MENÜNÜZ BİLGİ SALATASI OLMASIN!
Çoğu kimseler vardır ki, hiç ara vermeden kitap okurlar. Okuduklarından bir netice çıkarmaksızın devamlı okuyup dururlar.Bu kimselerde bir yığın bilgi vardır. Fakat beyinleri bu bilgileri bir esasa uygun olarak tasnif edip değerlendiremez.
Demek ki okumak bir gaye değildir. Okumanın ve bilgi edindikten sonra mütalaada bulunmanın hedefi, dünya hakkında genel bir fikre ve görüşe sahip olmaktır.
Sistemli biçimde okuyarak elde edilecek bilgiler bir mozaik parçası gibi yerine yerleştirilmelidir. Böylece kitap okuyanın zihninde dünya hakkında genel bir fikir meydana getirilmelidir. Yoksa okuyucunun kafasında büyük bir değerden yoksun bilgi salatası meydana gelmemelidir.
Kafalarının içinde bilgi salatası taşıyan kimseler kendilerinin çok şey bildiklerine hükmederler. Halbuki, okunan kitaplarda içeriğindeki bilgilerle beraber bir sürü ayrıntı üst üste yığılmıştır. Bu gibi insanlar karşılaştıkları zorluklar karşısında okuduklarından faydalanamazlar.
Bir kitap veya dergide, gazetelerde veya broşürde kendi özel ihtiyaçlarına cevap veren bir malzemeyi görüp, ayrıntının arasından çekip alabilen kimse, okuduğunu bilen ve okuduğunu anlayan bir kimsedir. Bu kimsenin, kendisi için faydalı olduğunu anladığı bilgi özü, herhangi bir husus için, derhal zihinde oluşan hayalin içinde yerini bulur. Bu bilgi özü, ya o düşünceyi ya da hayali tamamlar veya düzeltir, veya onu açıklığa kavuşturur.
Okumayı bilerek yapmış olan kimse, hayat mücadelesi sırasında ani bir şeyle karşılaşırsa , hafızası yıllar önce de olsa çok eskiden elde ettiği fikir ve bilgiyi onun zihnine getirir. Muhakeme sahibi olan kimse de derhal bu fikirleri mantığına göndererek olay karşısında tavır alır. İşte okuma böyle yapılırsa yarar sağlar.”