolojik gürültü, mesaj, geri-iletim, empati, sosyal maskeler, savunma mekanizmaları algı, yapıcı tartışma……ve benzeri kavramlar. Öncelikle bu konularda bilgi edinmeye çalışmak daha başarılı iletişim kurabilmemiz ve iletişim konusundaki hatalarımızı fark edebilmemiz açısından son derece önemlidir.<br />
Kendi iç dünyasında olup bitenlerin bilincinde olan ve sosyal maskelerin arkasına sürekli saklanma gereksinimi duymayan birey, içten ve doyurucu iletişim kurabilir. Kendi kendisiyle temas kuramamış, iç dünyasında duygu ve düşüncelerin farkına varamamış kişilerse kullandıkları maskelerle iletişim kurarak kendileri olamayacaklardır. İşte bu nedenlerden dolayı uzun süre birlikte olduğumuz halde bazı kimseleri pek tanıyamayız. Bunu yanında bazen de çok kısa birlikte olduğumuz halde bazılarını kendimize daha yakın hissederiz. Bu durum kendimizi tanımamız ve iletişim tarzımız ile yakından ilgilidir.<br />
Çoğu kişi, ben bu işi neredeyse doğduğumdan itibaren (bir şekilde) yapıyorum deyip, bu konuda becerilerini geliştirmeyi ihmal eder. Oysaki iletişim sorunlarının altında yatan nedenleri öğrenmemiz ve iletişim sürecini etkileyen temel etkenler konusunda bilinçlenmemiz bu konuda kendimizi geliştirmemizi ve daha mutlu olmamızı da mümkün kılar. </p>
<p><span style="color: #ff6600;">Yol kılavuzu<br />
Eğer sürekli yas içindeyseniz geçmiş sizi kontrol ediyor demektir; sürekli korkuyorsanız gelecek sizi kontrol ediyor demektir; eğer üzüntüyle ve korkuyla başa çıkmışsanız, bugününüzü kontrol edebilir, geleceğinizi planlayabilirsiniz…<br />
 <br />
</span><br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/iletisim-kuracagimiz-ilk-kisi-kendimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öfke doğal ve gerekli bir duygudur</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/ofke-dogal-ve-gerekli-bir-duygudur/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/ofke-dogal-ve-gerekli-bir-duygudur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 11:31:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlıkta]]></category>
		<category><![CDATA[doğal]]></category>
		<category><![CDATA[dostlukta]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[evlilikte]]></category>
		<category><![CDATA[flörtte]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni etiket ekle]]></category>
		<category><![CDATA[zarar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=574</guid>
		<description><![CDATA[                  Öfke               Öfke doğal ve gerekli bir duygudur. İlkel bir duygudur ve varlığını sürdürmek zorunda olan eski insandan bugüne, bize ulaşmış bir duygudur.              Öfke doğal bir duygu olmasına rağmen; sosyal insanın etkileşiminde ve topluluk içindeki ikili ilişkilerinde, evlilikte, &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/ofke-dogal-ve-gerekli-bir-duygudur/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/05/untitledsiyah-gul.bmp"><img class="alignleft size-medium wp-image-617" title="untitledsiyah-gul" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/05/untitledsiyah-gul.bmp" alt="" width="382" height="303" /></a>                  Öfke<br />
</strong>              Öfke doğal ve gerekli bir duygudur. İlkel bir duygudur ve varlığını sürdürmek zorunda olan eski insandan bugüne, bize ulaşmış bir duygudur.<br />
             Öfke doğal bir duygu olmasına rağmen; sosyal insanın etkileşiminde ve topluluk içindeki ikili ilişkilerinde, evlilikte, flörtte, arkadaşlıkta, dostlukta kabul görmeyen ve dışlanmaya neden olan bir hale ulaşırsa üretmeyi ve sevmeyi engeller. Özellikle küçük yaşlardan başlayarak öfke, aile içinde dahi hoşgörüyü zorlamakta ve kötü bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Buna rağmen yaşamımız boyunca birçok kez yoğun öfke duygularını deneyimleriz. Kendi kendimize bu duygu ile ilgili gerekçeler yaratır mantık sınırlarına sokmaya çalışırız. Gerçekçi olmayan, abartılmış, bizi içerden yıpratan, engellemekte zorluk çekilen, başkalarına zarar verebilen, patlayıcı ve kontrol edilemeyen öfke hem kişinin kendisi hem de etrafındakiler için bir sorun yaratır.</p>
<p>             Böyle bir durumla &#8220;nasıl başedilir&#8221;, &#8220;yangın nasıl söndürülür&#8221; diye merak edilebilir. Duygulanımın ve davranışların nasıl kontrol edilebileceğinden şüphe duyulabilir. Kişinin zihninde şu anda bu tip sorular varsa terapide ilk aşama sağlanmış sayılır çünkü farkındalık terapi için itici gücü oluşturmuştur bile. Aslında günlük yaşamda çoğu kez farkına varmadan ve bilmeden öfke kontrolünü uyguluyoruz. Ancak bazen bize göre haklı olduğuna inandığımız gerekçeler göstererek öfke konusunda kontrol zorluğundan yakınabiliriz. İşte bu aşamada terapi devreye girer.</p>
<p>             Bütünleyici bireysel terapi kullanılarak; danışan ve terapist el ele verir ve belirgin bir davranış paterni oluşturabilirler. Bu sayede kişinin kendisini zora sokmayacağı olumlu bir davranış tipine ulaşması sağlanır. Bu uzun ve sabır dolu bir analiz ve terapi sürecini gerektirir. Hemen tüm bütüncül terapi yöntemlerinin belirli aşamalar içinde uygulanmasını gerektirir. Çocukluktan beri iç sisteme yerleşmiş, kronikleşmiş öfke reaksiyonu, el şıklatması kadar kısa bir sürede ortadan kaldırılıp çözümlenebilecek bir davranış tipidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/ofke-dogal-ve-gerekli-bir-duygudur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baltamızı neden bilemeliyiz</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/549/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/549/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 12:05:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[adam]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[balta]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[güzel şeyler]]></category>
		<category><![CDATA[hobi]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[seramik]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaprak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=549</guid>
		<description><![CDATA[Baltamızı Bilemek          Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş. Bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından birkaç saat sonra &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/549/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Baltamızı Bilemek</strong></p>
<p>         Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş. Bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından birkaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.</p>
<p>            Sonuç olarak ikinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş.</p>
<p>Birinci adam öfkelenmiş:</p>
<p>&#8221; Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?&#8221;</p>
<p>İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş:</p>
<p>&#8221; Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip<br />
baltamı biliyordum. Daha az çaba gösterilse de keskin baltayla daha çok ağaç kesilir.&#8221;</p>
<p>Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.</p>
<p>Delphi&#8217;deki ünlü tapınakta Sokrat’ın şu sözü yer alır:</p>
<p>&#8220;İnsan, Kendini Tanı&#8221;<br />
Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında fark olmaması anlamına gelir.</p>
<p>Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı ve mutlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/549/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mutluluğun İpuçları</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/mutlulugun-ipuclari/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/mutlulugun-ipuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 12:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[güzel şeyler]]></category>
		<category><![CDATA[hobi]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[seramik]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaprak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[Mutluluğun İpuçları   Hayat şartları ağır, moraliniz bozuk ve yaşamınızda her şeyin çok kötü gittiğine inanıyorsunuz&#8230; Şimdi bunları düşünmekten vazgeçin! Sizin için hazırladığımız birkaç küçük öneriyle hayatınızı daha neşeli hale getirebilirsiniz. Kendinizi Şımartın Hafta içinde kendinize bir gün belirleyin. Bu, &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/mutlulugun-ipuclari/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mutluluğun İpuçları</strong></p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;">Hayat şartları ağır, moraliniz bozuk ve yaşamınızda her şeyin çok kötü gittiğine inanıyorsunuz&#8230; Şimdi bunları düşünmekten vazgeçin! Sizin için hazırladığımız birkaç küçük öneriyle hayatınızı daha neşeli hale getirebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kendinizi Şımartın<span id="more-548"></span></strong></p>
<p style="text-align: center;">Hafta içinde kendinize bir gün belirleyin. Bu, işlerinizin en az yoğunlukta olduğu bir gün olabilir. Çocuklarınız okuldayken veya bakıcı evdeyken, kendinize ait bir program yapın. Önce küveti doldurup içine rahatlatıcı losyon veya aroma yağları ilave edin. Ardından vücudunuz tamamen dinlenene kadar küvette yatın. Hatta bunu yaparken müzik açın, yanınıza içecek ve bir de kitap alın. Bu şekilde hem vücudunuzu, hem de ruhunuzu dinlendirmiş olursunuz. Banyo keyfi bittikten ve iyice durulandıktan sonra vücudunuzun her bölgesini kremlemeyi ihmal etmeyin. Sonra da zamanınız doğrultusunda canınız en çok ne çekiyorsa onu yapın!</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Doya Doya Gülün</strong></p>
<p style="text-align: center;">Gülmenin psikoloji üzerine terapi etkisi olduğunu biliyor musunuz? Eğer yanıtınız hayırsa, bunu bir yere not edin! Yapılan araştırmalara göre, gülme hem insanın kendini iyi hissetmesini sağlıyor, hem de sağlık üzerine olumlu etkiler yaratıyor. Bu nedenle, içinizden geldiği kadar gülün. Eğer bunu yapamıyorsanız, her fırsatta komik filmler izleyin, eğlenceli ortamlara katılın.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hayatınızda Değişiklikler Yapın</strong></p>
<p style="text-align: center;">Hayatınızı rutinlikten kurtarmanın en iyi yollarından biri, bazı radikal değişiklikler yapmaktır. İşe önce saç stilinizi değiştirmekle başlayabilirsiniz. Ardından kendinize değişik bir giyim tarzı oluşturun ve alışverişlerinizi bu doğrultuda yapın. Ayrıca, evinizde de yenilikler yapabilirsiniz. Örneğin, başka bir eve taşınabilir veya sadece dekorasyonu değiştirebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kendinizi Ödüllendirin</strong></p>
<p style="text-align: center;">Eğer tatlı yemeyi seviyorsanız, kendinizi arada bir çikolata, tatlı veya şekerlemelerle (mümkünse düşük kalorili) ödüllendirebilirsiniz. Ancak miktar konusunda dikkatli olun. Aksi halde sağlığınızı zorlayabilirsiniz. Eğer tatlı yemek yerine başka şeyler tercih ediyorsanız, onları tercih edin. Bunun da ne olduğuna kendiniz karar verin.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Spor Yapın</strong></p>
<p style="text-align: center;">Spor yapmak beden ve ruh sağlığı için gerekli. Bu şekilde hem zinde ve sağlıklı kalırsınız, hem de kendinizi moral olarak daha iyi hissedersiniz. Eğer spor salonuna gidemiyorsanız, evde egzersiz yapabilirsiniz. Kısacası, düzenli olarak her gün egzersiz yapmayı alışkanlık haline getirin!</p>
<p style="text-align: center;"><strong>İnsanları Mutlu Edin</strong></p>
<p style="text-align: center;">İnsanları mutlu etmek, kişinin kendisini de mutlu eder. Bunun için, ya çevrenizde tanıdığınız insanlara ya da tanımadığınız kişilere bazı iyilikler yapabilirsiniz. Örneğin, bir insanın ihtiyacını karşılamak, büyük bir mutluluk kaynağıdır. Üstelik, insanların küçük şeylerden de mutlu olabileceğini unutmayın.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Günü Yaşayın</strong></p>
<p style="text-align: center;">Genellikle çoğumuz hayatımızı önceden planlamayı tercih ediyoruz. Bu şekilde de bugünü yeterince farkına vararak yaşayamıyoruz. Bu nedenle hayatınızı arada bir plansız, anlık yaşayın. Göreceksiniz, bu size yaşamdan daha fazla tat almayı sağlayacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/mutlulugun-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşadığınız anın değerini bilin.</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/yasadiginiz-anin-degerini-bilin/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/yasadiginiz-anin-degerini-bilin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 May 2008 12:19:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[aktif]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[güzel şeyler]]></category>
		<category><![CDATA[hobi]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[seramik]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[yaprak]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=530</guid>
		<description><![CDATA[Yaşadığınız anın değerini bilin. Birçoğumuz mutluluğu ileride yakalayacağımız, iyi bir işe, eve ya da eşimiz olduğunda sahip olacağımız bir duygu olarak düşünürüz. Ancak bu hedeflerimize ulaştığımız zaman, mutluluğumuz genellikle kısa sürer ve mutlu olmak için yeni bir hedefin peşinde koşmaya &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/yasadiginiz-anin-degerini-bilin/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Yaşadığınız anın değerini bilin.</strong></p>
<p style="text-align: center;">Birçoğumuz mutluluğu ileride yakalayacağımız, iyi bir işe, eve ya da eşimiz olduğunda sahip olacağımız bir duygu olarak düşünürüz. Ancak bu hedeflerimize ulaştığımız zaman, mutluluğumuz genellikle kısa sürer ve mutlu olmak için yeni bir hedefin peşinde koşmaya başlarız: Evimizi yenilemek ya da güzel hediyeler almak. Bu nedenle, piyango kazanmak ya da terfi etmek gibi olaylar gerçek değil yapay mutluluğa neden olurlar.</p>
<p style="text-align: center;">Yaşamınızda sevdiğiniz şeylerin bir listesini çıkarın ve zaman zaman bunları kendinize hatırlatın!<br />
Sürekli geleceği düşünmeyi önlemek için yaşamınızın şu anki halinin de değerini bilmeniz gerekiyor. Çoğumuz yaşamımızda yanlış giden şeyleri daha çok önemser, güzel şeylerin farkına bile varmayız. Ancak, en kötü durumda bile mutluluk getirecek küçük bir yön bulunabileceğini unutmayın&#8230;</p>
<p style="text-align: center;">Aktif olun&#8230;<br />
Yaşamınızdaki her şeyin doğru olduğunu düşündüğünüz zamanlar mutlaka olmuştur: Belki bütün gün dağda kayak yaptınız, parkta dolaştınız, sararmış yaprakların fotoğrafını çektiniz. Günü sevdiğiniz bir etkinlikle geçirdiniz ve zamanın nasıl geçtiğini anlayamadınız. Boş oturmak yerine, zevk alacağınız bir hobi bulmaya çalışın. Çocukken hoşunuza giden oyunlar, spor, seramik, resim&#8230; Bunları denemenizde yarar var.</p>
<p style="text-align: center;">Seçeneklerinizi gözden geçirin.<br />
Mutlu ve mutsuz insanlar arasındaki önemli bir fark, seçeneklerin farkına varıp varmamaktır. Aynı işyerinde çalışan ve patronu memnun etmenin çok zor olduğunu düşünen iki çalışandan biri durumunun umutsuz olduğunu düşünürken, diğeri terfi etmeyi ya da başka bir iş yerine geçmeyi düşünebilir. Umutlu olan çalışan belki aynı iş yerinde çalışmaya devam edecek, ancak bunun kendi seçimiyle olduğunu bildiği için diğerinden daha mutlu olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">Daha fazla seçeneğiniz olduğunu hissettiren arkadaşlara ve hobilere sahip olmak, mutluluk yolunda herkesin atması gereken bir adım. Araştırmalar, bilgisayar kullanan insanların kullanmayanlara oranla daha mutlu olduğunu ortaya koyuyor. Bunun nedeninin, bilgisayar kullananların bazı imkanların farkına varabilmesi olduğu söyleniyor. Bilgisayar kullanarak sizinle ortak ilgi alanlarına sahip insanları da bulabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: center;">İlişkilerinizde ‘karşılık’ beklentisinde olmayın.<br />
Aile ya da arkadaşlarınızla çok yakın bir ilişkiniz olması, mutlu olmanız için gerçekten çok önemli bir unsur. Ancak çoğu insan bu yakın ilişkilerin bize getirdiklerinden çok, bizden alıp götürdükleri üzerine yoğunlaşıyor. Karşınızdakinden daha az beklentiniz olursa, söyledikleri güzel bir söz bile sizin mutlu olmanıza yetecektir.</p>
<p style="text-align: center;">Kısacası, mutlu olmanın koşulu yeni şeylerin peşinde koşmaktan çok, anın ve sahip olunanların değerini bilmek ve kendinizle barışık olmaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/yasadiginiz-anin-degerini-bilin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>empati&#8230;</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/empati/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/empati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 May 2008 23:20:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Derece]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[ZEKA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=364</guid>
		<description><![CDATA[            Empati tıpkı iyi bir dinleyici olmak gibi, başkaları ile iletişim kurmak için gereken en temel yeteneklerden birisidir.              Empati karşınızdaki insanı onun gözleri ile dünyayı görebilecek kadar iyi algılayabilmek ve onun dünyasına girebilmek demektir. Öylesine yoğun bir şekilde dinlersiniz &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/empati/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>            Empati tıpkı iyi bir dinleyici olmak gibi, başkaları ile iletişim kurmak için gereken en temel yeteneklerden birisidir. </p>
<p>            Empati karşınızdaki insanı onun gözleri ile dünyayı görebilecek kadar iyi algılayabilmek ve onun dünyasına girebilmek demektir. Öylesine yoğun bir şekilde dinlersiniz ki<span id="more-364"></span>, karşınızdaki insanın içinde bulunduğu durumu, duygularını ve düşüncelerini sizde kendinizin gibi yaşarsınız.</p>
<p>           İyi bir dinleyici karşısındaki insana anladığını göstermelidir. Buna empati denir. Maalesef dinlemekten daha karmaşık bir olgudur. Mükemmel olmanız gerekmiyor ama empati konusunda ne kadar kendinizi geliştirebilirseniz o kadar karşınızdakine ulaşmayı başarırsınız. Genelde üzgün olduğumuz zaman bizi anlayan birilerine duygularımızı ifade etmek ve paylaşmak isteriz. Dolayısıyla iyi empati yapabilen kişi karşısındakinin davranışlarına yada içinde bulunduğu duruma değil, duygularına yoğunlaşır.</p>
<p>          Örneğin: Henüz sevgilisi tarafından terkedilen birisi ile konuşuyorsanız, şu soruyu sormayın &#8220;Ne söyledi?&#8221; yada &#8220;İlk ne zaman farkettin?&#8221; aksine kişinin duygularına yoğunlaşın ve ifade edebilmesini sağlayın, &#8220;Çok acı çekiyor gibisin&#8221; yada &#8220;Kendini terkedilmiş ve kaybolmuş hissediyor olmalısın.&#8221; Bu şekilde duygulara yoğunlaşmak, karşınızdaki insanın sorunun temeline inmesine ve duygularının farkına varmasına yardımcı olur. Çünkü bir konuya üzüldüğümüz zaman, problemi çözmeye başlamadan önce duygularımız ile başetmemiz gerekir.</p>
<p>Daha önce &#8220;Dinlemek&#8221; yazımda bahsettiğim engellerin aynı zamanda empatik olmanıza da nasıl engel olacağını farketmek kolaydır. Aşağıda ki listede başarılı empati ile kötü empati gösterilmiştir. Empati yapabilmek için konuyu çok iyi anlamanız gerek, dolayısıyla aşağıdaki listeyi dikkatle incelemenizi öneririm.</p>
<p>Empatik yaklaşımın dereceleri</p>
<p>1. Derece: Yetersiz, ilgisiz yada dikkat dağıtan yorumlar.<br />
Konuyu değiştirmek: Arkadaşınız bir ödev üzerine şikayet ediyor ve sizin cevabınız, &#8220;Bu akşam televizyonda harika bir film var.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben daha iyi bilirim&#8221; tepkisi: Kişi ile ilgili genellemeler yapmak örneğin &#8220;Sen hiç bir yanlış yapmadın&#8221; yada &#8220;Esas problem annenin seni çok şımartmış olması&#8221; yada &#8220;O adama o kadar aşıksın ki, nasıl aşağılık biri olduğunu göremiyorsun.&#8221;</p>
<p>Yargılayıcı tepkiler: Kişi size evli biri ile ilişkide olduğunu söylediğinde yüzünüzü buruşturup &#8220;Umarım ne yaptığının farkındasın&#8221; gibi yaklaşımlarla, karşınızdakinin davranışını &#8220;yanlış-doğru&#8221; olarak değerlendirmeniz.</p>
<p>Tavsiye vermek: Karşınızdaki kişi kocasından boşanmak istediğini söylüyor ve nasıl yapacağını bilemediğini, kendini ne kadar çaresiz hissettiğini anlatıyor. Siz bu duyguları dinlemek yerine hemen kendisine hangi avukata gitmesi gerektiğini, kocasını nasıl evden atacağını, kocasına ne söylemesi gerektiğini ve bu süreci atlatması için hangi kitapları okuyabileceğini anlatmaya başlıyorsunuz.</p>
<p>Vaktinden önce rahatlatmaya çalışma: Arkadaşınız size telefon etti ve eşine ulaşamadığını ve endişe ettiğini söyledi, sizin yorumunuz &#8220;Merak etme, bir şey olduğunu sanmıyorum, eminim seni arar. Hemen kötü şeyler düşünme&#8221; Bu cümle adeta karşınızdakine &#8220;Bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum&#8221; demek gibidir.</p>
<p>Analiz etmek: Bir arkadaşınız evlenmekten duyduğu korkuları anlatıyor ve siz arkadaşınıza bu davranışı altında yatan nedenleri açıklamaya başlıyorsunuz. Örneğin &#8220;Annene duygusal olarak çok yakınsın ve evleneceğin kişininde seni annen gibi kısıtlayıp bir hapse sokacağından korkuyorsun&#8221;. Analiziniz belki doğru olabilir ama kişinin bu gerçekleri kendi başına keşfetmesine izin vermeniz gerek.</p>
<p>Sorgulamak: Arkadaşınız evliliğinde bazı problemler olduğuna dair imada bulundu ve siz birden sorgulamaya başladınız. &#8220;Eşinle konuşuyor musunuz?&#8221; &#8220;Dışarı çıkıp arada bir eğleniyor musunuz?&#8221; &#8220;Cinsel hayatınız ne durumda?&#8221; Bu şekilde sorgulamak konuşmayı kontrol etmenize ve yönlendirmenize yol açar. Karşınızdaki insanın hikayesini kendi istediği biçimde ve istediği kadar söylemesine izin verin. (Diğer taraftan arkadaşınızın sözlerini açıklaması için sorulan sorular kontrol edici ve yönlendirici değildir, kişinin daha fazla konu üzerinde konuşabilmesi için destekleyicidir.)</p>
<p>Kendi hikayenizi anlatmak: Arkadaşınızın anlattığı problem, sizin yaşadığınız başka bir anıyı hatırlattı ve yardımı olabileceğini düşünerek anlatmaya başladınız. Bazen bu o kadar kötü değildir, fakat anlattığınız hikayenin kişinin problemi ile direk ilgili olması ve bir çözüm sunuyor olması gerekir. Ayrıca kısa zamanda arkadaşınızın problemine geri dönmeyi başarabilmelisiniz.<br />
Bir çoğumuz bu empatik olmayan davranışları yaparız. Arada bir yapıldığında bu davranışlar büyük bir problem yaratmaz fakat bazılarımız sürekli olarak karşısındakini sorgular yada rahatlatmaya çalışır. Bazılarımız ise ciddi bir konu olduğunda sürekli olarak dikkati dağıtmaya çalışır. Yabancı olduğunuz insanlar arasında bu davranış bir sorun yaratmayabilir ama dostunuz için oldukça acı veren bir tecrübe olabilir. Bazıları her problemi zekasını ıspat etmek için bir fırsat gibi değerlendirip arkadaşının problemini 5 dakikada, belki kahve molasında çözmeye kalkar ve kişinin duygularını yada konuşma ihtiyacını tamamiyle göz ardı eder. Eğer kişinin gerçekten önemli bir problemi varsa, konuyu konuşmak ve kişiye yardım etmek bazen 2 – 3 saat belki daha fazla zaman gerektirir.</p>
<p>2. Derece: Karşıdaki insanın duygularını ve içinde bulunduğu durumu kısmen doğru anlamak ama diğer önemli etkenleri yanlış anlamak yada göz ardı etmek.</p>
<p>Dinleyici karşısındaki insanın duygularını tam olarak anlayamaz. Bu durum konuşmacının duygularını daha fazla açıklaması konusunda isteksizlik duymasına yol açar.  İlgilendiğinizi soru sorarak, yada dikkatle karşınızdakine bakarak göstermedikçe kişi tam olarak ne hissettiğini daha fazla açıklamamayı tercih eder. Örneğin diyelim ki bir arkadaşınız eşine ne kadar sinirli olduğunu söyledi ve siz &#8220;Gidip rahatsızlığını söylesene&#8221; diyerek öneride bulundunuz, fakat arkadaşınızın tepkisi farklı oldu, &#8220;Yok yok, kızgınım ama o kadarda deli değilim!&#8221; dedi. Bu cümleniz ile arkadaşınızın kızgınlığının yanısıra aynı zamanda duygularını eşine anlatmaktan korktuğunu ve kendini çaresiz hissettiğini farkedemediniz. Eğer haklı olsaydınız ve arkadaşınız size şöyle bir cevap vermiş olsaydı &#8220;Bunu kesinlikle yapmalıyım!,&#8221; o zaman 3. derece empatiyi başarmış olurdunuz.</p>
<p>      Genelde bize anlatılanlara karşı verdiğimiz duygusal tepkiler karşımızdakini yanlış anlamamıza yol açar. Örneğin karşımızdakinin sözleri, içimizde kendi kızgınlığımızı, güvensizliğimizi, korkularımızı, savunma ihtiyacımızı yada diğer duygularımızı canlandırır ve dikkatimiz dağılır, dolayısıyla karşımızdakini tam olarak dinleyebilmemiz ve anlayabilmemiz imkansız olur.</p>
<p>3. Derece: Doğru empati karşınızdaki insanın duygularını tam olarak yakalar.</p>
<p>Karşınızdaki insanın dünyasına girmeyi başardınız. Yorumlarınız arkadaşınızın az önce söylediklerini tam olarak yansıtıyor. Kısa ve öz olun. Kendi cümleleriniz ile mümkün olduğunca basit bir dille, arkadaşınızın ne söylediğini anladığınızı gösteren cümleler kurmaya özen gösterin. Böylece konuşmacı sizin kendisini dikkatle dinlediğinizi ve değer verdiğinizi hissedecektir. Unutmayın, hiç kimse her zaman doğru empatiyi başaramaz. En iyi terapistler bile ortalamada 2.5 yada 2.7 seviyelerindedir. Konuşmadan biraz uzaklaştığınız zaman dünyanın sonu değildir, karşınızdaki kişiye kendini toparlaması için imkan verir. Fakat konuşmacı sizden uzun süre yorum almaz ise sizin kendisine olan ilginizi yitirdiğinizi, söylediklerini onaylamadığınızı yada anlamadığınızı düşünebilir.</p>
<p>Örneğin: Arkadaşınız telefonla aradı ve ne kadar kötü bir gün geçirdiğini yüksek sesle anlatmaya başladı (araba çalışmadı, iş arkadaşları dedikodusunu yaptı, işten adam çıkarılacağına dair laflar işitti ve 2 kilo aldığını farketti….) ve siz cevap olarak &#8220;Gerçektende çok bunalmışsın, her şey üst üste gelmiş ve sana karşı birleşmişler gibi&#8221; Arkadaşınız yorumunuzu onaylarsa ve şöyle cevap verirse &#8220;Evet aynen bende öyle düşünüyorum,&#8221; yorumunuz 3. derece empati demektir. Eğer şöyle bir cevap verirse &#8220;Evet bütün gün çok öfkeliydim ve hala çok kızgınım&#8221; empati seviyeniz iyi bir tahmin yapmanıza rağmen 2 civarındadır, arkadaşınızın kızgın olmasının daha farklı bir nedeni olabilir ve belki bu konuda konuşmasını isteyerek yardımcı olmaya çalışabilirsiniz.</p>
<p>Son olarak empati yeteneği ancak pratik yaparak geliştirilebilir, dolayısıyla hatalarınızın cesaretinizi kırmasına izin vermeyin ve denemeye devam edin.  Bu yeteneği özellikle çocuklarınız ile iletişiminizde geliştirebilirseniz, çocuklarınızın duygusal zekasını geliştirmesine büyük bir katkı olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/empati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AİLEDE İLETİŞİM SORUNLARI</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/ailede-iletisim-sorunlari/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/ailede-iletisim-sorunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Mar 2008 11:57:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[saygı]]></category>
		<category><![CDATA[sorun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/index.php/ailede-iletisim-sorunlari/</guid>
		<description><![CDATA[AİLEDE İLETİŞİM SORUNLARI,NEDENLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Günümüzde aile-içi iletişim çok önemli olduğu halde yeterince üzerinde durulmayan bir konudur. Bir çok sorunun temelinde aile – içi iletişimdeki olumsuzluktan kaynaklanmaktadır. Yaygın olarak görülen iletişim biçimi “gereksinme iletişimi” denilen durumdur. Bu iletişimi belirleyen etmenler &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/ailede-iletisim-sorunlari/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>AİLEDE İLETİŞİM SORUNLARI,NEDENLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ</strong><br />
Günümüzde aile-içi iletişim çok önemli olduğu halde yeterince üzerinde durulmayan bir konudur. Bir çok sorunun temelinde<span id="more-231"></span> aile – içi iletişimdeki olumsuzluktan kaynaklanmaktadır. Yaygın olarak görülen iletişim biçimi “gereksinme iletişimi” denilen durumdur. Bu iletişimi belirleyen etmenler günlük gelişen gereksinimlerdir.<br />
Çocukların okuldaki durumları,günlük kısa notlar,alış veriş planları,ödeme planları,kısa konuşmalar,standart hal hatır sormalar,günlük olaylardır.Birlikte olunan zamanın çoğunu TV izlemek,TV program yorumları,gündemdeki konuların kısa kısa bir değerlendirilmesi yapılır. Hatta artık çoğu ailelerde ev programları TV dizi saatlerine göre şekillenir. Bunlar ev içi iletişimin mesajları olmaktadır.<br />
 <br />
          Konuyu derinlemesine irdelediğimizde,düş kırıklıkları,geleceğe ilişkin duygular,insanlar arasındaki olumlu yada olumsuz iletiler günlük iletişim içinde kendine yer bulmamakta bu nedenle duygular,düşünceler sessizce geçiştir ilmektedir.</p>
<p>         Aile-içi iletişimin düşük yoğunluğu,sığlığı,azlığı giderek insan arası ilişkileri de zayıflatmaktadır. Aile içinde yabancılaşma görülmekte,etkin iletişim aile dışındaki gruplar arasına kaymaktadır. Baba iş yerindeki arkadaş gruplarıyla,anne kadınlar arasında ki gruplarla,çocuklarda arkadaş gruplarıyla etkin iletişim kurmayı yeğlemekte,duygu ve düşüncelerin paylaşımı ev dışına taşınmaktadır. Ev içinde zayıflayan iletişim,buna karşın ev dışında gelişen ve bireysel çıkar ön planda olan iletişim sonucu,aile üyeleri arasında farkında olmadan bir yapancılaşmayı getirmektedir. Bunun sonucu değişen insan davranışları doyumsuzluk,kıyaslama aile içinde gruplaşmalara yol açmaktadır.</p>
<p>          Anne-oğul,baba-kız yada çocuklar arası gruplaşma eğilimi ortaya çıkmaktadır. Bu durum iletişimi büsbütün bozmakta sosyal roller sertleşmektedir.<br />
           Aile içi demokratik iletişimin yitirilmesi ailede krizi artırmakta, bunun sonucu aile üyeleri kendilerini mutlu kılacak sanal mutluluklar peşinde koşmaktadırlar.<br />
        Son zamanlarda haberlerde hiç toplumuzda görülmeyen,kültürümüz,toplumsal değer yargılarımızdan uzak gelişmeler izlemekteyiz. Toplumuzda çabuk öfkelenme,sorgulamadan,somutlaştırmadan suçlamalar, şiddet ve hızlı aile çözülmelerini sayabiliriz.</p>
<p>                   <strong>ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:</strong></p>
<p>1- Ev içinde eşitlikçi,sosyal rolleri arkadaşça yumuşatan ve aile disiplini kimseyi yaralamadan kurup yürütmek,anlayışlı,şefkatli ve ilkeli bir aile yapısı oluşturmak.<br />
2- Eşler arasında anlayış ve davranış bütünlüğü,iletişim güçlendirerek çocukların sosyal rollerini benimsemelerine yardımcı olmak.<br />
3- Aile içi empatiyi geliştirmek.<br />
4- İletişimde Aktif Dinleme ( saygı ) gerçekleştirin.<br />
5- Saydam ve Şeffaf olmak<br />
6- Sorunlarınızı somut bir şekilde belirtin. Yorum katmadan olduğu gibi söyleyin.<br />
<strong>ANNE VE BABALAR ÇOCUKLARINIZA KARŞI AŞAĞIDAKİ DAVRANIŞLARI LÜTFEN YAPMAYIN</strong></p>
<p>1-Emir vererek yönlendirme yapmayın. Çocuğunuzun fikrini alın ve katılımını sağlayınız.<br />
2-Çocuğunuz gözdağı vererek uyarmayın. Çocuğunuzun isteklerine saygı duyun. Eğer bunu yapmasanız çocuğunuz size öfke duyacaktır.<br />
3-Çocuğunuza “Yapmalısın”, “Etmelisin” iletilerinden uzak durun<br />
4-Nutuk çekme,yargılama,eleştirme,suçlamalardan kaçının,çocuklarınıza değer verdiğinizi,ona güvendiğiniz duygusunu yansıtın.<br />
5-Çocuğunuza aşırı övgüden kaçının. Çocuğunuzu bu duruma alıştırmayın.<br />
6-Ad takma ve alay etmekten kaçının<br />
7-Çocuğunuzun kendisini ifade etmesine yardımcı olun,bu konuda ortam oluşturun.<br />
8-Çocuğunuzu sınadığı hissine kaptıracak şekilde sorular sormayın.<br />
9-Şakacı ve alaycı davranışlardan uzak durun <br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/ailede-iletisim-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Buda başka bir&#8221; kendine iyi bak&#8221; şiir</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/buda-baska-bir-kendine-iyi-bak-siir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/buda-baska-bir-kendine-iyi-bak-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Feb 2008 00:46:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[şiir dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[kendine iyi bak]]></category>
		<category><![CDATA[sevda aşk]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/index.php/buda-baska-bir-kendine-iyi-bak-siir/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“ “Kendine iyi bak. Çünkü &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/buda-baska-bir-kendine-iyi-bak-siir/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“</p>
<p>“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”</p>
<p>&#8220;Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kendine iyi bak&#8221; derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar…</p>
<p>Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.</p>
<p>&#8220;Kendine iyi bak&#8221; derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. &#8220;Kendine iyi bak&#8221; derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.</p>
<p>Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, &#8220;kendine iyi bak&#8221; derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye<br />
unutulmayan nağmeler.</p>
<p>Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. &#8220;Bitti&#8221; diyemedikleri için, &#8220;kendine iyi bak&#8221; derler. &#8220;Kırıldım ve affedemiyorum&#8221; diyemedikleri için &#8220;kendine iyi bak&#8221; derler. &#8220;Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım&#8221; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. &#8220;Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum&#8221; diyemedikleri için &#8220;kendine iyi bak&#8221; derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.</p>
<p>&#8220;Kendine iyi bak&#8221; bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. &#8220;Kendine iyi bak&#8221; deme bana. Nokta koyma.</p>
<p>Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile&#8230; Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden&#8230;, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?……….</p>
<p>Peki o zaman&#8230; Senin istediğin gibi olsun&#8230; Öyleyse&#8230;Sen de &#8220;Kendine İyi Bak.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kendine Iyi Bak&#8221; derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.</p>
<p><strong>Yazanın ellerine sağlık &#8230;. Harika bir deyiş</strong>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/buda-baska-bir-kendine-iyi-bak-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

