görülecek yerler 2..Uluabat gölü
Yanı başımızda bir cennet
Uluabat gölü, Gölyazı köyü ve kuş cennetine gidiyoruz. Uluabat Gölü’nü gezmeye, kıyısına kurulmuş Gölyazı köyünden başlıyoruz. Bu arada karşımıza Manyas’a konaklamaya gelen göçmen kuşlar da çıkıyor.

Antik kent kalıntıları ile dolu, nostaljik bir balıkçı köyü olan Uluabat Gölü, göçmen kuşların cenneti olduğu kadar doğasever gezginlerin piknik ve gezi durağı, su ürünlerinin önemli merkezi. Yolculuğumuzu, Bursa yakınlarında tarihle doğanın birlikte yaşadığı ve bir çeşit kuş cenneti olan Uluabat Gölü’ne yapıyoruz.
![]() |
Rüzgarlı havalarda iki metreyi geçmeyen derinliği nedeniyle bulanık görünen gölde yayın, turna, sazan gibi balıklar ve su kerevitleri yaşıyor. Su ürünleri bu kadar çeşitli ve bol olunca balıkçıl birçok kuş türü de, yemlenmek ve yavrulamak amacıyla göç yollarında konaklamak için Ulaubat Gölü’nü seçiyorlar. Mevsim sonu göçmen kuşlar bölgeyi terketse, kalanlar tüylerini döksede, kuş cennetinde daimi yaşayan diğer türler görmeğe değer güzellikte.
GÖLYAZI KÖYÜ
Uluabat Gölü’nü gezmeye kıyısına kurulmuş Gölyazı köyünden
başlıyoruz. Kıyıya yakın adanın sazlık sahile bağlantısı bir köprü ilesağlanmış. Ağaçlar ilkbaharda yükselen sular nedeniyle yarı bellerine kadar sular içinde. Evler nostaljik özelliklerini hala koruyor. Gölün kıyısı, ağlarını, kerevit sepetlerini eşleriyle beraber onaran balıkçılarla dolu. Kahve ile caminin de bulunduğu köy meydanında, anıt bir çınar ağacı yer alıyor. 450 yıllık ilginç gövdeli anıt, çınardan devam ederek arnavut kaldırımlı dar sokaklardan ilerleyip, tarihi kent duvarları arsında yürüyüş yaparken, önünüzden kaçışan tavuklar, sularda yüzen ördekler, renk renk kayıkların suya vuran yansımaları fotoğraf ve resim sanatına gönül verenlere eşsiz kompozisyonlar oluşturuyor.
Gölün ve köyün tarihi çok eskilere dayanıyor.
Antik çağdaki adı Apolyont olan Gölyazı köyünün yerinde ve adalar üzerinde kurulan Lapedium kentinin günümüze kadar gelen kalıntıları, kentin görkemi ve güzelliği hakkında fikir sahibi olunabilecek özellikte. Henüz kazı çalışmasının yapılmadığı, tümüyle sit alanı olan bölgede göl çevresinde, antik yollar, nekrapol, Apollo tapınağı, Dış kale, kilise, iç kale, kilise temeli, simitci kale ve köy girişinde solunuzda yer alan çatısı ve iç bölüm duvarları çökük, kapısız St.Constantinus manastırı görülebilir. göl içindeki adacıklar, elverişli havalarda tarihle bütünleşmek isteyenlere tekne gezisi için uğrak yeri olabilir.
KUŞ CENNETİ
Manyas-Dalyan-Uluabat üçgeni içinde dolaşan göçmen kuşlar yavrulama mevsiminde Manyas’ta konaklıyor beslenme ihtiyacını da Uluabat Gölü’nden karşılıyor. Göç sırasında Manyas’a gidecek kuşların ilk durakları yine Uluabat Gölü oluyor. Uzun yoldan yorgun ve zayıf gelen kuşlar, mola sırasında dinlenip güç topluyorlar. Bölgedeki kuş türleri yasak avlardan ne derece korunabilirse Manyas’taki kuş zenginliği de o kadar fazla oluyor.
Ulubat Gölü’nde ilkbaharla birlikte başlayıp, susmak bilmeyen kuşların korosuna kurbağalar da eşlik edince, doğanın gerçek sesini duyma imkanı doğuyor. Mevsim sonu, göçmen kuşlar bölgeyi terk ettiğine göre, bizde gölün kuşları görebileceğimiz bir başka kıyısına, Bursa-Çanakkale yolunun 45. kilometresinde yer alan Çiğdem Çeşme mevkiinde Mustafa Bilgiç’e ait kuş cennetine gidiyoruz. Başta tavuskuşları olmak üzere birçok kuş çeşidinin sürekli barındığı çiftlikte, kuşlar kadar ağaç türleri de ilgi çekiyor. 10 dönümlük arazi üzerine kurulu çiftlikte Mustafa Bilgiç tavuskuşu üretiyor. Besleyecek imkanı olanlara bu yıl doğmuş tavuskuşlarının satışı da yapılıyor. Tüy dökme mevsimini yaşayan kuşlar sonbaharda biraz çıplak kalsalarda, dökülen tüylerin baş müşterileri, şapkalarda bu tüyleri aksesuar olarak kullanan Parisli modacılar. Tavus kuşları ilkbahar aylarında kendi pistlerinde, teraslarında, eşlerinin dikkatlerini çekmek için kanat tüylerini sallayarak ve çeşitli sesler çıkararak dans ediyorlar. Yelpaze biçimi açtıkları tüyleri ile podyumlarında yürüyen tavuskuşlarının sesleri pek hoş
olmasa da , bu görüntüler arasında piknik yapan ziyaretçiler arasında hayranlık uyandırıyor. Çiftlik, kafeslerde bulunan sülün, keklik, gümüş kuşları, paçalı tavuklar, takla güvercinleri, altın renkli tüyleri ile zümrüt-ü anka kuşlarını canlı görme imkanı sağlıyor. Kuşları görmek ve sevmek için gelen doğasever ziyaretçilerin mutluluğu ise yüzlerine yansıyor. Aynı yerde geometrik biçimde budanmış mavi selvi, limoni selvi, yalancı selvi, ladin, sedir ağaçları görülebilir. Zaman zaman kuş bilimcilerin inceleme yaptığı çiftlikte çocuklar içinde salıncak ve çeşitli oyun aletleri buluyor.
NASIL GİDİLİR?
Yola özel araçla İstanbul’dan çıkanlar, Otoyolu kullanarak Bayramoğlu-Darıca sapağından, Eskihisar iskelesine gelebilirler. Dolunca kalkan feribotlar, yaklaşık 40 dakikada Topçular iskelesine yanaşıyorlar. Yalova yolundan Bursa’ya ve kent merkezine girmeden, sağdan ayrılan çevre yoluyla Çanakkale yolunun 35. kilometresinde Uluabat Gölü kıyısında yer alan Gölyazı sapağına ulaşabilirler. Göle paralel uazanan sahil yolu 7 km. devam ediyor. Mustafa Bilgiç’e ait kuş cennetine gidebilmek için Bursa’dan 45 km. uzaklıkta bulunan Çiğdem Çeşme mevkiine gelip kuş cenneti tabelasını gösteren dar patika yolu takip etmek gerekiyor.
NE YENİR?
Uluabat Gölü’nün su ürünleri oldukça ünlü. Kerevit, sazan, turna, yayın hemen hemen hergün göl içindeki canlı balık yaşatma havuzlarından veya köy meydanında yapılan balık mezatından satın alınabiliyor.
Kuş cennetinde piknik yapmayı amaçladıysanız Mustafa Bilgiç’e önceden telefon ederek sipariş verebilirsiniz. Beraberinizde getirecekleriniz ile çimler üzerindeki masanızda yemeklerinizi yiyebilir, küçük lokantada hazırlanan çiğ böreklerden ve tavşan kanı demli çaydan, meşrubatlardan içebilirsiniz. Bursa’dan geçenler için iskender kebap bir başka seçenek. Kestane şekeri sevenlerde, Heykel Meydanı Kafkas pastahanesine uğrayabilirler.
NEREDE KALINIR?
Uluabat Gölü, Gölyazı Köyü ve kuş cennetinde günübirlik kullanım amaçlı konaklama tesisi bulunuyor. Bununla beraber 30-40 km. uzaklıktaki Bursa’da veya daha yakındaki Karacabey’de bir çok alternatif var. Bursa’da hafta sonunu termal kaplıcalı bir otelde geçirmeyi arzu ednler Çekirge bölgesindeki otellere önceden rezervasyon yaptırmalılar.
Çelik Palas
Tel No: 0(224) 233 38 00
Kervansaray Termal Otel (211 odalı)
Tel No: 0(224) 233 93 00
Anatolia Otel (95 odalı)
Tel No: 0(224) 233 94 00
Termal Otel (Gönlü ferah 62 odalı)
Tel No: 0(224) 233 92 10
Yıldız Termal Otel (30 odalı)
Tel No: 0(224)
Atlas Termal Otel (26 odalı)
Tel No: 0(224) 234 41 00
Huzur Termal Otel (22 odalı)
Tel No: 0(224) 234 52 50


Yorum Yap: