KEFENİN CEBİMİ OLUR..?
Size dünya ile alâkalı bir kıssa anlatmak istiyorum. Hasan efendi adıyla meşhur bir ihtiyar vardı.
Yaratılış gayesini iyi bilirdi. Ömrünü dînine hizmet etmekle geçirmişti. Mum dibine ışık vermez misâli,
oğluna ne kadar nasihat etmişse de, oğlu söz dinlememişti. Ölüm döşeğindeyken oğlunu çağırıp der
ki:
— Oğlum bugüne kadar hiç bir nasihatimi dinlemedin. Son bir arzum var, onu bari yerine getir!
Oğlu merakla sorar:
— Son arzun nedir, baba?
Ben ölünce, yıkandıktan sonra, daha kefenlenmeden, hocadan müsaade iste, babamın vassiyeti
var de, ayaklarıma çorap giydir?
— Başüstüne babacığım. Bir çift çorabın ne kıymeti var. Söz veriyorum, vasiyyetini yerine
getireceğim.
İhtiyar baba sevdiği bir arkadaşını da çağırıp ona der ki:
— Bu mektubu ben ölüp defnedildikten sonra oğluma vermeni rica ediyorum.
Arkadaşı kabul ederek mektubu alır.
Gün gelir, ihtiyar Hasan Efendi, fâni dünyadan, baki âleme göç etmek üzere vefat eder. Meyyit
yıkanıp, kefenleneceği zaman, oğlu elinde bir çift çorapla gelir. Hoca efendiye babasının vasiyyetini
anlatır. (Çorapları kendi elimle giydireyim) der. Hoca, Mektubât-ı Şerifi okumuş bilgili bir kimsedir.
Hasan Efendinin oğluna der ki:
— Kefen üç parça olur. Çoraplarla dört, beş parça oluyor, bid’attır, caiz değildir. Dine uygun
olmayan vasiyyetler yerine getirilmez.
Dinde reformculardan birisi, (Meyyitin çorap giymesinin caiz olmadığnı sanki Kur’ân mı
yazıyor) diyerek ehl-i sünnet imâma itiraz ederse de, imâm efendi, münakaşaya meydan bırakmadan
meyyiti hemen defn ettirir.
Defni müteakip Hasan Efendinin arkadaşı, mektubu çıkarıp oğluna verir. Oğlu açıp okumağa
başlar:
“Oğlum, gördün, dünyada ne kadar çok malım, mülküm varken, bir çift çorabı bile ayağıma
giydiremedin. Malımın hepsi dünyada kaldı. Kabire amelimle girdim. Benden ibret al! Nasıl yaşarsan
yaşa sonunda öleceksin. O halde hemen tevbe et! Âhıreti kazanmak niyyetiyle yaptığın bütün işler
dünya değil âhıret olur. İmâm-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Bu dünya çalışmak yeridir. Ücret alınacak yer âhırettir. Dünya kazançlarının Allahü
teâlânın yanında az bir kıymeti olsaydı, düşmanı olan kâfirlere ondan kıl ucu kadar vermezdi.
Allahü teâlâ, cümlemizi, kendisinden başka her şeyden yüz çevirmekle ni’metlendirsin!)
Dünyaya geldiğin zamanı düşün,
Sen ağlardın, fakat gülerdi âlem,
Öyle bir hayat sür ki, senin gidişin
Sana sevinç olsun âleme matem.
Yorum Yap: