Giresun
Fındık ve ot cenneti Giresun’dan Karadeniz yemekleri
Doğu Karadeniz’in sahil şeridinde, yarım ada üzerine kurulmuş bu şirin ilimiz yaylaları, fındığı ve kirazı ile ünlü. Denizin ve doğanın nimetleriyle beslenen mutfağı da hayli zengin.
Uçakla İstanbul-Trabzon yolunu 1.5 saatte katediyoruz. Trabzon’dan minübüsle Doğu’dan Batı’ya bir yolculuk yapacağız. Sağımız çoğunlukla deniz, solumuz yerleşim yerleri ve fındıklık. Gün ışığının çekildiği Karadeniz kıyıları uykuda gibi. Akşamüstü saatleri, ancak trafik yok denecek kadar az. Akçaabat’ın köftesi, Şebinkarahisar’ın pestili, Görele’nin pidesi derken geliyoruz Giresun’a… Hotel Başar?a yerleşip hemen Tibor tesislerine gidiyoruz. Karadeniz yemekleriyle donatılmış nefis bir sofra bizi bekliyor. Karadenizli olup da mutfağını yeterince tadamamanın ayıbı omuzlarımda, tırmanıyorum merdivenleri. Isırganotu çorbası, Karalahana diblesi, Isırgan diblesi, hamsi tava sofranın baş aktörleri. Misafirler yorgun, ertesi gün Fındık Tanıtım Gurubu’nun organize ettiği ‘fındık lezzetleri’ yarışması var. Karadeniz’in Doğu’su, Batı’sı burada toplanacak. Ardından çarşı pazar gezeceğiz Sevim Gökyıldız’la birlikte… Yarışma bizim için çok önemli… Zira unutulmuş, bilinmeyen fındıklı lezzetleri tadacağız. Bir zamanlar nineler, büyükanneler neler neler pişiriyormuş, bizler hangi lezzetlerden yoksun kalmışız, göreceğiz. Yarışmada 10 yemek finale kalmış. Bırasti (Fındıklı kefal), Fındıklı Karalahana ezmesi, Fındıklı tavuk, Lobiya (Fındıklı barbunya), Malahto (Fındıklı fasulye), Maragyani (Fındık soslu kavurma) ve Üzüm papası. Jürinin değerlendirmesi sona erdiğinde Malahto, Maragyani ve Üzüm papası ödüle lâyık bulunuyor. Yemekler genelde Kafkas mutfağından etkilenmiş. Malahto; haşlanmış yeşil fasulyenin pırasa, maydanoz, kişniş, sarımsak ve tuzla dövülmesiyle hazırlanıyor. Fındık eklenen karışım sulandırılarak yeniyor. Aslında çok sağlıklı bir yemek; çünkü fındığın yağı dışında yağ içermiyor. Yörede düğünlerin baş yemeği olan Maragyani, 1-2 saatte hazırlanıyor. Soğanla haşlanan kuşbaşı ete tereyağda kavrulmuş mısır unu ekleniyor. Kavrulmuş kişniş ve susam; salça, fındık ve baharatlar ekleniyor. Üzüm papası, bir tatlı. Yöreye özgü kokulu bir üzüm olan siyah üzümlerin kaynatılıp suyu alınıyor. Mısır unu ve şeker eklenip muhallebi kıvamında pişiyor. Fındıkla servis yapılıyor.
Otların saltanatı
Tibor tesislerinin restoran kısmı hayli kalabalık; resmi erkân, ulusal ve yerel basın, kameralar ve çevre illerden gelenler doldurmuş tesisi. Öğle yemeğinin ardından Sevim Gökyıldız çağırıyor beni yanına. Nermin Özkaya ile tanışmış. Özkaya, yemek otoritelerin de geleceğini duyunca bakımını üstlendiği torununu ailesine emanet edip gelmiş Tibor’a. Amacı, Giresun mutfağının güzelliklerini anlatmak üstadlara. Bir yandan söyleşip bir yandan da sizlere pişereceğimiz yemeklerin tariflerini alıyoruz. Dört mevsim yağış alan Giresun’da dağ taş ot kaynıyor. Bu zengin bitki örtüsünden Giresun mutfağı da nasiplenmiş. Yiyecekler genelde otsu bitkiler, diken uçları ve sebzelerden oluşuyor. Karalahana baş rolde. Çalıçiçeği, merulcan, mendek, kuzukulağı, gücündene, hoşran, ısırgan, madımak, kabalak, sakarca, merevcen, pancar çiçeği, galdirik, pezik bunlardan bazıları. Sebzeler, ana yemek dışında çorba, sarma, dible, kavurma, kızartma, mıhlama, mücver olarak değerlendiriliyor. Yazın taze olarak tüketilen gıdalar, kışın fırınlanmış kuruluk ve tuzlularla (fasulye, taflan, kiraz, yeşil domates, hamsi); turşu, konserve, pekmez, reçel, komposto ve çerezlerle çeşitleniyor. Hayvansal besinlerden süt, yoğurt, yumurta, tereyağı, süzme, bal, peynir, çökelek yaygın olarak kullanılıyor. Yemeklerin vazgeçilmez malzemesi çoğunlukla mısır (darı) ve mısır unu. Mısır unu; fırın darası ve seren unu olarak yemek ve tatlılara katkı malzemesi oluyor. Sütlü mısırlar toplanıp taş fırınlarda kavruluyor, sonra taş değirmenlerde un haline getiriliyor; buna fırın darası deniyor. Seren (gün) unu; olgun mısırların serenlerde kurutulup taş değirmenlerde çekilerek un haline getirilmiş hali. Tat ve lezzet açısından fırın darası daha kıymetli. Anadolu’nun çeşitli yörelerinde olduğu gibi burada da kadınlar ekmek yapımındaki meziyetlerini gösteriyorlar. Mısır ekmeği en çok tüketilen ekmek çeşidi. Yaylalar ve köylerde hayvancılık yaygın; bu nedenle beyaz peynir (tecen), deri peyniri (tulum), küp peyniri ve çökelek bol bulunuyor. Küp peyniri ve çökelekler güveçlerde, yazdan toprağa gömülerek kışa hazırlanıyor. Karadeniz’in sahil kenti olur da mutfağında balık olmaz mı? Hamsi, mezgit, istavrit, palamut, kefal, izmarit, tirsi, barbun, sargan, kötek ve alabalık bol. Pide geleneği hâlâ sürüyor. Pazar günleri çoluk çocuk toplanıp pide yiyorlar. Görele’nin yumurtalı-yağlı pidesi, Espiye’nin kendine has hamuruyla ince açılmış uzun pidesi en meşhurları.
Ve fındık
Giresun tombul fındığıyla anılıyor. Deniz kıyısından yüksek köylere kadar uzanan araziler fındık bahçeleriyle kaplı. İlkbaharda yeşilin tonlarını sergileyen bu bahçelerin insan ruhuna yansımasını görmek gerek. Fındık yörede ve iç piyasada tüketildiği gibi, yurt dışına da ihraç ediliyor. Bir şekilde kullanılamayanlar fındık yağı olarak değerlendiriliyor. Yemeklerden, mezelere ve tatlılara kadar bolca kullanıldığı gibi manilere, türkülere de konu oluyor. Evler, arabalar fındıkla alınıyor, düğünler fındıkla yapılıyor, giysiler fındıkla değişiyor; kısacası genç yaşlı herkes fındık toplama mevsimini dört gözle bekliyor. Ve Giresun ‘bir fındığın içini yar senden ayrı yemem’ türküsüyle de anlatıyor sevgiyle yoğrulan yürek çarpıntısını.
Giresun Adası
Kıyıdan 1.5 km uzaklıktaki Giresun Adası, Doğu Karadeniz’in tek adası. 40 bin metrekare alana sahip olan ada ile ilgili olarak birtakım efsaneler anlatılıyor. Tarihi kaynaklar Amazon kraliçelerinin savaş tanrısı Ares adına tapınak yaptırdıklarını ve Sinop Piskoposu Agias Phokas’ın manastırı olduğundan söz ediyor. Adada Alexius II zamanında yapılan sur kalıntıları, kuleler, manastır (iç kale), tarihi pişmiş toprak fıçılar ve bazı yapı temelleri bulunuyor. Sit alanı olan ada koruma altında. Adaya yazın Giresun limanından tekne turları düzenleniyor. Cenevizliler ve Venedikliler tarafından gemi sığınağı olarak uzun süre kullanılan adanın şu anki sahipleri yabani göçmen kuşlar, karabataklar ve martılar. Adada bulunan Hamza Taşı ana tanrıça Kybele’yi temsil eden, sacayak gibi 3 ayak üzerine oturmuş bir taş. Ocak (aile) kültürünü temsil ediyor. Kutsal taş 4 bin yıllık geçmişi ile dini inançlar gereği yaşlılar için umut veren ve mistik güç kaynağı olan dilek taşı. Her yıl 20 Mayıs’ta düzenlenen ve soyun sürdürülmesi inancıyla yapılan sacayaktan geçme geleneği, adanın etrafının dolaşılmasıyla tamamlanıyor. Ada turu Hamza Taşı’ndan başlayıp yine orada son buluyor.
İLÇELER
Giresun (merkez), Alucra, Bulancak, Çamoluk, Çanakçı, Dereli, Doğankent, Espiye, Eynesil, Görele, Güce, Keşap, Piraziz, Şebinkarahisar, Tirebolu, Yağlıdere.
ULAŞIM
Trabzon’dan özel araba ile 1.5 saatte ulaşılıyor. Trabzon havaalanından yurt içine ve yurt dışına düzenli uçak seferleri var. Türkiye’nin hemen her ilinden otobüs seferleri var. Yazın feribot seferleri de yapılıyor.
GEZİLECEK YERLER
Giresun Adası, Giresun Kalesi, Kaya Kilise (Meryemana), Bektaş Turizm Merkezi (Kulakkaya Yaylası, Melikli Obası, Kurttepe Mevkii ve Akçabel); Sis Dağı, Anastos, Tamdere, Tamzara, Karagöl Yaylaları); Kümbet Turizm Merkezi (Kümbet Yaylası ve Aymaç Mevkii.)
FESTİVALLER-ŞENLİKLER
Aksu Festivali: 20-23 Mayıs
Kümbet Yaylası Şenliği:
Temmuz’un 2. haftası
Sis Dağı Otçu Şenlikleri:
Temmuz’un son haftası
Uluslararası Karadeniz Aksu Festivali:
20 Mayıs
Çamoluk Bal Şenliği: 30 Eylül
Bektaş Yayla Şenliği:
Ağustos’un ilk haftası
Giresun yemeklerinden seçtiklerimiz
Mısır çorbası
Hamsi diblesi
Yumurtalı fasulye kızartması
Acılı fındık ezmesi
Fındıklı yufka tatlısı
Mısır unu helvası
ÖNEMLİ TELEFONLAR
İl Turizm Müdürlüğü: 212 31 90
Deniz-Dağcılık ve Spor Kulübü: 216 14 14