Hakkımda

Eğitimciyim. Trafik & Eğitim üzerinde çalışmalar yapmaktayım. Halen Trafik ve Direksiyon Öğretmeniyim. Özellikle Trafik konusunda öğrenilmiş yanlışlıklar var. Bu beni çok rahatsız ediyor. Amacım hem Trafik konusunda hem de Kişisel gelişim konusunda doğruları sizlerle paylaşmaktır.

Site hakkında

Trafik kuralları, trafik eğitimleri, özel direksiyon dersi, trafik işaretleri, sürücü kursları, ehliyet, direksiyon eğitimi, pratik bilgiler...

Öğretmen dediğin……

Öğretmen
 
Öğretmenin adı bayan Thompson’du ve 5.sınıf öğrencilerinin önünde ayakta durduğu ilk gün onlara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, onlara baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Bu mümkün değildi, çünkü orada en önde, sırasına adeta çökmüş gibi oturan küçük bir öğrenci vardı.

Adı Teddy Stoddard. Bir önceki yıl, bayan Thompson, Teddy’i gözlemiş, onun diğer çocuklarla oynayamadığını; giysilerinin kirli ve kendinin de hep banyo yapması gereken
bir halde olduğunu görmüştü ve Teddy mutsuz da olabilirdi.

Çalıştığı okulda bayan Thompson, her öğrencinin geçmişteki kayıtlarını incelemekle de görevlendirilmişti ve Teddy’nin bilgilerini en sona bırakmıştı. Onun dosyasını incelediğinde şaşırdı. Çünkü;

Birinci sınıf öğretmeni:
“Teddy zeki bir çocuk ve her an gülmeye hazır. Ödevlerini düzenli olarak yapıyor ve çok iyi huylu… Ve arkadaşları onunla olmaktan mutlu…” diye yazmıştı.

İkinci sınıf öğretmeni:
“Mükemmel bir öğrenci, arkadaşları tarafından sevilen, fakat evde annesinin amansız hastalığı onu üzüyor ve sanırım evdeki yaşamı çok zor..” diyordu.

Üçüncü sınıf öğretmeni:
“Annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Babası ona yeterince ilgi gösteremiyor ve eğer birşeyler yapılmazsa evdeki olumsuz yaşam onu etkileyecek.“ diye yazmıştı.

Dördüncü sınıf öğretmenine gelince:
“Teddy içine kapanık ve okula hiç ilgi göstermiyor, hiç arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.” demişti.

Şimdi bayan Thompson sorunu çözmüştü ve kendinden utanıyordu. Öğrenciler ona güzel kağıtlara sarılmış süslü kurdelerele paketlenmiş yeni yıl hediyeleri getirdiğinde
kendini daha da kötü hissetti. Çünkü Teddy’nin armağanı kaba kahverengi bir kese kağıdına beceriksizce sarılmıştı. Bunu diğer öğrencilerin önünde açmak ona çok acı verdi.

Bazıları, paketten çıkan sahte taşlardan yapılmış, birkaç taşı düşmüş bileziği ve üçte biri dolu parfüm şişesini görünce gülmeye başladılar, fakat öğretmen, bileziğin
ne kadar zarif olduğunu söyleyerek ve parfümden de birkaç damlayı bileğine damlatarak onların bu gülmelerini bastırdı.

O gün okuldan sonra Teddy öğretmenin yanına gelerek; “Bayan Thompson, bugün hep annem gibi koktunuz” dedi.

Çocuklar gittikten sonra öğretmen yaklaşık bir saat kadar ağladı. O günden sonra da çocuklara okuma, yazma, matematik öğretmekten vaz geçerek onları eğitmeye başladı. Teddy’ye özel bir ilgi gösterdi. Onunla çalışırken zekasının tekrar canlandığını hissetti. Ona cesaret verdikçe çocuk gelişiyordu. Yılın sonuna dek, Teddy sınıfın en çalışkan öğrencilerinden biri olmuştu.

Öğretmenin, hepinizi aynı derecede seviyorum yalanına karşın Teddy, onun en sevdiği öğrenci olmuştu.

Bir yıl sonra, kapısının altında bir not buldu. Teddy’dendi. Tüm yaşantısındaki en iyi öğretmenin kendisi olduğunu yazıyordu. Ondan yeni bir not alana kadar 6 yıl geçti. Notunda liseyi bitirdiğini ve sınıfındaki üçüncü en iyi öğrenci olduğunu ve bayan Thompson’un halâ hayatında gördüğü en iyi öğretmen olduğunu yazıyordu. Dört yıl sonra, bir mektup daha aldı Teddy’den. O arada zamanın onun için zor olduğunu çünkü üniversitede okuduğunu ve çok iyi dereceyle mezun olmak için çok çaba sarfetmesi gerektiğini yazıyordu. Ve bayan Thompson halâ onun hayatında tanıdığı en iyi öğretmendi. Daha sonra dört yıl daha geçti ve bir mektup daha geldi. Çok iyi bir dereceyle üniversiteden mezun  olduğunu ama daha ileriye gitmek istediğini yazıyordu. Ve halâ bayan Thompson onun tanıdığı ve en çok sevdiği öğretmendi. Bu kez mektubun altındaki imza biraz daha uzundu. Theodore F.Stoddard Tıp Doktoru.

Bu hikaye burda bitmedi. İlkbaharda bir mektup daha aldı bayan Thompson. Teddy hayatının kızıyla tanıştığını ve evleneceğini yazmıştı. Babasının birkaç yıl önce öldüğünü,
bayan Thompson’un düğünde damadın anne ve babası için ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Tabii ki oturabilirdi.

Tahmin edin ne oldu?

Bayan Thompson törene giderken özenle sakladığı birkaç taşı düşmüş olan o bileziği taktı, Teddy’nin ona verdiği ve annesi gibi koktuğunu söylediği parfümden sürmeyi de ihmal etmedi.

Birbirlerini sevgiyle kucaklarlarken, Teddy, onun kulağına “Bana inandığınız için çok teşekkürler bayan Thompson, kendimi önemli hissetmemi sağladığınız için ve beni böyle değiştirdiğiniz için de…” diye fısıldadı.

Bayan Thompson gözünde yaşlarla ona karşılık verdi:
“Yanılıyorsun Teddy… Ben değil, sen bana öğrettin…
Seninle karşılaşıncaya kadar ben öğretmenliği bilmiyormuşum

İş hayatında başarı için 7 altın öneri

 İş hayatında başarı için 7 altın öneri :

Birçok işveren, işe yeni aldığı elemanını belli bir süre denemeye tabi tutar. İşverenler çalışanlarından neler bekler? Olmazsa olmaz dedikleri ya da dikkat ettikleri şeyler nelerdir?
Eğer siz de zaman zaman kendinize bu soruları soruyorsanız işte size bunların cevapları ve sizi başarıya götürecek 7 altın öneri;
* İyi ilişkiler kurun
Yeni başladığınız işte, doğal olarak mesleki bilginize ve geçmişteki başarılarınıza güveniyorsunuz. Üstelik aldığınız eğitim ve diplomalarınız da sahip olduğunuz diğer artılar. Ancak deneme dönemlerinde insanlar çok daha farklı alanlarda test edilirler; İşverenler için şirket ortamına adapte olup olamayacağınız veya ekibinizle uyum içinde çalışıp çalışmayacağınız önemlidir. İş arkadaşlarınız ve patronunuzla kuracağınız ilişki, mesleki bilgilerinizden çok daha ön plandadır.
* Dinlemeyi bilin
Etrafınızda olup bitenler hakkında bir şeyler öğrenmek istiyorsanız dinlemeyi bilmelisiniz. Şirket ve çalışanları hakkında sağlam bir bilgiye sahip olana kadar sizin için dinlemek konuşmaktan daha önemli olmalı. Kimlere güveneceğinizi ve kimin iyi, kimin kötü olduğunu bilmediğiniz sürece fazla konuşmak size zarar getirebilir. Bu nedenle yeni başladığınız yerde öncelikle dinlemeyi tercih etmeli, kişiler ve şirket hakkında bilgi edinmeye çalışmalısınız.
* Giyiminize dikkat edin
Eğer ofiste herkes birbirine benzer giyinmekteyse, siz de deneme dönemini atlatana kadar bu modaya uyum sağlayın ve onlar gibi giyinin. Kendi giyim stilinizi belirlemeyi ve uygulamayı daha sonraya bırakın.
* Güleryüzlü olun
Elbette ki hiç ağzını açmayan ve tek bir kelime bile etmeyen biri olmanız gerekmiyor. İçten ama biraz mesafeli sohbetler etmenizin hiçbir sakıncası yok. Kibar ve güleryüzlü olmanız da size artı puan kazandıracaktır.
* Size yardım edilmesine izin verin
Hiç kimse sizden her şeyi bilmenizi beklemiyor. Bunun için kendinizi sıkıntıya sokmanıza hiç gerek yok. Size yardım etmek isteyenleri geri çevirmeyin. Üstelik başınız sıkıştığında birilerinden yardım almanız şirket içindeki ilişkilerinizi de ilerletmenizi sağlayacaktır. Ancak tabii her konuda durmadan soru sormanız da itici olacaktır. Bunun için gerçekten bilmediğiniz konularda yardım almalısınız. Hem böylece uyumlu olduğunuzu da gösterme fırsatını bulacaksınız.
* Sizden ne istenildiğini öğrenin
İşe başladıktan altı veya sekiz ay sonra işvereninizle tekrar bir görüşmeniz var. Sizden memnun kaldı mı acaba? Yoksa başka bir alanda mı çalışmanıza karar verdi? Belki de kendinizi biraz daha geliştirmenizi isteyecek… Bu soruların cevaplarını öğrenmek için aslında çok fazla beklemeniz gerekmiyor. Patronunuzun size karşı tutumu, yaptığınız işlere karşı bakışı ve tavırları onu kısa sürede ele verecektir. Siz de buradan hareketle işverenizin ne istediğini, nelerden memnun kaldığını bilerek hareket etmeyi öğrenmelisiniz.
* Siz de işyerini gözden geçirin
Siz belki bir deneme dönemindesiniz, ancak unutmayın ki işvereniniz de bir deneme döneminde! Bu iş gerçekten hoşunuza gidiyor mu? Yeni tanıştığınız iş arkadaşlarınızla yıllarca birlikte çalışabilir misiniz? Şirket size, kendinizi geliştirebileceğiniz olanaklar sunabiliyor mu? türünde sorularla siz de işinizi sorgulayabilir, ona göre hareket edebilirsiniz.

Çalışıyor gözükmenin 10 kuralı

ÇALIŞIYOR GÖRÜNEBİLİRSİN..!!!

Her zaman ellerinde dökümanla yürü.Bilgisayarı meşgulmüş gibi kullan! Tabii iş yapıyorum diye maillerini kontrol edebilir, chat yapabilir, hatta sevdiğin bir arabanın özelliklerini takip edebilirsin. Eğer patron yakalarsa, “Yeni bir yazılım deniyorum” mazereti genellikle çalışır.

Masanı kalabalık tut. Çalışma masası üzerinde ne kadar çok malzeme varsa o masanın sahibi, iş verenlere, o kadar çok çalışkan gözükür. Bu sebeple masanızda ilgili ilgisiz her zaman bir sürü şey bulundurun.

Sesli mesaj sistemi kullan. Gün boyu seni sürekli birileri arayarak onlar için bir şeyler yapmanı isteyecektir. En önemlisi de senin internet’ te surf ile geçebilecek zamanını çalacaklar. Bu sebeple eğer mümkünse sesli mesaj sistemi kullanmak akıllıca bir çözüm olur. Hatta cihaza “Yoğun işlerim sebebiyle şu an yanıtlayamıyorum, lütfen adinizi ve telefonunuzu bırakın, daha sonra size döneyim” mesajı yerleştirmek akıllıca bir davranış olur.

Sabırsız ve huzursuz davran. Eğer işverenlerin gözü önündeyken aceleci ve huzursuz davranırsan, patron sizin çok çalışmaktan gerilmiş olabileceğini düşünecektir.

Ofisi geç terk et. Her zaman çalıştığın yeri geç terk et. Özellikle patron oradaysa ondan önce asla çıkma. Masanda bazı magazin dergilerini ya da gazeteleri oku ama sakın erken çıkma.

Etkileyici iç geçir. Aynı ortamda birileri varken yüksek sesle iç geçirmek, çevrendekilere son derece yoğun ve baskı altında olduğun mesajını verir. Patronlar buna bayılır.

Yığın stratejisi iyi uygula. Odanın kalabalık ve sürekli çalışılır bir yer olduğu mesajını vermek için sadece masanı değil, yerleri de bir Şeylerle doldur. Kalın bilgisayar kitapları olabilir. Özellikle patron odaya geldiğinde üzerinde kitapların bulunduğu bir koltukta kendisine yer açmanız patronun size minnetle bakmasını sağlayacaktır.

Kendi sözlüğünü kendin yarat. Bazı teknik terimleri öğren ve bunları özellikle toplantı zamanlarında bol bol kullan. Kimse ne söylediğini anlamayabilir ama öğreneceğin bu kelimeler patronunun gözünde minnettarlık olarak sana geri dönecektir.

Patrona göndereceğin yazılara dikkat et. Örneğin burada anlattığım taktikleri arkadaşlarına gönderirken sakın patrona da gönderme

 

Etkili CV yazmanın püf noktaları

Öncelikle yapmanız gereken şey hangi tür CV hazırlayacağınıza karar vermek olmalı. Çünkü CV’ler çeşitli uzmanlık alanlarında tercih edilen işlevsel formatlı CV, en sık kullanılan şekliyle zaman sıralı CV ve her iki formatı da içinde barındıran bileşik CV olmak üzere üç başlık altında toplanır.

İşlevsel CV’ler, sahip olunan iş tecrübelerinin belirli uzmanlık alanları altında toplanarak sunulmasına olanak veriyor. Bu format daha çok başarılarını ön plana çıkarmak isteyen kişiler tarafından tercih ediliyor. Eğer siz de aynı sektörde yer alan birkaç iş yerinde çalıştıysanız, bu formatı tercih edebilirsiniz. Ayrıca çalışma hayatınıza bir süreliğine ara vermişseniz, bu format, görüşme yaptığınız yerlerde tecrübelerinizle dikkat çekmenizi sağlayabilir.

En sık kullanılan CV şekli olan zaman sıralı CV’lerde, tüm eğitiminizi ve iş tecrübelerinizi, en sondan geriye doğru sıralayabilirsiniz. Böylece bugüne kadar çalıştığınız tüm iş yerlerini detaylı olarak göstermiş olursunuz. Ancak bir süredir çalışmıyorsanız, bu formatı kullanmayın. Çünkü kronolojik sıralamadaki boşluklar, işverenin aklında soru işaretleri yaratabilir.

Kısaca işlevsel CV’nin kısa iş tecrübeleri eklenmiş hali olarak tanımlayabileceğimiz tür olan bileşik CV’de de sırasıyla önce beceriler, daha sonra da iş tecrübeleri yazılır.

UZUNLUK NASIL OLMALI?
CV hazırlarken çok uzun veya çok kısa olmamasına dikkat etmelisiniz. Genellikle bir sayfalık bir CV idealdir. Ancak bir sayfaya sığdırmak için gereksiz bilgi eklememeye veya önemli bilgileri atmamaya da özen göstermelisiniz. Akılda kalıcı kelimeler kullanmaya gayret edin.

Bazı şirketler CV’lerde vesikalık fotoğraf olmasını tercih edebilirler. Bu yüzden fotoğrafınızın son altı ay içinde çekilmiş olmasına dikkat edin.

YA REFERANSLAR?
CV’nize size referans olabilecek isimler yazarken, bu kişilerin sizin çalışma sisteminizi, prensiplerinizi bilen ve hakkınızda doğru bilgi verebilecek kişiler olmasına dikkat edin. Referans olarak verdiğiniz kişilerin adını, pozisyonunu, adresini ve mesai saatleri içinde ulaşılabilecek telefon numarasını yazmayı ihmal etmeyin.

CV’nizde güncel iletişim bilgilerinizin yer almasına dikkat edin. Bu bilgileri CV’nize inceleyecek olan kişinin ilk olarak bakacağı yere yazmanızda fayda var.

ÖN YAZININ GEREKLİLİĞİ
Bazı firmaların insan kaynakları departmanları, kendilerine gönderilen CV’lerde ilk olarak ön yazıya dikkat ederler. İşverenlerin sizinle ilgili ilk izlenimi, ön yazı sayesinde edinebileceğini aklınızdan çıkarmayın. CV’ye ekleyeceğiniz ön yazıda, iş deneyimlerinizle, aldığınız eğitimlerle, kişisel özelliklerinizle veya uzmanlaştığınız konularla ilgili ön plana çıkarmak istediğiniz bilgilere yer vermelisiniz. Ön yazı aynı zamanda fikirlerinizi ve kendinizi açıkça ifade edip edemediğinizin de aynasıdır.

EĞİTİM BÖLÜMÜNÜN ÖNEMİ
Yeni mezunsanız veya öğrenciyseniz, başvuru yaptığınız pozisyonla ilgili aldığınız dersleri eğitim bölümünde belirtebilirsiniz. İş tecrübeniz varsa, bu tecrübeleri belirttiğiniz kısmı, eğitimden önce yazın. Ayrıca okuduğunuz ve mezun olduğunuz okulları yazarken mezuniyet yılınızı, derecenizi ve bölüm adını da eklemeyi unutmayın. Çalıştığınız projeler, aldığınız kurslar, katıldığınız eğitim, seminer ve sertifika programları ile çalışmak istediğiniz pozisyona uygun teknik bilgilerinizi de yine bu bölümde belirtebilirsiniz.

Deneyimler: İş deneyimlerinizi yazdığınız bölüm, CV’nizin en önemli bölümlerinden biridir. İşverenler için, önceki tecrübelerinizin, yetenek, bilgi ve becerileriniz konusunda fikir verdiğini unutmayın. Tecrübelerinizi en son çalıştığınız işten başlayarak ve şirketin adına, çalışmış olduğunuz pozisyona ve işe giriş ile çıkış tarihine yer vererek yazın.

BİLDİĞİNİZ YABANCI DİLLER
Yabancı dil bilginiz yoksa CV’nize bu bölümü eklemeyin. Eğer bir ya da daha fazla yabancı dil biliyorsanız, bu dilleri okuma, yazma ve anlama kategorilerini bilgi derecenize göre yazın. İşi almak için yazacağınız her yanlış bilgi, ileride size problem olarak geri dönecektir. Unutmayın!

ÖZEL İLGİ ALANLARINIZ
CV’nizde özel ilgi alanlarınızdan ve hobilerinizden bahsetmek, işverenin, sizin sosyal ilişkiler açısından nasıl biri olduğunuz hakkında fikir sahibi olmasına olanak verir. Bu yüzden kendinizi olmadığınız biri gibi göstermeye çalışmayın. Hobileriniz fazla olmasa bile, yazdıklarınızı kendi içinde detaylandırarak bu bölümü doldurabilirsiniz. Örneğin koleksiyon yapmaktan hoşlanıyorsanız, ne tür şeylerin koleksiyonunu yaptığınızı, kitap okuyorsanız hangi tür kitaplardan hoşlandığınızı yazabilirsiniz.
Unutmayın, CV’niz işverenler için kişiliğinizin, iş tecrübelerinizin, çalışma prensiplerinizin ve yeteneklerinizin aynasıdır. Bu yüzden CV’nize yazdığınız herşeyin doğru ve güncel bilgiler olduğundan emin olun.

Zeytinyağının yararları

Zeytinyağı’nın 5 yararı

Akdeniz mutfağının vazgeçilmezi, tam bir antioksidan deposu olan zeytinyağının yararları saymakla bitmiyor.İşte zeytinyağının sağlıklı ilan edilmesinin 5 nedeni:

.Kanser riskini azaltır:İçerdiği ‘polyphenols’, bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir.

.Kalbi korur:Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür, kandaki yağ oranını dengeler, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler.

.Kan basıncını düşürür:İçerdiği etkili antioksidanlar damarları güçlendirir ve genişletir.

.Kilo vermenizi sağlar:Kendine has lezzeti ve doymuş yağ oranının düşük olması kilo vermeye yardımcıdır.

.Baş ağrısını azaltır:Eğildiğinizde başınıza doğru saplanan bir ağrınız varsa; salata ve sebzelere düzenli ekleyeceğiniz zeytinyağı sayesinde hem bu ağrıdan hem de mide sorunlarından kurtulabilirsiniz.

 

Aklınızı güçlendirin..

Aklınızı güçlendirmek için 11 öneri

 


Unutkanlık herkesin en büyük düşmanlarından biri. Aklımızı daha iyi kullanmak ve unutkanlığı azaltmak elimizde. Nasıl mı?

Unutkanlık sorunu, yaşlanan insanın en önemli korkularındandır. Özellikle 50’li yaşlar sonrasında ufak tefek unutkanlıklar ile ciddi bellek sorunları birbirine karıştırılır.

Orta yaşlıların nerdeyse yarısı kendilerinde bir bellek kaybı sorununun başladığını zanneder. Hemen belirtelim! Bunların çoğu küçük ve hoş unutkanlıklardır. Hayatı tatlandıran ve keyif katanlar biraz da bu nükteli olaylardır!

Belleği güçlü tutmanın pek çok püf noktası, uyulması gereken çok sayıda kuralı var. Harvard Tıp Okulu öğretim üyesi Dr. Aoron P. Nelson zinde bir beyne sahip olmanın temel kurallarını şöyle sıralıyor:

- Hipertansiyonu ve kolesterol yüksekliği sorununu önleyin ya da kontrol altına alın. Kalbiniz için kötü olanın beyniniz için de kötü olduğunu unutmayın.

- Alkolü azaltın. Erkeklerin iki, kadınların bir ölçüden (bir ölçü içkiyi ‘bir bardak şarap’ olarak kabul edebilirsiniz) daha fazla alkol kullanması beyin hücrelerini tahrip etmektedir.

- İyi ve kaliteli uyku uyuyun. İyi bir uyku için ortalama 8 saat gerekir. Kaliteli uyku beynin yeni öğrenilenleri pekiştirmesini sağlar. Öğrenilmiş bilgilerin pekiştirilmesinin uzun süreli belleğin en önemli desteği olduğu biliniyor.

- Stresinizi iyi yönetin. Ölçülü ve kontrollü stres dikkati yoğunlaştırmakta, odaklanmayı arttırmaktadır. Kontrolsüz, uzun süreli ve aşırı stres ise dikkati sürdürme kapasitesini yok etmekte, unutkanlığı tetiklemekte, kortizol hormonunu yükselterek beynin bellek için önemli bölümlerinde hasar geliştirmektedir.

- Yeni şeyler öğrenmeye devam edin. Her yeni bilgi ve beceri birer bellek egzersizidir. Yeni sporlar, hobiler, araştırma alanları, heyecanlı ve zevkli problemler, ezberlenen yeni şiirler ve yeni diller beyniniz için en güçlü vitaminlerdir.

- Tembelliği bırakın. Zihinsel faaliyetlerinizi sınırlamayın. Özellikle televizyon seyretmek gibi pasif faaliyetleri azaltın. Televizyon karşısında geçirdiğiniz saatler sadece bedensel değil, ruhsal sağlığınızı da kötü yönde etkiler.

- Her gün egzersiz yapın. Günde 30-45 dakika, haftada en az 4 gün yürümeye, iş saatlerinde daha çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt kullanmamaya çalışın. Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden yapılanma sürecini olumlu yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt var. Beynin yeni yetenekler kazanabilmesi beyin hücreleri arasında güçlü ve yoğun yeni bağlantılar oluşturabilmesinin başlıca desteklerinden biri de düzenli ve ılımlı egzersizlerdir. Bizim önerimiz fırsat buldukça yürümenizdir.

- Kullandığınız ilaçları yeniden gözden geçirin. Özellikle beyni etkileyen ilaçları doktor önerisi olmadan kullanmayın. Depresyon giderici, uyku verici, ruhsal gevşetici ilaçlara komşu, eş dost tavsiyeleri ile başlamayın.

- Reçetesiz satılan ilaçları rastgele yutmayın. Doğal ya da zararsız diye kullanabileceğiniz bitkisel ürünlerin (valerianlar), besin desteklerinin (melatonin) ve diğerlerinin (hüperzin, Sam’e) beyin hücrelerinizi üzebileceğini, zihinsel fonksiyonları bozabileceğini unutmayın. Antihistamik- antialerjik ilaçları özellikle alüminyum içeren antiasitleri ve uyku kolaylaştırıcıları doktorunuzla konuşmadan uzun süre kullanmayın.

- Vitaminlerden yararlanın. E ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerin, selenyum gibi serbest radikal avcısı minerallerin hücreleri oksitlenmekten koruyan güçlerinden faydalanabilirsiniz. Yeteri kadar B vitamini, özellikle B12 vitamini aldığınızdan emin olun. Dengeli bir beslenmenin de yaşlılıkta vitamin eksikliğine yol açabileceğini hatırlayın.

- Hayata bağlı kalın. Hayatınıza önem katan bağları iyice sıkılaştırın. Huzurunuzu koruma ve güçlendirmeye bakın. Aileniz, dostlarınız, işiniz, hemşerilik ve vatandaşlık bağlarınıza, inançlarınıza daha sıkı sarılın. İnsanlarla daha sık birlikte olmaya, aileniz ve arkadaşlarınızla olumlu ilişkiler kurmaya ve sosyal aktivitenizi çoğaltmaya çalışın. İyi sosyal ilişkileri olan yaşlılarda bellek fonksiyonları bozulmuyor. Sosyal ilişkiler bir taraftan zihinsel egzersizleri yoğunlaştırıyor, diğer taraftan çeşitli olayların ruhsal travmalarını hafifletmeye yardımcı oluyor.

Güçlü bir hafızaya sahip olmak için

Güçlü bir hafızaya sahip olmak hem okul ve iş yaşamında hem gündelik hayatımızda işlerimizi kolaylaştırır. Bazı kişiler güçlü hafızaları sayesinde bu konuda zorluk çekmezken, pekçok kişi unutkanlıktan yakınır. Ancak unutmayınız ki hafızanızı güçlendirmek sizin elinizde. İşte, 6 adımda hafızayı geliştirme taktikleri…
İletişim psikolojisi uzmanı Doğan Cüceloğlu hafızayı geliştirmek için 6 aşamalı hafıza geliştirme yöntemini öneriyor. Cüceloğlu bu aşamaların örgütleme, ayrıntılama ve ara-bul-geriye getir içinde yer alan alıştırma yapma ilkeleriyle gerçekleştirildiğini söylüyor.
6 Aşamalı Hafıza Geliştirme Yöntemi
Gözden geçirin: Öğrenmek istenilen malzemenin gözden geçirilmesini ve nasıl düzenlendiğinin incelenmesini içermektedir. Konu ana hatlarıyla düzenlenip kendi kelimelerinizle ayrılabilir. Daha sonraki aşamalarda da okunulan bilginin özetin neresinde yer aldığı akılda tutulursa öğrenmek istenilen bilginin bu şekilde örgütlenmesinin yararı ortaya çıkar. Örgütlenerek organize edilerek çalışılan bir bilginin belleğe ne kadar yardımcı olduğu bu şekilde görülebilir.
Soru hazırlayın: Örgütlenen her bölümle ilgili soru hazırlanma.
Okuyun: Hazırlanan sorulara cevap ararcasına okuma yapılması.
İlişkiler kurun: Sorulara cevap verdikçe bölümler arasındaki bağlantıların neler olduğu anlaşılacaktır.
Tekrar edin: Her bölüm bitirilince birkaç kere tekrar edilmesini ve o bölümde hatırlanmasında zorlanılan kavramların farkına varılıp özellikle o kavramların gözden geçirilmesi gerekir.
Yeniden gözden geçirin: Konunun ve bu aşamaların tam olarak yapılıp yapılmadığını gözden geçirin. Bu aşamada konunun temel bölümlerinin ve bu bölümlerdeki temel kavramların hatırlanılması gerekir.

otomobiliniz kayma yapınca nasıl davranmalısınız

Kaymanın Kontrolü

Araçlarda kayma lastiklerin yeri tutmamasından dolayı meydana gelir. Kaymanın önlenebilmesi çeşitli faktörlere bağlıdır: Aracın önden veya arkadan çekişli olması; kaymaya neden olan yol yüzeyinin kaplı olduğu malzeme veya üzerine yayılmış olan materyalin cinsi (kum, yağ, kar, çiğ, vs.) kaymanın şiddetini ve yönünü etkiler. Bunlar araçta başlayan kaymayı önleme açısından önemlidir.

Arkadan Çekişlilerde:

Arkadan çekişli araçlarda kayma aracın arka kısmının sağa veya sola savrulmasıyla meydana gelir. Aracın arka kısmı, ön kısma doğru hareket ederek bazı hallerde tamamen dönmesine ve kontrolün tümüyle kaybolmasına yol açar. Bu gibi durumlar, virajlara, aracın yeri tutma limitlerinin çok üstünde girildiğinde veya viraj içinde kuvvetli fren yapıldığında meydana gelir.

Araçtaki kaymayı kontrol altına almak için:
* Ayağınızı gaz pedalından çekin. Kesinlikle frene dokunmayın. Kayma anı frenden dolayı meydana gelmiş ise Ayağınızı fren pedalından çekin. Debriyaja basmayın ve direksiyonu çok hafif bir şekilde tutun.
* Direksiyonu aracın arka kısmının kaydığı yöne doğru çevirin. Aracın arkası sağa doğru savrulmuş ise direksiyonu sağa doğru çevirin. Direksiyonu çok fazla turda kaymanın olduğu tarafa doğru çevirmekte iyi değildir. Araç bu kez ters yöne savrulabilir. Bu yüzden direksiyondaki hareketler kontrollü ve yumuşak olmalıdır.

Önden Çekişlilerde:

Önden çekişli araçlarda kaymaya aracın çok hızlı ve ani gazlamalarla -sert hız artırmakla- veya virajlarda ani sürat yükseltilmesiyle meydana gelir.

Bu durumda:
* Debriyaj ve fren pedallarından uzak durun (Dokunmayın).
* Aracın direksiyonunu dönmek istediğiniz yöne doğru yavaşça çevirin ve sert hareketlerden sakının.
* Aracı durdurmaya çalışmayın, gaz pedalına yavasça basıp çekerek aracın öne olan ivmesini kontrol altına alın.

Dört tekerlek Çekişlilerde:

Dört tekerde kayma genel olarak ani fren yapımı esasında meydana gelir. Kaygan zemin üzerinde ani fren aracın tekerleklerinin kilitlenmesine ve aracın kilitlenmesine neden olur. Kontrol altına alabilmek için:
* Fren pedalından ayağınızı çekin, aracın tekerleklerinin dönmesini sağlayın.
* Debriyaj pedalına dokunmayın.
* Direksiyon hakimiyetini tekrar ele aldığınızda, direksiyonu düz tutarak aracı normal konumuna getirin.
* Frenleri yavaş bir biçimde pompalayarak aracın durmasını sağlayın.

Otomobil alırken ve de kullanırken nelere dikkat edilmelidir

OTOMOBİL ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ :.

Otomobilin motorundan şanzımanına, kaportadan döşemesine kadar dikkatle inceleyin. Mümkünse satın almaya bir otomobil tamircisi ile gidin.

Otomobilin çalıntı olup olmadığını anlamak için motor ve şase numaralarını,ruhsattaki motor ve şase numaraları ile karşılaştırın. Çalıntı otomobil aldıysanız ödediğiniz paradan olacağınız gibi,çalmadığınızı ispatlayana kadar uğraşmanız gerekecektir.

Otomobili mutlaka deneyin.Tanıdığınız bir tamirci veya kaportacıya götürüp kontrol ettirin.Kaza geçirip sonradan toplanmış olabilir.

Vergi numarası uygulaması sayesinde artık ruhsatı üzerinize almamak gibi bir durum söz konusu değildir. Yine de aykırı uygulamalar olabilmekte.Bunun için mutlaka Ruhsat sahibi ile anlaşmaya çalışın.

Otomobil sahibi ile anlaştığınızda,otoyu ücretini ortaklaşa ödeyeceğiniz bir otoparka teslim edin.Trafik Şube Müdürlüğü’nden otomobilin hilesiz olup olmadığını öğrendikten sonra,otomobilin sahibi ile birlikte otomobili çözün.

Son zamanlarda rent a car şirketlerinden kiralananlar oto pazarında satılmakta.Bu otomobilleri alan kişiler ise mağdur durumda kalabiliyorlar.Bu nedenle otomobilin sicilini araştırmadan asla kaparo vermeyin.

Tehlikeli Durumlarda Yapılması Gerekenler
Kaymanın Kontrolü

Araçlarda kayma lastiklerin yeri tutmamasından dolayı meydana gelir. Kaymanın önlenebilmesi çeşitli faktörlere bağlıdır: Aracın önden veya arkadan çekişli olması; kaymaya neden olan yol yüzeyinin kaplı olduğu malzeme veya üzerine yayılmış olan materyalin cinsi (kum, yağ, kar, çiğ, vs.) kaymanın şiddetini ve yönünü etkiler. Bunlar araçta başlayan kaymayı önleme açısından önemlidir.

Arkadan Çekişlilerde:

Arkadan çekişli araçlarda kayma aracın arka kısmının sağa veya sola savrulmasıyla meydana gelir. Aracın arka kısmı, ön kısma doğru hareket ederek bazı hallerde tamamen dönmesine ve kontrolün tümüyle kaybolmasına yol açar. Bu gibi durumlar, virajlara, aracın yeri tutma limitlerinin çok üstünde girildiğinde veya viraj içinde kuvvetli fren yapıldığında meydana gelir.

Araçtaki kaymayı kontrol altına almak için:
* Ayağınızı gaz pedalından çekin. Kesinlikle frene dokunmayın. Kayma anı frenden dolayı meydana gelmiş ise Ayağınızı fren pedalından çekin. Debriyaja basmayın ve direksiyonu çok hafif bir şekilde tutun.
* Direksiyonu aracın arka kısmının kaydığı yöne doğru çevirin. Aracın arkası sağa doğru savrulmuş ise direksiyonu sağa doğru çevirin. Direksiyonu çok fazla turda kaymanın olduğu tarafa doğru çevirmekte iyi değildir. Araç bu kez ters yöne savrulabilir. Bu yüzden direksiyondaki hareketler kontrollü ve yumuşak olmalıdır.

Önden Çekişlilerde:

Önden çekişli araçlarda kaymaya aracın çok hızlı ve ani gazlamalarla -sert hız artırmakla- veya virajlarda ani sürat yükseltilmesiyle meydana gelir.

Bu durumda:
* Debriyaj ve fren pedallarından uzak durun (Dokunmayın).
* Aracın direksiyonunu dönmek istediğiniz yöne doğru yavaşça çevirin ve sert hareketlerden sakının.
* Aracı durdurmaya çalışmayın, gaz pedalına yavasça basıp çekerek aracın öne olan ivmesini kontrol altına alın.

Dört tekerlek Çekişlilerde:

Dört tekerde kayma genel olarak ani fren yapımı esasında meydana gelir. Kaygan zemin üzerinde ani fren aracın tekerleklerinin kilitlenmesine ve aracın kilitlenmesine neden olur. Kontrol altına alabilmek için:
* Fren pedalından ayağınızı çekin, aracın tekerleklerinin dönmesini sağlayın.
* Debriyaj pedalına dokunmayın.
* Direksiyon hakimiyetini tekrar ele aldığınızda, direksiyonu düz tutarak aracı normal konumuna getirin.
* Frenleri yavaş bir biçimde pompalayarak aracın durmasını sağlayın.

Hareket Halindeki Aracın Ön Camının Kırılması:

Hareket halindeki araçlarda, özellikle süratli hareket eden araçlarda ön camın kırılması kazaya neden olabilir: Cam kırıldıktan sonra öne doğru kaybettiğiniz görüs açısını tekrar kazanmaya çalışın. Elinizle camı kırıp görüşü sağlamaya çalışmayın. Aynalardan yararlanarak aracınızı yolun sağ tarafına park etmeye çalışın. Sağ tarafa aracı park ettikten sonra, flaşörleri açın ve dikkatlice aracın dışına çıkın. Aracın cama yakın olan kalorifer ve havalandırma deliklerine gazete kağıdı koyarak cam parçacıklarının bu kısımlara düşmelerini önleyin. Gazete kağıdı yoksa bez parçası da kullanabilirsiniz. Sonra krikonun arka kısmı ile camı içerden dışarı doğru kırın. Bu işlem üst köşelerden ortaya doğru yavaşça yapılmalıdır. Cam lastiğini dikkatlice çıkarıp temizledikten sonra, yeniden kullanılabileceği için bagaja koyun. Gazete kağıdına birikmiş cam parçalarını bir naylon torba içine koyun ve en yakın çöp bidonuna atın. Bu durumda takabileceğiniz bir gözlük varsa ne iyi. Öylece en yakın cam tamircisine kadar gidin. Bu arada ihmal edilmemesi gereken bir husus, kalorifer deliklerinin elektrikli bir süpürgeyle temizlenmesidir. Ne kadar dikkat edilirse edilsin, deliklere cam parçacıkları düşmüş olabilir.

Yüksek Hızla Lastik Patlaması:

Patlayan, arka lastiklerden biriyse, arabanın arkası sağa veya sola doğru kaymaya başlar. Ön lastiklerden biri patlamışsa, mümkün olduğu kadar fren yapmamaya çalışın. Ön lastiklerden biri patladığı zaman araç lastiğin patladığı yöne doğru kuvvetlice çekilir. Bu durumda direksiyonla, aracı düz bir doğrultuda tutmaya çalışın ve yavaş frenleme ile durmasını sağlayın.

Derin Sudan Geçmek:

Taşmış dereler, nehirler veya büyük su birikintilerinin içinden geçerken aracınızın hızını kesin. Aracın geçtiği kısımdaki suyun derinliği önemlidir. Genel olarak araçlar, radyatör pervanelerinin alt kısmına kadar suya girebilirler. Normal olarak radyatör pervanesinin yerden yüksekliği 25-30 santimetre arasındadır. Bu mesafe aracın tekerleklerinin orta noktası ile lastiklerin yere değdiği nokta kadardır. Bu ölçümlerden de anlaşılacağı gibi mütevazi bir aile otomobili 25-30 santimlik bir su birikintisinden geçebilecek yetenektedir. Bu noktanın üstüne su geldiği takdirde, su damlacıklarını kuvvetli bir sprey gibi motorun üstüne püskürtür. Bu su bombardımanı bujilerin ve distribitörün ıslanmasına neden olur ve araç stop eder. Tam su birikintisinin ortasında da kalır. Suya 1 veya 2. vitesle girin. Böyle yapıldığında su lüzumsuz olarak sağa sola sıçramaz. Sürat yavaş fakat aracın devri yüksek olmalı. Sudan geçiş sırasında vites değiştirmeyin. Geçtikten sonrada frenleri kontrol edin. Frenler sık ve kesik basılarak kontrol edilebilir.

Araçlarda Yangın:

Araçlardaki yangının önüne geçilmezse, büyük bir trajedi meydana gelebilir. Buharlaşmış benzin tutuşarak deponun alev almasına neden olur. Bir süre sonrada araç infilak edebilir. Araçta duman tespit edildiği an durdurulmalı. Sonra anahtar üzerinde kontak kapatılmalı. Direksiyonun kilitlenmemesine dikkat edilmeli. Aksi halde, gerektiği takdirde aracın itilmesi mümkün olmaz. Bütün yolcular dikkatlice dışarı alınmalı. Motor kaputu kısmı olarak açılmalı. Böylece alevlerin büyümesi önlenmiş olur. İmkan varsa akü kutup başı sökülmeli.Yangın söndürücü varsa kullanılmalı; yoksa, battaniye veya oto kılıfından yaralanılmalı. Bu örtüler alevlerin oksijen alıp büyümesini önleyecektir. Hava almayan alev söner. Olay kum zemin üzerinde meydana gelmişse, alevin üzerine kum atılarak söndürülebilir.

Hemzemin geçitlerden Geçerken:

Tren yollarının kara yoluyla kesiştiği geçitlerde çok dikkatli olmak gerekir. Sağa sola bakıp oyalanmadan karşıya geçin. Büyük bir hızla üzerinize gelen trenin durabilmesi için oldukça uzun bir mesafeye ihtiyaç vardır. Araç geçit içinde stop edip kalmışsa hemen yolcuları indirin ve emin bir noktaya geçmelerini sağlayın. Aracı iterek karşıya geçmek mümkün değilse, birinci vitese takın ve kontağı açıp kapayın. Bu şekilde aracın ileri doğru hareketini sağlarsınız. Bu şekilde de hareket ettirmek mümkün değilse, en yakın aracın halatla sizi çekmesini sağlayın…

Otomobil Kullanırken !

Genelde sürücüler otomobillerine gereken önemi göstermezler. Bu nedenle uzun vadede araçta meydana gelen tahribat, daha önemli boyutlara ulaştığı için, hem emniyet açısından hem de ekonomik açıdan daha büyük masraflar yaratarak tehlike oluşturur. Bazı konularda dikkat edilmesi gereken hususları saymak gerekirse ;

Otomobilin periyodik kontrolü sırasında göstergelerin (benzin, yağ, hararet göstergesi gibi) doğruluk payı saptanmalı ve eksilen sıvılar yenilenmelidir.

Otomobili uzun süre kızgın güneşin altında bırakmak son derece tehlikelidir çünkü camların kapalı olması iç sıcaklığı arttırıp ön paneli deforme eder. Aynı zamanda bu sıcaklık kapı ve cam kenarlarındaki lastiklerde deformasyon ve çatlamalar meydana getirerek suyun otomobile sızmasına neden olur. Bunu en aza indirmek için sıcak günlerde camları biraz açık bırakmak, lastikleri vazelinlemek gerekir.

Otomobili sıcaktan korumak için bilinenin aksine ağaçlıklı bir yere parketmek son derece sakıncalıdır. Çünkü bitkilerden dökülen polen ve benzeri maddeler otomobilin boyasına zarar verir.

Ani sis baskını ; İlk sis tabakasına rastlar rastlamaz alınacak önlem ayağı gazdan çekip mutlaka vitesi küçültmektir. Bunu başka hiçbir alternatifi yoktur, aksi takdirde kendinizi çok büyük bir tehlikenin içine atmış olursunuz. Hızınızı azaltıp görüş mesafesinde yolunuza devam edebilirsiniz.

Klimalar ufak bir kompresör yardımı ile işler ve motor gücü kaybına sebep olur. Ani akselerasyon gerektiren durumlarda kapatılırsa, güç kaybı önlenmiş olur.

Kaza Anında !

Otomobilden çıkmadan önce kendinizin güvende olduğundan emin olun.
Kaza yerinden sonra değil önce ve diğer araçların sizi görebileceği bir yerde durulmalıdır.

Diğer araçları uyarmak için dörtlü flaşörler yakılmalı ve kaza eğer gece meydana gelmiş ise farlar da yakılarak kaza yeri aydınlatılmalıdır.

Eğer yaralı varsa ilk önce ambulans daha sonra da polis çağırılmalıdır.

Kontak kapatılmalı ve kaza geçiren araç etrafında sigara ve benzeri mamuller içilmemelidir.

Eğer bir yangın durumu söz konusu ise müdahaleye önce yolcuların bulunduğu bölgeden başlanmalıdır. Daha sonra yangının başladığı yere ve en son da yakıt deposuna müdahalede bulunulmalıdır.

Gece Yolculuğu Sırasında !

Takip mesafesi 3 saniyeye çıkarılmalıdır.

Kesinlikle uykulu ve alkollü halde yola çıkılmamalı eğer gerekiyorsa araç güvenli bir yer park edilip dinlenilmelidir.

Eğer karşıdan uzunlarını yakmış bir araç geliyorsa kesinlikle cevaben uzunlar yakılmamalı, kısa aralıklarla selektör yaparak yavaşlayın ve farlara bakmak yerine yolun orta sağına bakın.

Yağmurlu Havada !

Silecekleri çalıştırmaktan kaçınılmamalı, eskimesini engellemek için ön cam tamamen kapandıktan sonra çalıştırılmamalıdır çünkü bilinen görüşün aksine sileceklerin lastikleri çalışarak eskimez. Görüşünüzün kapandığı bir, iki saniye bile son derece vahim sonuçlar doğurabilir

Silecekler sollama esnasında son hızda çalıştırılmalıdır.

Kalorifer sistemi ve arka cam rezistansları çalıştırılmalı gerekirse bir bez ile ön cam silinerek görüş alanı yaratılmalıdır.

Gündüz dahi olsa kısa farlar yakılmalıdır.

Kısa aralıklarla araç güvenli bir yerde durdurularak ön, arka farlar, stoplar, sinyaller ve fren lambaları silinmelidir.

Su birikintilerine girildikten sonra ıslanan fren balatalarını kurutmak için kısa bir süre frene hafifçe basılmalıdır.

Her işin kolayı var.. Buyurun… işte

Eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin

Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.

Tutkal lekelerini çıkarmak için, sirke ile ıslatıp, bol su ile durulanmalıdır.

Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.

Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.

Çay lekesi:
Pamuklu ve yünlülerde: leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur.
Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir.Ilık su ile çalkalanır.

Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın

Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.

Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin

Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız
Tertemiz olacaktır.

Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.

Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin

Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.

Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.

Sararan teflon tava ve tencerelerin içerisine bir miktar su ve birazda çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirincede önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın

Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak suy doldurup sıkı sıkı sallayın

Dibi tutan tencereleri bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

Musluklarınızı temizlemek için bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin sonuç daha mükemmel olacaktır.

Evinizde mayonez yaparken zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.

Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini öldürmezsiniz.

Balık çorbası yaparken:S uyunun daha lezzetli olması için balıkları en az 45*60 dakika kaynatın. Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.

Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.
Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.

Sosislerin patlamasını önlemek için fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.
Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin

Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.

Tutkal lekelerini çıkarmak için, sirke ile ıslatıp, bol su ile durulanmalıdır.

Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.

Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.

Çay lekesi:
Pamuklu ve yünlülerde: leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur.
Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir.Ilık su ile çalkalanır.

Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın

Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.

Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin

Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız
Tertemiz olacaktır.

Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.

Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin

Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.

Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.

Sararan teflon tava ve tencerelerin içerisine bir miktar su ve birazda çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirincede önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın

Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak suy doldurup sıkı sıkı sallayın

Dibi tutan tencereleri bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

Musluklarınızı temizlemek için bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin sonuç daha mükemmel olacaktır.

Evinizde mayonez yaparken zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.

Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini öldürmezsiniz.

Balık çorbası yaparken:S uyunun daha lezzetli olması için balıkları en az 45*60 dakika kaynatın. Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.

Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.
Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.

Sosislerin patlamasını önlemek için fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.

Page 145 of 150« First...«143144145146147»...Last »

SONYORUMLAR

ÜYEPANELİ

ONLINE

İSTATİSTİK

    • Yazı Sayısı: 1.495
    • Yorum Sayısı: 86