Hakkımda

Eğitimciyim. Trafik & Eğitim üzerinde çalışmalar yapmaktayım. Halen Trafik ve Direksiyon Öğretmeniyim. Özellikle Trafik konusunda öğrenilmiş yanlışlıklar var. Bu beni çok rahatsız ediyor. Amacım hem Trafik konusunda hem de Kişisel gelişim konusunda doğruları sizlerle paylaşmaktır.

Site hakkında

Trafik kuralları, trafik eğitimleri, özel direksiyon dersi, trafik işaretleri, sürücü kursları, ehliyet, direksiyon eğitimi, pratik bilgiler...

ÖZLÜ ANLATIM

 İpin Hesabı
Zenginin biri ölümden ve kabirdeki yalnızlıktan çok korkuyormuş. “Öldüğüm geceyi kim kabre girerek sabaha kadar benimle geçirirse servetimin yarısını ona bağışlıyorum” diye vasiyet etmiş. Öldüğünde “Kim birlikte kabre girip sabahlamak ister?” diye araştırmışlar. Kimse çıkmamış. Nihayet bir hamal,
-Benim sadece bir ipim var, kaybedecek bir şeyim yok. Sabaha kadar durursam zengin olurum.” diye düşünerek kabul etmiş.Vefat eden zengin ile birlikte defnetmişler. Sorgu sual melekleri gelmiş. Bakmışlar kabirde bir ölü, bir canlı var. “Nasıl olsa bu ölü elimizde… Biz şu canlı olandan başlayalım” demişler ve hamalı sorgulamaya başlamışlar.
-O ip kimin? Nereden aldın? Niye aldın? Nasıl aldın? Nerelerde kullandın?” Sabaha kadar sorgu sual devam etmiş, adamın hesabı bitmemiş. Sabahleyin kabirden çıkmış.
- Tamam, servetin yarısı senin, demişler.
- Aman,demiş hamal, istemem, kalsın. Ben, sabaha kadar bir ipin hesabını veremedim. O kadar servetin hesabını nasıl veririm?

Hayatını ve hayatın içerisinde istifade edilen lütufların hesabını vermek hafife alıncak şey değildir
———————–
BİR ÖĞRETMEN ÖĞRENCİLERE ÖDEV VERİR. 

ÖĞRETMEN

_ ÇOCUKLAR BİR HAFTA BOYUNCA ELİNİZE BİR POŞET ALACAK VE BU POŞETE HER ÜZÜLDÜĞÜNÜZDE BİR PATATES ATACAKSINIZ. NEREYE GİDERSENİZ GİDİN, BU POŞETİ YANINIZDAN AYIRMAYIN, DER.VE ÇOCUKLAR BU ÖDEVİ YERİNE GETİRİR KİMİNİN POŞETİNDE ÇOK, KİMİN POŞETİNDE AZ PATATES VARDIR.

ÇOCUKLARDAN BİRİ SORAR.

_ÖĞRETMENİN BİZ BU PATATESLERİ NİÇİN TOPLADIK. BENİM POŞETİM ÇOK AĞIRDI HER YERE TAŞIDIĞIMIZ İÇİN ÇOK YORULDUM…

 ÖĞRETMEN

_ÇOCUKLAR O PATATESLERİN HER BİRİ SİZİN İNSANLARA OLAN KIRGINLIKLARINIZI İFADE EDİYOR. İNSANLARA OLAN KIRGINLIKLARINIZ DEVAM ETTİKÇE PATATESLERİNİZ YANİ KIRGINLIKLARINIZ DAHA DA ARTI VE NEREYE GİTTİYSENİZ O KIRGINLIKLARINIZ SİZLE GELDİ VE ZAMAN GEÇTİKÇE ARTI BUNU TAŞIYAMAZ HALE GELDİNİZ. ÖYLEYSE KİMSEYE KIRGIN KALMAMALIYIZ. KIRGIN KALDIĞIMIZ SÜRECE O İNSANA NEFRET VE KİNİMİZ ARTAR BUDA BİZİ İNTİKAMA SÜRÜKLER. YANİ KÖTÜ BİRİ OLMAYA DOĞRU İTER. HEM ÇOCUKLAR YÜCE RABBİM BİLE BİZİ AFFETMİŞ İKEN BİZ KULLARIN AFFETMEME GİBİ LÜKSÜ OLABİLİRMİ SİZCE. HEM TÜM İNSANLAR HATA YAPAR. SİZLER HİÇ HATA YAPMIYOR MUSUN? DÜŞÜNSENİZE HER HATANIZ KARŞI BİR ŞEKİLDE CEZALANDIRILSAYDINIZ. VE HİÇ BİR ZAMAN AFFEDİLMESEYDİNİZ NE OLURDU.BUNU DÜŞÜNÜN VE ÖYLE DAVRANIN.BU GÜNLÜK DERSİMİZ BU KADAR ÇOCUKLAR.YARIN HAYAT DERSLERİMİZE DEVAM EDECEĞİZ…

—————————-

ALLAH’IM BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ,

Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile,
bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım.
Günlük yaşamda “ben” yerine, daha çok “sen” sözcüğünü kullanabileyim…

BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ:
Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe,
doldursun sarsın çevremi.
Hatta düşmanlarımı da sevebileyim.

BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ:
Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim
doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki,
mutluluğu başkalarına da götürebileyim… BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ:
Düşünebileyim, konuşabileyim.

BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ:
İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür
edenlere;
bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim.

BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ:
İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim.

BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ:
Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için
karamsarlığa düşmeyeyim, her şeyden aklanmış olarak yaşama
yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim.

BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ:
düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, var olduğum şu
anda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim.

BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ :
Yıllar sonra beni hatırlayanlar “herkese iyilik eden, tüm insanları seven,
o düzeyde de sevilen bir kişiydi ” diye konuşsanlar ve ben de huzur içinde
olabileyim.

BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ:
Bir gün yenilip, içimdeki şeytanın kurallarına doğru yönelirsem;
bu bir düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağımı, bu bir uzanma ise
elimi durdurabileyim.

BANA ÖYLE BİR SABIR VER Kİ:
Sükûneti bulayım, durabileyim, düşünebileyim. Âmin.
———————–
El Ayak

Ahmet ve Ayşe adın da iki genç birbirlerini çok sever ve evlenirler. Ahmet ailesinden gördüğü gibi bir eş olmaya çalışır. Ayşe’de iyi bir eş olmak için Ahmet’in adeta kölesi olur. Ahmet iç dünyasında iyi bir insandır.  Fakat Ayşe’nin ona karşı sevgisini kullanmaya başlar.Ahmet devamlı Ayşe der.

­_Ayşe su ver.

_Ayşe yemek koy.

_Ayşe ayağımı yıka.

_Ayşe çayımı koy.

_Ayşe kıyafetlerimi giydir.

Ahmet kendi yapması gereken bütün işleri, insan olarak gerçekleştirmesi gereken eylemleri bile Ayşe’ye yaptırıyordu. Ve buna benzer bir sürü işler. Şunu yapalım demekte sen yap ben bakayım anlamı içeriyordu Ahmet için. Ayşe o kadar sabırlı ve o kadar iyi bir eşti ki eşinin her istediğini yerine getiriyordu. Ayşe ve Ahmet’in iki de çocukları vardı. Ayşe ayrıca iyi bir anne olmaya da çalışıyordu. Hiçbir zaman eşinin ona adeta işkence yapmasından yakınmıyordu. Rabbinin adaletine sığınıyordu.Yüce rabbim çok adetliydi. Ahmet’in bu yaptıkları bir şekilde cezalandırılmalıydı.

Yüce Rabbim bir melek görevlendirir. Bu melek Ahmet’in rüyasına girip doğruyu göstermekle yükümlendirilir.Melek Ahmet’in rüyasına girer. Ahmet rüyasında şunları görür.Ahmet elinin ayağının yok olduğunu görür. Çok korkar bir anlam veremez birden eli ayağı yok olmasına. Ve gökten bir ses

_Ahmet sen rabbim tarafından cezalandırıldın…

Ahmet

 _Allah’ım ben ne yaptım. Ne günah işledim. Adam öldürmedim, haram yemedim. Nedir suçum?

Ses

_Bunları yapmadın biliyorum. Ama sana verdiğim eli ayağı kullanmayı bilmedin. Sana verdiğim eli ayağı değil eşinin elini ayağını kullandın. Ben bu organları sana kullarıma eziyet et diye vermedim. Madem böyle yapıyorsun. Bende bu verdiklerimi geri alırım.

Ahmet

_Rabbim ben bunları eziyet olsun diye yapmadım. Benim babamda anneme böyle davranırdı. Annemde eşim gibi. Eşimin bu yaptıkları eşimin görevi değimli?

Ses

_Tabiî ki eşinin sana karşı görevleri var. Ama bunlar eşinin sana köle olması anlamını gelmiyor. Kendi yapabileceklerini bile eşine yüklemen doğrumu? Onun annelik gibi yüce ve zor bir görevi var. Onun yüküne yük katman yanlış değimli?

Ahmet yalvarır.

_Ne olur son bir şans ben bunları böyle düşünmemiştim. Doğruyu gördüm beni affet. Elimi ayağımı bağışla ne olur…

Ahmet birden sıçrayarak uyanır ve eline ayağına bakar. Eli ve ayağını görür çok sevinir. Bu rüyadan çok etkilenir ve eşine ve hiçbir zaman eskisi gibi davranmaz. Sağlıklı bir kul olarak dünyaya geldiği ve iyi bir eşe sahip olduğu için her zaman şükür eder…
——————————————-

Yorum Yap:

SONYORUMLAR

ÜYEPANELİ

ONLINE

İSTATİSTİK

    • Yazı Sayısı: 1.495
    • Yorum Sayısı: 86