<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Engin Kahveci</title>
	<atom:link href="http://www.enginkahveci.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.enginkahveci.com</link>
	<description>Trafik &#38; Eğitim sitesi</description>
	<pubDate>Sun, 30 Nov 2008 10:48:34 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>İşsizlik Sigortası Nedir ?  Kimler nasıl yararlanır&#8230;</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/issizlik-sigortasi-nedir-kimler-nasil-yararlanir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/issizlik-sigortasi-nedir-kimler-nasil-yararlanir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 12:04:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[hukuk]]></category>

		<category><![CDATA[sosyal haklarımız]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışma hayatı ip uçları]]></category>

		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>

		<category><![CDATA[İşsizlik Sigortası]]></category>

		<category><![CDATA[işsizlik sigortasına prim ödeyecektir]]></category>

		<category><![CDATA[işveren]]></category>

		<category><![CDATA[Kimler]]></category>

		<category><![CDATA[Kimler İşsizlik Sigortası Kapsamındadır]]></category>

		<category><![CDATA[Sigortalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2067</guid>
		<description><![CDATA[İşsizlik Sigortası Nedir ?  
İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur. 
Yol kılavuzu
Eğer sürekli yas içindeyseniz geçmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İşsizlik Sigortası Nedir ?  </strong></p>
<p>İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma düşmelerini önleyen<span id="more-2067"></span>, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur. </p>
<p><span style="color: #ff6600;">Yol kılavuzu<br />
Eğer sürekli yas içindeyseniz geçmiş sizi kontrol ediyor demektir; sürekli korkuyorsanız gelecek sizi kontrol ediyor demektir; eğer üzüntüyle ve korkuyla başa çıkmışsanız, bugününüzü kontrol edebilir, geleceğinizi planlayabilirsiniz</span>…</p>
<p><strong>Kimler İşsizlik Sigortası Kapsamındadır?   </strong></p>
<p>İşsizlik sigortası aşağıda sayılan çalışma gruplarını kapsamaktadır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesine göre bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan sigortalılar, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamına girip de memur ve sözleşmeli statüde olmayanlar, Mütekabiliyet esasına dayalı olarak yapılan anlaşmalara göre Türkiye&#8217;de sigortalı olarak çalışan yabancılar, 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanun&#8217;a göre çalıştırılan koruma bekçileri, Ücretli ve sürekli olarak ev hizmetlerinde çalışanlar, Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle çalışanlar, Özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar, Tarım sanatlarına ait işlerde çalışanlar, Tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde çalışanlar, Tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar, </p>
<p>506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun, 3 üncü maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayanlar, Tarım işlerinde çalışanlar (Kamu sektörüne alt tarım ve orman işlerinde ücretle, özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak, tarım sanatlarına ait islerde, tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde, tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar hariç) İşverenin ücretsiz çalışan eşi, Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) olan hısımlar arasında ve aralarında dışarıdan başka kimse katılmayarak konut içinde yapılan işlerde çalışanlar, Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç) Askerlik hizmetlerini yapmakta olanlar, Ülkelerinde sigortalı olan yabancılar, Meslek okullarında pratik eğitim yapan öğrenciler, Cezaevlerindeki atölyelerde çalışan mahkumlar, Rehabilitasyon tedbirlerine katılan hastalar, Herhangi bir işverene bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar, Köy sınırları içersinde kendi ihtiyaçları için yapılan inşaat işlerinde çalışanlar, Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar, 506 sayılı Kanunun 85 inci maddesine göre isteğe bağlı sigortalılar, 506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre topluluk sigortasına tabi sigortalılar, 506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesi kapsamında olmakla birlikte memur statüsünde çalışanlar, 506 sayılı Kanunun Ek-10 uncu maddesine göre, bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar, 506 sayılı Kanunun Ek-13 üncü maddesine göre, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen genel kadınlar, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen isteğe bağlı sigortalılar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununa göre:. sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile 190 sayılı &#8216;Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlere göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar, 5590 sayılı &#8220;Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları, Türkiye Ticaret Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği&#8221; Kanunu kapsamında çalışan sözleşmeli ve geçici personel ile hizmetliler.</p>
<p><strong>Geçici/Mevsimlik Orman İşçileri İşsizlik Sigortasından Faydalanabilirler mi? </strong></p>
<p>Kanunda, işsizlik sigortası kapsamında oldukları belirtilen sigortalıların çalışma sürelerinde çalıştıkları işe göre bir ayırım getirilmediği görülmektedir. Bir yıl içinde 3-4 ay gibi kısa süre ile çalışan sigortalı işçiler, yılın geri kalan aylarında başka bir işte sigortalı olarak çalışabilmektedirler. Yıl içinde kısa süreli çalışan geçici/mevsimlik orman işçileri; Kanunun öngördüğü &#8220;son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp, işsizlik sigortası primi ödemiş olmak, işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmak&#8221; şartını yerine getirdikleri takdirde Kanunla kendilerine tanınan; &#8220;işsizlik ödeneği, hastalık ve analık sigortası prim ödemeleri, yeni bir iş bulma, meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi&#8221; hizmetlerinden yararlanabileceklerdir</p>
<p><strong>Kimler, işsizlik sigortasına prim ödeyecektir ?  </strong></p>
<p>İşsizlik sigortası zorunlu olup, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 77 nci ve 78 inci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt kazançlar üzerinden; Sigortalı % 2, İşveren % 3, Devlet %2 oranında prim ödeyecektir. Bir başka deyişle, işsizlik sigortası prim ödemelerinde; sadece işçi ve işveren değil, Devlet de bu sisteme her bir sigortalı için katkıda bulunacaktır. Ayrıca, İşsizlik Sigortası Fonu&#8217;nun olası açıkları da Devlet tarafından karşılanacaktır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/issizlik-sigortasi-nedir-kimler-nasil-yararlanir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İş Kazası ile ilgili bilinmesi gerekenler</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/is-kazasi-iele-ilgili-bilinmesi-gerekenler/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/is-kazasi-iele-ilgili-bilinmesi-gerekenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 11:48:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[hukuk]]></category>

		<category><![CDATA[sosyal haklarımız]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışma hayatı ip uçları]]></category>

		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>

		<category><![CDATA[İş Kazası]]></category>

		<category><![CDATA[işveren]]></category>

		<category><![CDATA[Meslek hastalığı]]></category>

		<category><![CDATA[Meslek Hastalığının Tesbit]]></category>

		<category><![CDATA[Sosyal Sigortalar Kanunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2066</guid>
		<description><![CDATA[İş Kazası Nedir?
Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, 
c) Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında, Meydana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İş Kazası Nedir?</strong></p>
<p>Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre;</p>
<p><strong>a</strong>) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,</p>
<p><strong>b</strong>) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, <span id="more-2066"></span></p>
<p><strong>c</strong>) Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,</p>
<p><strong>d</strong>) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,</p>
<p><strong>e</strong>) Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında, Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaya iş kazası denilmektedir.</p>
<p>Olayın iş kazası sayılabilmesi için, bu beş hal ve durumdan birinde meydana gelmesi yeterlidir.<br />
 <br />
<strong>İşverenin İş Kazası Halinde Yükümlülükleri..!</strong></p>
<p>İşveren, işkazasına uğrayan sigortalıya, Kurumca işe el konuncaya kadar, durumunun gerektirdiği sağlık yardımlarını yapmakla yükümlüdür. Bu amaçla yapılan ve belgelere dayanan masraflarla, yol paraları Kurum tarafından işverene ödenir. Bu yükümlerin yerine getirilmesindeki savsama ve gecikmeden dolayı sigortalının tedavi süresinin uzamasına, malül kalmasına veya malullük derecesinin artmasına sebep olan işveren, Kurumun bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı ödemekle yükümlüdür.</p>
<p><strong>İşverenin İş Kazasını Kuruma Bildirme Yükümlülüğü   </strong></p>
<p>İşveren, işkazasını, o yere yetkili zabıtasına derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki iki gün içinde yazı ile bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirme örneği Kurumca hazırlanan haber verme kağıtları doldurulup verilerek yapılır. Kanun koyucu, işkazasına uğrayan sigortalının mümkün olan ve en kısa zamanda tedavi altına alınmasını sağlamak amacıyla işvereni, iş kazasını kazadan sonraki iki gün içinde bildirmekle yükümlü kılmıştır.Kanun metninde belirtilen haber verme kağıdı vizite kağıdıdır. İşkazası, zabıta(jandarma-polis) güçlerinden herhangi birisine değil, kazanın olduğu yere göre, bunlardan hangisi görevliyse onun yetkili karakoluna bildirilir. Kurumumuz sağlık tesislerinin Sağlık Bakanlığına devrine kadar işkazası sonucu işveren tarafından düzenlenen ve işkazası bölümünde gerekli bilgilerin yazılı olduğu vizite kağıdı ile muayene ve tedavi için Kurum sağlık tesislerine yapılan başvurular 506 sayılı Kanunun 27 nci maddesine göre Kuruma yapılmış sayıldığından 20.02.2005 tarihinden sonra Sağlık Bakanlığı sağlık tesislerine yapılmış başvurular Kuruma yapılmış başvuru olarak kabul edilemeyeceğinden işverenin işkazasını ayrıca Kuruma yasal süresi içerisinde sözkonusu madde gereğince bildirmesi gerekmektedir. </p>
<p><strong>İşkazasının Eksik veya Yanlış Bildirilmesi</strong>  </p>
<p>İşverenin kasten veya ağır ihmali neticesi işkazasının kazadan sonraki en geç iki gün içinde Kuruma bildirilmemesinden veya haber verme kağıdında yazılı bilginin eksik veya yanlış olmasından doğan ve ileride doğacak olan Kurum zararlarından işveren sorumludur. Belirlenen süre içinde Kuruma bildirilmeyen işkazası dolayısıyla,bildirme tarihine kadar işveren tarafından yapılmış olan harcamalar Kurumca ödenmez. </p>
<p><strong>İş Kazasının Soruşturulması</strong>  </p>
<p>Haber verme kağıdında(vizite kağıdı) bildirilen bir olayan işkazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerekirse soruşturma yapılabilir.Bu soruşturma sonunda haber verme kağıdında yazılı bilgilerin gerçeğe uymadığı ve vakanın işkazası olmadığı anlaşılırsa Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan masraflar işverenden alınır. İlgililer hakkında genel hükümlere göre ayrıca kovuşturma yapılır. </p>
<p><strong>İşverenin Meslek Hastalığını Bildirme Yükümlülüğü</strong>  </p>
<p>Meslek hastalığına yakalanan sigortalıya gerekli yardımların yapılabilmesi, Kurumun haberdar olmasına bağlıdır. Bu nedenle işveren bildirmekle yükümlü kılınmıştır. İşveren, bir sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenirse veya durum kendisine bildirilirse bunu, örneği Kurumca hazırlanacak haber verme kağıdı ile ve öğrendiği günden başlayarak iki gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bildirme yükümünü yerine getirmeyen veya haber verme kağıdında belirtilen bilgiyi kasten eksik veya kasten yanlış bildiren işveren hakkında işkazasını bildirme ile ilgili madde hükümleri uygulanır. </p>
<p><strong>Meslek Hastalığının Tesbit</strong>i  </p>
<p>Meslek hastalığı halinde, sağlanan yardımlardan yararlanmak için, sigortalının çalıştığı işte veya işyerinde meslek hastalığına tutulduğunun ilgili meslek hastalıkları hastanesince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerle tespit edilmesi gereklidir. Meslek hastalığı; sigortalı olarak çalıştığı ve böyle bir hastalığa sebep olacak işten veya işyerinden ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ise sigortalının sağlanan yardımlardan yararlanabilmesi için; eski işinden veya işyerinden fiilen ayrılması ile hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için; yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması gerekir. Durumu bu koşullara uyan kimse, alacağı hekim raporu ve gerekli belgelerle doğrudan Kuruma müracaat eder. Ancak, meslek hastalığının klinik ve laboratuar bulgularıyla kesinleştiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin, işyeri incelemesi ile kanıtlandığı hallerde, yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, sözkonusu hastalık, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir. <br />
Meslek hastalığı ile ilgili bildirmeler üzerine gerekli incelemeler doğrudan doğruya Kurumca yapılır.</p>
<p><strong>İş Kazası Ve Meslek Hastalığında İşverenin Sorumluluğu   </strong></p>
<p>İşkazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerin hesaplanacak sermaye değerleri toplamı sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere Kurumca işverene ödettirilir.İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. </p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/is-kazasi-iele-ilgili-bilinmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İletişim kuracağımız ilk kişi kendimiz&#8230;</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/iletisim-kuracagimiz-ilk-kisi-kendimiz/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/iletisim-kuracagimiz-ilk-kisi-kendimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 10:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[aile]]></category>

		<category><![CDATA[iletişim kuralları]]></category>

		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>

		<category><![CDATA[düşünce]]></category>

		<category><![CDATA[duygu]]></category>

		<category><![CDATA[empati]]></category>

		<category><![CDATA[iletişim]]></category>

		<category><![CDATA[kişi]]></category>

		<category><![CDATA[sosyal maskeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2064</guid>
		<description><![CDATA[İçeriği ne olursa olsun kişilerarası yaşantıları devam ettirmek ve sorunları çözmek için insanların düşünce alışverişinde bulunmaları yani iletişim kurmaları gerekmektedir.
İletişim, kişiler arasında ortaya çıkan duygu ve düşünce alışverişini ifade eden bir süreçtir.
İnsanlar birbirleri aralarına köprü kuracakları yerde kendilerine duvarlar örerek aslında kendilerini yeni ilişkilere ve iletişimlere kapatıyorlar. Oysaki doğduğumuz andan itibaren
 yaşantılarımız ve çevremizdeki kişilerin oluşturduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçeriği ne olursa olsun kişilerarası yaşantıları devam ettirmek ve sorunları çözmek için insanların düşünce alışverişinde bulunmaları yani iletişim kurmaları gerekmektedir.<br />
İletişim, kişiler arasında ortaya çıkan duygu ve düşünce alışverişini ifade eden bir süreçtir.<br />
İnsanlar birbirleri aralarına köprü kuracakları yerde kendilerine duvarlar örerek aslında kendilerini yeni ilişkilere ve iletişimlere kapatıyorlar. Oysaki doğduğumuz andan itibaren</p>
<p><span id="more-2064"></span> yaşantılarımız ve çevremizdeki kişilerin oluşturduğu modeller bizim iletişim tarzımızı belirlemede çok etkin rol oynuyor. Eğer kendimizi iyi tanımıyorsak biz de bu süreçleri sorgulamadan yaşayıp gidiyoruz ve aynı iletişim hatalarını bilmeden tekrarlayıp duruyoruz.<br />
İLETİŞİM BİR DİL İŞLEMİNDEN DAHA ÖTE BİR İNSAN İŞLEMİDİR.<br />
İletişimde bir ilerleme kaydedilebilmesi için insanlar arasındaki ilişkilerde de bir gelişim ve bir ilerleme gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Kişiler arasındaki ilişkiler bozuk bir temele oturmuşsa, kullanılan dil ne kadar kaliteli olursa olsun iletişime pozitif bir yansıması görülmeyecektir. Kurduğumuz ilişkilerde “bizim getirdiklerimizin” ilişkiye olan etkisinin bilincinde olmak, başarılı bir sosyal yaşamın temelini oluşturur.<br />
Kişinin kendisi ve çevresi ile iletişim kurma becerilerini kaybetmeye başlaması psikolojik rahatsızlıkların da ortaya çıkması için önemli bir nedendir. Söylediğimiz sözler, yüz ifadelerimiz, jestlerimiz, sesimizin tonu gibi her türlü sözlü ya da sözsüz ifademiz gelişigüzel ortaya çıkmamaktadır. O anda bizim için mevcut diğer mesajlardan daha anlamlı olduğu için ifade edilmektedir. Birisinin iyi olduğundan bahsetmemiz, birine kızmamız ya da günaydın deyip demememiz, başka biri ile konuşurken ona dokunmamız hiç de gelişigüzel bir şekilde ortaya çıkmaz. Karşımızdaki ile iletişime geçmeden önce kendi kendimizle iletişime geçmemiz gerekiyor. Bunun için içimizdeki duyguların çözümü yapmayı öğrenmemiz gerekir.<br />
Bireyin kendini tanımaya başlaması sadece “Niçin bu sözü söyledim?” yönünün yanı sıra “Söylenen sözü niçin bu şekilde anladım?” yönünde de gelişmeye başlar. Geçmiş yaşantılarımızın etkisi altında bize iletilen bir mesajı olduğundan daha farklı algılıyorsak burada bir “Psikolojik Gürültü” den bahsederiz. Peki nedir psikolojik gürültü, mesaj, geri-iletim, empati, sosyal maskeler, savunma mekanizmaları algı, yapıcı tartışma……ve benzeri kavramlar. Öncelikle bu konularda bilgi edinmeye çalışmak daha başarılı iletişim kurabilmemiz ve iletişim konusundaki hatalarımızı fark edebilmemiz açısından son derece önemlidir.<br />
Kendi iç dünyasında olup bitenlerin bilincinde olan ve sosyal maskelerin arkasına sürekli saklanma gereksinimi duymayan birey, içten ve doyurucu iletişim kurabilir. Kendi kendisiyle temas kuramamış, iç dünyasında duygu ve düşüncelerin farkına varamamış kişilerse kullandıkları maskelerle iletişim kurarak kendileri olamayacaklardır. İşte bu nedenlerden dolayı uzun süre birlikte olduğumuz halde bazı kimseleri pek tanıyamayız. Bunu yanında bazen de çok kısa birlikte olduğumuz halde bazılarını kendimize daha yakın hissederiz. Bu durum kendimizi tanımamız ve iletişim tarzımız ile yakından ilgilidir.<br />
Çoğu kişi, ben bu işi neredeyse doğduğumdan itibaren (bir şekilde) yapıyorum deyip, bu konuda becerilerini geliştirmeyi ihmal eder. Oysaki iletişim sorunlarının altında yatan nedenleri öğrenmemiz ve iletişim sürecini etkileyen temel etkenler konusunda bilinçlenmemiz bu konuda kendimizi geliştirmemizi ve daha mutlu olmamızı da mümkün kılar. </p>
<p><span style="color: #ff6600;">Yol kılavuzu<br />
Eğer sürekli yas içindeyseniz geçmiş sizi kontrol ediyor demektir; sürekli korkuyorsanız gelecek sizi kontrol ediyor demektir; eğer üzüntüyle ve korkuyla başa çıkmışsanız, bugününüzü kontrol edebilir, geleceğinizi planlayabilirsiniz…<br />
 <br />
</span><br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/iletisim-kuracagimiz-ilk-kisi-kendimiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kocanızın dilini nasıl çözersiniz?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/kocanizin-dilini-nasil-cozersiniz/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/kocanizin-dilini-nasil-cozersiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 10:37:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[aile]]></category>

		<category><![CDATA[iletişim kuralları]]></category>

		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>

		<category><![CDATA[erkekler]]></category>

		<category><![CDATA[eşler]]></category>

		<category><![CDATA[iletişim]]></category>

		<category><![CDATA[ilişki]]></category>

		<category><![CDATA[iltifat]]></category>

		<category><![CDATA[Karı-koca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2062</guid>
		<description><![CDATA[
 

Onunla bir türlü konuşamıyorsunuz. Ya kavga çıkıyor ya da sizi dinlemiyor. Durun, üzülmeyin ve bu tavsiyeleri okuyun..
Erkekler neden konuşmaz? Erkekler zayıf görünmekten veya incinmekten korktukları için kaçış yolu olarak kimi zaman susmayı tercih ederler. Erkeğinizin dilini çözmek için neler yapmalısınız?
Araştırmalara göre erkekler incinmekten ve zayıf görünmekten korktukları için kaçış yolu olarak susmayı ya da umursamaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<tbody></tbody>
<td style="padding-top: 10px;" colspan="2"> </td>
<div></div>
<p align="justify"><strong>Onunla bir türlü konuşamıyorsunuz. Ya kavga çıkıyor ya da sizi dinlemiyor. Durun, üzülmeyin ve bu tavsiyeleri okuyun..</strong></p>
<p>Erkekler neden konuşmaz? Erkekler zayıf görünmekten veya incinmekten korktukları için kaçış yolu olarak kimi zaman susmayı tercih ederler. Erkeğinizin dilini çözmek için neler yapmalısınız?</p>
<p>Araştırmalara göre erkekler incinmekten ve zayıf görünmekten korktukları için kaçış yolu olarak susmayı ya da umursamaz görünmeyi tercih ediyor.<span id="more-2062"></span> Peki sorunun kaynağında neler yatıyor? Sebebini bilmeniz, çözümünü bulmamıza yardımcı olur. Önereceğimiz yöntemleri siz de deneyin ve erkeğinizin dilini çözün.</p>
<p><strong>Doğru kelimeleri seçin<br />
</strong><br />
Sevgilinize en iyi arkadaşınızla yaşadığınız tartışmayı ya da annenizin rahatsızlığını anlatmak istiyorsunuz. O ise konuya hiç bulaşmadan &#8220;Telaşlanma, zamanla düzelir&#8221; diye geçiştiriyor. Erkekler, bir kadın için dert ortağı olma yönünde fazlasıyla aciz kalıyorlar. Kadın acılarından bahsederken, erkek bırakın yorum yapmayı dinleyemiyor bile. O zaman ona içinizden geçenleri doğru kelimelerle ve eksiksiz olarak anlatın. Ancak bunu yaparken temkinli davranın. Örneğin: &#8220;Hakemin yanlış kararı yüzünden doğru düzgün uyuyamadım. Bunun nasıl bir şey olduğunu sen bilir misin?&#8221; diye söze başlarsanız, kendi deneyimlerinden bahsetme fırsatı bulur.</p>
<p><strong>Ciddiyetten kaçının</strong></p>
<p>Çöpü dökmesini istersiniz, o ise bu duruma nükleer atık muamelesi yapar. Tuvalet temizliği, çamaşır ve bulaşık gibi konulara ise hiç girmeyelim. O yine kabuğuna çekilirken, kadın artık dayanamayıp patlar. Ne kadar haklı olursanız olun, cümleye &#8220;hep&#8221; ya da &#8220;hiç&#8221; gibi bir sözle başlamayın. Esprili bir girişle başlamalısınız. &#8220;Hadi biraz da çöplerden bahsedelim&#8221; gibi. Çocuk, temizlik ve ev işlerinin bir kişi için fazla bir yük olduğunu belirtin. O güçlü omuzların sadece yaslanmak için var olmadıklarına inandırın onu.</p>
<p><strong>Sinirlendiğinizi göstermeyin</strong></p>
<p>Kadının sinirleri bozulmuştur ve artık dayanamaz hale gelir. Erkek ise soğukkanlılığını korumaya çalışır. Olan olur ve kadın ağlamaya başlar. Erkek &#8220;Ağlamanın bir faydası yok&#8221; diye bağırır. Bakar ki değişen bir şey yok, &#8220;Ağlasın, bana ne&#8221; deyip, bay buz kalıbı modunda yine sessizliğine çekilir. Sesinizi yükseltmek, tabakları duvarlara fırlatmak, kapıları çarpmak belki size ağlamaktan daha rahatlatıcı gelebilir. İyisi mi kendinizi dışarı atın ve şöyle bir dolaşıp gelin. Döndüğünüzde onun ne kadar sessiz ve çözülmeye hazır olduğunu göreceksiniz. Böyle sus pus olmasının sizde nasıl bir tesir yarattığını ona anlatın. &#8220;Sessizliğin beni fazlasıyla kırıyor. Bu durumda ne istediğini anlayamıyorum&#8221; diyebilirsiniz. Bir şey söylemeye başlarsa, &#8220;Bunu gerçekten doğru mu anladım?&#8221; diye söze başlayıp söylediği cümleyi tekrar edin.</p>
<p><strong>İltifat etmiyorsa</strong></p>
<p>Hangi kadın istemez ki eşinin ya da sevgilisinin ona iltifatlar etmesini. Ama erkeğinizin ruhuna yapışan o konuşmama, içine kapanma inadı sizi iltifatlardan mahrum ediyor. Bu doğal olarak sizin ruh halinizi de etkiliyor. Erkeğinizin ağzından iltifat sözcükleri duymak istiyorsanız, hareketlerinizi biraz gözden geçirin. Erkekler, aynanın karşısına geçip &#8220;Bu bana çok yakıştı. Böyle çok güzel görünüyorum&#8221; diye kendi kendisine konuşan kadınlar karşısında susmayı tercih eder. Kıyafetinizle sessizce yanından geçin. İşte o zaman cazibenize dayanamaz ve ağzından kelimeler dökülür. Mutfaktaki hünerinizle de iltifat alabilirsiniz. Örneğin ona uzun zamandır pişirmediğiniz en sevdiği yemeği yapın. Hangi erkek en sevdiği yemeği yapan kadını iltifatsız bırakır ki.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> mcaturk.com</p>
<p>  <span style="color: #ff6600;">Yol kılavuzu<br />
Eğer sürekli yas içindeyseniz geçmiş sizi kontrol ediyor demektir; sürekli korkuyorsanız gelecek sizi kontrol ediyor demektir; eğer üzüntüyle ve korkuyla başa çıkmışsanız, bugününüzü kontrol edebilir, geleceğinizi planlayabilirsiniz…</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/kocanizin-dilini-nasil-cozersiniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boşanma Davası ile ilgili merak ettikleriniz</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/bosanma-davasi-ile-ilgili-merak-ettikleriniz/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/bosanma-davasi-ile-ilgili-merak-ettikleriniz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 10:59:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[Dilekçe örnekleri]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[hukuk]]></category>

		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>

		<category><![CDATA[Ağır küfür]]></category>

		<category><![CDATA[Aile Mahkemesi]]></category>

		<category><![CDATA[Anlaşmalı boşanma]]></category>

		<category><![CDATA[Asliye Hukuk]]></category>

		<category><![CDATA[Boşanma Davası ile ilgili merak ettikleriniz]]></category>

		<category><![CDATA[Çekişmeli boşanma]]></category>

		<category><![CDATA[Evliliğin Kırmızı Çizgileri]]></category>

		<category><![CDATA[Evlilik birliğinin sarsılması]]></category>

		<category><![CDATA[hakaretler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2061</guid>
		<description><![CDATA[1. Boşanma Davası ile ilgili merak ettikleriniz hangi mahkemede açılır?
Boşanma davası, eşlerden herhangi birinin ikametgahının bulunduğu yer Aile Mahkemesinde, müstakil aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Yol kılavuzu
Eğer sürekli yas içindeyseniz geçmiş sizi kontrol ediyor demektir; sürekli korkuyorsanız gelecek sizi kontrol ediyor demektir; eğer üzüntüyle ve korkuyla başa çıkmışsanız, bugününüzü kontrol edebilir, geleceğinizi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1. Boşanma Davası ile ilgili merak ettikleriniz hangi mahkemede açılır?</strong></p>
<p>Boşanma davası, eşlerden herhangi birinin ikametgahının bulunduğu yer Aile Mahkemesinde, müstakil aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Yol kılavuzu<br />
Eğer sürekli yas içindeyseniz geçmiş sizi kontrol ediyor demektir; sürekli korkuyorsanız gelecek sizi kontrol ediyor demektir; eğer üzüntüyle ve korkuyla başa çıkmışsanız, bugününüzü kontrol edebilir, geleceğinizi planlayabilirsiniz…</span></p>
<p><strong>2. Boşanma davasını hangi tarafın açtığı önemli midir?</strong></p>
<p><span id="more-2061"></span></p>
<p>Hayır önemli değildir, davanın seyrine olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi olmaz. Önemli olan iddiaların ispatıdır.<br />
<strong>3. Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanmanın farkı nedir? Anlaşmalı boşanma hangi hallerde mümkündür?<br />
</strong>Anlaşmalı boşanma, adından da anlaşılacağı üzere eşlerin boşanma ve boşanmanın mali sonuçları hakkında (Tazminat, nafaka, velayet, eşya paylaşımı vs.) anlaşmaya varmaları, bu doğrultuda bir protokol hazırlamaları ve yine bu doğrultudaki iradelerini hakim huzurunda bizzat beyan etmeleri ile mümkündür. 1 yılını doldurmamış evliliklerde anlaşmalı boşanma mümkün değildir.</p>
<p>Çekişmeli boşanma ise, tarafların boşanma ya da boşanmanın mali sonuçlarında anlaşmaya varamamaları halinde ya da 1 yılını doldurmayan evliliklerde söz konusu olmaktadır. Taraflar iddialarını ispat etmekle yükümlüdür. Boşanma davalarında en önemli delil tanık/şahit delilidir. Tanıkların yakın akraba olması, yaşının küçük olması tanıklıklarının kabul edilmeyeceği anlamına gelmez. Önemli olan tanık beyanlarını değerlendirecek olan hakimin kanaatidir.<br />
<strong>4. Boşanma davaları ne kadar sürede biter?</strong></p>
<p>Bu sorunun tek ve kesin bir yanıtı olmamakla, süreç mahkemelerin iş yoğunluğuna ve dosyadaki delil durumuna göre değişmekle birlikte, genel olarak anlaşmalı boşanma tek celsede; çekişmeli boşanma ise en iyi ihtimalle 5-6 celsede tamamlanabilmektedir.<br />
<strong>5. Boşanma davasında vekilimin/avukatımın olması zorunlu mudur, olmasının sonuca etkisi var mıdır?</strong></p>
<p>Hiçbir davada vekil tayin etme zorunluluğu yoktur, kişiler avukatları olmaksızın dava ve işlerini takip edebilirler. Ancak elbette davayı avukat ile takip etmenin özellikle yargılama usulü açısından önemi büyüktür.<br />
<strong>ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK NEDENİNE DAYALI BOŞANMA DAVALARI</strong> MK.166/1)</p>
<p><strong>VI. Evlilik birliğinin sarsılması<br />
</strong>Madde 166.- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.</p>
<p>Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.<br />
Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.</p>
<p>Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.</p>
<p>- Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça akrabalık ve arkadaşlık tanık beyanını değerden düşürecek bir sebeb kabul edilemez. Asıl olan tanığın doğru söylediğinin kabulü gerekir. (HUMK 254)</p>
<p>- Evlilik birliği müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden birisi boşanma davası açabilir.</p>
<p>- Tamamıyla kusurlu olan eşin dava açma hakkı yoktur. Ancak az kusurlu olan eşin bu hakkı vardır.</p>
<p>- Uygulama da sık sık maalesef kocasına karşı vefalı ve sadık olan eş Şu trajik olaylarla karşılaşmaktadır : Örneğin zengin olan koca (özellikle orta ve üzeri yaşta olanlar) malvarlığına güvenerek karısını aldatmaya başlamış ve kendisine bir sevgili bulmakta ve bir fırsatını bulup karısını boşamak istemektedir.Karısı ise evine ve kocasına karşı üzerine düşen görevi yapmaktadır . Bu durumda karısından en kısa sürede kurtulmak ! isteyen vefasız koca tam kusurlu olduğu için açmış olduğu -ki genellikle vekil aracılığı ile açılırdava bu durum öğrenildiği takdirde hemen reddedilmelidir- &#8220;Temelinden Sarsılma&#8221; Kavramını dar olarak anlamamak gerekir. Takdir hakkı kullanılırken eşlerin sosyal ve ekonomik durumları, yetişme koşulları,eğitim düzeyleri v.b. nedenleri gözönüne almak gerekir.</p>
<p>-Davacı iddiasını her türlü deli ile ispat edebilir. Ancak Davacı tanık deliline dayanmış ise Tanık anlatımlarının olabildiğince somut, görgüye dayalı ,inandırıcı ve açık olmalıdır. Örneğin tanık, davacı eşin yüzünde ki yada vücudunda ki morarma yada darp izini bizzat görmeli, ağır küfür ve hakaret ifade eden sözleri bizzat duymalıdır.<br />
Hangi sözler yada davranışlar evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına (E.B.T.S.) kanıt olabilir ?</p>
<p>*Eşlerin birbirine karşı söyledikleri Ağır küfür ve hakaretler (Kavat , Pezevenk , ibne , ağzına sı&#8230;.m,pislik ,sümüklü herif, puşt,hırsız,sahtekar,sapık vb). sözler evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına kanıt olabilir. Kocanın sorumsuz olması karıya yukarıda ki sözleri söyleme hakkı vermez.</p>
<p>* Karı yada kocanın uzun süreli cinsel yetersizlikleri (Kocanın , eşinin kızlığını bozamamış olması E.B.T.S. karinedir.)</p>
<p>* Karı-kocanın aşırı sorumsuzluğu,(içki ve kumar düşkünü olmak ,evin zorunlu ihtiyacını almamak,iş imkanı varken tembellikten dolayı çalışmamak, Karının ise aşırı pis ve pasaklı olması,düzenli yemek yapmaması,eşinin yada çocuklarının çamaşırlarını yıkamaması vb.)</p>
<p>* Kocanın eşini sürekli olarak dövmesi ,sık sık tartışıp adliye yada karakola başvurmaları.</p>
<p>* Fiili ayrılık tek başına boşanma nedeni olamaz.</p>
<p>* Barışmadan önceki olaylar affedilmiş sayılır, eğer eşler tekrar bir araya gelmiş ve daha sonra da yine anlaşamayarak dava açılmış ise bir araya gelindikten önceki söz ve eylemler kanıt olarak değerlendirilmez.</p>
<p>* Dava şiddetli geçimsizlikten açılmış ise daha sonra zina yada terk nedeniyle boşanma kararı verilemez.</p>
<p>* Tanıkların üçüncü kişilerden aktardıkları sözler boşanmaya esas alınamaz.</p>
<p>* Tanıkların davacıdan naklen aktardığı sözler de delil olarak davaya esas alınamaz.</p>
<p>* İhtar çekmekle koca önceki olayları affetmiş sayılır. Bu nedenle MK.164/1 maddesine dayanarak dava açıldığında ihtardan önceki eylem ve sözler aleyhe delil olamaz.</p>
<p>* Dava açıldıktan sonra gelişen olaylar bu davaya esas alınmaz.</p>
<p>* Eşlerden birisinin hasta olması,(sara,verem,kanser,Kan uyuşmazlığı, kısırlık, aşırı göz hastalığı v.b.) boşanma nedeni değildir. Akıl hastalığı ve cinsel yetersizlik hariç. Ancak hormon bozukluğu nedeni ile karının aşırı kıllı olması uzman hekim raporu ile belgelenmiş ise boşanma nedeni olabilir. Bu konu önemli olmakla birlikte kesin bir çizgi ile hastalığın boşanma nedeni sayılması için sosyal ve çevresel faktörler göz önüne alınıp belirlenmelidir.</p>
<p>* Kadının ,habersizce kocasının cebinden para alması boşanma nedenidir.</p>
<p>* Dövme ve dayak ile ilgili ceza davası sonucu beklenilmelidir. Takipsizlik kararı verilmiş ise bu dosya celbedilip mutlaka incelenmeli ve doktor raporu var ve koca tarafından dövüldüğü sabit ise boşanmaya karar verilmelidir.</p>
<p>* Soyut olarak kadının çalışmak istemesi başlı başına boşanma nedeni olamaz.</p>
<p>* İradi olmayan davranış ( Kloptamani) boşanma nedeni olamaz.</p>
<p>*Davacının(kocanın) ayrı evde oturan ve arasıra ziyaretine gelen ve bakıma muhtaç olan hasta annesine davalının (karı) yardımda bulunmaması boşanma sebebidir.</p>
<p>* Eşlerden birisi aşırı cimri ise boşanma nedenidir.</p>
<p><strong>ANLAŞMALI BOŞANMA </strong>(M.K.166/3)</p>
<p>Şartları:<br />
1- Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı,<br />
2- Eşlerin bizzat başvurması yada eşlerden birisinin başvurması halinde duruşmada diğer eşin kabul etmesi,<br />
3- Eşlerin bizzat dinlenmesi<br />
4- Eşlerin boşanma irade ve taleplerini hiç bir baskı ve etki altında kalmadan serbest iradeleri ile verdikleri konusunda hakim üzerinde kesin bir kanaatını oluşması,<br />
5- Mali konularda ve çocukların velayeti konusunda eksiksiz ve tereddütsüz olarak eşlerin anlaşması halinde anlaşmalı boşanma hükümlerine göre karar verilmelidir.<br />
Mali konular nelerdir?<br />
1- Eş için Yoksulluk nafakası 2- Çocuk var ise iştirak nafakası 3- Tedbir nafakası 4- Maddi ve Manevi Tazminat ,bu şartlardan birisi yada ödeme şekli ve taksit miktarı üzerinde uyuşmazlık var ise dava reddedilecektir. Yada MK.166/ 1-2 maddesine göre deliller toplanıp sonucuna göre karar verilecektir.</p>
<p>Taraflar mahkemeye anlaşma metnini gösterir protokol sunmuş iseler bu protokolün bizzat hakim tarafından tasdik edilip hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir. Hakim anlaşma metninde özellikle çocuklar yada eşlerin açık ve muhtemel mağduriyetini görebiliyor ise değiştirebilir. Ancak tamamen reddine karar veremez.</p>
<p>Bir yılın altında ki evliliklerde dava hemen reddedilmelidir. Zira Bu sürenin hiç bir istisnası yoktur.</p>
<p>Eşler davayı birlikte açabilecekleri gibi birisi açarak daha sonra diğer eş duruşmada boşanmak istediğini söyleyebilir.</p>
<p>Davalı eş başka bir şehirde ise ikamet ettiği yer mahkemesine talimat yazılıp hakim davalı eşi bizzat dinler ise yine MK.166/3 maddesinde ki şartlar oluşmuş sayılır.</p>
<p>Önemli 1:Anlaşmalı boşanma hükümleri davasında çoğu zaman eşlerden birisi yurt dışında olup Türkiye de bir avukata vekalet vermekte ve dava vekili tarafından açılmakta ,davalı eşte duruşmada davayı kabul etmektedir ki bu durumda vekalete dayanarak hakimin MK.166/3 maddesi gereğince boşanma kararı vermesi mümkün değildir. Zira yasa maddesi incelendiğinde hakimin bizzat tarafları dinlemesi emredici hüküm olarak istenilmektedir.</p>
<p>Önemli 2: Yine uygulamada sık sık karşımıza şu olaylar çıkmaktadır: Ülkemizde ki yoğun işsizlik nedeniyle vatandaşlarımız yurt dışına gidip çalışmak amacıyla Türkiye de eşinden boşanmak ve gitmek istediği ülke vatandaşı olan bayanla 5 yıl süre ile evlenmek , daha sonra da tekrar bu yabancı uyruklu eşinden de boşanıp oturma izni aldıktan sonra eski eşiyle yeniden evlenmek istediklerini beyan ederek anlaşmalı boşanma hükümlerine göre bir anlamda formalite gereği boşanma talep etmektedirler. Ben bu tür boşanmalara &#8221; Anlaşmalı anlaşmalı boşanma&#8221; diyorum. Bu konuda Hakimin son derece dikkatli ve hassas olması gerekir. Bu durumlarda çoğu zaman kadın, kocasının geleceğe yönelik hayal ve pembe rüyalara ilişkin telkin ve sözlerinin etkisinde kalmakta ve mevcut çocukların da velayetini kendi üzerine almakta ,ayrıca nafaka ve tazminat gibi hiç bir talebi de olmamaktadır. Maalesef koca eşinden ayrıldıktan sonra yurt dışına çıkar çıkmaz kendisini o ülkenin cazibesine kaptırmakta ve ailesini unutup yüzüstü bırakmaktadır. Kadının 1. Derecede yakınları da yok ise ya çevrenin bakımına muhtaç hale gelmekte yada hiç de arzu edilmeyen işlerde çalışmaktadır. Öncelikle hakimin; dilekçe de bu şekilde açık bir ifade var ise &#8221; boşanma iradelerinde tarafların samimi olmadığı&#8221; gerekçe gösterilerek yasanın açık hükmü karşısında davanın reddine karar vermesi gerekir. Ancak çoğu zaman dilekçede böyle bir gerekçeye yer verilmemekte, dava MK.166/3 maddesinde ki aranan şartlara uygun olarak açılmaktadır. İşte kadının ve çocukların geleceğini teminat altına almak için kanımca hakim mutlaka protokole müdahale etmeli ve çocuklar ve kadın için belli miktarda nafakaya hükmetmelidir. Zira hakim olayın niteliğine göre &#8220;mekaniklikten&#8221; ve &#8220;katı usul hukuku kurallarından&#8221; kurtulmalıdır. Kaldı ki özellikle yasa maddesi, boşanma davalarında hakime geniş takdir yetkisi tanımaktadır.</p>
<p><strong>Evliliğin Kırmızı Çizgileri</strong></p>
<p><span id="lbl_Description">Boşanma hakimi, evliliğin kırmızı çizgilerini yazdı. İşte o liste&#8230;Boşanma davalarına bakan Ankara 5. Aile Mahkemesi Hakimi Şerafettin Şanver, evli çiftlere yol göstermek amacıyla &#8220;Evliliğin Kırmızı Çizgileri&#8221; adlı bir kitap yazdı.</span></p>
<p>Hakim Şanver, kitabında hangi davranışların boşanmaya yol açabileceğini, hangi davranışların boşanma nedeni sayılmayacağını, kitabında topladığı kesinleşmiş yargı kararları ile sıraladı. Kitabında evli çiftlere tavsiyelerde bulunan Şerafettin Şanver’in boşanmaya neden olduğunu belirttiği davranışlardan bazıları şöyle:</p>
<p>&#8220;Dedikodu çıkarmak, eşiyle alay etmek, aile sırlarını açıklamak, eşe hakaret etmek, eşini sevmediğini söylemek, cimri olmak, aşırı borçlanıp eve haciz getirmesine neden olmak, kumar oynamak, eşin hastalığı ile ilgilenmemek, cinsel ilişki kuramamak, çocukları aşırı şekilde dövmek, eşe eşya fırlatmak, eşi ısırmak, tedavi yerine üfürükçüye götürmek, tarikat toplantılarına katılmak, sebep olmaksızın banyo yapmamak, eşlerden birinin diğerinin cebinden habersiz para almak, ağzı kokmak, tedaviden kaçmak, kocasının isteğine aykırı örtünmede ısrar etmek, eşin karşı koymasına rağmen yurtdışına çıkmak (dini inanışı gereği umreye gitse dahi), bakire olmamak (eşin daha önceden bilgisi yoksa), beddua etmek, cinsel uyum ve doyumun sağlanmaması, sarhoş olup evin eşyalarını kırmak, uzun süre ilişki kurmamak, cumhuriyete karşı faaliyette bulunmak, borcunu ödememeyi alışkanlık haline getirmek, kadının evlilik öncesi ilişkiye girdiğini söylemesi, aşırı derecede kıskançlık, eşinin erkekliği olmadığını başkalarının yanında söyleyip küçük düşürmek, kısır olmak, eşinin ameliyat olan annesini ziyarete göndermemek, eşini sosyal ortamdan soyutlamak, evlilik öncesi nişanlısı ile görüşmek, at yarışı oynamak, ailenin ekonomik durumunu tehlikeye düşürmek, ’Seni boşadım; boşsun’ diyerek karısını evden kovmak, eşinin çalışmasına izin vermemek, kocayı dövüp hakaret etmek, kocanın çalışmaması, kararlaştırılan günde düğün yapılmasına karşı çıkmak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/bosanma-davasi-ile-ilgili-merak-ettikleriniz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İCRA TAKİP YOLLARI</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/icra-takip-yollari/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/icra-takip-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 10:52:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[Dilekçe örnekleri]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[hukuk]]></category>

		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>

		<category><![CDATA[BORCA İTİRAZ]]></category>

		<category><![CDATA[İCRA TAKİP YOLLARI]]></category>

		<category><![CDATA[İLAMSIZ İCRA TAKİBİNDE İTİRAZ YOLLARI]]></category>

		<category><![CDATA[İMZAYA İTİRAZ]]></category>

		<category><![CDATA[Temyiz]]></category>

		<category><![CDATA[YETKİYE İTİRAZ]]></category>

		<category><![CDATA[Zamanaşımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2060</guid>
		<description><![CDATA[İCRA TAKİP YOLLARI ÜÇE AYRILIR:
1-İlamsız(Adi)Takip
2-Kambiyo Senedine Dayalı Takip
3-İlamlı Takip
İCRA TAKİP YOLLARI
Elinde bir mahkeme ilamı bulunmayan veya bulunmasına rağmen ilamlı icra yoluna başvurmayan alacaklıların alacaklarını elde etmek için başvurdukları icra yoludur.
İLAMSIZ İCRA TAKİBİ:
Elinde kambiyo senedi ya da ilam (mahkeme kararı) bulunmayan bir alacaklının (eğer alacak rehinle de temin edilmemişse)  alacağına icra yoluyla kavuşmasının tek yolu ilamsız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İCRA TAKİP YOLLARI ÜÇE AYRILIR:</strong></p>
<p>1-İlamsız(Adi)Takip<br />
2-Kambiyo Senedine Dayalı Takip<br />
3-İlamlı Takip</p>
<p><strong>İCRA TAKİP YOLLARI</strong></p>
<p>Elinde bir mahkeme ilamı bulunmayan veya bulunmasına rağmen ilamlı icra yoluna başvurmayan alacaklıların alacaklarını elde etmek için başvurdukları icra yoludur.<span id="more-2060"></span></p>
<p><strong>İLAMSIZ İCRA TAKİBİ:</strong></p>
<p>Elinde kambiyo senedi ya da ilam (mahkeme kararı) bulunmayan bir alacaklının (eğer alacak rehinle de temin edilmemişse)  alacağına icra yoluyla kavuşmasının tek yolu ilamsız icra takibi başlatmaktır. Bu takip yolu gerek borçlu gerekse alacaklı tarafından kolayca kötüye kullanılmaya açık olduğundan bunları engelleyerek çıkarlar dengesini korumak için yasada borca itiraz ve inkar tazminatı gibi çeşitli yollar öngörülmüştür. Kısaca değinmek gerekirse haklı bir nedene dayanmayan ya da varolmayan bir alacak dolayısıyla başlatılacak takiplere karşı borçluya -kendisini korumak için- borca itiraz etme hakkı verilmiştir. Nitekim borçlu olmadığı halde icra takibiyle karşı karşıya kalan taraf aleyhine bozulan çıkarlar dengesi borca itirazla yeniden kurulacaktır.<br />
Ne var ki haklı bir nedene dayanan alacak için de borca itiraz yoluna başvurularak denge alacaklı aleyhine de bozulabilir. Böyle bir durumda alacaklı itirazın kaldırılması için icra tetkik merciine başvuracak ya da genel mahkemelerden itirazın iptal edilmesi kararı alacaktır. Alacaklı aralarında önemli farklar bulunan bu iki yoldan dilediğini seçmekte serbest olmadığından itirazın kaldırılması için icra tetkik merciine başvurabilmek için daha doğrusu bu başvurudan olumlu sonuç alabilmek için elinde 68.maddede sayılan belgelerden birinin olması gerekmektedir. Hiç kuşku yok ki icra tetkik merciinden itirazın kaldırılması kararı alınması genel mahkemelerden itirazın iptali kararı alınmasına oranla çok daha hızlı olacaktır.</p>
<p><strong>İLAMSIZ İCRA TAKİBİNDE İTİRAZ YOLLARI ve ÇEŞİTLERİ</strong></p>
<p>1-YETKİYE İTİRAZ<br />
2-BORCA İTİRAZ (ÖdemeTakasZamanaşımı)<br />
3-İMZAYA İTİRAZ</p>
<p><strong>İTİRAZ SEBEPLERİ </strong></p>
<p>*Maddi hukuka veya takip hukukuna ilişkin itiraz sebepleri</p>
<p>*Maddi hukuka dayanan itiraz sebepleri</p>
<p>*Alacak hiç doğmamıştır veya istenildiği kadar değildir.</p>
<p>*Alacağı doğuran sözleşme batıldır.</p>
<p>*Alacak muaccel değildir.</p>
<p>*Borç son bulmuştur ödenmiş veya zamanaşımına uğramıştır.</p>
<p>*Alacak taliki bir şarta bağlıdır</p>
<p>*Alacaklı veya borçlu sıfatı yoktur vs.</p>
<p>*Takip Hukukuna dayanan itiraz sebepleri</p>
<p>*Yetki itirazı</p>
<p>*Alacaklının aynı alacak için bir takip yaptığı ve bu takibin devam ettiği(derdestlik)</p>
<p>*Hakkında aciz vesikası olan borçlunun yeni mal iktisap etmediği yönündeki itirazı</p>
<p>Borçlu 7 gün içinde itiraz ederse takip kendiliğinden durur. Borçlunun itirazında haklı olup olmaması önemli değildir.</p>
<p>Bu durumda alacaklı ne yapmalı ?</p>
<p>1-İmzası ikrar edilmiş adi senet<br />
2-İmzası noterlikçe tasdik edilmiş senet<br />
3-Resmi Daireden alınmış Belge yada makbuz</p>
<p>İcra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi ile sonucu takibin durdurulması durumunda alacaklı yukarıda sayılan belgelere dayanarak 6 ay içerisinde İcra Tetkik Mercii&#8217;nde itirazın kaldırılması talebinde bulunabileceği gibi 1 yıl içerisinde itirazın iptali davası da açabilir.</p>
<p>*Kira alacağına ilişkin ilamsız takiplerde temerrüt süresi 30 gündür.30 günden önce itirazın kaldırılması istenebilir ise de temerrütten dolayı tahliye istenemez.</p>
<p>**Haksız borca ilişkin itirazın kaldırılması halinde -talebe bağlı olarak- borçlu aleyhine itirazın kaldırılması talebinin reddi halinde ise alacaklı aleyhine en az %40 icra-inkar tazminatına hükmedilir.</p>
<p>Kambiyo Senedine Dayalı Takip</p>
<p>İcra ve iflas kanunu kambiyo senetlerine dayanılarak haciz yolu ile takipte bulunulmasını genel haciz yolu ile takipten ayırarak özel olarak düzenlemiştir.Kambiyo senetleri kıymetli evraktandır ancak takip konusu alacağın dayanağını teşkil eden belgenin kıymetli evrak olması yeterli olmayıp kambiyo senetlerinden biri olması gerekir. Kambiyo senetleri kanunda sınırlı sayıda belirtilmiş olup üç tanedir. Bunlar: Bono (Emre muharrer senet) ; Poliçe ve Çektir. Takip konusu alacağın dayandığı belge bu üç kıymetli evraktan birisi değilse kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yoluna gidilemez.</p>
<p>Alacağı kambiyo senedine bağlı bir alacaklının alacak aynı zamanda rehinle temin edilmiş olsa bile önce rehne başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durum önce rehne başvurma zorunluluğunun bir istisnasını teşkil eder. Kambiyo senedine özgü takip yolu genel haciz yolu ile takibe nazaran alacaklı bakımından daha imtiyazlı hükümler ihtiva etmesine rağmen alacaklı dilediği takip yolunu seçmekte özgürdür. Ancak genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itiraz süresi 7 gün iken kambiyo senedine özgü takip yolunda 5 gündür.Ayrıca genel haciz yolu ile takipte borçlunun ödeme emrine itirazı takibi kendiliğinden durdurduğu halde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte bu itiraz satıştan başka takip işlemlerini durdurmaz. Alacaklı kambiyo senedine özgü takip yoluna başvurduğu takdirde kambiyo senedine dair zamanaşımı süreleri uygulanacak oysa genel haciz yolu ile takibe başvurursa genel zamanaşımı süreleri uygulanacaktır.III-) TAKİP TALEBİ Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile bononun tahsilinde alacaklı genel haciz yolu ile takipte İİK 58’e göre bulunması gereken hususlardan başka takip talebine bononun aslını ve borçlu adedi kadar onaylı örneğini eklemek zorundadır. Çünkü İİK 168/1 gereğince icra müdürü İİK 170a/2 gereğince de icra mahkemesi söz konusu bononun bu vasfı haiz olup olmadığını re’sen araştırmak zorunda olduğundan takip konusu bononun takip talebiyle birlikte icra dairesine verilmesi gerekir.</p>
<p><strong>KAMBİYO SENEDİNE DAYALI TAKİPLERDE BORCA İTİRAZ NEDENLERİ:</strong></p>
<p>*Kambiyo senedine dayalı takiplerdesenet protesto edilmemiş olsa da keşideciden vade tarihinden itibaren gecikme faizi istenebilir.</p>
<p>*Karşılığı bulunmayan çekin dayalı takiplerde alacaklının çeki ibraz yada takas tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem için -kademeli olarak ve reeskont (avans)oranında faiz istenebilir.</p>
<p>*&#8221;Düzenleme tarihi&#8221; olmadığı için bono sayılmayan belgeye dayanılarak yapılan takipteborçludan ancak yasal faiz istenebilirreeskont faizi istenemez.</p>
<p>*Borçlunun&#8221; imzası bulunmayan senetler nedeniyle borçlu bulunmadığı &#8220;şeklindeki itirazı &#8220;borca itiraz&#8221; şeklindedir.</p>
<p>*Keşidecinin protesto edilmiş olması halinde hamil lehtar-ciranta hakkında takipte bulunabilir.</p>
<p>*Senet bedeline iki sıfır eklenmek suretiyle tahrifat yapıldığına ilişkin itiraz borca itiraz olarak kabul edilir.</p>
<p>*Takip konusu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmek &#8220;borca itiraz&#8221;niteliğindedir.</p>
<p>*İhtiyati haciz sırasında borcu (faiz oranını)kabul eden borçlu daha sonra İ.T.M.&#8217;ne borca itirazda bulunamaz.</p>
<p>*Alacaklı borçludan &#8220;gecikme faizi&#8221; dışında ayrıca &#8220;vade farkı&#8221; adı altında gecikme faizi isteyemez.</p>
<p>*Takip konusu bonoların ipoteğin teminatı olarak değil de ipotek bedelinin ödenmesi için düzenlendiğinin anlaşılması halinde borca itiraz olarak kabul edilmesi mümkün değildir.</p>
<p>*Adi ortaklığın çekin keşide tarihinden önce feshedilmiş olması halindeçek bedelinden dolayı sadece çekte imzası bulunan ortağın sorumluluğu vardır.</p>
<p>*Kambiyo senedini &#8220;kefil&#8221;sıfatı ile imzalayan kişi ayrıca &#8220;müteselsil kefil&#8221;olduğunu belirtmemiş olsa dahi &#8220;müteselsil kefil&#8221;olarak senet bedelinden sorumluluğu vardır.</p>
<p>*Muhatap kendisine ciro edilen çeke dayanarak &#8220;karşılığı olmadığı&#8221;ndan bahisle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamaz.</p>
<p>*Çekin keşide tarihinde tahrifat olduğu iddiası borca itiraz niteliğinde değildir.</p>
<p>*Senede yapıştırılan pul bedelinin kambiyo senetlerine dayalı haciz yolu ile takibe konu olabilir.</p>
<p>*&#8221;Birikmiş faiz miktarına&#8221; &#8220;faiz oranına&#8221; ve &#8221; çek tazminatına &#8221; yönelik itiraz borca itiraz kabul edilir.</p>
<p>*Hamiline yazılmış olan bir çek üzerine yapılan ciro senedin niteliğini değiştirerekonu emre yazılı bir çek haline getirmez.</p>
<p>*Çek bedelinin icra takibinden önce ödenmiş olması halindebunun eklentisi olan faiz ve çek tazminatı bakımından ayrı bir takip yapılamaz.</p>
<p>*Muacceliye ilişkin itiraz borca itiraz olarak kabul edilemez.</p>
<p>*Takipten feragat eden alacaklı daha sonra bu feragatından dönemez.</p>
<p>*Alacaklı takipten sonra kısmi ödemeyi kabul ederken ayrıca &#8220;ihtirazi kayıt&#8221;ileri sürmek zorunluluğu yoktur.</p>
<p>*Türk lirası üzerinden düzenlenmiş boş çek yaprağının yabancı para alacağı olarak doldurulmuş olması halinde borçlunun borca itirazının kabulü gerekir.</p>
<p>*Senet arkasındaki karalamalar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılan kısmi ödemeler senet hamiline karşı da ileri sürülebilir.</p>
<p>*Yırtıldıktan sonra parçaları yapıştırılarak bir araya getirilen senede dayanılarak ilamsız takip yapılamaz.</p>
<p>*Takip talebinde sadece &#8220;faiz &#8220;istenmiş ise yasal faize hükmedilir.</p>
<p>*Çekin ibraz süresi geçtikten sonra muhatap bankaya ibraz edilmemiş olması halinde keşideci çek bedelinden sorumlu tutulamaz.</p>
<p>*Borçlu(Keşideci) ibraz süresi içerisinde çekten cayamaz.</p>
<p>*Tahrifat iddiası ayrı bir dilekçe ile 5 gün içerisinde İ.T.M. &#8216;ne bildirilmelidir.</p>
<p>*Ölen keşidecinin borcundan dolayı takibin yöneltildiği mirasçılar müteselsilen sorumludur.</p>
<p>*Bono metninde yan yana çizilmiş iki çizgi arasında&#8221;iade&#8221;kelimesinin yazılı olması senedin iptal edildiğini gösterir</p>
<p>*Kambiyo senedinin yüzüne atılan her imza &#8220;aval&#8221; arkasına atılan her imza da &#8220;ciro&#8221; hükmündedir.</p>
<p>*Bono niteliği taşımayan senede dayalı takiplerde yasal faiz istenebilir.</p>
<p>*Borca itiraz etmiş borçlu aynı zamanda faize de itiraz etmiş sayılır.</p>
<p>*Keşidecinin lehtar aleyhine aldığı iptal hükmü davada taraf olmayan hamile etkili değildir.</p>
<p>*Takip konusu senedin zamanaşımına uğradığını ileri sürmek borca itiraz niteliğindedir.</p>
<p>*Müteselsil kefil hakkında esas borçlu ile birlikte veya ondan ayrı olarak takip yapılabilir.</p>
<p>*İbraz edilmemiş olan kambiyo senetlerinde de borçlu vadeden itibaren &#8220;temerrüt faizi&#8221; ödemek zorundadır.</p>
<p>Borçlu yukarıdaki nedenlere dayanarak 5 gün içerisinde İcra Tetkik Mercii&#8217;nde itirazda bulunabilir. Ancak bu itiraz genel icra takip yollarından ayrı olarak sadece satışı durdururken diğer takip işlemlerini durdurmaz.</p>
<p>* Borca itirazın reddi ve alacaklının talebinin de bulunması halinde borçlu aleyhine inkar tazminatına hükmedilir. Borca itirazın kabul edilmesi ve borçlunun talebinin de bulunması halinde alacaklı aleyhine inkar tazminatına hükmedilir.</p>
<p>* İmzaya itirazın bilirkişi incelemesi sonucunda ;reddi halinde talep olmasa da borlu aleyhine inkar tazminatına hükmedilir. sebebi ne olursa olsun İmzaya itirazın kabulü halinde talep olsa da alacaklı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmez.</p>
<p>* İmzaya itirazda alacaklının kötü niyeti saptandığında alacaklı aleyhine %10 para cezasına hükmedilir.</p>
<p>Ayrıca borçlu 5 gün içerisinde aşağıdaki nedenlerden birine dayanarak İcra Tetkik Mercii&#8217;ne icra takibine ilişkin şikayette bulunabilir;</p>
<p>1-TAKİP BİÇİMİNE(Dayanak senedin kambiyo senedi vasfında olmadığından bahisle kambiyo senetlerine mahsus yolla __ takip yapılamayacağına ilişkin şikayet )<br />
2-HAMILIN SIFATINA (Alacaklının meşru hamil olmadığına dair şikayet)<br />
3-ZAMANAŞIMI ŞİKAYETİ<br />
Bu durumlardan birinin varlığı halinde alacaklı 6 ay içerisinde İcra Tetkik Mercii&#8217;nden itirazın kaldırılması talebinde bulunabilir.<br />
<strong>İLAMLI İCRA TAKİBİ</strong></p>
<p>Konusu para veya paradan başka birşey olan konularda ( örneğin; çocuk teslimi menkul teslimi taşınmazların tahliye ve teslimi) önce bir mahkeme ilamı alınıp ilamlara özgü icra takibi yapılması.</p>
<p>Alacaklının elinde bir mahkeme kararının bulunduğu hallerde başvurulan bir takip yoludur.Takip talebine ilamın eklenmesi gerekir.Takip talebinde bulunabilmek için zamanaşımı süresi 10 yıldır.Borçluya icra emri gönderilir.</p>
<p>İlamlı İcraya Başvuru Halleri</p>
<p>*Mahkeme kararları</p>
<p>*Hakem kararları</p>
<p>*Mahkeme huzurunda yapılan sulh kabul ve feragatler</p>
<p>*Noter senetleri</p>
<p>*Temyiz ve icra kefaletnameleri</p>
<p>İcranın geri bırakılması halleri:</p>
<p>*Zamanaşımı</p>
<p>*İfa</p>
<p>*Temyiz</p>
<p>BORÇLU İCRA TAKİBİNE İTİRAZI 7 GÜN İÇERİSİNDE İCRA TETKİK MERCİİ&#8217; ne üç nedene dayanarak itiraz edebilir:</p>
<p>1 - İLAMA AYKIRILIK İTİRAZI (Ilama Aykırılık İddiası İse Süreye Tabi Değildir.)<br />
2 - BORCA İTİRAZ<br />
3 - FAİZE İTİRAZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/icra-takip-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şahıslara Usulüne Uygun Tebligat Nasıl Yapılır</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/sahislara-usulune-uygun-tebligat-nasil-yapilir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/sahislara-usulune-uygun-tebligat-nasil-yapilir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 10:45:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[hukuk]]></category>

		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>

		<category><![CDATA[İHBARNAME]]></category>

		<category><![CDATA[Tebligat]]></category>

		<category><![CDATA[Ulusüz Tebligatlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2059</guid>
		<description><![CDATA[  7201 sayılı Tebligat Kanunu 10 maddesi, Teb.Tüz. 13/1mad. gereğince, ”tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır.
  
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartı ile her yerde tebligat yapılması caizdir. Adresten kast edilen bir kimsenin oturduğu veya çalıştığı yerdir.Tebliğ evrakı muhatabın ev adresine çıkarılmış dahi olsa,ev adresine gönderilip tebligat yapılamayan kişinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>  7201 sayılı Tebligat Kanunu 10 maddesi, Teb.Tüz. 13/1mad. gereğince, ”tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır.<br />
  <br />
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartı ile her yerde tebligat yapılması caizdir. Adresten kast edilen bir kimsenin oturduğu veya çalıştığı yerdir.Tebliğ evrakı<span id="more-2059"></span> muhatabın ev adresine çıkarılmış dahi olsa,ev adresine gönderilip tebligat yapılamayan kişinin iş adresine yapılan tebligat geçerlidir.<br />
TEBLİGAT YA MUHATABIN KENDİSİNE ,KENDİSİ YOKSA ONUNLA BİRLİKTE OTURAN AİLE EFRADINDAN VEYA HİZMETÇİLERİNDEN BİRİNE YAPILIR.(Tebligat Kanunu 16 mad. Tebligat Tüzüğü 22/1 mad)<br />
Adreste oturmakla birlikte posta dağıtım saatinde adreste hiç kimsenin bulunmaması halinde tebligat : Öncelikle gelinen adresin muhatabın adresi olduğunun tespiti ile geçici bir süre için mi yoksa devamlı olarak mı adreste bulunmadığı tebligat memuru tarafından en yakın komşudan,kapıcıdan,yöneticiden ,muhtardan, araştırıp, öğrendiklerini de tebligat tutanağına geçirdikten sonra, geçici bir süre adreste bulunamamış ise, Tebligat Kanununun 21,28/son maddesi ve tebligat Tüzüğünün 30 uncu maddelerine uygun olarak tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti yahut zabıta amir ve memurlarına imza karşılığında teslim etmesi evrakı teslim alanı ve adresini içeren ihbarnameyi (2 nolu örnek haber kağıdı) muhatabın oturduğu yerin kapısına yapıştırması gerekmektedir. Ayrıca durum muhataba haber vermesi için en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiye bildirilip, tebliğ mazbatasında bu kişinin adı ve soyadı yazılıp imzasının da alınması gerekmektedir. Böylece hem muhatabın adresine haber kağıdı bırakıldığının hem de gelen tebliğ belgesini nereden alacağını öğrenmesinin temin edilmesi amaçlanmıştır.<br />
MUHATABA TEBLİGATIN YAPILDIĞI TARİH ADRESİNDEKİ KAPIYA İHBARNAMENİN YAPIŞTIRILDIĞI TARİHTİR.<br />
Tebligatın yapılması ile ilgili belirtilen sıra ve uyulacak işlemler tebligatın geçerlilik şartı olup bu sıraya ve şekle uyulmaması da tebligatı geçersiz kılmaktadır. Ayrıca, tebliğ memurunun muhatabın ne sebepten dolayı adreste bulunmadığını tebliğ mazbatasında belirtmemiş olması tebligatı geçersiz kılar. Muhatabın adreste bulunamaması (adresten daimi olarak ayrılmış olması):Muhatap adresten daimi olarak ayrılmış veyahut da adres kapalı ise ve yeni adresi memurca tespit edilememişse,tebliğ evrakı,evrakı çıkaran mercie geri gönderilir.(Teb. Tüz.28/2 mad.) Tebligatın muhatabı adresini değiştirmiş ise; Muhatap yeni adresini tebliğ yapacak mercie hemen bildirmek zorundadır. Tebligatlar bu yeni adresine yapılır . Adres değişikliği muhatap tarafından bildirilmemiş ise,veya yeni adresi memurca da tespit edilemediği takdirde tebliğ evrakı çıkaran mercie iade edilir. Evrakı çıkaran yargı mercii, Teb. Tüzüğüne ekli 6 nolu evrak ile birlikte yeni bir tebliğ evrakı düzenler ve PTT ye gönderir.Tebliğ memuru Tebligat Kanunu 35/ 2 mad. gereğince evrakın üst parçasını eski adrese ait binanın kapısına asar ve asılma tarihi, muhataba tebliğ tarihi sayılır. Ancak bu şekilde bir tebligatın yapılması için bu eski adreste usulüne uygun olarak daha önce tebligatın bir kez de olsa yapılması gerekir.<br />
 <strong>Ulusüz Tebligatlar</strong><br />
  Tebliğ ;Sözcük anlamı itibarı ile,bildirme,duyurma,anlatma, haber verme anlamına gelir. Tebligat; İlgili olan kişilerin,bir işlemden dolayı bilgilendirilmesidir.<br />
  <br />
Ayrıca tebligat bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir.Yani bir belgenin başarılı olarak teslim edildiğinin biçimsel kanıtıdır.<br />
Dava ile ilgili tebligatlar, dava ile ilgili kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesini amaçlayan usulüne uygun hazırlanmış yazı veya ilan ile yapılan resmi işlemlerdir.<br />
Burada amaç tebliğ evrakının sağlıklı biçimde muhataba ulaşması, tebliği amaçlanan  konu hakkında kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususun belgeye bağlanmasıdır.   <br />
 <br />
Kazai, idari ve mali tebligatları düzenlemek amacı ile hazırlanan 7201 sayılı tebligat kanunu kabul edilerek 19.08.1959 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br />
Yine tebligat kanunun uygulanma şeklini göstermek üzere 11.09.1959 tarihinde de Tebligat Nizamnamesi yürürlüğe girmiştir.<br />
İşlemden haberdar olma tebligatın sağlıklı yapılması ile gerçekleşebilir. Bu nedenle de Tebligat Yasası ile tebligatlar şekle bağlanmış ve  Tebligat Tüzüğü hükümleri ile uygulanması düzenlenmiştir.<br />
Yargılamaların sağlıklı biçimde yürütülebilmesi iddia ve savunmaların yapılması ve delillerin toplanıp tartışılabilmesi ve sağlıklı kararlara ulaşılabilmesi tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür.<br />
Maalesef, söz konusu tebligatlar hususunda bazen titiz davranılmadığı gerçeği söz konusudur.<br />
Dava dilekçelerinin, mahkeme kararlarının, usulsüz tebliği nedeniyle dava ile ilgili savunma, cevap verme delillerin ibrazı gibi haklarınızdan mahrum olmanız,kararların usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle kararı temyiz etme hakkından mahrum olmanız, icra tebligatlarındaki usulsüz tebliğ nedeniyle, birçok  itiraz  haklarınızı kullanamamanız ve  icra mahkemesinde süresinde dava açma hakkınızı kullanamamanız, icra  takiplerinin kesinleşmesi nedeniyle  borcunuz olmayan paraları ödemek durumunda kalmanız, menkul ve gayrimenkul mallarınızın habersiz satışa çıkması, ceza kararlarının kesinleşmesi nedeniyle  infaza gönderilmesi, yakalama emirleri ve  cezaevine gönderilmeler söz konusu olmaktadır.<br />
Tebligatların, yasadaki şekline uygun sağlıklı  yapılması  bu kadar önem taşımaktadır.<br />
Tebligat,Posta ve Telgraf teşkilatı veya memur ya da zabıta vasıtasıyla veya doğrudan doğruya veyahut ilânen yapılmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle kişileri ve kurumları mağdur etmemek ve yasal haklarını kullanmalarını temin etmek için tebligat işlemini gerçekleştirecek olan “Posta ve Telgraf Teşkilatının tebliğ yapacak memurlarının , tebligatın nasıl usulüne uygun yapılacağını bilmesi ve bilmesi içinde bu hususta kurumca eğitilmesi gerek- mektedir.<br />
Tebligatlar konusunda muhtarlıklarında yeteri kadar bilgili olması gerekmektedir.<br />
Tebligatların  bazen bilgisiz tebliğ memurları tarafından baştan sağma yapılmaları nedeniyle birçok kişi mağdur olmaktadır. Ayrıca,Yargıtay tarafından bu konuda mahkeme dosyaları geri çevrilmekte ve yeni baştan yargılama söz konusu olduğundan yargı süreci uzayabilmekte ve kişilerin yargı sistemine güveni sarsılmaktadır.<br />
Tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı tebliğe  gönderen mahkeme hakimleri tarafından incelenmektedir.Mahkemelerin söz konusu tebligatın usulüne uygun yapmalarının temini açısından kurumları daha fazla uyarmaları gerekmektedir.</p>
<p> <br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/sahislara-usulune-uygun-tebligat-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Borca İtiraz Nasıl,Ne zaman yapılmalı</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/borca-itiraz-nasilne-zaman-yapilmali/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/borca-itiraz-nasilne-zaman-yapilmali/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 10:40:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[Dilekçe örnekleri]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[hukuk]]></category>

		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>

		<category><![CDATA[Borca İtiraz Nasıl]]></category>

		<category><![CDATA[İcra İflas Kanunu]]></category>

		<category><![CDATA[İcra takibi]]></category>

		<category><![CDATA[İcra Takibinde Borca İtiraz]]></category>

		<category><![CDATA[ilamsız takip]]></category>

		<category><![CDATA[Kambiyo Senetleri İcra Takibine İtiraz]]></category>

		<category><![CDATA[Temerrüt faizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2058</guid>
		<description><![CDATA[İcra ve İflas Kanunu Gereğince Borca İtiraz
        Haciz yoluyla yapılan icra takiplerin de, borca itiraz ve şikâyetlerinizi nereye, nasıl yapacağımız hususunda yeterli özeni göstermediğiniz, bilmediğiniz, 
usulüne uygun tebligat yapılmaması nedeniyle, tebligattan haberdar olamadığınız gibi nedenlerle, takiplerin kesinleşmesi ile mallarınızın haczi ve bunların cüzi bedellerle icra dairelerinde satılması veya buna mani olmak için yüksek bedeller ödemeniz, ödediğiniz paraları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İcra ve İflas Kanunu Gereğince Borca İtiraz<br />
</strong>        Haciz yoluyla yapılan icra takiplerin de, borca itiraz ve şikâyetlerinizi nereye, nasıl yapacağımız hususunda yeterli özeni göstermediğiniz, bilmediğiniz, <br />
usulüne uygun tebligat yapılmaması nedeniyle, tebligattan haberdar olamadığınız gibi nedenlerle, takiplerin kesinleşmesi ile mallarınızın haczi ve bunların cüzi bedellerle icra dairelerinde satılması veya<span id="more-2058"></span> buna mani olmak için yüksek bedeller ödemeniz, ödediğiniz paraları tekrar veya borcunuzdan fazla ödemeniz, yasal olmayan faizler ödemek durumunda kalmanıza neden olabilmektedir.</p>
<p>     Nakit sıkıntısı, taksitli alışverişlerin cazip gösterilmesi ile yoğunlaşan taksitli alışverişler tehlikeli boyutlara ulaşmış ve icra daireleri yedieminlikleri haciz altına alınan malların muhafazası için depo bulmakta güçlük çekmektedir.    <br />
      Her şeyden önce, taksitli alışveriş yaparken taksitler küçük nasılsa bunları öderim diye birçok yerden alışveriş yaparak daha elimize geçmeyen parayı aylarca önce harcamış oluyoruz.</p>
<p>         İlerideki şartlar değişince, işler tahmin ettiğiniz gibi olmayınca, taksitler aksayıp bir taksiti ödeyemediğiniz de satış yapan firma günü gelmemiş taksit borçlarının da muaccel olacağı şeklindeki anlaşmaya uyarak, tüm borcu ve üzerine koyduğu geçmiş temerrüt faizleri ile birlikte ve hatta talep ettiği bu geçmiş dönem faizlerine de faiz çalıştırarak sizden ve varsa kefilinizden talep etmektedir.                     </p>
<p>         Bazen de söz konusu malı ayıplı olması nedeniyle kullanamadığınız halde, bunu satıcı firma kabul etmeyip siz oyalanırken o mal ile ilgili icra takibine maruz kalınabilmektedir.</p>
<p>         Her şeyden önce,  tüketici olarak bilinçli alışveriş yapmaya dikkat edilmesi gerekmektedir. Aldığınız malların ayıplı olması nedeniyle tüketici haklarınız ile ilgili açıklamaları daha önceki yazılarımızda bahsetmiştik.</p>
<p>     Bu konuda tüketici hakları merkezleri de gerekli hizmeti titizlikle vermektedir.<br />
<strong>İcra takibine maruz kalındığında itirazımızı, hangi sürede nereye, nasıl yapacağız.</strong></p>
<p>      Tarafınıza icra daireleri tarafından tebliğ edilen matbuu ödeme emirlerinin alt kısmında bu hususta gerekli bilgiler vardır.</p>
<p><strong>1. Gönderilen ödeme emri, ilamsız takiplere ait ödeme emri ise;<br />
</strong>    <strong> İİK 62</strong> maddesi gereğince; İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliğinden itibaren <strong>7 </strong>gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur” şeklinde düzenlemiştir.</p>
<p>Süre ve Hesabı;  bu 7 günlük itiraz süresi hesaplanırken, tebliğin alındığı günün ertesi gününden başlanılacaktır. Yine bitişi tatil gününe rastlıyor ise, <span style="text-decoration: underline;">tatilin bittiği günün mesai bitişine kadar süre devam eder.  </span></p>
<p>          Yine aynı madde gereğince, itiraz eden borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere yurt içinde bir adresi itiraz ile birlikte bildirmek zorundadır. Takip süreci içinde bu bildirilen adres değişmiş ise, bu değişikliği de takip dosyasına bildirecektir. Aksi takdirde bu takip ile ilgili tüm tebligatlar önceki adrese yapılmakla geçerli olacaktır.</p>
<p><strong>     İtiraz Şekli</strong>; İtiraz için kullanılan ibarenin çok önemi yoktur. Önemli olan neye itiraz edildiğinin ve itiraz iradesinin açıkça ortaya konulmasıdır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Borcun tamamına itiraz ediyorum, borçlu değilim, borcumun şu kadar kısmını kabul ediyorum diğer kısmını kabul etmiyorum. Alacaklının takibe yetkisi yoktur, takibe konu senet sahtedir, senet altındaki imza bana ait değildir. </span>Şeklinde olabilir.</p>
<p><strong>İtirazın hükmü</strong>; İİK 66 madde gereğince, süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur.</p>
<p><strong>İcra Takibinde Borca İtiraz</strong> (3)<br />
  İtiraz konumuza devam etmeden önce bazı sebeplerle düzenlenen senetlerin icra takibi nedeniyle faiz ve vade farkı uygulamalarından bahsetmek istiyorum.<br />
  <br />
Taraflar arasında sözleşmeler gereği aylık %10,%20 vs. vade farkı ödeneceği kararlaştırılmış olabilir.</p>
<p>      Çoğu kez söz konusu bu vade farkı, ”akdi temerrüt faizi “olduğu bildirilerek, bu oranlarda aylık faiz talebiyle icra takibi yapılmaktadır.</p>
<p>     Oysaki; <span style="text-decoration: underline;">Temerrüt tarihinden sonra vade farkı alacağı işlemez.<br />
</span>Vade farkı alacağı temerrütle birlikte sona erer. Bu tarihten sonra ancak temerrüt faizi uygulanabilir.</p>
<p>       Temerrüt faizi; borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan karşılıktır. Temerrüt faizi kural olarak temerrüdün oluşumundan işlemeye başlar.</p>
<p>Temerrüt tarihinden, takip veya dava tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanarak icraya konulmuş ise, takip tarihinden sonra buna tekrar temerrüt faizi uygulanmaz. <span style="text-decoration: underline;">Yasada, faize faiz işletilemeyeceği kuralı söz konusudur.</span></p>
<p>     Temerrüt faizi oranı da tarafların anlaşmasıyla serbestçe düzenlenebilir. Yasa en üst sınırını koymamıştır. Ancak, sözleşme serbestliği ilkesini düzenleyen 19.maddesi gereğince, sözleşmenin konusu yasanın gösterdiği sınır içinde serbestçe saptanabilir.<br />
       Sözleşme ile saptanacak faiz konusunda kötüye kullanmaların önlenmesi, kamu düzeni yasalarıyla olabilecektir.</p>
<p>      Örneğin, Türk Ticaret Kanunu 1466 maddesi gibi koruyucu amaç taşıyan kamu düzeni ile ilgili hükümler mevcuttur. </p>
<p>       Yasal faiz ve ticari işlerde uygulanacak yıllık temerrüt faizinin yukarı sınırı yasalar düzenlemektedir.</p>
<p>Yasal düzenlemelerde temerrüt faizi aylık değil yıllık olarak düzenlenmiştir. Kanuni faiz, TC Merkez bankası’nın önceki yılın 31 aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı üzerinden belirlediği faiz oranı kadardır. </p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Yapılan takipte faiz uygulaması hususunda bir usulsüzlük var ise bu hususta itirazınızı yapabilirsiniz.</span></p>
<p><strong>İtiraz ile alacaklının yapmış olduğu icra takibi durunca;  </strong></p>
<p>     İİK 67 maddesi gereğince; alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilecektir.</p>
<p>      Bu davada mahkemece; borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilir ise borçlu, takibinde haksız ve kötü niyetli görünürse alacaklı; diğer tarafın talebi olduğu takdirde, iki tarafın durumuna göre, mahkemece hüküm altına alınan meblağın<span style="text-decoration: underline;"> yüzde kırkından</span> aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir.</p>
<p>       Alacaklının itirazın iptali talebi kabul edildiği takdirde, icra takibinin devamına da karar verilecektir.</p>
<p>Buraya kadar izah ettiğimiz hususlar ilamsız icra takibi ile ilgili itirazlardır.<br />
Kambiyo senetlerine özgü icra takipleri ile ilgili ödeme emirlerine  itirazlarda farklı düzenlemeler mevcuttur.</p>
<p><strong>Kambiyo Senetleri İcra Takibine İtiraz<br />
</strong>  Geçen haftalarda ilamsız takiplerle ilgili itirazlardan bahsetmiştik.<br />
  <br />
Bu kez kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile yapılan icra takipleri nedeniyle,  gönderilen ödeme emri, borca itirazın nereye, nasıl ve ne zaman yapılacağı hususlarından bahsedeceğim.</p>
<p>Öncelikle Kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip yapılabilmesi için, söz konusu senedin Türk Ticaret Kanunu 688 maddesinde sayılan ve bulunması zorunlu olan unsurların bulunması zorunluluğu vardır.</p>
<p>Bu unsurlardan birinin bulunmaması halinde, senet kambiyo senedi hükmünde olmayıp adi senet hükmünde olacağından, kambiyo takibine değil ilamsız takibe konu edilebilecektir.</p>
<p>Yasanın senette olma zorunluluğunu koyduğu unsurlar;</p>
<p>1.Bono ya da emre muharrer senet sözcüğü,<br />
2.Kayıtsız şartsız bir parayı ödeme vaadi,<br />
3.Kime ya da kimin emrine ödenecekse, ödemenin yapılacağı şahıs ise, adı soyadı, tüzel kişilik ise, ticaret unvanları,<br />
4.Keşidecinin (düzenleyenin, tanzim edenin) imzası,<br />
5.Keşide(düzenleme, tanzim) tarihidir.</p>
<p>Takibe konu senette bu unsurların mevcut olup olmadığı icra müdürlüğü tarafından resen nazara alınır, mevcut ise takip kabul edilip İİK 168 mad. gereğince borçlu veya borçlulara kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri tebliğ edilir.</p>
<p>Borca itiraz: Borcun itfa edildiğini(ortadan kaktığını), borcun ihmal edildiğini (ertelendiğini), borcun zamanaşımına uğradığı, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığı, borçlu olmadığı hususunu içeren beş konuda itiraz edilebilir.</p>
<p>İtiraz süresi: Ödeme emrinin tebliğ tarihinde itibaren 5 gün içinde yapılması gerekir. Bu süre kesin süredir. Ancak gecikmiş itiraz yapılacaksa bu hususu<br />
İlamsız takibe itirazda izah etmiştik.</p>
<p>İtirazın yapılacağı yer: İtiraz sebeplerini içeren bir dilekçe ile takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu İcra Hâkimliği’ne yapılması gerekmektedir.</p>
<p>Bu itiraz, satıştan başka takibi durdurmaz. İcra takip işlemleri devam eder.<br />
İlamsız takiplerinde, itiraz takibi kendiliğinden durdurmakta idi.</p>
<p>Ancak, icra mahkemesinden, takibin dava sonuna kadar durdurulması icra veya ‘ihmal’ nedeniyle takibin ertelenmesi istenebilir. Bu hususta mahkeme ibraz edilen delilleri inceleyerek karar verecektir.</p>
<p>Kambiyo senetlerinde borcun zamanaşımına uğradığı itirazı:<br />
Senet hamilinin keşideciye ve onun lehine aval verene karşı müracaat hakkı 3 yıl sonra</p>
<p>Hamilin, ciranta ve onun lehine aval verene karşı müracaat hakkı, protesto<br />
tarihinden itibaren(senet protesto edilmemiş ise müracaat hakkı yoktur.)bir yıl sonra,<br />
senet bedelini ödeyen bir cirantanın kendisinden önce gelen cirantalara müracaat hakkı, ödeme veya dava (takip) tarihinden itibaren 6 ay sonra zamanaşımına uğrar.</p>
<p>Bu süreler geçtikten sonra senet takibe konulmuş ise yukarıda belirttiği gibi, itiraz edilebilir.</p>
<p>İtiraz edilmediği ve borcun tamamı 10 gün içinde ödenmediği takdirde, İİK 74 maddedeki usule göre, 10 gün içinde mal beyanında bulunulacaktır.<br />
Süresinde mal beyanında bulunulmamasının cezaî yaptırımı mevcuttur.</p>
<p>Borca itiraz edilmesi nedeniyle mal beyanında bulunulması gerekmemekle beraber, İİK 75 maddesi gereğince, itiraz mahkemece reddedildiği takdirde, bu kararın tebliğinden itibaren 3 gün içinde mal beyanında bulunulma zorunluluğu vardır.</p>
<p> <br />
İcra Takibinde Borca İtiraz (2)<br />
  Borçlu veya borçlular aleyhine yapılan, ilamsız takip nedeniyle İİK 60 mad. gereğince gönderilen, ödeme emrine itiraz nereye, nasıl yapılacak;<br />
  <br />
İİK 62 madde gereğince, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren, (tebliğ gününden sonraki günden başlamak üzere) 7 gün içinde takibin yapıldığı icra dairesine, bir dilekçe ile veya sözlü olarak yapmak zorunda olunduğundan geçen hafta bahsetmiştik.</p>
<p>Şayet tebligat usulsüz yapılmış ve bir şekilde söz konusu takipten haberdar olunmuş ise, Takibin yapıldığı icra mahkemesine, usulsüz tebligat yapıldığı hususunda delilleriniz ile birlikte, şikayet yapılacaktır.</p>
<p>Ayrıca; Tebligat yasası 32 maddesi gereğince, takibi öğrendiğinizi beyan ettiğiniz tarih tebliğ tarihi kabul edileceğinden, bu tarih esas alınarak 7 günlük süre içinde, itirazlarınızı icra dairesine bildirmek zorundasınız.</p>
<p>Mahkeme tebligatın usulsüz olduğu hususunda karar ittihaz etse de, süresinde icra dairesinde itiraz etmemişseniz itirazınız geçerli olmayacaktır.<br />
İtiraz sebepleri ile birlikte, takibin yapıldığı icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılacaktır.</p>
<p>İlamsız takiplerde, takibin yapılacağı yetkili icra dairesi; İlamsız takiplerde genel yetki kuralı (MK9-22 mad) borçlunun takip tarihinde ki ikametgâhının bulunduğu yer icra dairesi yetkili icra dairesidir.</p>
<p>Ancak; sözleşme söz konusu ise sözleşmenin yapıldığı icra dairesi, sözleşmenin yerine getirileceği yer icra daireleri de özel yetki kurallarına göre yetkilidir.                                                  <br />
Söz konusu itiraz dilekçesi takibin yapıldığı icra dairesine gönderilmek üzere, başka bir icra dairesine de yapılabilir.</p>
<p>Bu takdirde bu icra dairesine itirazın verildiği tarihte itiraz yapılmış kabul edilir. Gönderilme masrafını da itiraz ile birlikte alındığından, derhal itirazı yetkili icra dairesine göndermek zorundadır.</p>
<p>İtiraz sözlü olarak icra dairesine yapılmış ise, bu beyan icra müdürü tarafından tutanağa geçirilir ve borçlu, icra yetkilisince imzalanır.<br />
Söz konusu itiraz posta vasıtasıyla da yapılabilir. Ancak itirazın yapıldığı tarih, postaya verildiği tarih değil, gelen itirazın icra müdürünün icra dosyasına konulmak üzere yaptığı havale tarihidir.</p>
<p>Ancak, borcun tamamına değil, bir kısmına da itiraz yapılabilir.<br />
Şayet borcun bir kısmına itiraz edilmiş ise, itiraz edilmeyen kısım ile ilgili takip devam edecektir.                                 </p>
<p>Adi senet altındaki imzaya, alacaklının takibat icrası yapma hakkı bulunmadığına, borcun zamanaşımına uğradığına, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığına, işlemiş faize, talep edilen faize, vs. takip ile ilgili her türlü itirazlar, takibin yapıldığı icra dairesine yapılacaktır. Borçlu itiraz sebepleri ile bağlı olup bunları değiştiremez.                          </p>
<p>Müddetinde yapılmış itiraz nedeniyle takip durur. (İİK 66 mad.)<br />
Gecikmiş itiraz;</p>
<p>Şayet borçlu, İİK 65 madde gereğince; kusuru olmaksızın bir mani sebep nedeniyle müddeti içinde itiraz edememişse, mal haciz edilip paraya çevrilinceye kadar maninin kaktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösterir delilleri ile birlikte itiraz sebeplerini bildirerek icra mahkemesine, itiraz edebilir.</p>
<p>Mahkeme, gecikme sebebinin mahiyetine ve delil durumuna göre, takibin tatilini tensip edebilir. Mazeretin kabulü hususunda karar verir ise takip durur.                              <br />
Takibin durması üzerine, takibi yapan alacaklı İİK 67 maddesi gereğince, itirazın tebliğinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.                   </p>
<p> <br />
 <br />
                    </p>
<p> </p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/borca-itiraz-nasilne-zaman-yapilmali/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BU YAZIYI OKUMAK YASAKLANMIŞTIR</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/bu-yaziyi-okumak-yasaklanmistir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/bu-yaziyi-okumak-yasaklanmistir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 11:28:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[Duvar yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>

		<category><![CDATA[aile]]></category>

		<category><![CDATA[gülmekte lazım]]></category>

		<category><![CDATA[içki]]></category>

		<category><![CDATA[öğrenci.okul.anne]]></category>

		<category><![CDATA[YASAK]]></category>

		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2057</guid>
		<description><![CDATA[Aslında sana bunu okumaman gerektiğini taa başlığı yazarken söyledim ama beni dinlemiyorsun bak&#8230; hala devam ediyorsun okumaya, galiba birşeyler öğrenebileceğini sanıyorsun fakat havanı alırsın. Çünkü bu yazıda işine yarar bir şey yok.Tekrar tekrar etmeme rağmen hala okuyorsun!
Büyük ihtimalle sorunlu bir insan olmalısın sen, insanların okumaması için bir yazı var burada ve sen buna aldırmadan okuyorsun. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında sana bunu okumaman gerektiğini taa başlığı yazarken söyledim ama beni dinlemiyorsun bak&#8230; hala devam ediyorsun okumaya, galiba birşeyler öğrenebileceğini sanıyorsun fakat havanı alırsın. Çünkü bu yazıda işine yarar bir şey yok.Tekrar tekrar etmeme rağmen hala okuyorsun!<span id="more-2057"></span></p>
<p>Büyük ihtimalle sorunlu bir insan olmalısın sen, insanların okumaması için bir yazı var burada ve sen buna aldırmadan okuyorsun. Bu işten ne zevk aldığını sorabilir miyim sana? Çok Merak ediyorum,<br />
başka işin yok mu senin?İlla küfür mü edim.<br />
Okuma bu yazıyı . Bak hala okuyor, Allahım ya. Vakit varken şunu okumayı bırak işine gücüne bak. Burada hayatını değiştirecek bişey mi arıyorsun? Okumaya devam ederek beni sinirlendirdiğinin farkında mısın? Okumasana yahu.</p>
<p>Yok yok sen adam olmazsın. Hiç aile terbiyesi almamış ki. İnsana bi kere laf söylenir &#8230;Okuma dediysek okuma işte Tabi sallayan kim? Bu yazıda hiçbi şey yok vakit kaybı valla benden söylemesi . Yeter yaw okuma işte. İşine gücüne git.E30 resimlerine felan bak, hayatını yaşa ya.. Üff sıkıldım ha.. Ne bekliyorsun hala bu anlamsız yazıdan? Mesaj vermemi mi bekliyorsun?<br />
İyi hadi kazandın&#8230; Artık sıkıldım çünkü&#8230;. İşte mesajın:<br />
“<strong>İçki bütün kötülüklerin anasıdır</strong>&#8230;”<br />
Umarım başın göğe ermiştir&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/bu-yaziyi-okumak-yasaklanmistir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatımızı tersten yaşasaydık&#8230;..!</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/hayatimizi-tersten-yasasaydik/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/hayatimizi-tersten-yasasaydik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 11:24:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>

		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>

		<category><![CDATA[Duvar yazıları]]></category>

		<category><![CDATA[gülmekte lazım]]></category>

		<category><![CDATA[cami]]></category>

		<category><![CDATA[doğum]]></category>

		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<category><![CDATA[ölüm]]></category>

		<category><![CDATA[tabut]]></category>

		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2056</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir.
Şüphesiz ki hayatı tersten yaşamak daha güzel, hatta
mükemmel olurdu.
Nasıl mı?
&#62; &#62;&#62;&#62;- Camide uyanıyorsunuz.
&#62; &#62;&#62;&#62;- Bir tahta sandık içersinde, herkes
karşınızda saf durmuş,iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal
edilmiş vaziyette.
&#62; &#62;&#62;&#62;- Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve
ağırbaşlı olarak.
&#62; &#62;&#62;&#62;- Torunlar hepsi hazır.
&#62; &#62;&#62;&#62;- Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
&#62; &#62;&#62;&#62;- Doğar doğmaz devlet size maaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir.<br />
Şüphesiz ki hayatı tersten yaşamak daha güzel, hatta<br />
mükemmel olurdu.</p>
<p>Nasıl mı?<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Camide uyanıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Bir tahta sandık içersinde, herkes<br />
karşınızda saf durmuş,iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal<br />
edilmiş vaziyette.<span id="more-2056"></span><br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve<br />
ağırbaşlı olarak.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Torunlar hepsi hazır.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor,aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Ne güzel, hazır maaş, hazır ev&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti,huzur içinde yaşıyorsunuz.<br />
- Sağlığınız gittikçe düzeliyor,kaslar güçleniyor,kuvvetleniyorsunuz.<br />
- Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün size hoşgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak yüksek bir maaş ile işe başlıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Herkes karşınızda elpençe divan&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Diğer hormonal aktiviteler artıyor,fevkalade&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Aman ne güzel günler başlıyor&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Derken bir gün patron size artik Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Bu arada Babanız ortaya çıkmış, &#8220;fazla çalıştın&#8221; diyor artık eve dön,işi bırak, okumaya başla, harçlığın benden olsun&#8230;&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Keyfe bakar mısınız?<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Ekmek elden, su gölden bir dönem başlıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Partiler, Diskotekler, Kızlarınerkeklerin sayısı artıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Derken Anne ve Babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor,araba kullanma derdi de yok artık&#8230;.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar,&#8221;evde otur, keyfine bak,oyuncaklarınla oyna&#8221; diyorlar&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar,hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Derken Anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok,bir kordondan besleniyor, sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir ortamda<br />
yaşıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Ve günün birinde müthiş bir olayla hayatınız bitiyor&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/hayatimizi-tersten-yasasaydik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
