<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Engin Kahveci &#187; Dramatik gerçek öyküler</title>
	<atom:link href="http://www.enginkahveci.com/category/dram/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.enginkahveci.com</link>
	<description>Trafik ve Direksiyon Eğitimi Merkezi (TRDEM)</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Jan 2012 11:00:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Çocuk Gözüyle Vucudumuzun Yapısı</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/vucudumuzun-gercek-yapisi/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/vucudumuzun-gercek-yapisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 09:16:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[resim galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan güzel öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs kafesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak]]></category>
		<category><![CDATA[kürek kemiği]]></category>
		<category><![CDATA[olaylara farklı bakış]]></category>
		<category><![CDATA[vucudumuz]]></category>
		<category><![CDATA[vucut yapı özelikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2444</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklar olaylara bizim gibi bakmazlar.Onların farklı bakış açıları vardır.Bazen olaylara öyle açıklamalar getirirlerki ne diyeceğimizi bilemeyiz,şaşırır kalırız.İşte size birörnek: sosyal yaşantıyla ilgili algılamaları.  Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/vucudumuzun-gercek-yapisi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklar olaylara bizim gibi bakmazlar.Onların farklı bakış açıları vardır.Bazen olaylara öyle açıklamalar getirirlerki ne diyeceğimizi bilemeyiz,şaşırır kalırız.İşte size birörnek: sosyal yaşantıyla ilgili algılamaları. </p>
<p>Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu: &#8220;Yolculuğumuzu nasıl buldun?&#8221; &#8220;Çok güzeldi babacığım&#8221; diye cevap verdi oğul. &#8220;İnsanların ne kadar fakir olabileceğini<span id="more-2444"></span> gördün değil mi?&#8221; &#8220;Evet.&#8221; &#8220;Peki ne öğrendin ?&#8221; &#8220;Şunu gördüm&#8221; dedi oğul:&#8221;Bizim evde bir köpeğimiz, onların dört köpeği var. Bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz var, onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var. Bizim bahçede ithal lambalarımız, onların yıldızları var. Bizim terasımız ön bahçeye kadar, onların ki ise ufka kadar uzanıyor.&#8221; Ufaklık konuşurken, babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemedi. Ve çocuk ekledi: &#8220;Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğiniz için, teşekkür ederim babacığım !&#8221;</p>
<p>Alıntı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/vucudumuzun-gercek-yapisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emniyet kemeri takmayan yolcunun sonu</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/emniyet-kemeri-takmayan-yolcunun-sonu/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/emniyet-kemeri-takmayan-yolcunun-sonu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 12:27:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İlk yardım dersi]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[resim galerisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[çarpma]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet kemeri]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[tarfik kuralları araç]]></category>
		<category><![CDATA[yol güvenliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2368</guid>
		<description><![CDATA[Emniyet kemerinin hayati önemi herkes tarafından bilinir. Ancak uygulamaya gelince herkes kendince bir bahane bulur ve emniyet kemerini takmaktan kaçınır.Oysaki bir çarpma anında 70 kg ağırlığındaki bir kişi (50 Km hızla giderken) 3.5 ton ağırlığa ulaşır ve öne doğrufırlar.Bu ağırlığa &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/emniyet-kemeri-takmayan-yolcunun-sonu/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emniyet kemerinin hayati önemi herkes tarafından bilinir. Ancak uygulamaya gelince herkes kendince bir bahane bulur ve emniyet kemerini takmaktan kaçınır.Oysaki bir çarpma anında 70 kg ağırlığındaki bir kişi (50 Km hızla giderken) 3.5 ton ağırlığa ulaşır ve öne doğrufırlar.Bu ağırlığa ne cam dayanır nede başka bir şey..Arkakoltukta oturan kişinin durumuda önde oturan kişiden pek farkı yoktur.Aşağıdaki resimleri inceledikten sonra sanırız tehlikenin ne boyutta olduğunu kavramış olursunuz.Lütfen <strong>EMNİYET KEMERİNİ TAKMAYI ALIŞKANLIK HALİNE GETİRELİM</strong></p>
<p><img src="http://2.bp.blogspot.com/_dNa1N2EEwHo/SH4IquzrLqI/AAAAAAAAB1E/x05ONyzFdTs/s400/kazakemer-full.jpg" alt="" /><span id="more-2368"></span></p>
<p><img src="http://4.bp.blogspot.com/_dNa1N2EEwHo/SH4Iq0pIMJI/AAAAAAAAB1M/spzf5hdBq8c/s400/ttSlayt1-custom%3Bsize_700,525.jpg" alt="" /></p>
<p> </p>
<p><img src="http://1.bp.blogspot.com/_dNa1N2EEwHo/SH4Iq3OxDDI/AAAAAAAAB1U/0LTaDx7hR1k/s400/ttSlayt2-custom%3Bsize_700,526.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://2.bp.blogspot.com/_dNa1N2EEwHo/SH4IrHkFMiI/AAAAAAAAB1c/3YCHI7IN3aw/s400/ttSlayt5-custom%3Bsize_702,527.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://2.bp.blogspot.com/_dNa1N2EEwHo/SH4IrRMwysI/AAAAAAAAB1k/lAqycfnaW24/s400/ttSlayt6-custom%3Bsize_694,521.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/emniyet-kemeri-takmayan-yolcunun-sonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;o bir karga baba.&#8217;</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/o-bir-karga-baba/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/o-bir-karga-baba/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 08:38:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[Duvar yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan güzel öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ısra]]></category>
		<category><![CDATA[karga]]></category>
		<category><![CDATA[sabır]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2162</guid>
		<description><![CDATA[80&#8242;ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen 45 yaşında ve saygın bir işi olan oğlu salonda oturuyorlardı. Hal hatırdan, çoluk çocuktan, havadan sudan sohbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti.    O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/o-bir-karga-baba/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>80&#8242;ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen 45 yaşında ve saygın bir işi olan oğlu salonda oturuyorlardı.</p>
<p>Hal hatırdan, çoluk çocuktan, havadan sudan sohbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti.</p>
<p> </p>
<p> O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu.</p>
<p>Yaşlı baba kargaya gülümseyerek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: &#8216;Bu ne oğlum?&#8217;</p>
<p>Oğlu şaşkın, cevapladı: &#8216;o bir karga baba.&#8217;<span id="more-2162"></span></p>
<p>Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu: &#8216;Bu ne oğlum?&#8217;</p>
<p>Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı: &#8216;Baba, o bir karga&#8217;</p>
<p>Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara çeviriyordu.</p>
<p> </p>
<p>Yaşlı baba üçüncü defa sordu: &#8216;Bu ne?&#8217;</p>
<p>Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönmüştü: &#8216;O bir karga baba, üç oldu soruyorsun.</p>
<p>Beni işitmiyor musun?&#8217;</p>
<p>Yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini yükseltti: &#8216;Baba bunu neden yapıyorsun?</p>
<p>Tam dört defadır onun ne olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam ediyorsun. Sabrımı mı deniyorsun?&#8217;</p>
<p>Babası yüzünde hâlâ bir gülümseme yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve elinde bir defterle döndü.</p>
<p>Bu bir hatıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu.</p>
<p>Sevgiyle gülümseye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını söyledi.</p>
<p>&#8216;Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken yanı başımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu.</p>
<p>Oğlum tam 23 defa onun ne olduğunu sordu.</p>
<p>23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga olduğunu söyledim.</p>
<p>Rahatsız olmak mı? Hayır!</p>
<p>Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu.&#8217;</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>&#8216;Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi,</p>
<p>ana babanıza iyi davranmanızı kesin olarak emretti.</p>
<p> </p>
<p>Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa,</p>
<p> sakın onlara &#8216;öf&#8217; bile deme; onları azarlama;</p>
<p>onlara tatlı ve güzel söz söyle.&#8217;</p>
<p>(İsra, 23)</p>
<p> </p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/o-bir-karga-baba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DERDİM  VAR DİYE ÜZÜLME&#8230;..SENDEKİ DERDİ NİMET SAYANLAR DA VAR</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/derdim-var-diye-uzulmesendeki-derdi-nimet-sayanlar-da-var/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/derdim-var-diye-uzulmesendeki-derdi-nimet-sayanlar-da-var/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 13:16:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Ayakkabı]]></category>
		<category><![CDATA[ders çıkarmak]]></category>
		<category><![CDATA[kat]]></category>
		<category><![CDATA[sert]]></category>
		<category><![CDATA[yat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2190</guid>
		<description><![CDATA[SANMAKİ DERT SADECE SENDE VAR..  &#8216; SENDEKİ DERDİ NİMET SAYANLAR DA VAR..    demek ki neymiş :  derdimi dinledim, derdimden  iğrendim&#8230;  onun derdini gördüm, derdime imrendim&#8230;.  Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/derdim-var-diye-uzulmesendeki-derdi-nimet-sayanlar-da-var/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SANMAKİ DERT SADECE SENDE VAR..</strong> <br />
<img src="http://i27.tinypic.com/15rz2pk.jpg" border="0" alt="" width="428" height="377" />&#8216;<br />
<span id="more-2190"></span><br />
<img src="http://i32.tinypic.com/2ngwjur.jpg" border="0" alt="" width="430" height="377" /></p>
<p>SENDEKİ DERDİ NİMET SAYANLAR DA VAR..</p>
<p><img src="http://i27.tinypic.com/zl3ymd.jpg" border="0" alt="" width="432" height="377" /></p>
<p><img src="http://i29.tinypic.com/2ihnnm8.jpg" border="0" alt="" width="429" height="377" /></p>
<p><img src="http://i30.tinypic.com/2cny5ow.jpg" border="0" alt="" width="432" height="377" /><br />
  <br />
demek ki neymiş : <br />
derdimi dinledim, derdimden  iğrendim&#8230; <br />
onun derdini gördüm, derdime imrendim&#8230;. <br />
<strong>Ömür Dediğin Üç Gündür,<br />
Dün Geldi Geçti, Yarın Meçhuldür,<br />
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür,<br />
O Da Bugündür</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/derdim-var-diye-uzulmesendeki-derdi-nimet-sayanlar-da-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatımızı tersten yaşasaydık&#8230;..!</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/hayatimizi-tersten-yasasaydik/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/hayatimizi-tersten-yasasaydik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 11:24:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[Duvar yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[gülmekte lazım]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[tabut]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2056</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir. Şüphesiz ki hayatı tersten yaşamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu. Nasıl mı? &#62; &#62;&#62;&#62;- Camide uyanıyorsunuz. &#62; &#62;&#62;&#62;- Bir tahta sandık içersinde, herkes karşınızda saf durmuş,iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette. &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/hayatimizi-tersten-yasasaydik/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir.<br />
Şüphesiz ki hayatı tersten yaşamak daha güzel, hatta<br />
mükemmel olurdu.</p>
<p>Nasıl mı?<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Camide uyanıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Bir tahta sandık içersinde, herkes<br />
karşınızda saf durmuş,iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal<br />
edilmiş vaziyette.<span id="more-2056"></span><br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve<br />
ağırbaşlı olarak.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Torunlar hepsi hazır.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor,aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Ne güzel, hazır maaş, hazır ev&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Altmışlı yaşlara kadar her şey garanti,huzur içinde yaşıyorsunuz.<br />
- Sağlığınız gittikçe düzeliyor,kaslar güçleniyor,kuvvetleniyorsunuz.<br />
- Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün size hoşgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak yüksek bir maaş ile işe başlıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Herkes karşınızda elpençe divan&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Diğer hormonal aktiviteler artıyor,fevkalade&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Aman ne güzel günler başlıyor&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Derken bir gün patron size artik Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Bu arada Babanız ortaya çıkmış, &#8220;fazla çalıştın&#8221; diyor artık eve dön,işi bırak, okumaya başla, harçlığın benden olsun&#8230;&#8221;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Keyfe bakar mısınız?<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Ekmek elden, su gölden bir dönem başlıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Partiler, Diskotekler, Kızlarınerkeklerin sayısı artıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Derken Anne ve Babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor,araba kullanma derdi de yok artık&#8230;.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar,&#8221;evde otur, keyfine bak,oyuncaklarınla oyna&#8221; diyorlar&#8230;<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar,hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Derken Anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok,bir kordondan besleniyor, sıcacık, yumuşacık, gürültü ve patırtısız bir ortamda<br />
yaşıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.<br />
&gt; &gt;&gt;&gt;- Ve günün birinde müthiş bir olayla hayatınız bitiyor&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/hayatimizi-tersten-yasasaydik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8221;Kırmızı Gül Demet Demet&#8221;türküsünün hikayesi</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/kirmizi-gul-demet-demetturkusunun-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/kirmizi-gul-demet-demetturkusunun-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2008 11:15:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Ana]]></category>
		<category><![CDATA[balam]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[kervan]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı gül]]></category>
		<category><![CDATA[oğul]]></category>
		<category><![CDATA[türkü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1903</guid>
		<description><![CDATA[     Bu yanık türküyü dinleyenlerin hemen tamamı gözlerindeki buğulanmaya engel olamazlar ve bazılarıda göz yaşlarına boğulur.Gelin görünki,bu türkünün gerçekten acı bir hikayesi var.. Kırmızı gül demet demet, Sevda değil bir alamet, Balam nenni, yavrum nenni Gitti gelmez ol muhannet Şol revanda &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/kirmizi-gul-demet-demetturkusunun-hikayesi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>     Bu yanık türküyü dinleyenlerin hemen tamamı gözlerindeki buğulanmaya engel olamazlar ve bazılarıda göz yaşlarına boğulur.Gelin görünki,bu türkünün gerçekten acı bir hikayesi var..</p>
<p>Kırmızı gül demet demet,<br />
Sevda değil bir alamet,<br />
Balam nenni, yavrum nenni<br />
Gitti gelmez ol muhannet<br />
Şol revanda balam kaldı,<br />
Yavrum kaldı, balam nenni&#8230;<span id="more-1903"></span></p>
<p>Nenni ya! Nenni ki nenni!. Yavrum nenni! Bir demet kırmızı gülle<br />
gelen nenni!. Nasıl oluyor derseniz, türkünün dilini açmak gerek&#8230;<br />
Varıp sormak gerek türküye : &#8221;Ey türkü nedir bu demet demet kırmızı gül ve de nenni!. Yavrum nenni&#8230; Balam, nenni&#8221;. Bu demet demet gül hem de kırmızısından, sevgiliye duygu mu taşıyor? Neden kırmızı gül de kır papatyaları değil? Şöyle sarılı beyazlı, düz sarılı, öküz gözü gibi, kırdan toplanmış papatyalar değil de, demet demet kırmızı gül? Onların sevgi dili yok mu?. Onlar duygu simgesi gül kat&#8230; Ama bir tek!. Benim tek gülümsün, gönlümdeki yerin kır çiçekleri kadar engin, kır çiçekleri kadar zengin ve doğal, demiş olmazmısın? Ama senden iyisini bilecek değiliz ya!. Kırmızı gülü<br />
seçmişsin sen. Hem de demet demet&#8230;</p>
<p>Ha bir de &#8216;balam&#8217; meselesi var! Yavrum diyorsun&#8230; &#8216;Nenni&#8217; diyorsun &#8216;Gitti gelmez&#8217; diyorsun. Yoksa bir ananın balasına, yavrusuna çağrısı mı bu? Şol Revan&#8217;da kalan balası üstüne mi söylenmiş?. REVAN, bugünkü adıyla ERİVAN, yani günümüzde Ermenistan&#8217;ın başkenti&#8230; Türkümüze konu olan olayın geçtiği zaman ise, büyük olasılıkla 17. yüzyıl sonrası&#8230; Neden derseniz, REVAN Osmanlının önemli bir ticaret merkezi o zamanlar. Ama bir ara elden çıkmış, Safeviler işgal etmiş. yıl 1635. Dördüncü Murat ikiyüzellibin kişilik bir orduyla REVAN seferini düzenlemiş. Sekiz ay, yirmi dokuz günlük kuşatma sonunda, REVAN yeniden Osmanlı topraklarına katılmış. Eskisi gibi kervanlar gider gelir olmuş. Mal götürüp, mal getirmişler&#8230; Memet de gidip gelen kervancılardan birisi&#8230; Anasının da tek &#8216;balası&#8217;&#8230; Tek oğlu!. Erzurum yöresinde üç beş dönümlük tarlalarını ekip dikiyorlar&#8230; Yetiştirdikleri ürünü de kervana katıp, REVAN&#8217;da satıyor Memet&#8230; Memet de Memet hani&#8230; Karayağız bir delikanlı&#8230; Taşı tutsa, suyunu çıkaracak kadar güçlü. Bir de alışkanlığı var Memet&#8217;in. Her akşam tarla dönüşü, bahçelerden derlediği demet demet gülleri getiriyor anasına.. Anayla oğul arasında bir simge gibi kırmızı gül demeti&#8230; Sevgi saygı simgesi. Gülleri evinin duvarına asıp kurutuyor ana&#8230; Onlara baktıkça oğlunu görür gibi oluyor&#8230; Hele Memet kervandaysa. Gözü gönlü kırmızı gülün kurumuş, gazelleşmiş demetinde ananın. Rüyaları hep Memet üstüne&#8230; REVAN yollarını düşlüyor hep. Kimi zaman kara saplanmış görüyor kervanı. Kanter içinde uyanıyor. hayra yormaya çalışıyor. Kimi geceler de toza dumana katılmış kervanın, atının eşeğinin devesinin bir toz bulutu içinde kayboluşunu düşlüyor. Bir hortum, yutuyor kervanı. Koca kervan döne döne göğe çekiliyor. Geride ne bir at, ne de bir deve, ne de insan kalıyor. Memet&#8217;i arıyor gözleri. Kara yağız, kaytan bıyık Memet, ellerini uzatıyor anasına. &#8216;Tut ellerimi&#8217; diyor. Ama ne gezer. Anasının elleri boşlukta kalıyor. Sözün kısası Günü gelip de kervan REVAN&#8217;dan dönene kadar bu böyle sürüp gidiyor. Kervanın dönüşünü dört gözle bekliyor.</p>
<p>Bazen kışın yola saldığı oğlu yazın dönüyor .Bazen de tersi oluyor . Kervanın dönüşü, bayram gibi! Kimi kocasını, kimi yavuklusunu karşılıyor. Kimi analar da oğlunu. Sarılıp, ağlayanlar, sevinç gözyaşı dökenler. Yemen seferinden döner gibi. Gerçi savaş dönüşü değil ama; hastalığı sağlığı var&#8230; Karı var, ayazı var!. Bir de salgın hastalık söylentisi yayılmış. Veba hastalığı kırıp geçiriyor ortalığı. İlkin bir ateş sarıyor bünyeyi. kusma, iltihap, baş dönmesi. En sonunda da sayıklama. Artık kurtuluşu yok. Sayıklaya sayıklaya götürüyor insanı. En erken üç gün. En geç yedi Gün içinde başlıyor sayıklama&#8230; Kurduğu tüm dünya yok oluyor bir anda insanın. Sevgiliye özlem, alınan armağanlar. Söylenecek güzel sözler. &#8221;Sensiz olamam. Sen benim her şeyimsin. Güne seninle başlıyorum. Seninle bitiyor gecem. Zaman yitirmemek gerek demiştin. Oysa Günler Su gibi geçti. Ne bir ses; ne bir nefes. Düşlerdeki yerin hariç. Oysa seninle her şeye yeniden başlayacaktık. Öyle demiştik. &#8221;Yaşam o kadar kısa ki; hiç zaman yitirmek istemiyorum seninle olmak için&#8221;. Bunları sen söylemiştin. Sıcaklığın avuçlarımdaydı. Kuytu bir sokak arası mıydı?. Yoksa aşıklar yoluna girişte miydi? Bir tek gözlerin kalmış belleğimde. Bir de kuşların bitmeyen şakımaları. Ne de güzel batmıştı güneş. Alaca ışığın, alaca karanlığa dönüştüğü an. Akşam güneşinin, yavaş yavaş yok oluşu muydu güzel olan?. Yoksa alaca ışığın, alaca mutluluğa dönüştüğü an mıydı en güzeli. Bahar mı kokuyordu saçların. Yoksa gerçekten bahar Günleri miydi? İşte böyle sevgili. Ben şimdi senden uzak. Seni sayıklıyorum. Ellerini tutabilsem yeniden. Yüzüme dokunsa saç tellerin. Ama ne gezer!. Kuytulardan kaybolmayı severim demiştin. Aniden yok oluyorsun düşlerimden. Ellerim boşta kalıyor. Hem anamın hıçkırığı niye. Uzattığım ellerimi tutsa ya! Ateşler içindeyim. Bildiğim türküleri mırıldanıyorum; yokluğunuzda.</p>
<p>Gurbet elde baş yastığa gelende,<br />
Gayet yaman olur işi garibin,<br />
Gelen olmaz giden olmaz yanına,<br />
Bir çalıdır mezar taşı garibin.</p>
<p>Bir çalının dibine gömüyorlar Memet&#8217;i. Söylenecek sözleri, sevgiliye, anasına özlemiyle birlikte örtüyorlar üstünü. Kara Toprak alıyor bağrına. Gençmiş&#8230; Sevenleri varmış&#8230; Anası yavuklusu yol gözlüyormuş. Ecel bu! Kimini sele, kimini yele verir. Memet&#8217;i de Revan&#8217;da vebayla yakalıyor. Sayıklaya sayıklaya gidiyor Memet. Kucak dolusu kırmızı güller elinde kalıyor. Sevgiliye özlemi de dilinde!. Artık bir çalıdır mezar taşı Memet&#8217;in!. Bir tek Memet değil vebaya teslim olan. Kervanın çoğu kırılıyor. Sahipsiz mezar oluyor Revan &#8216; da. Kalanlar perişan. Utangaç. Yaşıyor olmaktan utanıyorlar sanki&#8230; Sanki ölenlerin sorumlusu ölmeyenlermiş gibi&#8230; ağır ağır Erzurum&#8217;a giriyor kervan. Analar, bacılar, sevgililer, oğullar, eşler&#8230; Meraklı gözlerle karşılıyor kervanı. Aradığını bulan sarmaş dolaş. Gözyaşları hıçkırıklara karışıyor. Aradığını bulamayanlar, ilk rastladığına soruyor. &#8221;Oğlum Memet&#8217;im nerede. Birlikte çıktınız kervana. Nerede kaldı&#8221;. Sen sen ol da gel yanıtla. &#8220;İlkin kusma başladı. Sonra da bir ateş. En son sayıklama başladı. Tüm sevdiklerini bir bir sıraladı. Titreye titreye sayıkladı. Yedi gün dayandı Memet. Sonra&#8230; Sonra bir çalının dibine gömdük onu&#8221;. Gel de söyle bunu. Söyleyebil!. Hem de anasına&#8230; O ana deli olup dağlara düşmez mi?. Avuçlarını göğe açıp ol tabipten medet dilemez mi?. Kırmızı gülden merhemlik istemez mi?. Karayağızın güzeli oğlunu, canından parçayı alıp götüren ölüme, ilenmez mi? Ölümün hepsi kötü. Ana, baba, anneanne, dede. Hepsi kötü. Dün var olan&#8230; Soluyan, nefes alan; nefes veren. Bir anda yok artık. Yerinde yeller esiyor. Şekli şemali, son sözleri, yavaş yavaş yok oluyor. Belleklerden siliniyor. Yaşlı ölümü neyse ne! &#8221;Öldü de kurtuldu&#8221; diyor insan. Ya gencecik ölümler. Muradı gözünde gidenler. Anadır, alıyor veriyor. veriyor alıyor. Oluru yok. Diline kırmızı gülleri doluyor. Ol tabipten medet diliyor. Olmuyor. Ver elini dağ yolları. Dilinde türküsü. Gönlünde oğlunun hayali. Deli olup dağlara düşüyor. O&#8217;nu son görenler elinde bir demet kırmızı gül, dilinde &#8221;Kırmızı gül demet demet. Sevda değil bir alamet Şol Revan&#8217;da balam kaldı. Yavrum kaldı&#8221;&#8230; diye diye haykırdığını söylediler.</p>
<p>Kırmızı gül demet demet<br />
Sevda değil, bir alamet<br />
Balam nenni, yavrum nenni,<br />
Gitti gelmez ol muhannet,<br />
Şol Revan&#8217;da balam kaldı,<br />
Yavrum kaldı,<br />
Balam nenni,</p>
<p>Kırmızı gül her dem olmaz,<br />
Yaralara merhem olmaz<br />
Balam nenni,<br />
Yavrum nenni,</p>
<p>Ol tabipten derman gelmez<br />
Şol Revan &#8216; da balam kaldı,<br />
Yavrum kaldı,<br />
Balam nenni.</p>
<p>Kırmızı gülün hazanı,<br />
Ağaçlar döker gazalı,<br />
Karayağızın güzeli<br />
Şol Revan &#8216; da balam kaldı,<br />
Yavrum kaldı,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/kirmizi-gul-demet-demetturkusunun-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baba Oğul Hikayesi(kamyon ve sonrası)</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/baba-ogul-hikayesikamyon-ve-sonrasi/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/baba-ogul-hikayesikamyon-ve-sonrasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2008 11:00:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[bandaj]]></category>
		<category><![CDATA[doktor]]></category>
		<category><![CDATA[hastahane]]></category>
		<category><![CDATA[kamyon]]></category>
		<category><![CDATA[kikaye]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[parmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1902</guid>
		<description><![CDATA[          Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşindaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüs. Hemen oğlunun yanına koşmus ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamıs. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüs. Doktor, çocuğun kırılan &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/baba-ogul-hikayesikamyon-ve-sonrasi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>          Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşindaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüs. Hemen oğlunun yanına koşmus ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamıs. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüs. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve <span id="more-1902"></span>çocuğun iki elinin parmaklarini kesmek zorunda kalmış.Çocuk Ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında,bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle,<br />
&#8220;Babacıgım,kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.&#8221; demiş ve sonra babasına, şu soruyu sormuş:<br />
&#8220;<strong>Parmaklarim ne zaman yeniden çikacak</strong>?&#8221; Baba suskun kalmış,söyleyecek bir şey bulamamış&#8230; Babasi eve dönmüs<br />
ve hayatına son vermiş&#8230;Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladigini işittiginizde bu öyküyü hatirlayin. Çok sevdiğiniz birine karşi sabrınızı yitirdiğinizi anladiğınızda,önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle<br />
performansi arasindaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler ,insanı sonsuza kadar rahatsız eder.<br />
Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/baba-ogul-hikayesikamyon-ve-sonrasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trafik Cezası (gerçek hikaye) Hikayesi</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/trafik-cezasi-gercek-hikaye-hikayesi/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/trafik-cezasi-gercek-hikaye-hikayesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2008 10:41:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı hız]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[ev]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[hız]]></category>
		<category><![CDATA[kız]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Kazası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1901</guid>
		<description><![CDATA[Deniz yavaşlamadan önceTakometreye baktı: Hız limitinin 90km olduğu yerde 110km ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa Polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi? Deniz Arabasını sağa çekti.&#8221;İnşAllah şu anda yanımızdan daha hızlı bir Araba &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/trafik-cezasi-gercek-hikaye-hikayesi/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deniz yavaşlamadan önceTakometreye baktı: Hız limitinin<br />
90km olduğu yerde 110km ile gidiyordu ve son dört ay<br />
içerisinde dördüncü defa Polis tarafından durduruluyordu. Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi? Deniz Arabasını sağa çekti.&#8221;İnşAllah şu anda<br />
yanımızdan daha hızlı bir Araba geçer&#8221; diye düşünüyordu. Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi. Ali? Bu Polis camiden tanıdığı Ali değil mi? Deniz iyice<br />
arabasının koltuğuna sindi. Bu durum bir cezadan daha kötüydü. camiden tanıdığı bir Polis, hemde hızlı gidip,<span id="more-1901"></span><br />
trafik kurallarını ihlal ettiği için.iyi Günler Ali Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç&#8221;<br />
&#8220;iyigünler Deniz&#8221; Ali gülümsemiyordu.<br />
&#8220;Beni; Eşimi ve çocuklarımı görmen için eve giderken yakaladın&#8221;<br />
&#8220;Evet öyle&#8221;<br />
Ali umursamaz görünüyordu.<br />
&#8220;Son günler eve hep çok geç geldim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi. Ayrıca zeliha bana bu akşam mantı içli köfte ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyormusun?&#8221;<br />
&#8220;Evet ne demek istediğini anlıyorum.Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum.&#8221;<br />
diye cevapladı Ali.<br />
&#8220;Eyvah! Bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli&#8221;diye düşündü Deniz<br />
&#8220;Beni kaç ile giderken yakaladın?&#8221;<br />
&#8220;110. Lütfen arabana girer misin?&#8221; dedi ALİ.<br />
&#8220;Ah Ali, bekle bir Dakika lütfen. Seni gördüğüm anda,Takometreye baktım.Sadece 85 km ile gidiyordum.&#8221;<br />
&#8220;Lütfen Deniz, arabana gir&#8221; diye üsteledi Ali,Deniz, canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi, kapıyı çarparak kapattı.Ali, not defterine bir şeyler yazıyordu.<br />
&#8220;Ali niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatımı istemiyor ki&#8221; diye düşündü Deniz, Ne olursa olsun, bundan sonra camide de bu adamın yanına oturmaktansa, birkaç Gün Deniz camiye gitmeyecekti.<br />
Ali kapıyı tıklatıyordu. Deniz arabasının penceresini 5 cm kadar açtı. Ali Deniz&#8217;e bir Kağıt verdi ve gitti.&#8221;Ceza değil bu&#8221; diye kendi kendine söylendi Deniz. Bir anda sevinmişti. Bu bir yazıydı ve kağıtta şunlar yazıyordu:<br />
&#8220;Sevgili Deniz, benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok<br />
hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü. Bu<br />
kazadan dolayı, adam cezalandırıldı. 3 yıl hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp, öpüp, onları tekrar koklayabildi. ama ben öpebilmek için, cennete gidinceye<br />
kadar beklemem gerekiyor. Bin defa adamı affetmeye çalıştım Bin kerede başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır,ama hala kızımı düşünüyorum.Lütfen benim için dua et ve dikkat et Deniz, tek bir oğlum kaldı..<br />
&#8220;Deniz 15 dakika kadar bir süre yerinden kıpırdayamadı.Daha sonra kendine gelip, yavaş yavaş evine gitti.Evine varınca, çocuklarına ve eşine sıkıca sarıldı.Hayat çok değerli, sürekli dikkat et.Dikkatli araba kullan ve başkalarının hakkına saygı göster. Hiçbir zaman unutma,istediğin kadar araba satın<br />
alabilirsin, AMA İNSAN HAYATINI ASLA&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/trafik-cezasi-gercek-hikaye-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/1821/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/1821/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Oct 2008 21:20:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma hayatı ip uçları]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Çöp]]></category>
		<category><![CDATA[kızgınlık]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri]]></category>
		<category><![CDATA[öfke]]></category>
		<category><![CDATA[şöför]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[taksi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1821</guid>
		<description><![CDATA[       Bir taksi sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önüne çıkar..Taksi şoförü sert bir şekilde frene basar, kayarak ve diğer arabaya çarpmaktan milim farkıyla kurtulur. Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya ve küfreder. &#8230; <a href="http://www.enginkahveci.com/1821/">Okumaya devam et <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>       Bir taksi sağ şeritte yol alırken siyah bir araba park ettiği yerden aniden yola, önüne çıkar..Taksi şoförü sert bir şekilde frene basar, kayarak ve diğer arabaya çarpmaktan milim farkıyla kurtulur.</p>
<p>Diğer arabanın sürücüsü camdan başını çıkartıp bağırmaya ve küfreder.</p>
<p>Taksi şoförü ona gülümser ve içten bir şekilde el sallar. Ve<span id="more-1821"></span> gerçekten çok hoş davranır.</p>
<p>Müşteri bu durum karşısında şaşırır ve sorar: &#8216;Neden bunu yaptığınız? Adam neredeyse arabanızı mahvedip ikimizi de hastaneye gönderecekti.&#8217; Taksi şoförü,pek çok insanın çöp kamyonu gibi olduğunu söyler.</p>
<p>Şoför,&#8221; her tarafta çöp dolu olarak dolanıyorlar; kızgınlık, öfke ve hayal kırıklığı dolular. Çöpleri biriktikçe onu bırakacak bir yere ihtiyaç duyuyorlar ve bazen sizin üzerinize bırakabilirler.</p>
<p>Kişisel almayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü alıp işyerinize, evinize veya sokaktaki diğer insanlara dağıtmayın.&#8221;</p>
<p>İşin ana fikri şu ki, başarılı insanlar çöp kamyonlarının günlerini mahvetmesine ve ellerine geçirmesine izin vermezler. Hayat sabahları pişmanlıklarla uyanmak için çok kısa, dolayısıyla size iyi davranan insanları sevin, iyi davranmayanlar için dua edin.&#8217;</p>
<p>Yüzünü güneşe dönen insan gölge görmez&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/1821/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞÜKRETMEYİ BİLMEK ADINA&#8230;</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/sukretmeyi-bilmek-adina/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/sukretmeyi-bilmek-adina/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 13:44:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[dini bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dramatik gerçek öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[AÇLIK]]></category>
		<category><![CDATA[dert]]></category>
		<category><![CDATA[İBRETLİK RESİMLER]]></category>
		<category><![CDATA[resim]]></category>
		<category><![CDATA[ŞÜKÜR]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1200</guid>
		<description><![CDATA[ŞÜKRETMEYİ BİLMEK ADINA  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ŞÜKRETMEYİ BİLMEK ADINA</strong></p>
<p><img src="http://img118.imageshack.us/img118/5663/1ek6.jpg" border="0" alt="" width="462" height="320" /><span id="more-1200"></span></p>
<p><img src="http://img47.imageshack.us/img47/7021/2zc3.jpg" border="0" alt="" width="460" height="382" /></p>
<p><img src="http://img127.imageshack.us/img127/9798/3gr2.jpg" border="0" alt="" width="462" height="399" /></p>
<p><img src="http://img115.imageshack.us/img115/6364/4dm3.jpg" border="0" alt="" width="465" height="392" /></p>
<p><img src="http://img128.imageshack.us/img128/7717/5fw6.jpg" border="0" alt="" width="470" height="403" /></p>
<p><img src="http://img109.imageshack.us/img109/4885/6zc2.jpg" border="0" alt="" width="470" height="400" /></p>
<p><img src="http://img47.imageshack.us/img47/1999/7fi8.jpg" border="0" alt="" width="472" height="400" /></p>
<p><img src="http://img47.imageshack.us/img47/7307/8uf2.jpg" border="0" alt="" width="473" height="400" /></p>
<p><img src="http://img103.imageshack.us/img103/768/9gd6.jpg" border="0" alt="" width="474" height="399" /></p>
<p><img src="http://img103.imageshack.us/img103/3156/10ps5.jpg" border="0" alt="" width="476" height="393" /></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/sukretmeyi-bilmek-adina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://www.enginkahveci.com/wp-content/uploads/2008/07/yusuf-islam-allahu.mp3" length="1564350" type="audio/mpeg" />
		</item>
	</channel>
</rss>

