<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Engin Kahveci &#187; icadlar</title>
	<atom:link href="http://www.enginkahveci.com/category/icadlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.enginkahveci.com</link>
	<description>Trafik ve Direksiyon Eğitimi Merkezi (TRDEM)</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 09:49:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Ne demektir ALO?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/ne-demektir-alo/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/ne-demektir-alo/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2008 10:35:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Alo]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[telefon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1900</guid>
		<description><![CDATA[ALO!…Bunun anlamını biliyor musun?   “Telefonda hemen hemen her gün kim bilir kaç kez kullandığımız “Alo” sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo’dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell’in sevgilisiydi. Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo’dan başkası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ALO!…Bunun anlamını biliyor musun? </p>
<p> “Telefonda hemen hemen her gün kim bilir kaç kez kullandığımız “Alo” sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı <strong>Allessandra Lolita Oswaldo’</strong>dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell’in sevgilisiydi. Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. <span id="more-1900"></span>Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo’dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz “Allessandra Lolita Oswaldo” diyordu. Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu “Ale Lolos” diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell, sevgilisinin adını daha da kısalttı ve öne iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad “<strong>Alo”</strong> idi.</p>
<p><strong>A</strong>llessandra <strong>L</strong>olita <strong>O</strong>swaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell’i telefonuyla baş başa bırakıp onu terk etti.</p>
<p>Yaşlı Bell, sevgilisinin birgün onu arayacağı umuduyla telefonun başından ayrılmadı. Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Graham Bell’i artık başka kişiler de arıyordu. Fakat o, telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu “Alo” diyerek açıyor ve artık herkes “<strong>Alo</strong>” diyordu.<br />
O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell’in anısına saygı olarak “<strong>Alo</strong>” demeye başladı.</p>
<p>Bugün tümümüzün kullandığı “<strong>Alo</strong>” sözcüğü işte o günlerden günümüze uzanmaktadır.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/ne-demektir-alo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arabamızın aynalarının bazı özelliklerini bilmeliyiz..</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/arabamizin-aynalarinin-bazi-ozelliklerini-bilmeliyiz/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/arabamizin-aynalarinin-bazi-ozelliklerini-bilmeliyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 14:01:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[ayna]]></category>
		<category><![CDATA[dikiz aynası]]></category>
		<category><![CDATA[park]]></category>
		<category><![CDATA[sağ ayna]]></category>
		<category><![CDATA[sol ayna]]></category>
		<category><![CDATA[tampon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1763</guid>
		<description><![CDATA[Arabamızın aynalarının bazı özelliklerini bir çok sürücü pek bilemezler. Yada farkında olmamışlardır.  aynaları özelliklerini şöylece sıralayabiliriz: -Dikiz aynaları gece ve gündüz sürüşü için dizayn edilmiştir.Özellikle gece sürüşlerinde arkadaki arabaların farlarının gözümüzü almaması için dikiz aynasını dik durumuna getirirsek sorunu çözmüş oluruz.Aynanın tutturma yerinde bir mandalvari yer var ,oradan hafifce tutup yukarı kaldırdığımızda  ayna dik duruma gelir.Ayna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arabamızın aynalarının bazı özelliklerini bir çok sürücü pek bilemezler. Yada farkında olmamışlardır.  aynaları özelliklerini şöylece sıralayabiliriz:<br />
<strong>-</strong>Dikiz aynaları gece ve gündüz sürüşü için dizayn edilmiştir.Özellikle gece sürüşlerinde arkadaki arabaların farlarının gözümüzü almaması için dikiz aynasını<span id="more-1763"></span> dik durumuna getirirsek sorunu çözmüş oluruz.Aynanın tutturma yerinde bir mandalvari yer var ,oradan hafifce tutup yukarı kaldırdığımızda  ayna dik duruma gelir.Ayna tavanı gösterir ve arka camda tavana yansır ,böylece arka taraftaki araç farları daha az bir ışıkla bizim gözümüze yansır.TABİKİ GÜNDÜZ SÜRÜŞLERİNDE BU DURUMU DEĞİŞTİRMELİYİZ. YANİ DİKİZ AYNASINI ESKİ KONUMUNA GETİRMELİYİZ.<br />
<strong>-</strong>Yeni geliştirilen dikiz aynalarında özel bir filim kaplanmıştır.Bu filim geceleri arkadan gelen ışıklarını düşük düzeyde yansıtacaktır.(Geceleri)<br />
-Arbaların sağ ve sol tarafındaki aynalarda birbirinden farklıdır.<br />
-Sağ taraftaki ayna,düz değil bombelidir ve <strong>cisimleri daha küçük boyutta gösterir</strong>.Buda arkadaki arabaların daha uzaktaymış gibi algılanmalarına neden olur.Ancak ,bu haliyle arka <strong>sağ kör noktanın</strong> daha net görülmesini sağlar.Sağ ayna ile daha çok arka sağ tampono kontrol etmek için kullanırız.Yine park etmede kaldırıma yanaşmada bize yardımcı olur. ve çoğunlukla bu yönde ayarlamamız gerekir.(Sağ aynanın görüntüsü küçük olduğu için yakın zamanda ,bu aynaya &#8216;görüntü küçüktür..Dikkat&#8217; yazısı konulması düşünülmektedir)<br />
-Sol ayna (sürücü tarafındaki ayna) düz ayna olup,<strong>arkadaki arabaların gerçek boyut ve uzaklıklarını gösterir</strong>.<br />
 Bu özelliklerin bilinmesi yanı sıra ,ayrıca aynalarımızın ayar kontrolünü her seferinde yapalım vede temiz tutalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/arabamizin-aynalarinin-bazi-ozelliklerini-bilmeliyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İKİ YÖNEDE GİDEN ARABALAR&#8230;!</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/iki-yonede-giden-arabalar/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/iki-yonede-giden-arabalar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 13:17:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[gülmekte lazım]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[İKİ YÖNEDE GİDEN ARABALAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1762</guid>
		<description><![CDATA[ ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://magicmazaa.blogspot.com/" target="_blank"><img src="http://images.loqu.com/contents/308/810/image/080808/1/1.jpg" alt="magicmazaa.blogspot.com" width="500" height="376" /></a><span id="more-1762"></span></p>
<p><a href="http://magicmazaa.blogspot.com/" target="_blank"><img src="http://images.loqu.com/contents/308/810/image/080808/1/2.jpg" alt="magicmazaa.blogspot.com" width="500" height="363" /></a></p>
<p><a href="http://magicmazaa.blogspot.com/" target="_blank"><img src="http://images.loqu.com/contents/308/810/image/080808/1/3.jpg" alt="magicmazaa.blogspot.com" width="500" height="372" /></a></p>
<p><a href="http://magicmazaa.blogspot.com/" target="_blank"><img src="http://images.loqu.com/contents/308/810/image/080808/1/5.jpg" alt="magicmazaa.blogspot.com" width="500" height="376" /></a></p>
<p><a href="http://magicmazaa.blogspot.com/" target="_blank"><img src="http://images.loqu.com/contents/308/810/image/080808/1/6.jpg" alt="magicmazaa.blogspot.com" width="500" height="277" /></a></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/iki-yonede-giden-arabalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YÜZER OTOPARK&#8230;..</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/1752/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/1752/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 12:09:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[resim galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[gemi]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Tokyo]]></category>
		<category><![CDATA[yüzer otopark]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1752</guid>
		<description><![CDATA[Gördüğünüz bu resim bir gerçek.. Japonya&#8217;dan bir yüzer otopark. Umihotaru(Ateşböceği) adındaki bu yüzer otopark lüks bir yolcu gemisi gibi tasarlanmıştır.Tokyo açıklarında bulunan bu park Kawasaki ve Kisazaru kentlerine  15 dakika uzaklıktadır. Buraya park eden araç sahipleri toplu taşıma araçlarıyla bir deniz tüneliyle  bu şehirlere  15 dakikada ulaşmaktadırlar.Araç sahipleri söz konusu bu şehirlerde park yeri bulamadıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1753" title="gemi" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/10/gemi-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p>Gördüğünüz bu resim bir gerçek.. Japonya&#8217;dan bir yüzer otopark. <span id="more-1752"></span>Umihotaru(Ateşböceği) adındaki bu yüzer otopark lüks bir yolcu gemisi gibi tasarlanmıştır.Tokyo açıklarında bulunan bu park Kawasaki ve Kisazaru kentlerine  15 dakika uzaklıktadır.<br />
Buraya park eden araç sahipleri toplu taşıma araçlarıyla bir deniz tüneliyle  bu şehirlere  15 dakikada ulaşmaktadırlar.Araç sahipleri söz konusu bu şehirlerde park yeri bulamadıkları için  bu yolu tercih ediyorlar.<br />
Aynı zamanda bu yüzer otoparkın üst katı  önemli bir alış veriş merkezidir. Bu yüzer otoparkı  binlerce Turist  sırf burayı görmek için gelmektedir.</p>
<p>  <img class="aligncenter size-medium wp-image-1755" title="gemi2" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/10/gemi2-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1754" title="gemi-1" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/10/gemi-1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /><a href="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/10/gemi2.jpg"></a></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/1752/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Katlanabilir otomobil: &#8220;Citycar&#8221;</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/1751/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/1751/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 11:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[resim galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA["Citycar"]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[Katlanabilir otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[park sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/1751/</guid>
		<description><![CDATA[           Gün geçtikçe trafiğe çıkan araç sayısı artıyor ve park sorunu gitgide içinden çıkılmaz bir hal alıyor. MIT mühendisleri tarafından &#8220;citiycar&#8221; konsepti bu soruna yeni bir çözüm getiriyor aslında. Katlanabilir olmasının yanında ayrıca çevre dostu olması citycar&#8217;ın dikkati çeken bir başka özelliği. Bu yüksek teknoloji ürünü otomobil, motorla entegre edilmiş olan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<tbody></tbody>
<td colspan="2"> </td>
<p>  </p>
<td colspan="2"> </td>
<p> <br />
 <img src="http://media.techeblog.com/images/foldingvehicles_1.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Gün geçtikçe trafiğe çıkan araç sayısı artıyor ve park sorunu gitgide içinden çıkılmaz bir hal alıyor. MIT mühendisleri tarafından &#8220;citiycar&#8221; konsepti bu soruna yeni bir çözüm getiriyor aslında.<span id="more-1751"></span> Katlanabilir olmasının yanında ayrıca çevre dostu olması citycar&#8217;ın dikkati çeken bir başka özelliği. Bu yüksek teknoloji ürünü otomobil, motorla entegre edilmiş olan ve hareket esnasında 360 derece dönebilen tekerleklere sahip. Bu otomobilde emniyet kemerlerini de bulamıyorsunuz, &#8220;fingers&#8221; adı verilen hassas koltuklar kaza esnasında şoförü tutuyorlar. Ufak boyut ve katlanabilir olması sayesinde park yeri sorununu gelecek yıllarda biraz dahi olsa hafifleteceğe benziyor.</p>
<p><img src="http://media.techeblog.com/images/foldingvehicles_2.jpg" alt="" width="437" height="277" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/1751/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otomobillerde Soğutma Sistemi Nedir? Nasıl Çalışır?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/otomobillerde-sogutma-sistemi-nedir-nasil-calisir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/otomobillerde-sogutma-sistemi-nedir-nasil-calisir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 15:19:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[egsoz]]></category>
		<category><![CDATA[Hava Soğutma]]></category>
		<category><![CDATA[Otomobillerde Soğutma Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[radyatör]]></category>
		<category><![CDATA[Sıvı Soğutma]]></category>
		<category><![CDATA[su pompası]]></category>
		<category><![CDATA[termostat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1628</guid>
		<description><![CDATA[Soğutma sisteminin amacı motordaki fazla ısıyı giderip, motoru en verimli ısıya en kısa zamanda yükseltip o ısıda kalmasını sağlamaktır. İdeal olan çalışma şartları ne olursa olsun soğutma sistemi motoru en verimli ısıda çalıştırmalıdır. Yakıt motorda yandıkça yakıttaki enerjinin yaklaşık 1/3 ü işe çevrilir. Diğer 1/3 ü ise hiç kullanılmadan egsozdan dışarı yanmamış yakıt olarak atılır ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Soğutma sisteminin amacı motordaki fazla ısıyı giderip, motoru en verimli ısıya en kısa zamanda yükseltip o ısıda kalmasını sağlamaktır. İdeal olan çalışma şartları ne olursa olsun soğutma sistemi motoru en verimli ısıda çalıştırmalıdır.<a href="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/sogutma.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1629" title="sogutma" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/sogutma-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a> Yakıt motorda yandıkça yakıttaki enerjinin yaklaşık 1/3 ü işe çevrilir. Diğer 1/3 ü ise hiç kullanılmadan egsozdan dışarı yanmamış yakıt olarak<span id="more-1628"></span> atılır ve geri kalan 1/3 ise ısı enerjisine dönüşür. İçten yanmalı motorlarda soğutma sistemi olmazsa olmazlardandır. Çünkü hiç bir soğutma sistemi bulunmazsa yanan yakıttan açığa çıkan ısıdan parçalar erir veya aşırı genleşerek pistonlar silindirlerin içinde hareket edemeyecek kadar genişler.</p>
<p>Ana iki tip soğutma sistemi vardır;</p>
<p>Sıvı Soğutma<br />
Hava Soğutma<br />
Sıvı Soğutma<br />
Motor bloğu içerisine ve motor boşluklarına yerleştirilmiş boru ve kanallardan sıvı dolaştırılmasıyla soğutma sağlanır. Motor bloğunda dolaşıp ısınan sıvı ise, radyatöre gelerek arkasındaki fan yardımıyla soğutulur ve tekrar devirdaime katılır. Yani sıvı soğutmalı sistemde hem sıvı hem de hava soğutma beraber kullanılır.</p>
<p>Hava Soğutma<br />
Bazı eski araçlar ve çok az modern araç(örneğin Volkswagen) hava soğutma sistemi kullanır. Bu tip soğutmaya sahip motorların blokları ısı iletim katsayısı yüksek alüminyum alaşım malzemelerden üretilir. Motor bloğunda silindir çevresinde kanatçıklar yer alır ve güçlü fanlarla ısı hızla dışarı atılır. Bu tip soğutmaya sahip motorların soğuk havalarda antrifriz ihtiyacı ve bu nedenle oluşabilecek motorbloğu çatlaması gibi riskleri bulunmamaktadır.</p>
<p>Su Soğutma Sisteminin Bölümleri;<br />
Su soğutmalı bir motorun soğutma sistemi; motorun su kanalları, termostat, su pompası, radyatör ve kapağı, elektrikli veya kayışlı fan, hortumlar, kalorifer radyatörü ve genleşme kavanozundan oluşur. Yakıt yakan motorlar büyük miktarda ısıyı açığa çıkarırlar. Egsoz sistemi ısının çoğunu alır, fakat motorun silindir duvarları, pistonları, ve silindir kapağı gibi parçalar da büyük miktarda ısıyı absorbe ederler. Eğer motorun bir kısmı çok ısınırsa yağ tabakasının koruma kabiliyeti kalmaz, yağsızlık da motora büyük hasar verebilir. Diğer taraftan eğer motor düşük hararette çalışırsa hiç verimli olmaz, yağ kirlenir, tortular oluşur, yakıt sarfiyatı artar. Bundan dolayı motor ısınana kadar soğutma sistemi devreye girmeyecek şekilde tasarlanmıştır.</p>
<p>Radyatör<br />
Radyatör, motordan alınan ısıyı dağıtan, yokeden aygıta verilen isimdir. Azami miktarda suyu kanallarında tutup, atmosferle büyük bir alanını temas ettirerek soğutma işlemini gerçekleştirir. Su taşıyan kanallardan oluşan petekleri ve suyun girişini sağlayan üst kazan ve motora tekrar geri gönderen alt kazandan meydana gelir. Kimi radyatör ise yandan kazanlıdır, çalışma esnasında motordaki su üst kazana gelir ve kanallara üstten dağılırlar. Su ısısını kanallardan aşağıya akarken, gelen hava akımı sayesinde kaybeder.</p>
<p>Kalorifer Radyatörü<br />
Kalorifer radyatörü aracın için ısıtmada kullanılır. Kalorifer radyatörü torpidonun içinde bulunur, ısınmış antifrizin bir kısmı bu radyatörden geçirilir. Havalandırmayı açıp sıcağa ayarını sıcağa getirdiğinizde hemen arkasında bulunan küçük elektrik fanı çalışır ve aracın içi ısıtılmaya başlar. Motor ısınmadan kalorifer radyatörü de iş göremez. Çünkü aslen motordan aldığı ısıyı araç kabini içerisine üfleme prensibiyle çalışır.</p>
<p>Su Pompası<br />
Su pompaları değişik tasarımlarda gelir. Fakat bir çoğu dönen bir parça ile suyu motor bloğuna gitmeye zorlar. Birçok arkadan itişli otomobillerde fan su pompası şaftının ucuna bağlıdır. Su pompaları verimli olmaları için hızlı dönmelidir fakat gücünü krank miline bağlı V kayışından aldığından aşınmış veya gevşek V kayışları kaymaya sebep verir, bu da su pompasının verimini düşürür.</p>
<p>Genleşme Kavanozu<br />
Birçok soğutma sistemi radyatörün taşma horutmuna bağlı plastik taşma kabı ya da genleşme kavanozu kullanır. Soğutucu sıvının genleşmesi durumunda bu depo ekstra bir yer sağlamış olur, bundan dolayı genleşme kavanozu da denir. Motor ısındıkça içerisindeki soğutucu sıvı genleşir. Eğer genleşme kavanozu olmazsa, soğutucu sıvı taşma hortumundan dışarı taşar. Soğutma sisteminde motor soğuyunca bir vakum oluştuğundan bu vakum genleşme kavanozuna taşmış olan sıvının tekrar sistem içine emilmesine olanak sağlar. Bu tamamen kapalı bir sistemdir ve soğutucu sıvı, genleşme kavanozu ve sistem arasında genleşme ve büzülme ile gider gelir. Bu durumda sistem doğru çalışıyorsa hiç bir sıvı kaybı olmaz. Genleşme kavanozunun bir diğer özelliği hava kabarcıklarını yokedebilmesidir. Hava kabarcıkları bulunan bir soğutucu sıvı bulunmayana göre daha düşük verim sağlar. Genleşme kavanozunun asıl amacı ise, radyatörün devamlı olarak dolu olmasını sağlamaktır.</p>
<p>Radyatör Kapağı<br />
Sistemin içindeki suyu basınç altında tutarak motorun soğumasını sağlar. Radyatör kapağı radyatördeki soğutucu sıvıyı önceden belirlenmiş bir basınçta tutar. Eğer sıvı basınça altında tutulmazsa kaynar ve buharlaşarak yokolur. Radyatör kapağı gerekli basıncı sağlayarak kaynamayı durdurur. Kaynama noktası basınçla birlikte arttığından sistemin içindeki sıvı 100 dereceyi geçse bile kaynamaz.</p>
<p>Termostat<br />
Aracın ilk çalıştırılma anında ısınmasına izin veren sistemdir. Termostat sayesinde soğutma sıvısı ilk etapta devreye sokulmayarak aracın çalışması için gerekli optimum motor sıcaklığına gelmesi sağlanır. Bu sıcaklık aşıldıktan ve pistonlar optimum genleşmeye ulaştıktan sonra, sonra soğutma sıvısı devreye girerek motor sıcaklığını sabit tutar.</p>
<p>Fanlar<br />
Yeterince hızlı gidiyorsanız aracın ön ızgarasından geçen hava akımı radyatör peteklerinden geçerek soğutma işlemini yapar. Eğer yeterince hızlı gitmiyorsanız o zaman fanlar devreye girip havayı emerler. Düşük hızla giderken veya rölantide çalışırken fanlar soğutmayı sağlar. Genelde su pompası şaftı üzerine monte edilmiş fanlara hareketi V kayışları verir. Ayrıca bağımsız bir ünite olarak da takılabilirler. Bağımsız fanlar ise aküye bağlıdır ve elektrikle çalışırlar.</p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/otomobillerde-sogutma-sistemi-nedir-nasil-calisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Egsoz Nedir? Nasıl Çalışır?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/egsoz-nedir-nasil-calisir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/egsoz-nedir-nasil-calisir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 15:05:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[egsoz]]></category>
		<category><![CDATA[frekans]]></category>
		<category><![CDATA[motor]]></category>
		<category><![CDATA[Ses dalgaları]]></category>
		<category><![CDATA[yanma odası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1626</guid>
		<description><![CDATA[Otomobillerde egsozun görevi sesi absorbe edip, ses kirliliğinin önüne geçilmesidir. Temel prensip egsoz borusundan susturucuya gelen sesin, birbirleri üzerine yansıyarak kendilerini sönümlemesidir. Bu sönümleme tam verimle gerçekleşemez, dolayısıyla ses azaltılarak dışarı atılmış olur. Egsozu olmayan bir aracın sesi insan kulağını son derece zorlayacak bir şiddettedir. Eğer araçlar böyle çalışsaydı, sokaklarda insanlar birbirlerini duyamaz hale gelirdi. Ses [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Otomobillerde egsozun görevi sesi absorbe edip, ses kirliliğinin önüne geçilmesidir. <a href="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/ekzos.bmp"><img class="alignright size-medium wp-image-1627" title="ekzos" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/ekzos.bmp" alt="" /></a>Temel prensip egsoz borusundan susturucuya gelen sesin, birbirleri üzerine yansıyarak kendilerini sönümlemesidir.<span id="more-1626"></span> Bu sönümleme tam verimle gerçekleşemez, dolayısıyla ses azaltılarak dışarı atılmış olur. Egsozu olmayan bir aracın sesi insan kulağını son derece zorlayacak bir şiddettedir. Eğer araçlar böyle çalışsaydı, sokaklarda insanlar birbirlerini duyamaz hale gelirdi.</p>
<p>Ses dalgaları motordaki egsoz valfları açıldığı anda dışarıya yüksek basınçla çıkmak isterler. Dışarıya atılan yanmış gaz artıklarının arasında ses dalgaları ilerler ve dışarıda insan kulağına çarpıp kulak zarını titreştirirler. Biz de bunu ses olarak algılarız. Bu noktada insan kulağı iki şeye dikkat eder; bunlar ses dalgası frekansı ve havanın basınç seviyesidir. Yüksek frekans motorun yüksek devirde çalışmasıyla yani ses dalgası sıklığının arttığı anlarda ortaya çıkar. Yüksek hava basınç seviyesi de ses dalgalarının havanın geniş bir alanına yayılıp ta kulağa gelmesine işaret eder. Yani yüksek ses anlamına gelir.</p>
<p>İnsan kulağına zarar veren frekans ve basınçtaki bu ses dalgalarını engellemek veya seviyesini düşürmek için egsoz sistemi geliştirilmiştir. Ses dalgaları birbiri üzerine binip artarak ilerleyebilir veya karşı karşıya gelip birbirlerini sönümleyebilirler. Bu iki özellik de modern teknoloji alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır. Egsozdaki sistem de birbirini sönümleyen ses dalgalarının hareketidir.</p>
<p><a title="egsoz.jpg" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/04/egsoz.jpg"></a> Yanda görüldüğü üzere, egsozun içerisi birbirini engelleyen ses dalgaları oluşturacak ve buna yönlendirecek şekilde tasarlanmıştır. Motordan çıkan egsoz giriş borusundan içeri girer. Ses dalgaları yüzlerce küçük deliğin bulunduğu giriş borusundan çıkıp, çıkış borusundaki küçük deliklerden geçer ve dışarı çıkarlar. Bu esnada karşı duvardan yansıyan ses dalgaları ise, dairesel geniş delikten geçerek geri yansırlar. En arkadaki yankılayıcı odasına giren ses dalgaları burada birbiri üzerine yansıyarak sönümlenirler. Bu olay motorda yanma odasında gerçekleşen her patlama çevrimi için gerçekleşir yani ses bir balon patlaması sesi gibi darbeli ve ani şekilde yayılırarak her seferinde burada engellerden yansıyıp birbirlerine çarparak sönümlenir. Daha sonra çıkış borusundan oldukça azaltılmış olarak dışarı çıkarlar.</p>
<p>Paslanmaz çelikten imal edilen egsoz boruları minimum ses çıkışı ve maksimum performans dengesi gözetilerek üretilir. Yanma odasında oluşan gaz dışarıya ne kadar rahat çıkarsa, aracın yanma odasında biriken artık gaz miktarı o kadar düşük olurve motor daha rahat nefes alıp performans yükselir. Çünkü yanma odası içerisine alınabilecek temiz hava miktarı artmış olur, dolayısıyla yanma daha kuvvetli gerçekleşir. Fakatbu durumda ses daha az absorbe edilebildiğindenses çıkışı artar. Bunu en optimum seviyede ayarlayabilen otomobil üreticileri başarılı olurlar.</p>
<p>Her silindirden gelen yanmış gazlar tek bir egsoz borusuna bağlanıp egsoz manifolduyla susturucuya gitmesine izin verilir. Susturucuda sönümlenen ses ve artık gazlar son olarak dışarı atılırlar. Çift egsoz çıkışı olan araçlarda tek borudan gelen artık gazlar ikiye ayrılırlar ve iki ayrı susturucu ile daha verimli şekilde dışarı atılırlar. Ses miktarında bir azalma görülmese de, aynı ses oranıyla daha iyi gaz çıkışı sağlandığından motor performansı üzerinde etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/egsoz-nedir-nasil-calisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wankel Motoru Nedir? Nasıl Çalışır?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/wankel-motoru-nedir-nasil-calisir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/wankel-motoru-nedir-nasil-calisir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 14:45:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[4 zamanlı]]></category>
		<category><![CDATA[egzoz]]></category>
		<category><![CDATA[otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[Piston]]></category>
		<category><![CDATA[Wankel motorları]]></category>
		<category><![CDATA[Wankel Motoru  Nasıl Çalışır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1622</guid>
		<description><![CDATA[  Wankel motoru 1954 yılında Alman mühendisi Felix Wankel tarafından geliştirilmiş bir motordur. Motor 1957 yılında ilk defa Almanya Neckarsulm’daki NSU firması standına getirildi. İlk kez 1963 yılında NSU Spider marka araca mote edildi. 1967 yılında NSU Ro 80 çift diskli wankel motorunu kabul etti. NSU Ro 80 2×497,5 cm3 ‘lük bir motor hacmine sahipti. 5500 d/d’da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/wankel.bmp"><img class="alignleft size-medium wp-image-1623" title="wankel" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/wankel.bmp" alt="" /></a> </p>
<p><a title="250pxwankel19zh.jpg" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/03/250pxwankel19zh.jpg"></a></p>
<p><a title="250pxwankel19zh.jpg" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/03/250pxwankel19zh.jpg"></a>Wankel motoru 1954 yılında Alman mühendisi Felix Wankel tarafından geliştirilmiş bir motordur. Motor 1957 yılında ilk defa Almanya Neckarsulm’daki NSU firması standına getirildi. İlk kez 1963 yılında NSU Spider marka<span style="color: #000000;"> araca</span> mote edildi.<span id="more-1622"></span> 1967 yılında NSU Ro 80 çift diskli wankel motorunu kabul etti. NSU Ro 80 2×497,5 cm3 ‘lük bir motor hacmine sahipti. 5500 d/d’da 136 HP güç üretiyordu. Motorun ağırlığı 103 kg’dı. Sıkıştırma oranı 9/1’di. NSU’dan başka o yıllarda Japon Toyo Kogyo Firması da wankel motoruyla güç üreten otomobil üretmiştir. 1972 yılında Amerikan GM firması 5 sene içerisinde Wankel motorunu geliştirmek için 50 milyon dolar harcayarak 185HP gücünde bir Wankel motorunu geliştirerek otomobillerinde kullanmaya başlamıştır. Yine Amerikan Ford firması Wankel motorunun kendi araçlarında kullanılması için çeşitli anlaşmalar yapmıştır. Bunların dışında Hollanda’da Datsun , İngiltere’de Rolls-Royce ve İtalya’da Alfa romeo firmaları Wankel motoruyla ilgilenmişlerdir.Günümüzde ise Mazda firması RX7 ve RX8 modelinde bu motoru kullanmaktadır.</p>
<p><strong>Wankel motorunun çalışması</strong><br />
Wankel motorunun iç yapısı sanılanın aksine normal bir motordan çok daha basittir. Oval bir gövde içerisinde merkezden kaçık olarak dönen bir rotor (döner piston) (tasarımına göre 2-3-4 rotor da olabilir) ve ekzantrik milidir ( ekzantirk mili 4 zamanlı motorlarda bulunan krank milinin işini yapmaktadır ). 4 silindirli , 16 subaplı , 2 ekzantirikli modern bir motora göre karmaşık hareketli parçalardan yoksundur. Rotor bir iç v bir dış dişli yardımı ile motorun ana miline bağlıdır. Motor çalıştığı sürece emme , sıkıştırma , iş ve egzoz zamanları rotorun çevresinde oluşur. Motorun en büyük zorluğu da buradan kaynaklanır. Rotorun etrafının çok çabuk aşınmasından dolayı sıklıkla değiştirilmesi gerekmektedir. Genellikle polimerik malzemeden yapılan rotor kenarları aşınması zor bir madde tarafından henüz üretilememiştir.</p>
<p><a title="wankel84os.gif" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/03/wankel84os.gif"></a>Wankel motorları dört zaman ilkesine göre çalışmaktadır. Rotorun her bir tam devrinde her haznede dört zamanlı motora göre bir iş meydana gelir. Ekzantrik mili bu sırada üç devir dönmüş olur. Çalışması şu şekildedir. Motorun kumandası muhafaza gövdesindeki kanal üzerinden sağlanır. Rotor ekzantrik milinin bir kamına yataklandırılmıştır. Muhafaza gövdesinin içinde sabitlendirilen pinyon dişli rotorun iç tarafına açılmış dişli ile kavraşmış durumdadır. Rotor sabit pinyon dişli üzerinde yuvarlanır. Yuvarlanırken ekzantrik mili üzerinde bir döndürme kuvveti oluşturur. Ekzantirik milinde oluşan bu dönme hareketi şanzumana iletilir. Su ile soğutmalı motor gövdesinin bir yanında emme ve eksoz kanalları karşı tarafında ateşleme bujileri yer alır.</p>
<p>WANKEL MOTORU KULLANILAN <span style="color: #000000;"><strong>OTOMOBİL</strong> </span>MODELLERİ</p>
<p>NSU Spider<br />
NSU Ro-80<br />
Mazda R-100<br />
Mazda RX-7<br />
Mazda RX-8</p>
<p><strong>Editörün Yorumu</strong><br />
Bu motoru kullanan arabalarda titreşimi engellemek amacıyla genellikle 2′şer piston kullanılır. 4 zamanlı olan motor tek devri esnasında emme-sıkıştıma-genişleme-eksoz işlerini bir arada yaptığından 4 zamanlı sıra tipi motorlara oranla çok daha düzgün bir tork eğrisi çizer. Bu sayede ani hızlanma veya sollamalarda çok daha esnektir. Fakat bu motorun geliştirilmesindeki en büyük engel, aşınmanın çok fazla olmasıdır. Piston üçgen şeklinde olup, piston kursu içerisinde dönerek herhangi bir ara eleman(biyel) olmaksızın gücü direkt olarak krank miline iletir. Bu esnada piston köşeleri piston kursunu adeta çizercesine döner ve devir arttıkça sürtünme daha çok artar. Isının etkisiyle genleşen piston, yüksek devirlerde yağlamanın iyi yapılamamasından dolayı ciddi bir aşınmaya uğrar. Eğer pistonun yeterince sert bir yapıya kavuşturulabilirse, bu motorun çok daha popüler olup otomotivde yeni bir çığır açacağını düşünüyorum.</p>
<p>Örnek olarak, aşağıda resmini eklediğim Mazda RX-8 1.3L silindir hacmine sahip 900 kiloluk bir araç. 1.3 Litrelik motoru küçümsememek gerekiyor çünkü Wankel motoru kullandığından 8200 d/dak’da 231HP güç üretebiliyor. Ve bunu yaparken de turbo veya süperşarj kullanmıyor. Yani hava motora atmosferik olarak giriyor. Aracın maksimum torku ise, 5500 d/dak’da 211Nm. Bu gücü tipik sıra tipli bir motorla elde edebilmek için tahminimce 3L silindir hacminde bir motor gerekirdi.</p>
<p><a href="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/untitled.bmp"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/wankel-motoru-nedir-nasil-calisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dizel Motoru Nedir? Nasıl Çalışır?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/dizel-motoru-nedir-nasil-calisir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/dizel-motoru-nedir-nasil-calisir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 14:41:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[benzin]]></category>
		<category><![CDATA[Dizel Motoru  Nasıl Çalışır?]]></category>
		<category><![CDATA[yakıt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1621</guid>
		<description><![CDATA[Benzin yani Otto motorundan 16 yıl sonra, 1892 yılında Alman mühendis Rudolf Diesel tarafından bulunmuştur. Benzinli motorlarla temelde birçok özelliği aynıdır. Tek farkı piston içerisinde sıkıştırılanın yakıt + hava karışımı değil sadece hava olmasıdır. Sıkıştırılan hava belirli bir basınç ve sıçaklığa ulaştığında yüksek basınçlı enjektörden yakıt püskürtülür ve sıkışan sıcak havanın içerisinde yakıtın patlaması ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="65-diesel-engine-custom.jpg" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/65-diesel-engine-custom.jpg"></a>Benzin yani Otto motorundan 16 yıl sonra, 1892 yılında Alman mühendis Rudolf Diesel tarafından bulunmuştur. Benzinli motorlarla temelde birçok özelliği aynıdır. <span id="more-1621"></span>Tek farkı piston içerisinde sıkıştırılanın yakıt + hava karışımı değil sadece hava olmasıdır. Sıkıştırılan hava belirli bir basınç ve sıçaklığa ulaştığında yüksek basınçlı enjektörden yakıt püskürtülür ve sıkışan sıcak havanın içerisinde yakıtın patlaması ile piston aşağı doğru itilir. Benzin motoruyla olan temel fark budur fakat bunun avantajları ve dezavantajları vardır.<a title="65-diesel-engine-custom.jpg" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/65-diesel-engine-custom.jpg"></a> Dizel motorunun en büyük avantajı, yanmanın hava içerisine enjekte edilen yakıt ile sağlanması sonucunda daha kusursuz gerçekleşmesi ve buna bağlı olarak daha verimli olmasıdır. Benzin motorlarının %20 seviyesinde olan motor verimlerinden bahsetmiştik, dizel motorlarda ise bu verim %40′ın üzerindedir. Bu sayede dizel motorla benzinli motora göre aynı miktar yakıtla daha fazla yol katedilebilir. Yanma kuvvetli gerçekleştiğinden çekiş yani tork daha fazladır ve ara hızlanmaları daha iyi gerçekleştirirler fakat fazla devir yapamadıklarından çabuk kesilirler. Fazla devir yapamamalarının sebebi, dizel motorlarının daha kuvvetli bir motor bloğuna ve yine daha dayanıklı piston ve silindirlerden oluşmasındandır. Daha dayanıklı malzeme daha ağır metal anlamına geldiğinden pistonları 4000 devirden daha hızlı çevirmeleri pek mümkün değildir. Benzinli motorları ise, 6000 devire rahatlıkla çıkabilirler. Dizel motorlarındaki yüksek basınçlı yanma olayı neticesinde daha kaliteli malzemelerden üretilen motor parçaları motorun maliyetini de arttırmaktadır. Bunun yanında bakım sıklığı ve bir arıza durumunda daha ciddi sorunların oluşması da dezavantajlarındandır. Sonuçta dizel motorlar sağladıkları iyi yanma ve güçlü çekiş ile kamyon ve otobüs gibi fazla güç değil çekiş gereken alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Benzin motorları ise, daha fazla güç istenen binek otomobiller ve jipler gibi küçük araçlarda tercih edilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/dizel-motoru-nedir-nasil-calisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benzin Motoru(Otto Motoru) Nedir? Nasıl Çalışır?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/benzin-motoruotto-motoru-nedir-nasil-calisir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/benzin-motoruotto-motoru-nedir-nasil-calisir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Sep 2008 14:35:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[icadlar]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Benzin motorları]]></category>
		<category><![CDATA[Benzin Motoru Nasıl Çalışır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1620</guid>
		<description><![CDATA[  Benzin motorları günümüzde en çok kullanılan motor tipi olup, %20′lik verimi aşamasa da halen kullanılmaya devam edilmektedir. Artık elektrik motorlarına yönelinmesini savunsam da petrol bitmediği sürece içten yanmalı motorlar da tarih olmayacaktır. Tabi hidrojen kullanan otomobiller de aynı tip içten yanmalı motor kullanmakta fakat yapıları biraz daha farklıdır. 1876 yılında Alman mühendis Nikolaus Otto [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p><a title="engine.jpg" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/engine.jpg"></a>Benzin motorları günümüzde en çok kullanılan motor tipi olup, %20′lik verimi aşamasa da halen kullanılmaya devam edilmektedir. Artık elektrik motorlarına yönelinmesini <a href="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/engine.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1625" title="engine" src="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/09/engine.jpg" alt="" width="240" height="216" /></a><span id="more-1620"></span>savunsam da petrol bitmediği sürece içten yanmalı motorlar da tarih olmayacaktır. Tabi hidrojen kullanan otomobiller de aynı tip içten yanmalı motor kullanmakta fakat yapıları biraz daha farklıdır. 1876 yılında Alman mühendis Nikolaus Otto tarafından bulunan benzin motorları o dönemlerdeki %3-5′lik verimden bugün en iyi bir Ferrari motorunda %20′lere kadar çıkartılmıştır fakat yine de yakıtın oluşturduğu kuvvetin yaklaşık %10′u aktarma organalarına(arkadan itişli bir otomobil için), %5′i pistonların ataletine, %5′i sürtünmeye ve %60 kadarı da ısı olarak dışarı atılıp tamamen boşa harcanmaktadır. Yani tekerleklere iletilebilen verimli güç ancak harcanan yakıtın oluşturduğu enerjinin %20&#8242;si kadar olabilmektedir. Benzin motorlarını yeterince kötüledikten sonra, biraz da çalışma sistemine bakacak olursak; en çok kullanılan motor tipi olarak enjeksiyonlu motorları görmekteyiz. Enjeksiyonlu motorlar karböratörlü motorlara nazaran daha homojen bir yakıt + hava karışımı gerçekleştirebildiğinden tercih edilmektedir. Günümüz benzinli motorlarında tümüyle enjeksiyon sistemine geçilmiştir.Benzinli bir motorun çalışmasını en basit haliyle şöyle ifade edebiliriz; motorun emme kanalına dışarıdan alınan temiz hava, yine emme kanalının bitiminde bulunan enjeksiyon ucundan yakıtın püskürtülmesiyle silindir içerisine yakıt + hava karışımı olarak alınır. Silindirde yanmanın gerçekleştiği ve yanma odası olarak adlandırılan pistonun silindirin en üst kısmındaki alanında homojene yakın bir hava + yakıt karışımı sıkıştırılarak buji ile ateşlenir. Ateşlemenin etkisiyle hızla genişleyen silindir hacmi ve buna bağlı olarak pistonun aşağıya itilmesi, pistona bağlı olan krank-biyel mekanizmasını harekete geçirir. Biyel, piston kolu demektir. Krank ise, aracın hareketi için gerekli momentumu sağlayan bir mildir. Pistona bağlı biyel mekanizması, pistondan aldığı doğrusal hareketi krank mili üzerine dairesel harekete çevirerek iletir. Krank mili de şanzımana bağlı olup, tekerleklere giden gücün ayarlanması sağlanır.<a title="4-stroke-engine.gif" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/4-stroke-engine.gif"></a>Yanda görülmekte olan dört zamanlı bir motorun çalışma safhalarıdır. Bunlar;</p>
<p><strong>1. Emme:</strong> Temiz hava + benzin karışımı üstte sol taraftaki emme kanalındaki sübapın açılmasıyla ve pistonun aşağıya doğru hareketinden oluşan vakum etkisiyle silindir içerisine alınıyor.</p>
<p><strong>2. Sıkıştırma:</strong> Silindir içerisine alınan hava + yakıt karışımı pistonun yukarı hareketiyle sıkıştırılarak hen sıcaklığı hem de basıncı yükseltilip çok ufak bir hacme hapsediliyor. Bu esnada her iki sübap ta tam kapalı konumda olup, yalıtım sağlanmaktadır.</p>
<p><strong>3. Yanma:</strong> Sıkıştırılan benzin + hava karışımı sübapların tam ortasında yer alan buji(kıvılcım üreten eleman) ile ateşlenerek yanma gerçekleşir. Aracın hareketini sağlayan güç bu anda üretilir.</p>
<p><strong>4. Egsoz:</strong> Yanma sonrasında piston yukarı geri gelirken, yanmış artık gazlar üst sağ tarafta yer alan egsoz sübabının açılmasıyla dışarıya atılır. Ardından pistonun aşağıya tekrar gelmesi esnasında 1. çevrim yani emme safhası tekrar başlar.</p>
<p>Motorun sarsıntı yapmaması için dikkat edilen en önemli faktör silindir sayısıdır. Örneğin V-tipi bir motorda 5 silindir uygulamaya kalkarsanız, bir tarafta iki diğer tarafta üç silindir bulunmak zorunda olacağından inanılmaz bir titreşim oluşur ve motor çalışamaz.</p>
<p><strong>Genel olarak kullanılan silindir düzenlemeleri şöyledir:</strong></p>
<p><a title="1.gif" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/1.gif"></a></p>
<p><a title="1.gif" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/1.gif"></a></p>
<p>Sıra tipi silindirleri olan bu motorlar genellikle önden çekişli ekonomi sınıfı araçlarda kullanılır. Dört silindirli olan bu motor tipinin kullanımı çok yaygındır. Fazla yer kaplamaz, buna karşılık istenilen gücü fazlasıyla karşılayabilir.</p>
<p><a title="2.gif" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/2.gif"></a></p>
<p><a title="2.gif" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/2.gif"></a></p>
<p>V tipi olarak bilinen bu motorlar ise birbirine genellikle 90 derece ile konumlandırılmış simetrik ve aynı sayıdaki silindirlerden oluşur. Örneğin yukarıda bir V6 motorunu görmektesiniz. karşılıklı üçer silindir bulunan bu motor yüksek güç üretmesi için tasarlanmış spor veya yarış otomobillerinde yaygın olarak kullanılır. V8, V12 ve V16 şeklinde daha güçlü versiyonları da vardır. Bu motorlar sıra tipli motorlardan çok daha sarsıntısız ve pürüzsüz çalışırlar. Çünkü pistonların hareketiyle oluşan merkezkaç ve atalet kuvvetleri karşılıklı olarak birbirlerini sönümler. Çekişin yani torkun güçlü ve sürekli olduğu bu tip motorlar yakıt ekonomisi yönünden sınıfta kalırlar. Bu nedenle günümüzde kullanım alanı azdır.</p>
<p><a title="3.gif" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/3.gif"></a></p>
<p><a title="3.gif" href="http://www.bilgiustam.com/resimler/2008/05/3.gif"></a></p>
<p>Silindirlerin yatay olarak konumlandırıldığı bu tip motorların kullanım alanı azdır. Sadece birkaç marjinal otomobil firması tarafından(örneğin Subaru) kullanılır. Bu motorların şu avantajı vardır; dikey duran silindirler içerisinde piston hareket ederken pistonun kendi ağırlığından kaynaklanan büyük bir atalet kuvveti oluşur. Pistonlar yatay olduğunda yerçekimi etkisi altında oluşan piston ağırlıkları motora değil silindir yüzeylerine biner. Bu da oluşan ataleti azalttığı gibi pistonun ağırlığı neredeyse yokmuş gibi çalışarak daha yüksek devirle ve rahat hareket ettirilmesi sağlanır.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
<strong></strong>
// --></script></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/benzin-motoruotto-motoru-nedir-nasil-calisir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
