<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Engin Kahveci &#187; deneme yazıları</title>
	<atom:link href="http://www.enginkahveci.com/category/deneme-yazilari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.enginkahveci.com</link>
	<description>Trafik ve Direksiyon Eğitimi Merkezi (TRDEM)</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 09:49:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>MİLLİ UYANIŞ: YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/milli-uyanis-yurdumuzun-isgaline-tepkiler/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/milli-uyanis-yurdumuzun-isgaline-tepkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 11:08:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Duvar yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Ödevler]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[kurtuluş savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>
		<category><![CDATA[ya istklal ya ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[yararlı cemiyetler]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı cemiyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2372</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİ UYANIŞ: YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER       Osmanlı Devleti 1.Dünya savaşına girmiş ve bir çok cephede savaşmıştır.Katıldığı bu savaşların en önemliside Çanakkale Savaşıdır. Osmanlı Devleti 1.Dünya savaşında Almanya&#8217;nın liderlik yaptığı blokun(İttifak grubu) yanında yer almıştırAncak savaşı İttifak Grubu kaybetmiştir. Almanya yenilinince Osmanlı Devletide yenilgiyi kabul etmek zorunda kalmıştır.Yenen İtilaf grubu devletleri yendikleri devletlerle çok ağır şartları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MİLLİ UYANIŞ: YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER</p>
<p>     <img src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:FsGol2vHhcVRVM:http://www.vatanbir.org/rsm/kurtulus-savasi-muzesine-buyuk-ilgi-1233663985.jpg" alt="" /> <img src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:pKze-KuBUyqD_M:http://www.harikaresim.net/data/media/404/kurtulus_savasi_ve_askerlerimiz.jpg" alt="" />Osmanlı Devleti 1.Dünya savaşına girmiş ve bir çok cephede savaşmıştır.Katıldığı bu savaşların en önemliside Çanakkale Savaşıdır.<br />
Osmanlı Devleti 1.Dünya savaşında Almanya&#8217;nın liderlik yaptığı blokun(İttifak grubu) yanında yer almıştırAncak savaşı İttifak Grubu kaybetmiştir.<br />
Almanya yenilinince Osmanlı Devletide yenilgiyi kabul etmek zorunda kalmıştır.Yenen İtilaf grubu devletleri yendikleri devletlerle çok ağır şartları olan<br />
antlaşmaları kabul ettirmişlerdir.<span id="more-2372"></span> Osmanlı Devletine&#8217;de  30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes antlaşmasını kabul ettirmişlerdir.Osm.Dev.ti bu ağır şartları olan<br />
Ateşkes antlaşmasını özellikle &#8221;  Osmanlı ordusunun savaşacak gücünün kalmaması ve büyük kayıplar vermesi &#8221; nedeniyle kabul etmiştir.<br />
      <img src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:_OoQciBnaSmk1M:http://www.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/eklenti//p2.jpg" alt="" />  <img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:Esljj6-OKVz2lM:http://img300.imageshack.us/img300/8218/49510781kg6.jpg" alt="" /><br />
     25 maddeden oluşan Mondros Ateşkes antlaşmasının en önemli maddeleri şunlardır;Boğazlar İtilaf Devletleri’nin işgaline girecek.<br />
   Boğazlar İtilaf Devletleri’nin işgaline girecek.<br />
   Osmanlı ordusu terhis edilecek.<br />
   Osmanlı donanması İtilaf Devletleri’nin gözetiminde olacak.<br />
   Osmanlı’nın haberleşme araç-gereçleri İtilaf Devletleri’nin denetimine bırakılacak.<br />
   Toros Tünelleri İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecek.<br />
   İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durumun doğması halinde herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecek(işgallere olanak sağlayan 7.madde).<br />
   Doğu Anadolu’daki 6 ilde (Sivas, Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır ve Harput) karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu illerin herhangi bir kısmını işgal edebilecek (24. madde, Doğu Anadolu’da Ermeni devleti kurma amaçlarının göstergesi).</p>
<p>    Antlaşmanın Önemi:<br />
•   İtilaf Devletleri, Osmanlı ordusunu terhis ederek yapılacak işgallerde herhangi bir direnişle karşılaşılmamasını hedeflemiştir.<br />
•   Haberleşme ve ulaşım araçlarına el konulmasıyla işgallere karşı direniş gösterenlerin yardımlaşmaları engellenmeye çalışılmıştır.<br />
•   Boğazların açılmasıyla İstanbul’un güvenliği tehlikeye girmiştir.</p>
<p>   Antlaşmanın Sonuçları:<br />
1.   Ateşkes koşulları kayıtsız şartsız teslimiyeti öngörüyordu ( Bu da Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiğini gösterir.).<br />
2.   Ateşkes imzalandıktan sonra ilk işgaller başlamıştır:<br />
  <br />
•   İngilizler  Musul, Urfa, Antep, Maraş, Merzifon, Batum<br />
•   Fransızlar  Adana, Dörtyol, Mersin, Toros tünelleri, Afyon istasyonu<br />
•   İtalyanlar  Antalya, Konya, Fethiye, Bodrum, Marmaris, Burdur<br />
•   İtilaf Devletleri Donanmaları  Boğazları<br />
3.     Antlaşmanın uygulamasında ortaya çıkan sorunlardan dolayı Ahmet İzzet Paşa hükümeti istifa etmiş, Tevfik Paşa yerine gelmiştir.<br />
4.     21 Aralık 1918’de Osmanlı Mebusan Meclisi kapatılmıştır.<br />
     <br />
         İZMİR’İN İŞGALİ</p>
<p>     Görüldüğü üzere bu ateşkes antlaşması Osm.Dev.ni işgal anlamına gelmiştir.<br />
Daha sonra Paris Barış Görüşmelerinde ( 18 Ocak1919) Osmanlı Devletine Sevr Antlaşmasını imzalatmışlardır.( 10 Ağustos 1920 )<br />
Ki ,Sevr Antlaşması ile Osm. Dev.ni ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. Kısa süre sonra bir çok ilimiz işgal edilmeye başlanmıştır.<br />
   <br />
Bu işgalleri en önemliside İzmir&#8217;in işgalidir. (15 MAYIS 1919 ) İzmir halkı Yunan işgalini önleyebilmek için bazı örgütler kurmuştur.<br />
Gazeteler ve toplantılar yoluyla işgal engellenmeye çalışılmış ancak tüm bunlara rağmen İngiliz ve Fransız donanmalarının komutasındaki Yunan ordusu,<br />
İngiltere’nin çıkarlarını korumak amacıyla 15 Mayıs 1919’da İzmir’i işgal etmiştir ve Rumlar Yunan askerlerini sevgi gösterileriyle karşılamışlardır. <br />
Yunan birliği Konak meydanına geldiğinde Hasan Tahsin adıyla tanınan gazeteciye ilk kurşun atılmış, 2000 kadar Türk, Yunan askerlerince öldürülmüştür.<br />
     İzmir&#8217;in işgaledilişi önemli sonuçlar doğurmuştur.Bunlar;<br />
•      İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali Kuva-yı Milliye’nin doğmasını sağlamıştır.<br />
•      Ülkenin değişik yerlerinde protesto gösterileri ve mitingleri düzenlenmiştir.<br />
•      İzmir’in işgal edilmesi tehlikenin ne kadar büyük ve yakın olduğunu göstermiş, Kurtuluş Savaşı’nın başlamasını hızlandırmıştır.<br />
•      İstanbul Hükümeti’nin İzmir’in işgaline tepkisiz kalması,  halkın Milli Mücadele’de yararlı cemiyetlerin ve Mustafa Kemal’in etrafında toplanmasına ortam hazırlamıştır.</p>
<p>      Gelişen bu olaylar Türk halkını Vatanın                                                                      <img src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:WW2AXKTnAQR90M:http://img377.imageshack.us/img377/1314/buyuktaarruzpanoramasi1lj2.jpg" alt="Tam boyutlu görseli göster" width="150" height="93" />  <img src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:7RvQuH_APyt8SM:http://4.bp.blogspot.com/_GDU_gr59ilA/SL_rpXEZ8XI/AAAAAAAAAWs/ZYH6htcWANg/S1600-R/kurtulus%252520savasi%252520ataturk%252520resimleri.jpg" alt="" />         .</p>
<p>Gelişen bu olaylar Türk Halkının Vatanın varlığı, birliği konusunda tek yumruk tek bilek haline getirmiştir.<br />
Mustafa Kemal Atatürkün liderliğinde milletin uyanışı anlam bulacak ve &#8221;Ya istiklal ya ölüm&#8221; parolasıyla      Kurtuluş Savaşı başarıya ulaşacaktır.<br />
  </p>
<p><img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:sco3IhoGD2WSiM:http://www.sosyalbilgilerci.com/wp-content/uploads/2008/11/9187kurtulus_savasi_kadinlari.jpg" alt="Tam boyutlu görseli göster" /><img src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:LC8bY39FokvrQM:http://www.meb.gov.tr/belirligunler/ataturk/foto/006/Resimler/3c21b.jpg" alt="Tam boyutlu görseli göster" /></p>
<p> <br />
  Ancak ,ülkenin bu zor durumundan yaralanmak isteyen ve bizim topraklarımızda yaşayan azınlıklar ve art niyetli kişiler<br />
Kurtuluş Savaşını başarısız kılmak için düşmanlarla işbirliğine girmişler ve bazı cemiyetler kurmuşlardır.<br />
Bunlara Zararlı Cemiyetler denilmektedir.Bunların en önemlileri;<br />
 1.   Mavri Mira Cemiyeti:<br />
 2.   Pontus Rum Cemiyeti:<br />
 3.   Hınçak- Taşnak Cemiyeti:<br />
 4.   Etnik-i Eterya Cemiyeti:<br />
 5.   Hürriyet ve İtilaf Cemiyeti:<br />
 6.   Teali İslam Cemiyeti:<br />
 7.Kürt Teali Cemiyeti:<br />
 8.İngiliz Muhipler Cemiyeti:</p>
<p> Bu Zararlı Cemiyetlere karşıda Türk halkı Yararlı cemiyetleri kurmuşlar ve kuruldukları bölgelerde çalışamalara başlamışlardır.<br />
 Yararlı cemiyetler şunlardır;<br />
1-   Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti<br />
2-   İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti<br />
3-   Reddi İlhak Cemiyeti<br />
4-   Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti<br />
5-   Kilikyalılar Cemiyeti<br />
6-   Milli Kongre Cemiyeti<br />
7-   Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti<br />
Tüm bu yararlı cemiyetler daha sonra  Sivas Kongresi’nde ulusal bütünlüğün sağlanması amacıyla birleştirilmiş, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adını almıştır.<br />
        Halkımızın bu istek ve gayretleri M.Kemal ve arkadaşları tarafından iyi bir şekilde organize edilmiş ve Milli Mücadele başlatılmıştır.<br />
Mustafa Kemal Vatanın kurtuluşu için ilk adım olarak Samsuna&#8217; gitmiş ardından Amasya genelgesini yayınlayarak tüm halkımıza birlik beraberlik ve mücadele etmenin gereğni anlatmıştır.<br />
Daha sonra Erzurum ve Sivas Kongrelerini gerçekleştirmiştir.<br />
Bu önemli adımların yanısıra düzenli ordunun kurulmasını sağlayarak batı doğu ve güney caphalerinde Türk ordusunu zafere ulaştırmıştır.<br />
Türk Ordusunun bu zaferlere ulaşmasında büyük rolü olan Maraş,Antep ve Urfa haklı olarak kahraman,Gazi,va şanlı ünvanları verilmiştir.<br />
Yine Kemal Atatürk, Millet Meclisinin kurulmasını ve açılmasını sağlamıştır.Yani hem siyasi hem toplumsal hemde askeri alanda<br />
dehasını göstermiş ve milletimizi başarıya ulaştırmıştır.&#8221;Geldikleri gibi giderler&#8221; sözü gerçekleşmiş ve Türk Milleti bağımsızlığını<br />
çok kötü şartlara rağmen önderi Mustafa Kemel liderliğinde kazanmıştır.<br />
Yani türk Milleti,Mondros Ateşkes Antlaşmasınada Sevr Antlaşmasınada buyun eğmemiş<br />
yaşlısıyla genciyle,erkeği-kadınıyla baltayla kazmayla kürekle vede içindeki inançla &#8221;YA İSTKLAL YA ÖLÜM&#8221; haykırışıyla<br />
bir destan yazmış vede Kurtuluş Savaşını başarmıştır.<br />
 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/milli-uyanis-yurdumuzun-isgaline-tepkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇOCUKLUĞUMUZDA………….</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/cocuklugumuzda%e2%80%a6%e2%80%a6%e2%80%a6%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/cocuklugumuzda%e2%80%a6%e2%80%a6%e2%80%a6%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 10:23:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[Duvar yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan güzel öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hali]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk]]></category>
		<category><![CDATA[eski yaşantı]]></category>
		<category><![CDATA[ev hali]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2373</guid>
		<description><![CDATA[Sitemizin değerli yorumcusu&#8221;maylasa&#8221;nın göndermiş olduğu bu güzel yazıyı sizinle paylaşırken kendisinede teşekkür ediyorum. ÇOCUKLUĞUMUZDA…………. Bizim çocukluğumda Annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki….. En büyük eğlencemiz sokaklarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p id="comment-957" class="alt "><cite><strong>Sitemizin değerli yorumcusu&#8221;maylasa&#8221;nın göndermiş olduğu bu güzel yazıyı sizinle paylaşırken kendisinede teşekkür ediyorum.</strong></cite></p>
<p class="alt "><strong>ÇOCUKLUĞUMUZDA………….</strong></p>
<p class="alt ">Bizim çocukluğumda Annelerimiz çalışmazdı.<br />
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.<br />
Hatta Babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.<br />
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki…..</p>
<p class="alt ">En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.<br />
Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.<br />
Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.<br />
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.<span id="more-2373"></span><br />
Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi.<br />
Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.<br />
Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek<br />
arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.<br />
Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik.<br />
Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.<br />
Kısacacı evine gidip gelen ( …ki ; sadece çişi gelen giderdi evine ) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.<br />
Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.<br />
Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.</p>
<p class="alt ">Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.<br />
Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.<br />
Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi…. Polisler gelmezdi<br />
kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.<br />
Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir<br />
bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan<br />
çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.<br />
Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.<br />
Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.<br />
Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı<br />
alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.</p>
<p class="alt ">Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.<br />
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,<br />
temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.<br />
Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.<br />
Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruş<br />
hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.<br />
Evlerimiz var, içinde yaşayan yok. Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.<br />
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl<br />
vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…<br />
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..</p>
<p class="alt ">Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye<br />
hatırını soran çocuklarımız yok oldu.<br />
Ben kapılarında ‘ vale ‘ lerin, ‘ bady ‘ lerin beklediği yerlerden hep<br />
korkmuş çekinmişimdir.<br />
Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği<br />
arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.<br />
Benim değildir bu kültür.<br />
Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.<br />
Nedir bunlar?<br />
Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.<br />
Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.<br />
İyi de neden böyle olduk ?<br />
Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi…….</p>
<p class="alt ">‘Her toplum hakettiği gibi yönetilir” derler ya, hakettiği gibi de yaşar diyelim mi ? selamlar üstad</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/cocuklugumuzda%e2%80%a6%e2%80%a6%e2%80%a6%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Viraj Nasıl Dönülür?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/viraj-nasil-donulur/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/viraj-nasil-donulur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 23:44:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İlk yardım dersi]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[fren]]></category>
		<category><![CDATA[gaz]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[tafik]]></category>
		<category><![CDATA[Viraj Nasıl Dönülür?]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2342</guid>
		<description><![CDATA[Bazen bir yerlerde anlatılır.Veya haber bültenlerinde &#8221;Otobüs  virajı alamadı dereye uçtu..5 kişi öldü 12 kişi yaralandı&#8221;Bu tür kazalarda sürücü tamamen suçludur.Çünkü aşağıda özelliklerini belirteceğimiz bilgiye sahip olsaydı bu kaza ortaya çıkmazdı.Sürücü en ağır bir cezaya çarptırılmalı.Öyle hafifletici sebepler falan uygulanmamalı diye düşünüyorum. Bence bu sürücü Trafik teröristi diye tanımlanmalı ve öyle yargılanmalıdır. Toplumda bu sürücüyü hoş görmemeli,kınamalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen bir yerlerde anlatılır.Veya haber bültenlerinde <strong>&#8221;Otobüs</strong> <strong> virajı alamadı dereye uçtu..5 kişi öldü 12 kişi yaralandı&#8221;</strong>Bu tür kazalarda sürücü tamamen suçludur.Çünkü aşağıda özelliklerini belirteceğimiz bilgiye sahip olsaydı bu kaza ortaya çıkmazdı.Sürücü en ağır bir cezaya çarptırılmalı.Öyle hafifletici sebepler falan uygulanmamalı diye düşünüyorum. Bence bu sürücü <strong>Trafik teröristi</strong> diye tanımlanmalı ve öyle yargılanmalıdır.</p>
<p>Toplumda bu sürücüyü hoş görmemeli,kınamalı ve ayıplamalıdır<span id="more-2342"></span>.(Bazen, bazı sürücüler böyle bir olayı yaşadığını etrafına anlatırken  maalesef ki,dinleyenler  hiç bir olumsuz tepki vermiyorlar adeta onu alkışlar tavır sergiliyorlar. Bunu yapmamalıdırlar.Mutlaka  bir şekilde kınamalıdırlar.)</p>
<p><strong>Viraj Nasıl Dönülür?</strong></p>
<p>       Yolda ilerlerken ,virajlı yerlere geldiğimizi bize belirten Trafik işaret levhaları görürüz.Bu levhalar bize ileride tehlike olduğunu belirtmektedir.Tehlikeli bir yol kesimine yaklaştığımızı bildiren bu levhaları görmemezliğe gelemeyiz. Yada bu levhanın verdiği mesajı doğru algılamalı ve gereğini hemen yapmalıyız.Gereği nedir:<br />
<strong>1-</strong> Öncelikle hızımızı düşürmeliyiz.Ayağımızı gaz pedalından çekmeli ve frene artarak baskı yaptığınızda hız kontrol edilebilir seviyeye düşer.(Bu arada vitesimizide küçültmüş olmalıyız)</p>
<p><strong>2-</strong>Virajlı yerlere girerken gündüz klakson gece ise selektör yaparak varlığımızı belli etmeliyiz.<br />
<strong>3-</strong>Viajın tam ortasına geldiğimizde hafifce gaz vererek virajı tamamlamış ve bu tehlikeli yeri güvenli geçmiş oluruz.<br />
<strong>4-</strong>Virajı sağa veya sola dönerken diye değerlendirmek diye bir şey yok.Her ikisinde de aynı uygulama yaplır. Her ikisi de aynıdır.<br />
<strong>5-</strong>Fizik kuralı gereği aracın mevcut ağırlığı hızımız oranda ağırlık transferi yaşayacaktır. İşte bu fizik kuralının bizi en az etkilemesinin,yada aracımızı kontrolden çıkarmamasının yolu viraja girerken hızımızı aşağıya çekmeliyiz.Hızımız düşükse bu fizik kuralına karşı gelmemiz daha kolay olcaktır.Yani aracınız savrulmayacaktır.<br />
<strong>6-</strong>Virajlı yerlerde araç sollanmayacağınıda unutmamalıyız. Zaten dikkat ederseniz yerdeki yol çizgileride(Devamlı ,düz çizgi)bunu yapmamanızı yasaklamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/viraj-nasil-donulur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyi bir sürücünün  frenleri nasıl kullanması gerekir?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/iyi-bir-surucunun-frenleri-nasil-kullanmasi-gerekir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/iyi-bir-surucunun-frenleri-nasil-kullanmasi-gerekir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 11:27:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İlk yardım dersi]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[feren]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli sürüş teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[iyi sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[tarafik]]></category>
		<category><![CDATA[Usta sürücü]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2217</guid>
		<description><![CDATA[          İyi bir sürücü freni en az kullanan sürücüdür. Etrafınızda sürekli frene basan ve sürekli klakson çalan bir sürücü varsa bilinki o iyi bir sürücü değildir.Bir anlamda cahil sürücüdür. Güvenli bir sürüş için bence frene mümkün olduğunca az basılmalı. Bu ne anlama geliyor? Trafik kurallarına uygun araç kullandığınız zaman frene sık sık basma ihtiyacı hissetmezsiniz. Şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="decrypt_header_underline">
<div id="decrypt_body">
<p>          İyi bir sürücü freni en az kullanan sürücüdür. Etrafınızda sürekli frene basan ve sürekli klakson çalan bir sürücü varsa bilinki o iyi bir sürücü değildir.Bir anlamda cahil sürücüdür. Güvenli bir sürüş için bence frene mümkün olduğunca az basılmalı. Bu ne anlama geliyor?</p>
<p>Trafik kurallarına uygun araç kullandığınız zaman frene sık sık basma ihtiyacı hissetmezsiniz. Şu da unutulmamalı ki fren sistemi aracı durdurmaya değil yavaşlatmaya yarayan bir sistemdir. Bu nedenle hızımızı doğru ayarlamalıyız.(Hızımızı yol,hava,görüş mesafesi ve aracımızın teknik şartlarına göre ayarlamalıyız.Ayrıca çok sevinçli ve çok sinirli,üzgün hallarimizde iyi araç sürmemize engel teşkil ettiğini bilmeliyiz.)<span id="more-2217"></span></p>
<p>Sürücüler frene bastıkları anda durabileceklerini düşünüyor. Böyle bir şey kesinlikle yok.<strong>Fren aracı durdurmaz, fren aracı yavaşlatır.</strong> Bunu hiç bir zaman unutmamalıyız. Çünkü frene bastığımız zaman aracın üzerindeki yatay ağarlık transferi sizin daha ileri gitmenize yardımcı olacaktır. Hatta sizi oraya doğru yönlendirecektir.</p>
<p><strong>Frene basmaya ihtiyaç kalmasın</strong></p>
<p>Aracınızı uygun olan hızda kullanırsanız frene basma ihtiyacınız pek olmaz.Bir başka deyişle kurallara uygun araç sürrerseniz frene pek gereksinimiz olmaz.90 km hızla giden bir otomobilde 72 metrede durabiliyor, bu 120 km hızla giderken 150 metrede durabileceğiniz anlamına gelmez. Mutlaka katlamalar olacaktır.(Yol yapısı,ıslaklık,lastiklein diş kalınlığı ve lastiklerin yapısı mesafenin uzamasında etkendir.)</p>
<p>Frene bastığımızda bilmelisiniz ki aracın içindeki insanlar öne doğru yönlenir. Bu ne demektir? Yatay ağarlık transferi sizi ileriye doğru iter. Nasıl viraj dönerken sağa sola yatıyorsak, fren anında da ön tarafa olan ağırlık transferi nedeniyle aracımız öne kapaklanır.(Ortalama bir aracın ağırlığı 1 tondur)</p>
<p>Şayet ABS fren sistemi yoksa arka tekerlekler kilitlenir. ABS Ve ARS sistemleri aracımızı istediğimiz yerde durdurur yanılgısına düşmeyelim.Bu sistemler daha çok aracın savrulması ile ilgilidir. bu nedenle siz aracınızı kontrol edebileceğiniz bir hızla sürmelisiniz.Bu da sizin aracınızın arkasının savrulmasına neden olabilir. Ama ABS fren sistemi varsa bu olaylar olmayacaktır. Ama hıza bağlı olarak durma mesafesi uzayacaktır.</p>
<p><strong>Ayağınızı frenden kaldırın</strong></p>
<p>Frene yüklenmek bizi yeni sıkıntılara götürür.(Sağa sola kaçmalar maydana gelir) O nedenle frene baskı uygulamalıyız. Frene artan bir baskı yapımalıyız.Frene bastığımızda aracımızın kararlılığında yani tutunmasında bir farklılık gördüğümüz an frene uyguladığımız basıncı azaltıyoruz, aracımız tekrar eski konumuna geldikten sonra yani gidiş istikametine doğru yönlendikten sonra tekrar fren yapıyoruz.</p>
<p>Frenden kaldırıp bastığımız zaman direksiyonla olan ilişkimizi de unutmuyalım. Şayet aracımızda herhangi bir savrulma varsa, direksiyonu o yöne,yani savrulan yöne çevirip aracımızı düzeltiyoruz ondan sonra frene tekrar baskı uyguluyoruz .</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/iyi-bir-surucunun-frenleri-nasil-kullanmasi-gerekir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğru iletişim:  İletişim, senin ne anlattığın değil, karşındakinin ne anladığıdır</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/dogru-iletisim-iletisim-senin-ne-anlattigin-degil-karsindakinin-ne-anladigidir/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/dogru-iletisim-iletisim-senin-ne-anlattigin-degil-karsindakinin-ne-anladigidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Oct 2009 08:58:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma hayatı ip uçları]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[çocukla iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[doğru anlaşılma]]></category>
		<category><![CDATA[güç]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iyi ifade]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2334</guid>
		<description><![CDATA[               Kişinin fiziksel gücü veya parasının çokluğu onu güçlü kılmaktan artık çok uzaktır.Günümüzde ve gelecekte güçlü olabilmek için iyi bir iletişim kurmamıza bağlıdır.İyi iletişim kişiyi güçlü kılar.Peki iyi iletişim nasıl olmaldır.İyi bir iletişimin en önemli adımı iletişimin ne olduğunu bilmektir.İletişim, senin ne anlattığın değil, karşındakinin ne anladığıdır.           İletişim araçlarını nasıl kullandığı, kişinin kendisini nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>               Kişinin fiziksel gücü veya parasının çokluğu onu güçlü kılmaktan artık çok uzaktır.Günümüzde ve gelecekte güçlü olabilmek için iyi bir iletişim kurmamıza bağlıdır.İyi iletişim kişiyi güçlü kılar.Peki iyi iletişim nasıl olmaldır.İyi bir iletişimin en önemli adımı iletişimin ne olduğunu bilmektir.<strong>İletişim, senin ne anlattığın değil, karşındakinin ne anladığıdır.<br />
</strong>          İletişim araçlarını nasıl kullandığı, kişinin kendisini nasıl ifade ettiği, aile içinde, sosyal ilişkilerindeki bireyi güçlü ya da güçsüz kılmaya başladı. Peki bizler nasıl iletişim kuruyoruz? En basiti kendimizle, ailemizle, çocuklarımızla iletişimimiz nasıl?<span id="more-2334"></span><br />
         İletişim, senin ne anlattığın değil, karşındakinin ne anladığıdır. Bizler çok konuşmanın, her şeyi olduğu gibi anlatmanın iletişim olduğunu düşünürüz. Ama bilmeyiz ki ne kadar anlatırsam anlatayım, benim anlattığım karşımdakinin anladığı ile sınırlıdır.Karşıdakinin neyi algıladığı önemlidir.<br />
Size bir yardım talebinde bulunsam: &#8220;Ben çok yoğun çalışıyorum, bu yüzden yardımcıya, bir bakıcıya ihtiyacım var. Bakımı yapılacak kişi yürüyemiyor, bu yüzden devamlı yatakta. Tuvalete gidemediğinden çok iyi bakılmalı. Ağzında dişleri yok, yemeğinin mikserden geçirilmesi gerekiyor. Bazen geceleri bir anda uykudan uyanıp garip sesler çıkarıyor. O anda yanında olmak gerek. Konuşamıyor da, derdini anlatamadığı için genelde sinirli.&#8221; Bu satırları okurken algınızda ne şekillendi acaba? Yaşlı, yatalak bir hasta, değil mi? Yanıldınız, söz konusu kişi 5 aylık bebeğine bir bakıcı arıyor. Görüyorsunuz ki, iletişim anlatılan değil, anlaşılandır. Hayat ne anlattığınızdan ziyade, nasıl anlattığınıza cevap verir.<br />
<strong>                         İç İletişim</strong><br />
    Kişinin kendi iç dünyasıyla kurduğu iletişim neyse, dış dünyada da onu arar. Bizler dünyaya geldiğimiz andan okul öncesi döneme kadar anne-baba ve yakınlarımızın bizle kurdukları iletişimle sınırlanırız. Bir de doğuştan gelen huylarımızla yoğururuz bu sınırları. &#8220;Oraya gitme, büyüklerinle böyle konuşma, otur dedim sana, bunu yapmazsan görürsün bak neler olacak, erkek adam ağlamaz, kız çocuğusun sen!&#8221; ve benzeri milyonlarca yönerge… Daha bu zamanlarda ne yapmamamız gerektiğini öğrenmeye başlarız. Bizi nasıl yetiştirirlerse ileride kendi çocuklarımıza da benzer davranışlar sergileriz. Beynimiz olumsuz iletişim şekillerinde cevap vermez. Bunu da çoğu kimse bilmez. Örneğin; yeni yürümeye başlamış çocuğunuz yanan kalorifere ilerler ve ona dokunursa canı yanar ve tepki verir, &#8220;üff&#8221; der, bir daha oraya yaklaşmaz. Peki aynı yaşta başka bir çocuk kalorifere doğru giderken anne ya da babası dur, gitme, elleme orayı derse çocuk gözünüzün içine baka baka gider ve dokunur. Ayrıca devamlı size bakıp aynı şeyi yapmaya ve sizi kızdırmaya devam eder. Buradaki iletişimde ne yapmaması gerektiği verilmiş ama ne yapması gerektiği verilmemiş. Beyin olumsuz yaklaşıma cevap vermez. Örneğin; gelme, oturma, benimle böyle konuşma, ödevlerini yapmadan çıkma, akşamları eve geç gelme gibi direktiflerin sadece olumlu kısımlarını alır, diğerlerini siler atar. Yani; otur, gel, konuş&#8217;ları alır, -me -ma olumsuz eklerini siler atar.<br />
                 Şimdi küçük bir uygulama deneyelim. Aşağıdaki iki komutu alın, daha sonra gözlerinizi kapayıp bu iki komutu düşünün. 1. Evinizi düşünmeyin? 2. Kendinizi kırmızı bir arabanın içinde hayal etmeyin?. Gözlerinizi açtıysanız devam edebiliriz. İstemeseniz de hayal etmemeyi başaramadınız ve durum gözlerinizin önünde canlandı, öyle değil mi?<br />
                Olumlu yaklaşım, olumlu davranışların artmasını sağlar. Neden yemek yemiyorsun, bu çocuk çok sakar, geç gelmeni istemiyorum, yaramazlık yapma gibi örnekleri çok kullanırsanız devamlı bu davranışlarla karşı karşıya kalırsınız. Bunların yerine; bugün evde bana yardımcı olman beni çok mutlu etti, erken geldiğin için teşekkürler, bak oyuncaklarını toplayınca birbirimizle sohbet etmeye vaktimiz kaldı gibi ifadeler iletişimi güçlendirecek, çok daha yapıcı sonuçlar doğuracaktır.<br />
Çocuklarla iletişim kurmak için verilen bu örnekleri ailenizde,işyerinizde ve arkadaş çevrenizde uygulamalısınız.<strong>Unutmayalım;İletişim, senin ne anlattığın değil, karşındakinin ne anladığıdır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/dogru-iletisim-iletisim-senin-ne-anlattigin-degil-karsindakinin-ne-anladigidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2009 Yılı Ehliyet Sınavı Takvimi-Sınav Bilgileri</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/2009-yili-ehliyet-sinavi-takvimi-sinav-bilgileri/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/2009-yili-ehliyet-sinavi-takvimi-sinav-bilgileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Dec 2008 14:04:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Motor ve Araç tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[2009 Yılı Ehliyet Sınavı Takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[direksiyon sınavları]]></category>
		<category><![CDATA[ehliyet sınavları]]></category>
		<category><![CDATA[Sınav Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2109</guid>
		<description><![CDATA[* Ehliyet Sınavları yılda 6 kez tüm illerde yapılır.(2009 Sınav tarihleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir * Sürücü Kurslarında her yıl 12 dönem  kurs açılır. * Sınavlar Türkiyenin her yerinde saat 11 de başlar.Süresi 2.5 saattir * Sınav sonuçları ,sınav yapıldıktan 15 gün sonra açıklanır. * Sınav sonuçlarının açıklandığı günün haftasononda Direksiyon Sınavı yapılır. * Sınav sonuçlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<tbody></tbody>
<p style="font-size: 11pt; line-height: normal; text-align: left;"><em>* Ehliyet Sınavları yılda 6 kez tüm illerde yapılır.(2009 Sınav tarihleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir<br />
* Sürücü Kurslarında her yıl 12 dönem  kurs açılır.<br />
* Sınavlar Türkiyenin her yerinde saat 11 de başlar.Süresi 2.5 saattir<br />
* Sınav sonuçları ,sınav yapıldıktan 15 gün sonra açıklanır.<br />
* Sınav sonuçlarının açıklandığı günün haftasononda Direksiyon Sınavı yapılır.<br />
* Sınav sonuçlarını İnternetten (meb.gov.tr) ve kursunuzdan öğrenebilirsiniz.<br />
* Sınavlarda 50 Trafik,40 Motor Ve 30 İlk yardımdan olmak üzere Toplam 120 soru  vardır<span id="more-2109"></span><br />
* Her dersten en az 70 puan alırsanız  direksiyon sınavına katılabilirsiniz.<br />
* Sınavda bilenmediğiniz soruları boş bırakmayın.Çünkü,yanlışlar doğruyu götürmez.<br />
* Derslerden birinden kalırsanız ortalama iki ay sonraki sınava sadece bu dersten sınava katılmanız gerekir.<br />
* Tekrar sınava girmeniz durumunda ilgili bankaya yeniden harç parassı yatırmanız gerekir.<br />
* Her kursiyerin 5 sınav hakkı vardır. Haklarınızı kaybederseniz yeniden dosya açtırmanız gerekir.<br />
* Direksiyon Sınavımdanda en az 70 puan almanız gerekir.<br />
* Direksiyon sınavını başaramıyanlar  bir hafta sonra tekrar sınava alınırlar. Eğer bunu da başaramazsanız<br />
  Eğer ikinci Direksiyon sınavınıda başaramazsanız 2 ay sonra tekrar sınava tabi olursunuz.<br />
* Direksiyon sınavı belirlenen günde  saat 8.30 da başlar. SInav süresi ortalama 15- 20 dakika sürer.<br />
* Direksiyon sınavı sonuçları en geç iki gün içerisinde belli olur.<br />
<span style="color: #0000ff;">Not:Sınavları başarmanız iyi bir sürücü olduğunuzu göstermez.Önemli olan Derslerde öğrendiğiniz bilgileri tam olarak hayata geçirmenizdir.Sizler Ehliyeti,hayatınızı kolaylaştırmak,hayatınızı güzelleştirmek için alıyorsunuz.Hayatınızı aksatmak veya karartmak için ehliyet almıyorsunuz. Bunun farkındamısınız&#8230;Bu nedenle bilinçli sürücü olmaya kararlı olun.Hayatınızı güzelleştirin&#8230;</span></em></p>
<p style="font-size: 11pt; line-height: normal;" align="center"><strong><em>2009 YILI SINAV UYGULAMA TAKVİMİ</em></strong></p>
<table id="table253" border="1" cellspacing="0" cellpadding="4" align="center">
<tbody>
<tr bgcolor="#999999">
<td>
<p class="stil12" style="font-weight: bold; font-size: 8pt; line-height: normal;" align="center"><span style="color: #ffffff;">SIRA<br />
NO</span></p>
</td>
<td>
<p class="stil12" style="font-weight: bold; font-size: 8pt; line-height: normal; text-align: center;" align="center"><span style="color: #ffffff;">SINAV<br />
YAPAN<br />
KURUM</span></p>
</td>
<td>
<p class="stil12" style="font-weight: bold; font-size: 8pt; line-height: normal; text-align: center;" align="center"><span style="color: #ffffff;">SINAVIN ADI</span></p>
</td>
<td>
<p class="stil12" style="font-weight: bold; font-size: 8pt; line-height: normal;"><span style="color: #ffffff;">SINAV TARİHİ</span></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="ListParagraph" style="color: #000000; line-height: normal;" align="center">1.<span style="font-family: 'Times New Roman';">      </span> </p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">EĞİTEK</p>
</td>
<td valign="top">
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/1)</p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">14 Şubat 2009</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="ListParagraph" style="color: #000000; line-height: normal;" align="center">2.<span style="font-family: 'Times New Roman';">      </span> </p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">EĞİTEK</p>
</td>
<td valign="top">
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/2)</p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">18 Nisan 2009</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="ListParagraph" style="color: #000000; line-height: normal;" align="left">3.<span style="font-family: 'Times New Roman';">   </span> </p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">EĞİTEK</p>
</td>
<td valign="top">
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/3)</p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">04 Temmuz 2009</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="ListParagraph" style="color: #000000; line-height: normal;" align="left">4.<span style="font-family: 'Times New Roman';">   </span> </p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">EĞİTEK</p>
</td>
<td valign="top">
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/4)</p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">22 Ağustos 2009</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="ListParagraph" style="color: #000000; line-height: normal;" align="left">5.<span style="font-family: 'Times New Roman';">   </span> </p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">EĞİTEK</p>
</td>
<td valign="top">
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/5)</p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">24 Ekim 2009</p>
</td>
</tr>
<tr>
<td>
<p class="ListParagraph" style="color: #000000; line-height: normal;" align="left">6.<span style="font-family: 'Times New Roman';">   </span> </p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">EĞİTEK</p>
</td>
<td valign="top">
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/6)</p>
</td>
<td>
<p style="font-size: 9pt; color: #000000; line-height: normal; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;">26 Aralık 2009</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p> </p>
<p style="color: #1f497d;"><span class="stil13"><strong><span style="font-size: x-small; color: #000000;">                        *RAMAZAN BAYRAMI- 20-22 Eylül 2009<br />
                        *KURBAN BAYRAMI- 27-30 Kasım 2009</span></strong></span></p>
<tbody>
<tr>
<td width="511">
<p style="color: #1f497d;"><span class="stil13"><strong><span style="font-size: x-small; color: #000000;">RAMAZAN BAYRAMI- 20-22 Eylül 2009<br />
KURBAN BAYRAMI- 27-30 Kasım 2009</span></strong></span></p>
</td>
</tr>
</tbody>
<p align="center"> </p>
<p class="Baslik2" align="center"><span class="style1"><span style="font-size: x-small; font-family: Verdana;">2009 MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜ ADAYLARI SINAVI<br />
(MTSAS) UYGULAMA TAKVİMİ</span></span></p>
<table id="table255" style="width: 436px; height: 462px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="2" width="436" align="center">
<tbody>
<tr>
<th class="style1 style6" rowspan="2" width="69" align="left" valign="bottom">
<div><span class="stil1"><span class="style48"><span style="font-size: x-small; color: #ffffff;">SINAV<br />
TARİHİ</span></span> </span></div>
</th>
<th class="style1" colspan="2" align="left" valign="middle">
<div class="stil1 stil14 stil14 stil14 stil14 style56"><strong>SINAV ÜCRETİ<br />
YATIRMA TARİHLERİ </strong></div>
</th>
<th class="style1" colspan="2" align="left" valign="middle">
<div class="style57 style61">MTSK&#8217;LARIN<br />
ADAY BAŞVURU BİLGİ GİRİŞİ<br />
VE ONAY İŞLEMLERİ</div>
</th>
<th class="style1" colspan="2" align="left" valign="middle">
<div class="style62">İL/İLÇE MİLLİ EĞİTİM<br />
MÜDÜRLÜKLERİNİN<br />
KONTROL VE ONAY<br />
İŞLEMLERİ</div>
</th>
<th class="style1" rowspan="2" width="90" align="left" valign="middle">
<div class="style7 style54"><strong>SINAV<br />
SONUÇLARININ<br />
AÇIKLANMA<br />
TARİHİ</strong></div>
</th>
</tr>
<tr>
<td class="style1" width="55" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style60"><strong>Başlama<br />
Tarihi </strong></div>
</td>
<td class="style1" width="50" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style60">Bitiş<br />
Tarihi</div>
</td>
<td class="style1" width="55" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style60">Başlama<br />
Tarihi</div>
</td>
<td class="style1" width="50" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style60">Bitiş<br />
Tarihi</div>
</td>
<td class="style1" width="56" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style60">Başlama<br />
Tarihi</div>
</td>
<td class="style1" width="58" align="center" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style60">Bitiş<br />
Tarihi</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="style7" width="69" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style53"><strong>14 Şub 2009<br />
Cmt </strong></div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">05 Oca 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">23 Oca 2009<br />
Cum</div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">05 Oca 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">26 Oca 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="56" align="left" valign="middle">
<div class="style53">05 Oca 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="58" align="center" valign="middle">
<div class="style53">29 Oca 2009<br />
Per</div>
</td>
<td class="style7" width="90" align="left" valign="middle">
<div class="style53">02 Mar 2009<br />
Pzt</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="style7" width="69" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style53"><strong>18 Nis 2009<br />
Cmt </strong></div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">23 Şub 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">27 Mar 2009<br />
Cum</div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">23 Şub 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">30 Mar 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="56" align="left" valign="middle">
<div class="style53">23 Şub 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="58" align="center" valign="middle">
<div class="style53">02 Nis 2009<br />
Per</div>
</td>
<td class="style7" width="90" align="left" valign="middle">
<div class="style53">04 May 2009<br />
Pzt</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="style7" width="69" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style53"><strong>04 Tem 2009<br />
Cmt </strong></div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">27 Nis 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">12 Haz 2009<br />
Cum</div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">27 Nis 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">15 Haz 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="56" align="left" valign="middle">
<div class="style53">27 Nis 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="58" align="center" valign="middle">
<div class="style53">18 Haz 2009<br />
Per</div>
</td>
<td class="style7" width="90" align="left" valign="middle">
<div class="style53">20 Tem 2009<br />
Pzt</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="style7" width="69" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style53"><strong>22 Ağu 2009<br />
Cmt </strong></div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">13 Tem 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">31 Tem 2009<br />
Cum</div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">13 Tem 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">03 Ağu 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="56" align="left" valign="middle">
<div class="style53">13 Tem 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="58" align="center" valign="middle">
<div class="style53">06 Ağu 2009<br />
Per</div>
</td>
<td class="style7" width="90" align="left" valign="middle">
<div class="style53">07 Eyl 2009<br />
Pzt</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="style7" width="69" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style53"><strong>24 Eki 2009<br />
Cmt </strong></div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">31 Ağu 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">02 Eki 2009<br />
Cum</div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">31 Ağu 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">05 Eki 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="56" align="left" valign="middle">
<div class="style53">31 Ağu 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="58" align="center" valign="middle">
<div class="style53">08 Eki 2009<br />
Per</div>
</td>
<td class="style7" width="90" align="left" valign="middle">
<div class="style53">09 Kas 2009<br />
Pzt</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="style7" width="69" align="left" valign="middle" bgcolor="#999999">
<div class="style53"><strong>26 Ara 2009<br />
Cmt </strong></div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">02 Kas 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">04 Ara 2009<br />
Cum</div>
</td>
<td class="style7" width="55" align="left" valign="middle">
<div class="style53">02 Kas 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="50" align="left" valign="middle">
<div class="style53">07 Ara 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="56" align="left" valign="middle">
<div class="style53">02 Kas 2009<br />
Pzt</div>
</td>
<td class="style7" width="58" align="center" valign="middle">
<div class="style53">10 Ara 2009<br />
Per</div>
</td>
<td class="style7" width="90" align="left" valign="middle">
<div class="style53">11 Oca 2010<br />
Pzt</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<tbody></tbody>
<tbody>
<tr>
<td> </td>
</tr>
</tbody>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/2009-yili-ehliyet-sinavi-takvimi-sinav-bilgileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaş grubu ve cinsiyete göre Türkiye nüfusu</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/yas-grubu-ve-cinsiyete-gore-turkiye-nufusu/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/yas-grubu-ve-cinsiyete-gore-turkiye-nufusu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 10:51:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyete göre nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[genç nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa göre nüfus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=2073</guid>
		<description><![CDATA[ Tablo incelendiğinde  karşımıza çarpıcı iki özellik  çıkıyor. * Türkiye genç bir nufusa sahip.Ama 20 yıl sonra bu özelliğini kaybedecek gözüküyor.Çünkü doğum oranı düştüğü gibi,aile kurma hızı giderek düşmüştür.Evlenme yaşı 30&#8242;lara çıkmıştır.Bu anlayış gelecek için sakıncalı olduğu bir gerçektir. * 50 yaşın üzerindekilerde kadınların sayısı daha fazladır. Daha yukarı yaşlarda kadınların sayısı nerdeyse erkeklerin iki katı durumuna gelmiş. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Tablo incelendiğinde  karşımıza çarpıcı iki özellik  çıkıyor.</p>
<p><strong>*</strong> Türkiye genç bir nufusa sahip.Ama 20 yıl sonra bu özelliğini kaybedecek gözüküyor.Çünkü doğum oranı düştüğü gibi,aile kurma hızı giderek düşmüştür.Evlenme yaşı 30&#8242;lara çıkmıştır.Bu anlayış gelecek için sakıncalı olduğu bir gerçektir.</p>
<p><strong>*</strong> 50 yaşın üzerindekilerde kadınların sayısı daha fazladır.<span id="more-2073"></span> Daha yukarı yaşlarda kadınların sayısı nerdeyse erkeklerin iki katı durumuna gelmiş. Bu da sosyal bir gerçeği ortaya koyuyor.Hayatn tüm  yükünü erkeklerin çektiğini gösteriyor.Yani erken ölüyorlar.Yakın çevremizede baktığımızda bunu bariz bir şekilde görebiliriz.Kendi çevremizde dayılar,amcalar,enişteler pek yok.Ama teyzeler,halalar,yengeler vede nineler çoğunlukta. Allah onlara daha uzun  ömür versin .Ama erkeklerin daha çok çalıştıklarını,daha çok yıprandıklarını gerçeğini herkes kabullenmeli..</p>
<p> <strong>Yaş grubu   Toplam        Erkek        Kadın <br />
</strong>    <br />
 0-4              5.793.906     2.978.972   2.814.934 <br />
    <br />
 5-9               6.436.827   3.303.329   3.133.498 <br />
    <br />
 10-14           6.411.658   3.288.472   3.123.186 <br />
    <br />
 15-19           6.157.033   3.159.723   2.997.310 <br />
    <br />
 20-24           6.240.573   3.181.804   3.058.769 </p>
<p> 25-29           6.512.838   3.295.102   3.217.736  <br />
      <br />
 30-34           5.727.699   2.885.151   2.842.548 <br />
    <br />
 35-39           5.072.441   2.565.112   2.507.329 <br />
    <br />
 40-44           4.725.800   2.379.314   2.346.486 <br />
    <br />
 45-49          4.085.065   2.057.626   2.027.439 <br />
    <br />
 50-54          3.565.669   1.781.029   1.784.640 <br />
    <br />
 55-59           2.788.858   1.369.618   1.419.240 <br />
    <br />
 60-64           2.067.714   981.178   1.086.536 </p>
<p>  65-69           1.698.583   781.165   917.418  <br />
     <br />
 70-74           1.373.077   629.241   743.836 <br />
    <br />
 75-79           1.069.961   441.289    628.672 <br />
    <br />
 80-84            578.879     212.383   366.496 <br />
    <br />
 85-89            182.188     58.552     123.636 <br />
    <br />
 90+                 97.487      27.473    70.014 <br />
    <br />
<strong> Toplam  </strong>  70.586.256   35.376.533   35.209.723</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/yas-grubu-ve-cinsiyete-gore-turkiye-nufusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayakkabı boyacısı nerde&#8230;!</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/ayakkabi-boyacisi-nerde/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/ayakkabi-boyacisi-nerde/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 01:34:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[gülmekte lazım]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanan güzel öyküler]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabı boyacısı]]></category>
		<category><![CDATA[boyacı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[derin devlet]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>
		<category><![CDATA[okumak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=1206</guid>
		<description><![CDATA[Ayakkabı boyacısı nerde&#8230;!      Temmuzun serinliğini daha iyi hissetmek için yakındaki bahçeli kahveye gittim.Her taraf ağaçla kaplıydı Kendime tek kişilik bir masa buldum ve gazetemi hararetli bir şekilde okumaya başladım. Neden hararetli...Çünkü, Taraf Gazetesi ortaya koyduğu belgelerle Türkiye&#8217;ye yeni bir yol çizecek belgeleri yayınlamış ve ortalık karışmıştı.Ben bu son gelişmelerden oldukça hoşnuttum.Çünkü,öteden beri ülkemin üzerine olmadık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.fotokritik.com/photos/lowres/0/9/2/092586/7dd7be921d68e31536cffd526576a1b2.jpg" border="0" alt="" width="260" height="350" /></p>
<p>Ayakkabı boyacısı nerde&#8230;!</p>
<p style="text-align: center;">     Temmuzun serinliğini daha iyi hissetmek için yakındaki bahçeli kahveye gittim.Her taraf ağaçla kaplıydı<br />
Kendime tek kişilik bir masa buldum ve gazetemi hararetli bir şekilde okumaya başladım.<br />
Neden hararetli.<span id="more-1206"></span>..Çünkü, Taraf Gazetesi ortaya koyduğu belgelerle Türkiye&#8217;ye yeni bir yol çizecek belgeleri yayınlamış ve<br />
ortalık karışmıştı.Ben bu son gelişmelerden oldukça hoşnuttum.Çünkü,öteden beri ülkemin üzerine olmadık zamanlarda<br />
karabulutlar çöküyordu.. İşte bu karabulutları suni bir şekilde oluşturan ve 50 yıldırda bunu yapan<br />
, adınada (tescil edilmesede)Derin Devlet denen ama şimdiki adıda Ergenekon denen  grup yapıyormuş. Söz konusu gazetede bunu ifşa etmiş ve Savcılarda harekete keçerek<br />
bu örgütü cezalandırmaya başlamıştı.İlgili yazıları bende dikkatli bir şekilde okuyordum..Kendimede bir çaydaha söyledim.Birinci çayımı ne zaman içtiğimi hataırlıyamadım o güzelim<br />
 yazıları okurken.<br />
      Garsona yeni bir çay söylerken,birde demin buralarda gördüğüm ayakkabı boyacısını bana çağırırmısın dedim.Garson,abi burda boyacı falan yok dedi. Az evvel buradaydı dedim ama,<br />
garsonun şaşkın bakışlarını görünce ısrardan vazgeçtim..!<br />
       Ama nasıl olur. Demin ben görmüştüm boyacyı..Allah allah ben bunadımmı ne dedim ,kendi kendime&#8230;!<br />
Fakat , bu şaşkınlığım yazıyı okuma hararetimide doğrusu düşürdü&#8230; Kafam takıldı boyacıya.. Yazıları dikkatli okuyamaz oldum, boyacıyı düşünürken&#8230;<br />
Beynim iflas ettimi ne.. derken işikavradım. Meğer ben ayakkabı boyayan çocuğu gazetenin iç sayfasında  görmüşüm. Bir baktım orta sayfada kocaman bir resim ve bir çocuk sandığının<br />
 başında ayakkabı boyamak için bakınıp duruyor&#8230;Ve kendime  kocaman bir yuh çektim..6-Temmuz-2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/ayakkabi-boyacisi-nerde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Olay gazetesi yazarı D. Güler iyi bir sürücü olamamış..</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/olay-gazetesi-yazari-d-guler-iyi-bir-surucu-olamamis/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/olay-gazetesi-yazari-d-guler-iyi-bir-surucu-olamamis/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 23:34:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[Sürücü kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[İşin doğrusu bu...]]></category>
		<category><![CDATA[avantaj]]></category>
		<category><![CDATA[devrimde gürler]]></category>
		<category><![CDATA[F.Sultan Mehmet Bulvarı]]></category>
		<category><![CDATA[geçiş]]></category>
		<category><![CDATA[Geçiş üstünlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hız limiti]]></category>
		<category><![CDATA[Makam]]></category>
		<category><![CDATA[öğle]]></category>
		<category><![CDATA[olay gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sol şerit]]></category>
		<category><![CDATA[taciz]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik Komisyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/567/</guid>
		<description><![CDATA[Olay gazetesi yazarı Gürler Trafikte yaşadığı bir olayı Olay Gazetesindeki köşe yazısında şöyle kaleme almış : Şu memlekette kimi araçların geçiş üstünlükleri olmalı ve zaten var. Şu memlekette yönetenlerin eşlikli yahut bilinen tabiriyle eskortlu seyahatlerine de amenna. Ve fakat&#8230; Dün öğle saatlerinde kafama dank eden bir soru var ki, onun kabulü pek bir zor geldi bana. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Olay gazetesi yazarı Gürler Trafikte yaşadığı bir olayı Olay Gazetesindeki köşe yazısında şöyle kaleme almış :</p>
<blockquote><p>Şu memlekette kimi araçların geçiş üstünlükleri olmalı ve zaten var.<br />
Şu memlekette yönetenlerin eşlikli yahut bilinen tabiriyle eskortlu seyahatlerine de amenna.<br />
Ve fakat&#8230;<br />
Dün öğle saatlerinde kafama dank eden bir soru var ki,<span id="more-567"></span> onun kabulü pek bir zor geldi bana.<br />
Biliyorum çok gereksiz ve bir o kadar malumatfuruş gelecek size ama olsun ben yine de içimden geçeni, aklıma düşeni anlatayım;<br />
Dün öğle saatleri, şehir merkezindeki ufak tefek işlerimi toparlamış gazeteye doğru yola koyulmuşum.<br />
Trafik gayet rahat.<br />
Hani öğle vakti olmasının avantajı ile ne agresyon var ne sıkışıklık&#8230;<br />
En soldan tutmuşum yolumu gidiyorum.<br />
Erikli yakınlarında, arkamda simsiyah bir makam aracı selektör yapmakta.<br />
Ben zaten kabul edilebilir ölçüler içinde yeterli miktarda dayamışım ayağımı gaza,<br />
Bir de arkamdaki lüks makam aracı selektör yapınca sağım da kapalı olduğundan azıcık daha asıldım.<br />
Baktım taciz devam etmekte.<br />
Hiç kusura bakmayın makam sahibi de olsanız beni öyle şehir içinde 120 kilometre hızla gitmeye zorlayamazsınız deyip devam ettim yoluma.<br />
Arkamdaki lüks makam aracının şöförü az sonra girdiğimiz batçığın çıkışında sağımdan geçmek suretiyle üç araç önüne kadar gitmeyi seçti.<br />
Makam aracına ait plaka şimdilik saklı kalmak kaydıyla&#8230;<br />
Kime ait olduğunu bilmediğim o aracın içindeki belli ki bu kenti yönetenlerden biri.<br />
Ve şimdi soruyorum;<br />
Bu kentin yöneten biri ne kadar acelesi olur ise olsun,<br />
Vatandaşını hız yapmaya zorlar mı?<br />
Bu kenti yöneten biri, nereye yetişmeye çalışıyor olursa olsun, vatandaşını selektör tacizine maruz bırakabilir mi?<br />
Bu kenti yöneten biri, altındaki araçta nasıl bir plaka takılı olursa olsun,<br />
Şehir de benim yollar da, bu batçıkları da zaten ben yaptım edasıyla hareket edebilir mi?<br />
Hemen önemli bir parantez o araç Büyükşehir Belediyesi`ne ait değildi, içindeki de Başkan Hikmet Şahin değildi.<br />
Ve devam&#8230;<br />
Bu kenti yöneten biri, izahı mümkün olmayacak bütün bu davranışları sergilerken,<br />
Olur da önde gidenin en azından plakadan kendisini tanıyabileceği düşüncesiyle;<br />
`Geçen gün sıkıştırdığınız ve dahi selektör tacizine maruz bıraktığınız bendim` türünden bir sitemi bile bile göze alır mı?</p>
<p>&#8230;</p>
<p>Al ma ma lı!..<br />
Alamaz da aslında.<br />
Zira o, bu kenti yöneten,<br />
Onun makam aracı önünde seyretme talihsizliğini yaşamış olan da, bu kentin vatandaşı.<br />
Vatandaşa hizmet iddiasıyla o koltuklara kurulup,<br />
`savulun da hizmete yetişeyim` mantığı olabilir mi?<br />
Ol ma ma lı!..</p>
<p>***</p>
<p>Şimdi siz biliyorum ki, trafiğe fena taktı diyorsunuz.<br />
Ve biliyorum ki, memleketin başka derdi mi kalmadı diyorsunuz.<br />
&#8230;Da;<br />
Biliyor musunuz ki FSM Bulvarı hala eğitim pisti ve biliyor musunuz ki o bulvar üzerinde insanlar her gün ölümle burun buruna gelmekte.<br />
Biliyor musunuz ki, onca yazıp çizmeye rağmen ne emniyet müdürlüğü el attı o işe ne de işle belediyesi.<br />
Ve biliyor musunuz ki, benim hin aklımdaki `acaba belediye ile sürücü kursları arasında bir kiralama anlaşması mı var` sorusu hızla perçinlenmekte.<br />
Ve yine biliyor musunuz ki, o ceberut halin içinden çıkıp nihayet sakin sakin gidilebilecek bir yol bulmuşken,<br />
selektör tacizine maruz kalmış her insan,<br />
Kendisini taciz edenin bu kenti yönetenlerden biri olduğu gerçeğiyle yüzleştiğinde nasıl zıvanadan çıkar.</p></blockquote>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
Sayın Güler, ilgili yazınızı okuyunca çok şaşırdım..Ve üzüldüm. Siz bana göre Trafik kurallarını pek bilmiyorsunuz.<br />
Çünkü,kurallar gereği, sol şeridi devamlı kullanmak bir suçtur. Siz bu hatayı yaptığınız için arkanızdaki araç sizi sellektör yaparak uyarıda bulunmuş. Ama siz bunu taciz diye algılamışsınız.<br />
Sol şerit , başka bir aracı geçmek için kısa bir süre kullanılır. Birde sola dönüş yapılacaksa kullanılabilir.Bir diğer adıda emniyet şeridini siz sürekli ihlal ettiğiniz gibi, hız limitinide aşarak ikinci bir Trafik suçu işlemişsiniz.Dolayısıyla Trafik kurallarını keşke okuyupta ondan sonra bu yazıyı kaleme alsaydınız .<br />
           Bir ikincisi , F.Sultan Mehmet Bulvarı konusunda yeterince bilgi sahibi değilsiniz. Bursa&#8217;da üç ilçede de İl Trafik Komisyonu tarafından belirlenmiş sınav güzergahı vardır. Sınavlar bu merkezlerde yapılır. Bu sınav yapılan yerlerin sınav yönetmeliğine göre, en az iki Trafik ışıklı kavşakları içine alan yerlerde yapılması yönündedir.Dolayısıyle sınav için en uygun yerlerden biridir.Elbetteki yeni sürücüler akan trafiktede çalışma yapmalılarki iyi sürücü olabilsinler.<br />
Üstelik siz bilirmisiniz ki, söz konusu bu güzergahta hız limiti genellikle 30 km. dir. Hal böyle olunca bu güzergahta olacak kazalardan bence diğer sürücüler sorumludur.Ki bunların çoğunluğu buradaki hız limitini bilmezler.İsterseniz o yolu kullananlara bir sorun.. Test edin bilirlermi. Birde şunu sorun, Acı Bademden Esentepeye kadar kaç tane Tehlike Uyarı işareti vardır.Ben söyleyeyim tam 72 adet&#8230;.<br />
Sonuç olarak üzgünüm ama siz bir köşe yazarı olabilirsiniz ama maalesefki iyi bir sürücü değilsiniz.<br />
Bendeniz Trafik ve Dİreksiyon hocası olarak sizi aydınlatmak istedim. Sürç-i lisan ettiysem affola. <a href="mailto:WW.engin.kahveci@hotmail.com">WW.engin.kahveci@hotmail.com</a> ve <a href="http://www.enginkahveci.com">www.enginkahveci.com</a><br />
Başarılar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/olay-gazetesi-yazari-d-guler-iyi-bir-surucu-olamamis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nasıl Bir Uyku?</title>
		<link>http://www.enginkahveci.com/nasil-bir-uyku/</link>
		<comments>http://www.enginkahveci.com/nasil-bir-uyku/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 May 2008 23:24:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Babam dediki...]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma hayatı ip uçları]]></category>
		<category><![CDATA[hormonlar]]></category>
		<category><![CDATA[İnsanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginkahveci.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Nasıl Bir Uyku? İnsanoğlu, hayatının yaklaşık üçte birlik dilimini uyuyarak geçirir. Ancak, uykunun insan hayatındaki yeri, sadece bu süreyle sınırlı kalmaz. Öyle ki, bir kimsenin uyku kalitesi, uyanık olduğu saatlere de tesir eder. Ayrıca uyku sırasında salgılanan büyüme hormonu çocukların gelişmesinde önemli bir rol oynarken, vazifeli diğer hormonlar da vücut sarayının bakımında, tamirinde ve hücrelerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nasıl Bir Uyku?</p>
<p>İnsanoğlu, hayatının yaklaşık üçte birlik dilimini uyuyarak geçirir. Ancak, uykunun insan hayatındaki yeri, sadece bu süreyle sınırlı kalmaz. Öyle ki, bir kimsenin uyku kalitesi, uyanık olduğu saatlere de tesir eder. Ayrıca uyku sırasında salgılanan büyüme hormonu çocukların gelişmesinde önemli bir rol oynarken, vazifeli diğer hormonlar da vücut sarayının bakımında, tamirinde ve hücrelerin yenilenmesinde istihdam edilir.<span id="more-365"></span></p>
<p>Bir insan uyumadan yaşayabilir mi?</p>
<p>Uyku, insanoğlunun hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan yeme, içme ve nefes alıp-verme gibi temel ihtiyaçlardan biri olarak kabul edilegelmiştir. İnsanoğlunun uykusuzluğa ne kadar dayanabileceği konusunda araştırmalar yapılmış, ortalama insanlar için bu sürenin genellikle 3-4 gün olduğu tespit edilmiştir. Bu süre sonunda kişilerde dalgınlık, sinirlilik, zamanı bilememe, hayal görme, kekeleme, konuşulanları anlayamama, ellerde titreme, vücutta yanma, ağrı ve görme bozuklukları gibi problemler ortaya çıkmıştır. Bu denemelerin en uzun sürelisi, Amerikalı bir üniversite öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. 11 günlük uykusuzluğun sonunda öğrenci psikoza benzer bir klinik tabloya girerken deney sonlandırılmıştır.</p>
<p>Sağlıklı bir insan günde kaç saat uykuya ihtiyaç duyar?</p>
<p>Uyku üzerindeki çeşitli araştırmalar, sağlıklı ve dengeli bir hayat için ihtiyaç duyulan uyku süresinin, kişinin genetik faktörlerine de bağlı olarak ortalama bir insan için 4-10 saat arasında değiştiğini, yetişkinler için günde ortalama 6-8 saat olması gerektiğini ortaya koymuştur. Diğer taraftan, gerçekten sekiz saat uyumak zorunda olmadığımızı, günde sadece altı, beş, hatta dört saat uykunun bile yeterli olabileceğini gösteren çalışmalar da vardır.</p>
<p>İhtiyaç duyulan süreden az veya çok uyumak ne gibi neticeler doğurur?</p>
<p>İhtiyaç duyduğu süreden az veya çok uyuyan kimseler, ölçülü uyuyanlara göre daha fazla sağlık problemleriyle karşılaşmaya eğilimlidirler. Bu konuda yapılan bir çalışmada, 71.000 kadın, 10 yıl boyunca izlenmiş, neticede iki önemli husus tespit edilmiştir. Bunlardan biri, uzun süren uykusuzluğun kalb hastalığı riskini artırması, diğeri ise, çok uyuyanların da, tıpkı yetersiz uyuyanlar gibi, daha fazla sağlık problemleriyle karşı karşıya kalması olmuştur. Uyku düşkünlüğü şişmanlık, şeker hastalığı, yüksek kan basıncı, kas kitlesinde azalma, bağışıklık sistemi fonksiyonunda azalma ve depresyon gibi rahatsızlıklara da yol açabilmektedir.</p>
<p>Uyku süresiyle dinlenme arasında nasıl bir münasebet vardır?</p>
<p>Kendi tecrübelerimizden ve çevremizdekilerden de görürüz ki, uyku süresiyle dinlenme arasında her zaman doğru bir orantı yoktur. Az uyuyan bir kişinin, çok daha fazla uyuyana göre kendini daha dinlenmiş hissetmesinin sebepleri arasında, dinlendirici ve yeterli uyumasının büyük rolü vardır.</p>
<p>Kaliteli bir uyku için nelere dikkat etmek gerekir?</p>
<p>Kişinin günlük hayatında ve uyku öncesinde dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır:</p>
<p>§          Akşam saatlerinde yatmadan en az iki saat önce hafif şeyler yenmelidir. Ağır yemekler bilhassa horlama ve solunum rahatsızlığı olanlar için daha büyük riskler taşımaktadır. Ayrıca, çay, kahve, kola gibi uyarıcı tesire sahip içecekler, uykuyu geciktirmektedir.</p>
<p>§          Uyku ortamının rahatlığı önemlidir. Kaliteli bir uyku için ideal ortam; genellikle hafif ışıklı, gürültüsüz, çok soğuk veya çok sıcak olmayan bir oda ile, çok sert veya çok yumuşak olmayan bir yataktır.</p>
<p>§          Düzenli bir uyku alışkanlığına sahip olunmalıdır. Kaliteli bir uykunun şartlarından biri, her gün olabildiğince aynı saatlerde uyumak ve uyanmaktır. Özellikle, hafta içinde düzenli bir uyku programına sahip olup, hafta sonlarında bu programın bozulması da, kaliteli uykuya engel teşkil eden faktörlerdendir.</p>
<p>§          Sağ veya sol taraf üzerine yatılmalıdır. Uykuya dalma veya uyuma esnasında, yüzüstü veya yüzükoyun yatılması bazı rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir. Bazı hastalarda horlama ve solunum durması, sadece sırtüstü yatarken ortaya çıkmaktadır. Kişi için en uygun uyuma pozisyonu, sağ veya sol taraf üzerine yatılmasıdır. Gece boyunca normal bir insan, uykusunda genellikle iradesi dışında ve bir rahmet eseri olarak 10-15 defa hareket eder ve pozisyon değiştirir. Burada akla, Kur’an-ı Kerim’in Kehf Sûresi’nde, Ashab-ı Kehf’in mağaradaki uyku hâlleri anlatılırken, “&#8230;Yanları ezilmesin diye Biz onları gâh sağa, gâh sola çevirirdik&#8230;” (Kehf/18) buyrulması gelebilir. Âyet-i kerimede sırtüstü veya yüzüstü ifadelerinin geçmemesi, dikkat çekicidir. Ayrıca, kişinin sağ tarafı üzerine yatması da sünnettir.</p>
<p>Uyku ihtiyacı hangi saatlerde karşılanmalıdır?</p>
<p>İdeal uyku saatlerinin hangileri olduğunu belirleyebilmek için, günün değişik zaman dilimlerinde ve uyku esnasında, insan bedeninde gelişen olayların iyi bilinmesi gerekir. Burada akla ilk olarak, insan vücuduna yerleştirilmiş bir sistem olan epifiz bezi gelmektedir. Beynin orta alt kısmına yerleştirilmiş olan bu bezin salgılamakla görevli olduğu hormonlardan biri de, melatonindir. Bu hormon vesilesiyle, uyku kolaylaştırılmakta ve uyku-uyanıklık çevrimi ayarlanmaktadır. Melatonin salgılanması, karanlığın tesiriyle akşam saatlerinde başlamakta ve zirveye çıktığı gece 0200-0300 saatlerine kadar da artarak devam etmektedir. Yani insanoğlunun bedenine fıtrî olarak, akşam saatlerinde uyumayı kolaylaştıracak bir sistem yerleştirilmiştir. Diğer taraftan, aşırı sun’î ışığa maruz kalma, gece yarısı televizyon seyretme ve elektromanyetik alanlar gibi dış tesirler, melatonin üretimini azaltmakta ve bu sistemin işleyişine zarar vermektedir.</p>
<p>Yapılan araştırmalar neticesinde, uykunun, metabolizmamızı ve dolaylı olarak enerji seviyemizi kontrol etmemize yardımcı olan TSH hormonunu dizginlenmesinde rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Bu sebeple, günümüzde Avrupa ülkelerinde, % 25-35 oranında düşük TSH seviyesine sahip kişilere, gecenin bir bölümünde uyanık kalmaları tavsiye edilmektedir. Bu yaklaşım, Peygamber Efendimiz’in (sas) uyku alışkanlığını hatıra getirmektedir. Peygamberimiz (sas), günümüzde birçok insanın uyuduğu saatten daha erken bir saate karşılık gelen yatsı vaktinde ibadetini yerine getirdikten sonra bir müddet istirahat eder, daha sonra da kalkıp gecenin bir bölümünü ibadetle geçirirdi. Efendimiz’in (sas) uyguladığı bu uyku sistemi ise, kaynağını Kur’an-ı Kerim’den almaktadır. Kur’an’da Allah (cc) Efendimiz’e (sas) hitaben şöyle buyurmaktadır: “Ey örtüsüne bürünen Resulüm! Geceleyin kalk da, az bir kısmı hariç geceyi ibadetle geçir. Duruma göre gecenin yarısında veya bundan biraz daha azında veya fazlasında ibadet etmen de yeterlidir. Kur’an’ı tertil ile, düşünerek oku. Biz sana pek ağır bir söz vahyedeceğiz. Muhakkak ki geceleyin kalkıp ibadet etmek daha tesirlidir ve Kur’an okuyuşu bakımından daha düzgün, daha sağlam bir tilavet sağlar. Halbuki gündüz seni meşgul edecek yığınla iş vardır.” (Müzzemmil, 1-7)</p>
<p>Gündüz uykusu hakkında önemli tespitler de vardır. Konunun mütehassıslarına göre, gündüz uykusu için en uygun zaman, öğle saatleridir. Daha ziyade derin ve yavaş uyku döneminden oluşan yarım saatlik bir öğle uykusu, gece uykusunun iki saatine eşittir. Bu vesileyle gece daha az uykuya ihtiyaç hissedilecektir. Ayrıca günün diğer saatlerine göre nispeten daha verimsiz olduğu bilinen ve uykuya daha eğilimli olunan öğle saatlerinin uykuda geçirilmesiyle, günün diğer saatlerinin daha verimli ve zinde geçirilmesi de sağlanmış olacaktır. Bu uyku, sıcak iklim kuşaklarında sıkça uygulanmaktadır. Diğer taraftan Japonya’da bazı işyerlerinde, öğle uykusunun özendirilmesi için, bu saatlerde uyuyanlara mekan tahsis edilmekte ve ek ücret ödenmektedir.<br />
Öğle uykusu, Peygamber Efendimiz’in (sas) uygulayıp tavsiye ettiği bir uyku olup, ‘kaylûle’ olarak bilinmektedir. Bu uykunun vakti, duha vaktinden (güneşin bir miktar yükselmesinden), öğleden biraz sonraya kadardır. Bu sayede gece ibadetine hazırlanmış olunur. Bu uykunun ayrıca hem ömrün, hem rızkın artmasına vesile olduğuna dair rivayetler vardır.</p>
<p>Gündüz saatlerinde iki zaman dilimi daha vardır ki, bu saatlerde uyunması tavsiye edilmemektedir. Bunlardan birincisi, ‘gaylûle’ olarak bilinen uykudur. Bu uyku, fecirden, yani günün ağarmasından sonra, kerahet vakti bitinceye kadarki süreyi kapsar. Bu süreçte uyunan uyku, daha ziyade yavaş uykunun sathî dönemlerinden oluşacağı için, gece uykusunun yerini tutmamaktadır. Ayrıca bu uykunun rızkın eksilmesine ve bereketsizliğine sebebiyet verdiğine dair hadis de bulunmaktadır. Sahr Ibnu Vedaa el-Gamidi’nin (ra) rivayet ettiği bir hadîs-i şerifte; “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle dua ederdi: “Allah’ım, ümmetime erkenciliği mübarek kıl.” (Ebu Davud, Cihad 85; Tirmizi, Buyu 6). Nitekim, Aleyhissalatu Vesselâm Efendimiz bir seriyye veya ordu göndereceği zaman, onu günün erken saatinde yola çıkarırdı. Yukarıdaki hadîsi nakleden Sahr da bir tüccardı, ve işine günün ilk saatinde çıkardı. Böylece zengin oldu ve malı arttı. Tecrübeyle de sabittir ki, rızık için çalışmanın en uygun zamanı, serinlik vaktidir.</p>
<p>Tavsiye edilmeyen bir diğer uyku ise ‘feylûle’ dir. Bu uyku, ikindi vaktinden güneşin batışına kadar olan süreyi kapsar. Bu saatlerde uyumak, kişide sersemliğe yol açması sebebiyle maddî bir eksikliğe sebep olduğu gibi, günün maddî ve mânevî neticesi çoğunlukla ikindiden sonra ortaya çıktığından, mânevî yönüyle de, o neticeyi görmemeye sebebiyet verir. Sanki kişi o günü yaşamamış gibi olur.</p>
<p>Netice olarak denilebilir ki, vücut ve zihin için kendini toparlama vesilesi olan ve Kur’an-ı Kerim’de de zikredilen “uyku”, insanoğluna verilmiş büyük bir nimettir. Ancak, bütün nimetlerde olduğu gibi, uykuda da orta yolun bulunması, tavsiye edilen saat ve şekillerde bu nimetten istifade edilmesi, dengeli bir hayat için son derece önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginkahveci.com/nasil-bir-uyku/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
